Onur Salman
Onur Salman

Selam olsun

Pazar, 8 Mart, 2020
Türkiye’ye, Türkiye’deki engellilere ve Türkiye’deki kadınlara ilham olan Sümeyye’nin tüm dünyadaki kız çocuklarına yol göstermesi istendi bir nevi. Düşleriyle, azmiyle, yaptıklarıyla ve başardıklarıyla zaten Sümeyye Boyacı, kendilerine inanmayanlara ‘İnanın, inanın ki başarın’ dedi hep. Şimdi Türkiye ile birlikte dünyaya da bu mesajı veriyor.

Doğduğunda iki kolu yoktu. Ailesi daha bu şoku atlatamadan bir de kalça çıkıklığı olduğunu da öğrendiler. Yani çocukları engelliydi ve tahmin ettiklerinden çok daha zorlu bir hayat onları bekliyordu. Çünkü özelinde Türkiye’de genelinde de tüm dünyada engelli olmak ya da engelli bir çocuğa sahip olmak çok zor bir durumdu. Boyacı Ailesi için ise ilk olarak çocuklarının nefes alıyor olması önemliydi. Zira ilk kez anne baba oluyorlardı. Neyse ki öyle bir sorunları yoktu. Kızlarının belki iki kolu yoktu ama yaşıyordu. Ve adını Sümeyye koymaya karar verdikleri kızları bundan sonra olduğu gibi daha ilk günden yaşamın zor şartlarına meydan okumaya başlamıştı. Ve yalnız da değildi. Kendisinin de dediği gibi en büyük desteği ailesinden görmüştü. O kadar ki “Ailem sayesinde kollarımın yokluğunu değil, ayaklarımın varlığını hissettim” demesi boşa değildi.

HEDEF TOKYO 2020

Sümeyye kendisinin diğer insanlardan farklı olduğunu anlayamadığı ilk yıllardan itibaren yaşam enerjisini ortaya koydu. Önce balıklara özendi. Diğer insanlarda olan ama onda olmayan uzuvlar, hayallerine engel teşkil edemezdi. Bu sebeple de balıkları hedefleyip yüzmeye çalışmasını kimse yadırgamadı. Suya girdiğinde 5 yaşındaydı. Havuzda sadece hayallerini yaşamadığı aynı zamanda tüm engelliler için bir rol modeli olacağı anlaşıldığında ise 13 yaşına girmişti. Çünkü daha ilk uluslararası yarışında yanına kimseyi yanaştırmamıştı. Altın madalya onun boynundaydı. Bu madalya onun için bir ilk olduysa da sonuncu olmadı.

Belki de tüm engelliler ve tüm kadınlar için yüzmeye ve başarılı olmaya devam etti. 2017’de Avrupa Paralimpik Gençlik Oyunları’nda kürsünün 3. basamağına çıkan Sümeyye, bir sene sonra ise 50 metre sırtüstünde Avrupa’nın en iyisi oldu. Ama yetinmedi. 2019’a geldiğimizde bu kez de dünyanın en iyisi olmak için suya girdi. Belki orada da altın madalyayı alabilirdi ama şimdilik gümüş madalya ile idare etmenin ne demek olduğunu biliyordu. Çünkü bütün bu mihenk taşlarının hedefi olan 2020 Paralimpik Olimpiyat Oyunları şampiyonluğuna giden yolun parçası olduğuna inanıyordu. Tokyo’ya da bu madalyayı almaya gidecek.

SINIRLARI AŞTI

Lakin sadece bir sporcu olarak da kalmadı Sümeyye Boyacı. Küçük yaştan itibaren resme ilgisi vardı. Zaten Sümeyye için ilgisi olması demek başarılı olmak demekti. O sebeple ne ilk resmini çizdiğinde ne de Rusya’da kendi kişisel sergisini açtığında onu tanıyan kimse şaşırdı. Onun için önemli olanın istemek olduğunu, gerisini de herkese ilham olacak şekilde gerçekleştireceğine adları gibi emindiler. Resmin yanı sıra ebruya da, aşçılığa, da terziliğe de gönül verdi. Hepsini de başardı.

Ve artık başarıları sınırları aştı. Önyargılar nedeniyle kendi potansiyelinin farkında olmayan kız çocuklarının hayali duvarlarını ortadan kaldırmak için çeşitli ülkelerde başarılı kadınları rol model olarak seçen oyuncak markası Barbie, 2020 yılı için Türkiye’den rol model olarak onu seçti.

Türkiye’ye, Türkiye’deki engellilere ve Türkiye’deki kadınlara ilham olan Sümeyye’nin tüm dünyadaki kız çocuklarına yol göstermesi istendi bir nevi. Düşleriyle, azmiyle, yaptıklarıyla ve başardıklarıyla zaten Sümeyye Boyacı, kendilerine inanmayanlara ‘İnanın, inanın ki başarın’ dedi hep. Şimdi Türkiye ile birlikte dünyaya da bu mesajı veriyor.

YOL GÖSTERDİ

Sümeyye Boyacı hem bir kadın hem de bir engelli olarak Türkiye’de olabilecek en zor şartlardan geçti. Buna rağmen mücadele etmeyi, kendi yolundan gitmeyi başardı. Tüm güçlü kadınlar gibi. Diğer tüm kadınlara da yol göstermeye devam ediyor. O sebeple Sümeyye’nin nezdinde dünyadaki tüm kadınlara selam olsun.


Onur Salman kimdir?

Basına 2006 yılında Cumhuriyet gazetesinde stajyer olarak adım attı. İki aylık staj ve Cumhuriyet’in spor ekindeki yazılarda sonra Eurosport Türkiye’de spiker ve editör olarak çalıştı. 2009 yılında Radikal gazetesine editör olarak geçerken, Eurosport’ta da yarı zamanlı spikerlik yapmaya devam etti. Medya macerasına 2012-2016 yılında Hürriyet’te devam etti. 2016 yazından beri Gazete Duvar’da çocukluk hayalini sürdürüyor. Köken Eurosport olunca tahmin etmesi kolay. Asıl ilgi alanı ‘başka sporlar.’

YAZARIN DİĞER YAZILARI