GÜNÜN YAZARLARI

Buram buram toplumsal uzlaşma

Zinhar hasta da değiliz biz. Dolabımızda iskeletler yok. Tarihimizle yüzleştik, ruhen arındık, pirüpak ortaya çıktık. Güle oynaya referanduma gidiyoruz şimdi.

Onuncu Yıl Marşı çalıntı mı?

Meseleye bestecilik açısından bakarsak Avrupalı bestecilerin de Türkiyeli bestecilerin de hem ustalarına saygı göstermek, onlara bir selam çakmak, hem de usta işi eserlerin nasıl işlediğini anlamak için ustalardan müzikler ve müzikal fikirler ödünç aldığını söylemek gerekir! Bunun adı çalmak değil, nazire yapmak, ödünç almak ya da alıntı yapmaktır.

Enerji ihtiyacı söylemi çöktü!

Açık olan şu ki “enerjiye ihtiyacımız var” söylemi nükleer ve termik için gerekçe oluyorken, yapılan AVM’ler bile elektrik talebini şişirmeye yetmiyor. Bu söylem yerseniz yaşamaya devam edecek.

TÜM YAZARLAR

Tek kişilik dev toplantı(!)lar

MGK fotoğrafında iki kişi var dedik, biri Erdoğan’dı. Diğeri Mustafa Kemal. Mehmet Uçum’un siyasi Pazar tezgâhına koyduğu “Erdoğan halkın kendisidir” lafı, milletle lideri özdeşleştiren Avrupa ortaçağ siyasal teolojisinden uyarlamadır. Referandumdan “Hayır” çıkarsa fotoğraf bire inebilir, ama evet çıkarsa sıfıra bile inebilir: Daha tuğrası var bu işin…

Saldırıya uğrayınca Rusya'yı isteyen dört NATO ülkesi!

Bu hafta Orta Doğu’daki politik trendleri inceleyen Rus yorumcuları, özellikle Türkiye’nin rolünü tartıştı. WIN/Gallup International’ın elde ettiği çarpıcı sonuçlar da ilgimizi çekti.

EVET veya HAYIR’ın kısa formülü

EVET veya HAYIR’ın kısa formülü: Susurluk + Ergenekon + Perinçek + MHP + Ak Parti ittifakı = 16 Nisan

Bu bir veda yazısı değildir!

"Patronlar"ıyla tüm çalışan arkadaşlarımla, Gazete Duvar'ın tüm okurlarıyla daha yıllarca aynı yollarda, aynı kulvarda, aynı gerçeğin peşinde birlikte koşacağımızı bilmenin mutluluğu içindeyim. Bu yüzden bu bir veda yazısı değildir.

Palyaçoları çarmıha germişler

Felaket ve kıyamet fikri en azından İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana hiç bu kadar gözde olmamıştı. Dünyanın her yerinde distopyaların popülerliğini artırdığı günlerde, Jake ve Dinos Chapman'ın işleri dünya sanatının yaşadığımız hayata en iyi karşılık gelen ürünleri arasında.

Pervari’yi bilir misiniz?

Düğünün en coşkulu yerine çocuk yaşta bir canlı bomba düştü. Dehşeti hepiniz biliyorsunuz. Yıllar önce güvenlik kaygılarıyla köylerinden edilen insanlar, başka bir ölüm şebekesinin kurbanı oldu.

Sosyal medya başa bela

Yalan haber hep vardı. Benim hatırladığım 90'larda da, 2000'lerde de sokaktaki vatandaşa sorsanız medyanın yazdığına güveni yoktu ama yine de inanılırdı. 2010'larda sosyal medyayla birlikte yalan haber rutinin bir parçası haline geldi. Bir haberin yalan/yanlış olduğu artık dakikalar içinde anlaşılıyor fakat yalan olduğu bilgisinin yayılma hızı, yalanın kendisi kadar hızlı olamıyor.

Kendine gurme demek ne kolay

Bence en komik olan, Instagram'da elinizi sallasanız "gurme" olduğu iddiasında arkadaşlara çarpmaya başlamış olmanız. Burada kilit nokta, yemek kültürünün yüksek olması ve bir nebze mutfak işlerini de bilmek. İyi bir yemeği diğerlerinden ayıran, doğru teknik ve doğru malzemelerle pişirilmesidir.

'Bağımsız' dış politika?

Bağımsızlık Türkiye sınırları dışındaki her aktörün konumu gereği düşman olduğunu kabul etmek, “gavura gavur” diyebilmek midir? Ya da “tam bağımsızlık” Türkiye’nin kendisini tek bir ittifak sistemine mahkum etmemesi midir?

Kör Baykuş'un resmini yapabildin mi Hemad?

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, Behçet Necatigil'in Türkçesiyle daha önce yayımladığı Sâdık Hidayet imzalı modern İran edebiyatı 'klasiği' "Kör Baykuş"un görsel katkılı yeni baskısını okurların ilgisine sundu. Kitabın çizeri Hemad Javadzade, "Kör Baykuş"un görsel kimliğini anlattı.

İyi Şii kötü Şii!

Suud'un Irak'la flörtünden ne çıkar? Trump'ın İran'ı kuşatma stratejisiyle Cübeyr soluğu Bağdat'ta aldıysa eski bir hesap güncellenmiş demektir: Direngen Şii'ye karşı edilgen Şii'yi bariyere dönüştürmek.

Demek benim dostlarım var dünyada!

"İyi insanlar yok mu?" diye soruyordu kendine: "Dolu. Ama nasıl çekilmişler, nasıl ürkmüşler, nasıl kapanmışlar bir yere?" diyordu. Bu çekilmiş, bu ürkmüş, bu kapanmış insanlarla karşılaştığında ondan mutlusu, umutlusu yoktu, çünkü "insanların ümitlerinin ölmediğini" fısıldıyorlardı kendisine: "Demek benim dünyada dostlarım vardı?"

Amedspor demeyelim de ne diyelim?

Hapisteki Diyarbakır Belediye Başkanı’nın koltuğuna “atanan” kayyımın, Amedspor Başkanı’ın çağırıp, “ya adınız ya canınız” demesi; Türkiye’de mevcut rejimin, Kürt sorununa, hak ve özgürlüklere, topluma, spora, her şeye bakışını bugün için de gelecek kuşaklar için de özetleyen bir ibret öyküsü gibi…

Psikiyatri'nin tele ile imtihanı

Hoşumuza gitsin ya da gitmesin telepsikiyatri zorunluluk haline geldi. O yüzden itiraz etmek yerine bu yeni mecranın çerçevesi ve kurallarını belirlemeye ve standartları geliştirmeye çalışmak daha iyi bir fikir gibi.

HDP’nin sol yanı

7 Haziran’ın hemen ardından HDP’nin başarı öyküsünü yere göğe sığdıramayanların bir kısmının 1 Kasım’daki “yenilgiden” sonra tüm faturayı HDP’ye ve onun “sol yanına” çıkarması dostane bir eleştiri değil, iktidarın 7 Haziran sonrası büyük planını görünmez kılma çabasıdır da.

Mübah hedefler

Hakikati anlatmak artık hayati bir mücadele. Yoksa hepimiz yaşadığımız zaman içerisinde, daha ömrümüzü tamamlamadan bir yalandan ibaret kalacağız. Varlığın yalan olmasından öte lanet var mı?

Referandum Tartışmaları 4: Siyasi mühendislik veya siyasi müteahhitlik

Alametler "yeni ittifak" formülünün pek geçici olmadığını ve sonuçtan bağımsız olarak da işlemeye devam edeceğini gösteriyor. 'Hayır' çıktığında, büyük olasılıkla 400 vekil talebiyle erken seçim ve sonucu şansa bırakmamak için de ittifakın devamı gündeme gelecek. Evet çıkması durumunda da, yaklaşmakta olan krizi karşılamak için yeni iktidar bloğunun devamına ihtiyaç duyulacak. Bir yenisi kurulana kadar bu ittifak kalıcı görünüyor.

Hayal kırıklığı sanatı

Arter’in yeni sergisi "Anlamsızlık Aleminde" Jake ve Dinos Chapman kardeşlerin önde gelen işlerini bir araya getiriyor. Aydınlanma eleştirileriyle bilinen sanatçıların sergisini inceledik.

Tesadüfün büyük coşkusu – son

Beklemekten yorulmuş halde uyuyakalmışım. Uyandığımda baş ucumda eniştem vardı. “Getirsek bile yiyemezdin, katı gıda yasak üç gün. Ağzını arala, şeftali suyu içireceğim sana.” Şeftali suyundan o gün bugün nefret ederim.

Gülfim Abla Köşesi: Evet, bu hafta da o telefon gelmeyecek

Bu haftaki fallarınız hemen şuracıkta, tadını çıkarın.

Büyük resmi görüyorum, ressamı açıklıyorum!

Her ne yapıyorsanız iyi yapmaya çalışın. Arkadaşlarınıza, sevgilinize, annenize, babanıza iyi bakın. Ayakta durun. Ve neşenizi felaket tellallarına kaptırmayın.

Pazar gününün bitişi

Gene köşeye kıstırmadılar mı bizi? Sadece Evet veya Hayır’a ya da aldırmazlık ifadesi oy kullanmamaya sıkışmadık mı? Aldırmamamız ipin kopmayacağı anlamına gelmiyor ki? İşin kötüsü sağ salim referandumdan aşağı inseniz de kuyunun dibi değil mi orası?

Bir piyanist insanı nasıl kalabalıklaştırır?

Piyanosunu haksızlıklar, acılar, ağıtlar için aracı kılar, kendi bağına dinleyenleri de katar. Dengin, piyanosu ve siz, o an tek olursunuz. Kalabalık bir tek...

Ateş bu kez bizi de yakar

Her yeni açıklama ile yeni düşmanlar yaratıyoruz kendimize. Dengeyi zor sağladığımız ipte bugünlerde İran’ı da koyduk hedefe. Trump için hava hoş, nasılsa biz muhatap olacağız.

Hak ihlali mi dediniz? Cazip fiyata konuta ne dersiniz!

Yaşama hakkı, siyaset yapma hakkı, düşünce özgürlüğü gibi birçok alanda hak ihlallerini sırlamama neden ise elektronik postama düşen bir açıklama. Açıklama Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu’nun. Başlık, bir konut satış firmasının reklamı gibi.

Kıbrıs Sorunu için İsviçre’de tarihi zirve

Kıbrıs tarihi İsviçre Zirvesi’ne hazırlanırken, adada iki taraf arasındaki anlayış ve yaklaşım farklılıkları da kendilerini hissettirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz saatlerde iki liderlik yaklaşan zirve ve diğer bazı önemli meseleler hakkında birbirlerine sert tonda mesajlar gönderdiler.

Gölge etmeyin yeter

Bunca pespayeliğin arasından adaletsiz cezalar koyarak mı kurtulacağız? Yoksa nezaretlerden rica minnet kurtardığınız adamlar için yine ‘Aslında iyi çocuktur da o anlık gaflet’ söylemlerine mi sığınacağız.

Cehalet bir ömür boyu, okumak bir dakika!  

İç güzellik dedim de bu arada kitap okumada dünya 86.'sı olmuşuz. Günde bir dakika okuyormuşuz. Olsun, böyle güzeliz!

Sağdan say İbiş, soldan say İbiş…

Kalan ve içlerinde saygı duyduğum az sayıda hocam affetsin ama kendisine Türkiye’nin “Frankfurt Okulu” yakıştırması yapan Basın Yayın Yüksek Okulu’nun yani İLEF’in ruhuna el Fatiha… Sadece İLEF değil o rengârenk kampüs şimdi sağdan say İbiş, soldan say İbiş!..

TOMA’nın yanında buluşuruz!

Öğrenci milleti böyle işte... TOMA’nın yanında buluşuyor, polislerin arasından yürüyor, şarkı söyleye söyleye okula giriyorlar. Dayanışmayı, destek olmayı öğreniyorlar. Unutmuyor, unutturmuyorlar.

Afganistan’da bir Kürt devleti – III

Kurd Gelîler, Moğol tehdidi altında iken Herat, Gor ve Kandahar şehirleri ile İndus taşrasını ele geçirmeyi başarırlar.

Bu Oscar tarihe geçebilir

89. Oscar Ödülleri bu akşam sahiplerini buluyor. Bu yıl Trump’ın uygulamaları nedeniyle törene katılamayan film ekipleri olduğu düşünülürse kürsüden yapılacak konuşmalar geceye damga vurabilir.

FETÖ, fikirlerimizi çalmış olabilir mi?

FETÖ taramaları yüzünden işten çıkarılan TÜBİTAK çalışanı sayısının 600’ü bulduğu söylendi. TÜBİTAK’ın iki özelliği var: Öncelikle bir fikir bankası. İkinci olarak, önemli ve ciddi fikirlere hibeye varan teşviklerin yöneticisi ve takipçisi.

Cockburn’ün IŞİD tespitleri

Deneyimli gazeteci Patrick Cockburn’ün 'İslam Devleti’nin Yükselişi: IŞİD ve Yeni Sünni Devrimi' adlı kitabı Türkiye’nin politikalarına yönelik ciddi eleştiriler içeriyor. Bu açıdan Türkiyeli okurun da ilgisini çekecektir.

Her gördüğün parkı şantiye alanı mı sandın!

Şimdi de Maçka Parkı’nı şantiye alanına çevirmek istiyor İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bunun için parkı tahta perdelerle çevirdiler. Yeraltından Kuzey İstanbul’da yoğunlaşan trafiği by-pass etmeyi amaçlayan bir geçici çözümün içine Ortaköy Vadisi’ni talan etme hedefini de eklemişler, Beşiktaş Belediye Başkanı’nın cansiperane desteğiyle ranta koşuyorlar!

İstikrarın Ekonomi Politiği – II

1990’lı yıllar için geçerli olan yapısal uyum politikalarını uygulama ile iktidarda kalma süresinin kısalması arasındaki ilişki, 2000’lerde değişti. Ancak 2010’lu yıllar için bu ilişkinin nasıl şekilleneceği henüz net değil. İkinci faktör olan ekonomi yönetiminin kurumsallaşma biçiminde ise, süreç 2010’larda açık bir şekilde 2000’lerdeki teknokratik yönetim modelinin aksi yönünde gelişiyor.

2024'e gerçekten hazır mıyız?

Futbolun daha oyundan ibaret bir şey olduğunu algılayamamış, her ufak tartışmayı, anlaşmazlığı kavgayla bitirme yolunu seçen düşünce alt yapısına sahip futbolsever(!) kitle varken, Bakan Çağatay Kılıç, adaylık basın açıklamasında Türkiye'nin altyapı konusunda güçlü olduğunu belirtse de stadyumların varlığı organizasyon yapmak için, seçilmek için yeterli mi?