GÜNÜN YAZARLARI

Kürtler ve Türkiye

Dar, faydacı açıdan bakalım ulusal çıkarlarımızın korunmasına, artık iki komşumuzu idare edenler İran ve Rusya. Bu muydu siyasal İslam’la Avrasyacıların (her ne demekse o) burada mı buluştu yani ergenlik hayalleri? Hangi Rusya ve İran: ülkelere göre ithalat rakamlarındaki yerleri sırasıyla doğalgazda bir ve iki, ham petrol ve ürünlerinde de üç ve bir.

10 milyon kişiyi çeken ikiz karadelik: 9/11 Anıt - müzesi

Tıpkı bir havalimanına girer gibi yoğun bir güvenlik önlemi ile içeri alındığınız, palto ve çantanızı emanete bıraktığınız, yoğun bir saygı ve nezaket atmosferinde ortalama üç saatinizi geçirebildiğiniz bir yapı, Mayıs 2014'te açılan 9/11 anıt ve müzesi. Yeraltına gözyaşları ile inilen bir anı madeni. İçerdiği anıların taşıyabileceği ruhsal seviyenin yoğunluğu sebebi ile her köşesine ince uzun kâğıt mendil ünitelerinin konduğu müzedeki hiç bir buluntuya dokunmanıza ise izin verilmiyor.

Erkekliğin krizi

Ahmet Polat'ın The Myth of Men sergisi günümüz toplumunda erkekliği ele alıyor.

Bir sutyen reklamı

São Paulo’nın kalabalık meydanlarında, özellikle metro çıkışlarında yüzlerce yürüyen reklam olurdu. İlk gördüğümde birileri miting yapıyor zannetmiştim. Üstlerinde önlü arkalı yazılı tişörtleri oluyordu. Bazılarında dikkat çekmek için çok uzun külahlı şapkalar, gene yazılı ve bazıları çan çalıyordu bir yandan ama hepsi sırtlarında yazılı reklamları sözlü tekrarlıyorlardı.

Soran olursa: ‘Fakiriz biz’ deyin!

En zengin 62 kişi, dünya nüfusunun yarısının malının mülkünün toplamı kadar zenginmiş! Oturmuş ‘leblebi’ yiyorlar hesap yaparken. 62, altmış iki zengin, dünyayı tavşan yapmış, haberimiz yok!

Veli Saçılık: Nuriye’nin görüntüsü infial yaratabilir

İyi haber Veli Saçılık’la yaptığımız bu söyleşinin çözgüsünü bitirip giriş yazısını yazdığım sırada geldi: 23 Mayıs’tan beri tutuklu olan öğretmen Semih Özakça için açlık grevinin 226’ncı gününde elektronik kelepçe takılma şartıyla tahliye kararı verildi. Ne var ki Özakça’yla beraber tutuklanmış ve sağlık durumu yoğun bakıma alınmasını gerektirecek kadar ağırlaşmış olan öğretim görevlisi Nuriye Gülmen için aynı karar verilmedi. Gülmen’in tutukluluk hali devam ediyor. Saçılık’a göre açlık grevinden kaynaklı görüntüsünün infial yaratmasından çekinildiği için Gülmen tahliye edilmedi.

TÜM YAZARLAR

Beşiktaş, kendine yakışanı giyiyor!

Artık mazide kalan Penguen Dergisi'nde "vatandaşa sorduk" bölümünün klişe ifadesidir: ".... insanın kendine yakışanı giymesidir." Beşiktaş da kendine yakışan lig olarak Şampiyonlar Ligi'ni seçmiştir!

Bêbextî; insanlıktan ihraç

Çıplak aramayı düzenleyen kanun, her şeyin “gizli” yapılmasını ve arananın “utandırılmamasını” emrediyor. Gururla söylüyorlardı, “İnkar, imha, asimilasyon bitmiştir”, gururla söylemeye devam edebilirler: De-humanizasyon çağını başlattık. Kürtçe adı var bu kötülük biçiminin, ağır sıfatlardan biridir: Bêbextî. Hainlik.

Putin ile Poroşenko arasında denge Erdoğan

Erdoğan’ın Kiev ziyaretini yorumlayan medyadan Nezavisimaya gazeta, Türk liderinin Putin ile Poroşenko arasında denge sağlamaya çalıştığını öne sürdü. Gazetenin Ukrayna muhabiri Tatyana İvjenko’ya göre Ankara, ABD ve AB’nin alternatifini Rusya ve Ukrayna’da arıyor. İvjenko’nun mikrofon uzattığı Ukrayna Analiz ve Yönetim Merkezi uzmanlarından Vladimir Volya ise, yeni pazarları, yeni imkanları arayan Erdoğan'ın Ukrayna’yı da hesaba kattığını söyledi.

Modern zamanın asli siyasal aktörleri: Şirketler

Kapitalizm, terk edilmelidir. Gerçekte gayri adil bir israf düzeni olduğu ya da rakiplerine (esasen nasyonal sosyalizm ve sosyalizm) nazaran iddia edildiği kadar üretken olmadığı için değil, düpedüz ahlaksızlık olduğu için. Nitekim israf da verimsizlik de ahlaksızlıktan kaynaklanır.

Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1

Düşünce ve inanç özgürlüğü, hiçbir iktidarın kısıtlayamayacağı varoluşsal hallerden. Bu nedenledir ki, haklar bahsinde düşünce ve ifade özgürlüğü olarak geçer. İfade edilmesini iktidarlar önleyebiliyor ama düşünceyi kimse engelleyemez. İnanç da böyle.

Fuarın paralel alemleri

Türkiye Frankfurt'ta tıpkı geçen yıl olduğu gibi daha çok 'ifade özgürlüğü' sıkıntıları ile gündemdeydi. Konuk Ülke olduğumuz, gürül gürül edebiyatımızı, kitap ve kültür dünyamızı tanıtıp ülkeyi pek çok farklı rengiyle dünyaya anlattığımız dönem sanki çok gerilerde kalmış.

Kendinden utanan parti: CHP

CHP’nin yönetim kadrosundan tabanına, parti içindeki kliklerin her birinde hakim olan duygu utanmadır. CHP tabanını oluşturan halk kesimleri, parti önderliğinden utanırlar. CHP’li olmayan çevrelerine partilerinin konumlarını açıklayamazlar. Ağırlıklı olarak parti idaresine göre solda olan taban liderini televizyonda her izlediğinde “olmadı” duygusuna kapılır. Parti yönetiminin her kritik kararı, tabanda “bunu nasıl açıklayacağız?” duygusu yaratır.

Et pişirmeye bilimsel bakış

Özellikle evlerde pişirilen biftek, pirzola, külbastı gibi ızgaralık etlerimizi, içi ‘kanlı’ olmasın diyerek kayış gibi olana kadar pişirme huyu hâlâ devam ediyor. Gelin bugün biraz bilimden destek alalım ve bilgi tazeleyelim.

Hezimet!

Kerkük’teki trajik gelişmeler Kürtlerin cezalandırıldığı, Abadi’nin kahramanlaştırıldığı, İran’ın istediğini elde ettiği, Türkiye’nin istediğini elde ettiği ama dışarıda kaldığı, ABD’nin ucu açık bir oyunu sürdürdüğü bir manzara bıraktı. Ama Kürtlerle sorunu çözen değil soruna başka unsurlar ekleyen bir manzara.

Zamane 'putları'

Görünen o ki internet üzerinde biz sıradan kullanıcılara karşı bütünleşen devlet ve şirket çıkarları asıl olarak algoritmalar aracılığı ile kendisini gerçekleştiriyor... Neyi göreceğimizi, ne okuyacağımızı, internet üzerinde ne yapacağımızı seçme irademizi tamamen algoritmalara teslim etmek üzereyiz.

Açık oturan adamlar

Kendisine ihtiyaç ve dolayısıyla eskisi kadar saygı da duyulmayan, açık mekandan kapalıya geçiş yapan, sözünün hükmü azalan erkek ya yenilgiyi kabul edip içine kapanacaktı ya da lokal, kahvehane, dernek, cami önü ve esnaf toplaşmalarıyla bu yenilginin bir ölçüde üstesinden gelmeye çalışacaktı geri kalan ömründe.

Bir 12 Eylül mutantı: ‘İslamo-Avrasyacı’

Erdoğan, tıpkı ‘ileri demokrasi’ ya da ‘analar ağlamasın’ söylemleri gibi, İslamcılığı da eski dostlarını da taşınmaz bir yük olarak görebiliyor kolaylıkla. Ama eski hasım yeni ortakları da onun İslamcı dönüşümlerine ‘aman emperyalistlerin işine yaramasın’ diye tolerans gösteriyor.

BOP'un haritası var mı?

Türkiye’deki BOP analizinin düz mantığı şöyle işliyor. BOP, ABD’nin Ortadoğu’yu bölme planının adıysa ve Ralph Peters adlı emekli bir Amerikalı Albay da bu projenin haritasını, yani sınırların değiştiğini gösteren bir Ortadoğu haritasını yayınladıysa, bu harita otomatik olarak BOP haritasıydı. Bu haritayı hayata geçirecek olan da, bu durumda tabii ki BOP eşbaşkanları olmalıydı.

Domino taşları

Bakın işte bu sadece bir günün hikâyesi. Sonsuzluk ve bir günün. Öldürülenlerin, haksızca hapsedilenlerin, iş cinayetlerinin ve ille de cezasızlığın katmerli domino gösterisi. Hepimizin altında kaldığı. Hayat göçüğü… Çünkü insan böyle yaşamamalı.

Teflon iktidar kader mi?

Seçmenin dikkate aldığı fayda - zarar denkleminin ana değişkenleri, denklemin kuruluş biçimini belirlediği sürece, iktidar kendi hamleleriyle fırlayan dolardan da, attığı adımlar dolayısıyla ülkenin içine çekildiği bataklıktan da negatif olarak etkilenmiyor. Ancak, bunun sonsuza kadar süremeyeceğini de en iyi iktidar biliyor. Çünkü iktidarın içeride ve dışarıda en güvenilir çıpası hâlâ seçmenin oy desteği. Demokrat olduğu için değil, anti-demokratik iktidar stratejisinin devamı için bu desteğe, seçilmişleri yok saymak için “milli iradeye” ihtiyacı var.

Savaşa girdik TEOG’u unuttuk

MEB’in öğrencilerle ilgili şu gerçeğin de farkında olmadığı anlaşılıyor: Bu ülkede orta öğretimdeki öğrenciler (ne yazık ki) “yazmayı” unutmuştur. Öğrenciler artık yalnızca mobil telefonlarla iletişim kurmaktadır. Ellerine kağıt kalem alıp bir zamanların “kompozisyon” sınavında sergiledikleri yeteneklerini bile maalesef (hep bu MEB yüzünden tabii ki) kaybetmiştir.

Mağdur ve -artık- mahzun: İbrahim Melih Gökçek

Türkiye isimli bu sürprizli memlekette bin sene düşünsek, düşünmekten yorulsak, yorgunluktan uyusak, gelmiş geçmiş en uzun başkent belediye başkanı İbrahim Melih Gökçek’in mazlum ve mağdur olarak anılacağını hayal edemezdik muhtemelen. Fakat memlekette sürpriz bitmez. Bugünlerin sürprizi, Gökçek.

İyi roman, kötü roman, Mihman

Roman konusunda kendime göre nemrut birisiyim. Haklı sebeplerim var. Bu meredi okumak da zahmetli çünkü. Hele bir de tanıdığın, saydığın, görüştüğün birisi yazmışsa romanı? Beğenmezsen sebepleriyle anlatacaksın. Kolay mı bu? Akif Kurtuluş’un romanı Mihman’ı aklımda bütün bunlarla aldım elime.

Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru nereye açılıyor?

Pakistan gerek Çin’e yakınlığı gerek tarihsel bağları gerekse de stratejik konumuyla “hızla yola koyulalım” denilen ülkelerden oldu. Halihazırda Pakistan’da Çin destekli 200’den fazla proje yürütülüyor. Bununla beraber gündemde yer işgal eden en önemli proje Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru.

Sonbaharın getirdikleri (1): Kardeş Türküler

Sonbahar en sevdiğim mevsim. Resmî olarak 1 Eylül’de başlar, 30 Kasım’da sonlanır. En azından okullarda bize öğretilen bu. Şunlar da öğretilir: Sonbaharda yapraklar sararır, dökülür, havalar soğur, güneş bulutun arkasına girer… Hüznü çağrıştırır sonbahar ama serin akşamları, güzel rengiyle mevsimlerin şahıdır. İnsanları kışa hazırlayan, yazın etkilerini azaltan ve unutturan bir güzellik.

Sn. Müesses Nizam Bey ve Demirtaş’ın şifreleri...

Müesses Bey, her öykünün sözde başlığını dikkatle not alıyor, satırların altını çiziyordu. Şifre, herhangi bir satırda, örnekte hatta bir imla işaretinde dahi olabilirdi. Gerçi anlayabildiği kadarıyla sözde öykü yazarı parti genel başkanı, pek öyle gizli saklı iş yapmamışa benziyordu. Şifreler çoğu yerde aşikârdı.

Dış politikada metal yorgunluğu

Yanlış politikaları nedeniyle anlık meseleleri sürece, lokali bölgesele çevirmeyi başaran AKP masa tenisi maçı izler gibi, başını bir İdlib’e bir Erbil’e (IKBY) çevirmekten başka bir şey yapamıyor. Referandum sonrası ok yaydan çıktı. Bundan sonra yaşanacaklar Türkiye’nin müdahale edemeyeceği bir süreç içinde olacak.

Akman’ın, Gece Gölgenin Rahatına Bak şarkısı çalıntı mı?

Çağatay Akman, şarkının YouTube’dan kaldırılması üzerine üçüncü kez davet edildiği ve beş gün önce yayınlanan Duymayan Kalmasın adlı TV programında Anna RF’nin kaydını aynen kullandığını kabul etti. Fakat bununla beraber Anna RF’nin de Jump şarkısını, Mehmet Ali Sezer’in bestelediği ve Güllü’nün söylediği “Her şeyim oldun” adlı şarkıdan “çaldığını” söyledi. Çağatay, aynı programda “Ben bizim olanı tekrar Türkiye’ye getirdim diye hırsız oldum” diye bir cümle sarf etti. Çağatay’ın bu iddiasının yanlış olduğunu belirtmekte fayda var.

Leyla Zana ve cevap verilemeyen sorular

HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana “yemin krizi” sonrası milletvekilliğinin düşürülmesi ile karşı karşıya. Anayasa Karma Komisyon'da dosyası görüşülmeye başlanan Zana, yemin etmediği için yasama faaliyetlerine katılamazken devamsızlık cetvelinin tutulması tartışma konusu. Diğer taraftan kendisini savunma hakkı bulunan Zana'nın bu hakkı nasıl kullanacağı da muamma.

Kıbrıs Sorunu için İsviçre’de tarihi zirve

Kıbrıs tarihi İsviçre Zirvesi’ne hazırlanırken, adada iki taraf arasındaki anlayış ve yaklaşım farklılıkları da kendilerini hissettirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz saatlerde iki liderlik yaklaşan zirve ve diğer bazı önemli meseleler hakkında birbirlerine sert tonda mesajlar gönderdiler.

Kimseye söylemeyin, Şırnak faciasının tasarısı mecliste

Kimse farkında değil ama Şırnak’ta yaşanan kazanın maddesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda. Adı geçen madde 58'inci Bu madde, Türkiye Taşkömürü Kurumu ve Türkiye Kömür İşletmelerine ellerindeki maden sahalarını kârlı ve kâr getirmeyen diye bölüp kârlı olanları işletmeye vermeleri konusunda yetki veriyor. Böylece rödovansın yetmediği yerde yetecek yeni bir adım atılacak. Bu sayede yapılan işe yasal kılıf sağlanmış olacak.

Taraftar olmak ve taraftar yetiştirmek ne biliyor musunuz?

Kabul edelim ki sporcu olmak çok zor bir ‘iş.’ Ama bir iş. Yani karşılığında bir kazanç elde ettiğiniz, bu kazanç için artılarını ve eksilerini değerlendirerek girdiğiniz bir yol. Peki, ya taraftar olmak? Hem de Türkiye’de. O ne demek acaba futbolcu abilerimiz, kardeşlerimiz biliyor mu?

'Reis’in karizması çizildi' diyenlere göre bu, sonun başlangıcı

Lafı dolandırmaya gerek yok; AK Parti, tarihinin en büyük krizini yaşıyor. Erdoğan açık açık konuştu, süre verdi. “Geçen vakit aleyhimizedir, buna tahammül edemeyiz” dedi. “Bu hafta, önümüzdeki hafta…” dedi. Ancak Gökçek ne yaptı etti, süreci uzattı da uzattı. Peki daha ne kadar uzatabilir? Buna dair iki senaryo var.

Reklam mı, ırkçılık mı, hata mı?

Yıllardır “Güzellik yüz şekli, vücut tipi, beden ölçüsü, etnik köken, ten rengiyle tanımlanamaz.” diye bağırıp duran, bütün marka stratejisini “gerçek güzellik” üzerine kuran hassas Dove’un, 200 yıl önceki gibi ırkçılık yapabileceğine nasıl oldu da hemen inanıldı? Neden bu kadar aşırı tepki gösterildi?

Büyük erkekler

Bu dergilerde yazanların çoğu büyük erkekler. Çok afili duruyorlar. Delikanlı ve kostaklar. Bir bakışta hayatın anlamını filan anlıyorlar.

Yine alacakaranlıkta!

Safdie biraderler, New York’un bilinmeyen köşelerinde geçen suç filmi “Soygun”, özellikle Robert Pattinson’un performansıyla ayakta kalıyor.

Biz birbirimizin umrundayız beyler!

Kimsenin umrunda olmadığımız bu körkütük zamanlarda, biz birbirimizin daha çok umrunda olmak zorundayız... Birbirimiz derken de eşitliğin ve adaletin sağlandığı ortak bir bugün tasavvur eden, özgür ve barış içinde yaşadığımız bir gelecek düşü kuran ve bu yöndeki toplumsal mücadelenin bir ucundan tutmuş olan herkesi kast ediyorum.

Her gördüğün parkı şantiye alanı mı sandın!

Şimdi de Maçka Parkı’nı şantiye alanına çevirmek istiyor İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bunun için parkı tahta perdelerle çevirdiler. Yeraltından Kuzey İstanbul’da yoğunlaşan trafiği by-pass etmeyi amaçlayan bir geçici çözümün içine Ortaköy Vadisi’ni talan etme hedefini de eklemişler, Beşiktaş Belediye Başkanı’nın cansiperane desteğiyle ranta koşuyorlar!

Kadına yönelik politik taziye

Kadın cinayetlerinin yüzde 42’si ateşli silah kullanılarak işleniyor. En kolay ulaşılabilen silah ise av tüfeği.

Tek başına kalamamak nasıl yalnızlaştırır?

Günümüzdeki ilişkilere baktığımızda kişilerin tek başına kalabilme becerileri gelişmediğinden, duygusal tarafı zayıf, bağ değil bağlantı kurulan, çiftleşilen ama çift olunamayan, çabuk tüketilen, çürütülen ilişkiler kurulduğunu görüyoruz. Bir “takılma kültürü”dür alıp başını gidiyor. Takılma kültürünün yarattığı yozlaşma, derinlikli ilişki kültürünü yok ediyor ne yazık ki. Niye yazık peki?

Söz konusu Leviathan olunca gerisi teferruat…

Hobbes'a göre insanlar kendi rızalarıyla gücü Leviathan'a vermeden barış ve huzur içinde yaşamaları mümkün değildir. Aksi taktirde şiddet, çatışma, güvensizlik ve terör hüküm sürer.

IMF’de sol popülizm devri

IMF, küresel kapitalizmin “aklı” olarak, yükselen sağ popülizme karşı ana akım neoliberal araçlarla savaşılamayacağının farkına vardı. Kurumun bu yılki Mali İzleme Raporu, IMF standartlarına göre önemli bir sorgulama niteliğinde.

HTŞ, 'Türkiye burada bize tâbi' iddiasında

Heyet Tahrir el-Şam’ın (El-Nusra zamanından beri) medya yetkililerinden olan Muhammed Nazzal, Astana Planı’nın uygulayıcısı olarak Türkiye’nin askerî varlığıyla bütün İdlib’e yayılmasını “devrimin sonu” olarak görüyor.

Futbolculuk düşündüğünüz gibi değil

Bir futbolcunun elinden yazılan bu metni açıkçası baştan savma bir yorumla, yüksekten bakarak (milyonlar kazanıp bir de yakınıyorsunuz gibi) eleştirmek Türkiye'de bir iş kolunda yaşanan haksızlığa, yolsuzluğa, yanlışlığa sırt çevirmektir. O iş kolundaki hataların, yanlışların, sorunların devam etmesine önayak olmaktır.

Elif Şafak, biseksüellik ve bizim büyük homofobikliğimiz

Elif Şafak’ın yazarlığı eleştirilebilir, belki çeşitli konulardaki samimiyeti de sorgulanabilir. Cinsel kimlik konulu bir ifşanın samimiyetini sorgulamaksa hiç kimsenin, hiçbirimizin haddine değil. Bir insanın hayatının bu kadar özel ve önemli bir yanına dair paylaşımını sorgulamak için, biz de kim oluyoruz yahu?

Kâğıda dökülen lekeler

Deyr-i Zor yolları, Batman’nın mezar evlerine, Maraş’ın Çorum’un sokakları, Dersim’in koyaklarına, Diyarbakır meydanları, Dört Ayaklı Minare, Gar Meydanı'na, Madımak Oteli’ne, Şişli’ye bağlanıyor, daha niceleriyle birçoklarıyla beraber; her biri bir labirentin sapakları oluyor, giderek büyüyen bir labirentler kompleksine katılıyorlar.

 

 

ESKİ DOSTLAR/YAZAR ARŞİV

Ataerkil aile ve kadın

Geleceğin kurtuluşu kadınların isyanından geçiyor. Kadın, kadınsı özelliklerinden utanmadan yaşamaya başlamadan; erkek, kendisine öğretilen ve aslında doğuştan getirmediği artık bilimsel olarak da gösterilen erkeksi özelliklerini bir kenara bırakmadan; 6 bin yıl önceki mutlu, huzurlu ve hiçbir şey yapmak zorunda olmadan, sadece var olmaktan keyif alan, birbirini sahiplenmeyen, hayatı birbirleri için cehenneme çevirmeyen kadın ve erkeklerden oluşan ve aslında hiçbir şekilde ütopik olmayan dünya düzenine geri dönebilmemiz imkansız değil.

Bu bir veda yazısı değildir!

"Patronlar"ıyla tüm çalışan arkadaşlarımla, Gazete Duvar'ın tüm okurlarıyla daha yıllarca aynı yollarda, aynı kulvarda, aynı gerçeğin peşinde birlikte koşacağımızı bilmenin mutluluğu içindeyim. Bu yüzden bu bir veda yazısı değildir.

Pervari’yi bilir misiniz?

Düğünün en coşkulu yerine çocuk yaşta bir canlı bomba düştü. Dehşeti hepiniz biliyorsunuz. Yıllar önce güvenlik kaygılarıyla köylerinden edilen insanlar, başka bir ölüm şebekesinin kurbanı oldu.

Sosyal medya başa bela

Yalan haber hep vardı. Benim hatırladığım 90'larda da, 2000'lerde de sokaktaki vatandaşa sorsanız medyanın yazdığına güveni yoktu ama yine de inanılırdı. 2010'larda sosyal medyayla birlikte yalan haber rutinin bir parçası haline geldi. Bir haberin yalan/yanlış olduğu artık dakikalar içinde anlaşılıyor fakat yalan olduğu bilgisinin yayılma hızı, yalanın kendisi kadar hızlı olamıyor.

'Bağımsız' dış politika?

Bağımsızlık Türkiye sınırları dışındaki her aktörün konumu gereği düşman olduğunu kabul etmek, “gavura gavur” diyebilmek midir? Ya da “tam bağımsızlık” Türkiye’nin kendisini tek bir ittifak sistemine mahkum etmemesi midir?

Demek benim dostlarım var dünyada!

"İyi insanlar yok mu?" diye soruyordu kendine: "Dolu. Ama nasıl çekilmişler, nasıl ürkmüşler, nasıl kapanmışlar bir yere?" diyordu. Bu çekilmiş, bu ürkmüş, bu kapanmış insanlarla karşılaştığında ondan mutlusu, umutlusu yoktu, çünkü "insanların ümitlerinin ölmediğini" fısıldıyorlardı kendisine: "Demek benim dünyada dostlarım vardı?"

Psikiyatri'nin tele ile imtihanı

Hoşumuza gitsin ya da gitmesin telepsikiyatri zorunluluk haline geldi. O yüzden itiraz etmek yerine bu yeni mecranın çerçevesi ve kurallarını belirlemeye ve standartları geliştirmeye çalışmak daha iyi bir fikir gibi.

Gülfim Abla Köşesi: Lütfen kendi burcunuza gidiniz!

Gönül Yazar’ın burcunu okuyorsunuz. Lütfen kendi burcunuza gidiniz.

FETÖ, fikirlerimizi çalmış olabilir mi?

FETÖ taramaları yüzünden işten çıkarılan TÜBİTAK çalışanı sayısının 600’ü bulduğu söylendi. TÜBİTAK’ın iki özelliği var: Öncelikle bir fikir bankası. İkinci olarak, önemli ve ciddi fikirlere hibeye varan teşviklerin yöneticisi ve takipçisi.

Cockburn’ün IŞİD tespitleri

Deneyimli gazeteci Patrick Cockburn’ün 'İslam Devleti’nin Yükselişi: IŞİD ve Yeni Sünni Devrimi' adlı kitabı Türkiye’nin politikalarına yönelik ciddi eleştiriler içeriyor. Bu açıdan Türkiyeli okurun da ilgisini çekecektir.