YAZARLAR

Fenerbahçe mucizeye tutundu, Beşiktaş gün sayıyor

Fenerbahçe, Beşiktaş karşısında hata yapmayarak şampiyonluk yarışında bir mucize ihtimaline tutundu. Son 4 hafta sürprizler getirir mi bilinmez, ancak İsmail Kartal'ın hem takım hem taraftar üzerindeki puslu havayı dağıtması şart.

Fenerbahçe-Beşiktaş maçları diğer derbilere kıyasla bol gollü, bol kartlı geçen, tempolu ve seyir zevki yüksek karşılaşmalardır. Ama sezonun sonu yaklaşırken iki takımın da puan durumunda istediği yerlerde olmamasının yarattığı motivasyon kaybı bugün saha içine de yansıdı.

Fenerbahçe için zirve yarışında olduğu Galatasaray'ın Adana deplasmanından 3 puanla dönmesi, şampiyonluk ihtimalini de mucizelere bıraktı. Süper Kupa finaline çıkılmaması ve Konferans Ligi'nden elenilmesinin ardından Sivas deplasmanında da puan kaybedilmesi, sarı lacivertlilerde sezonun kupasız kapanma olasılığını güçlendirdi.

Beşiktaş cephesi ise her ne kadar ilk 4'te kendine yer bulup Avrupa vizesi almak istese de 6 farklı teknik direktörle çalıştığı sezonu bir an önce bitirmek ve gelecek sezonun planlamasına geçmek için gün sayıyor.

Özetle derbi öncesinde iki takımın da ruh hali pek sağlıklı durumda değildi.

BEŞİKTAŞ BEKLEDİ, FENER YÜKLENDİ

Karşılaşmaya baskılı başlayan taraf ev sahibi Fenerbahçe oldu. Beşiktaş, bu sezon sarı lacivertlilere sorun yaşatan ön alan presini uygulamayı tercih etmedi, rakibini üstüne çekerek ikinci bölgede karşıladı. Siyah beyazlılar maçın bu bölümünde 11 kişi ile topun arkasına geçerek Fenerbahçe'yi bekledi.

Fenerbahçe de daveti kırmayarak sol kanatta Tadic-Ferdi'yle sağ kanatta İrfan-Osayi'yle Beşiktaş savunmasını yokladı. 4'üncü dakikada Ferdi ile, 10'uncu dakikada Batshuayi ile ilk denemelerini yaptı sarı lacivertliler. 8'inci dakikada Necip'in sarı kart görmesiyle Beşiktaş'ın bir kalesini de erken düşürmeyi başardılar.

SAKATLIKLAR VE KARTLAR DENGEYİ BOZDU

Fenerbahçe'nin orta sahada da dönen topları kazanarak Beşiktaş kalesinde baskıyı artırdığı dakikalarda İsmail Yüksek sakatlanarak sahadan çıkmak zorunda kaldı. Üstelik yabancı kuralı nedeniyle Krunic'in oyuna girmesi için Becao'nun da yerini Çağlar'a bırakması gerekti. Sarı lacivertliler böylece daha maçın 20'nci dakikasında hem orta saha hem defans kurgusunu bozmuş oldu.

Sahaya sertlik katan iki oyuncusundan mahrum kalan Fenerbahçe'nin maçın ilerleyen bölümlerinde zorlanması beklenebilirdi ama 25'inci dakikada Al Musrati, Fred'in bileğine özensiz bir şekilde basarak kırmızı kartla oyundan atıldı.

FENERBAHÇE PAS REKORU KIRDI

Al Musrati'nin de çıkışıyla baskısını artıran sarı lacivertliler 30'uncu dakikada kilidi açtı. Rakip yarı sahanın ortasında topla buluşan Fred, "Necip'le birlikte" defansın arkasına sarkan Tadic'e bir uzun top attı. Tadic'in göğsüyle servis ettiği topu Batshuayi müsait pozisyonda tamamlayarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Gole kadar sahasında beklemeyi tercih eden siyah beyazlılar golün ardından refleks göstermeye çalıştı ancak başıboş atak denemeleri Fenerbahçe savunmasından döndü. İlk yarı biterken topla oynama oranları yüzde 71'e 29 Fenerbahçe lehineydi. Siyah beyazlılar ilk 45 dakikada sadece 1 şut denemesinde bulunabilmişti, hava toplarında ve ikili mücadelelerde de rakibine ezilmişti.

DERBİ DERBİDİR, BEŞİKTAŞ DA BEŞİKTAŞ

Geçen sezon Kadıköy'de oynanan maçta da Fenerbahçe 1-0 öne geçmiş, Beşiktaş kırmızı kart görmüştü. Ama sarı lacivertliler ikinci golü bir türlü atamayınca 10 kişi kalan Beşiktaş ikinci yarıda arka arkaya goller bularak sahadan 4-1 galip ayrılmıştı. Ne Fenerbahçe geçen seneki Fenerbahçe ne de Beşiktaş. Ama sonuçta derbi derbidir. 1-0 da her zaman riskli bir skordur.

Beşiktaş'ta kırmızı karta ve yenilen gole ilk müdahale devre arasında geldi. Rashica çıktı, Ghezzal girdi. İkinci yarıya hızlı başlayan taraf da siyah beyazlılar oldu. 47'nci dakikada Muleka'nın kornerden gelen topa altı pasın içinde yaptığı kafa vuruşunu Livakovic son anda çizgiden çıkardı ve bir sürpriz geri dönüşe daha izin vermedi.

Beşiktaş Muleka'nın kafa vuruşundan sonra uzun süre rakip kaleye gidemedi. Ancak bu süreçte Fenerbahçe de 10 kişi kalan rakibine karşı maçı kopartacak etkili ataklar geliştiremedi. Sarı lacivertliler ikinci gol için İrfan Can'ın 69'uncu dakikadaki şutunu bekledi.

78'de oyuna giren Cenk Tosun'un 82'inci dakikada attığı gol ise maçın son bölümünün Fenerbahçe için tedirgin geçmesine neden oldu.

Beşiktaş'ta kulübede oturan Aboubakar ve Salih Uçan'ın maçın son bölümlerimde bile süre bulamaması, muhtemelen gelecek sezonun kadro planlaması için de ipuçları veriyor.

İSMAİL KARTAL'IN BATSHUAYİ TUTARSIZLIĞI

Fenerbahçe tarafında tartışılan konular ise kadro tercihi ve oyun oldu. İsmail Kartal ilk 11'e Dzeko yerine Batshuayi'yi yazdı. Bilindiği kadarıyla Dzeko'nun bir sakatlığı yoktu, son oynanan Sivas maçının üzerinden de 5 gün geçmişti, yorgun değildi.

Kartal maçtan sonra bu tercihini, "Biz bir takımız. Maç maç düşünüyoruz. Batshuayi'nin oynamasının daha doğru olacağını düşündük. Hafta içinde de antrenmanlarda iyi performans ortaya koydu" diyerek açıkladı ama bu konuşmanın taraftarları tatmin edebildiği söylenemez.

Batshuayi bu sezon ligde 24 maçta forma giydi. Bu 24 maçtan sadece ikisine ilk 11 başladı; birisi aralık ayında Dzeko'nun sakatlığı nedeniyle kadroda olmadığı Kayserispor deplasmanı, diğeri de bu akşamki Beşiktaş maçı. Geri kalan 22 maça yedek kulübesinden dahil oldu.

İlk 11 başladığı iki maçta üçü Kayseri'ye, biri Beşiktaş'a olmak üzere 4 gol attı, yedekten girdiği 22 maçta da 7 gollük katkı sundu.

Dzeko ise bu sezon Kayseri deplasmanı dışında 34 lig maçının hiçbirini kaçırmadı. 33 maçın 32'sine ilk 11 başladı, 20 gol kaydetti. İlk defa bir lig maçına bu akşam Beşiktaş karşısında yedek başladı.

Üstelik bu ikili sahada birlikte çok az süre aldı. Batshuayi, yedekten girdiği 22 maçın 15'inde Dzeko'nun yerine oyuna dahil oldu. Aynı anda sahada kaldıkları 7 karşılaşmada aldıkları süre ise sadece 161 dakika. Bir devreyi baştan sona birlikte oynayabildikleri tek maç, soyunma odasına 1-0 geride gittikleri Karagümrük deplasmanının ikinci yarısı.

Özetle Kartal, Batshuayi'yi "zorunlu haller" dışında sezonun ilk 33 haftasında ne tek forvet olarak ne Dzeko'nun yanında ikinci forvet olarak neredeyse hiç kullanmadı. Oysa Belçikalı forvet bu sezonki performansıyla ligde kuşkusuz çok daha fazla süre almayı hak ediyordu. Kartal'ın Batshuayi'yi 33 hafta boyunca görmeyip oyun açısından Dzeko'nun daha uygun olacağı Beşiktaş derbisinde ilk 11'de sahaya sürmesi bu nedenle neresinden bakılsa tutarsızlık.

Oyun olarak da maçın belli bölümleri haricinde şampiyonluğa oynayan bir takımın coşkusundan uzak bir performans sergiledi Fenerbahçe takımı. Kadıköy'de bu sezon bu şekilde domine ettikleri maçlardan 4-5 gollü galibiyetlerle ayrılmışlardı. Bugün ise aynı iştah ve motivasyonun sahada olduğunu söylemek pek mümkün değil. Özellikle şampiyonluk yarışındaki rakibin gol averajı hesabı yaptığı haftalarda, son yılların en dağınık Beşiktaş'ı karşısında 2-0 olduktan sonra üçüncü golü kovalamamak, üzerine bir de gol yiyip 2-1'lik galibiyeti kabullenmek, takımın mental olarak da gerilediğini gösteriyor.

Fenerbahçe, Beşiktaş karşısında hata yapmayarak şampiyonluk yarışında bir mucize ihtimaline tutundu. Son 4 hafta sürprizler getirir mi bilinmez, ancak Kartal'ın yaşanabileceklere hazırlıklı olması ve hem takım hem taraftar üzerindeki puslu havayı dağıtması şart.