Yeniden Mozaik!

Pazar, 30 Eylül, 2018
Heyecanlı buluşmalar, yeniden yan yana gelmeler, geleceğe dair umudumuzu pekiştiriyor. Mozaik, hayatımdaki en önemli topluluklardan biri. Onlar sayesinde çok şey gördüm, çok şey öğrendim, çok şey yaşadım. 4 Ekim’de yaşayacağım, bambaşka bir heyecan. Kalabalık olmak ümidiyle bitireyim bu satırları. Kalabalık olalım ki gelecek güzel günlere bir an önce ulaşalım.

Geçtiğimiz hafta bu köşede size Ankara’yı anlatmış, en sevdiğim dükkanlardan birinden, SSK İşhanı içerisinde bulunan Ada’dan söz etmiştim. Sadece bir dükkan değildi Ada, bir yapım şirketiydi; onlarla Ankara’ya gelmeden önce (yayımladıkları albümler sayesinde) tanışmıştım. Ada Müzik, bilhassa ‘80’li yıllarda çok değerli işlere imza attı: Victor Jara, Inti Illimani, Maria Faranduri gibi önemli solistleri hatta Kızılordu Korosu’nu onların bastığı kasetler sayesinde tanıdık. Çağdaş Türkü’den Esin Afşar’a uzanan kataloğu birbirinden değerli mücevherlerden oluşan bir hazine aslında. Güzelliği, hafızamızı tazelemesinde: 12 Eylül sonrasında yok edilenleri canlandıran, unutturulanları bize hatırlatan, geçmişi getirip önümüze koyan bizzat Ada Müzik. İlerleyen yıllarda yaptıkları albümler ve (“eski 45’likler”serisi gibi) değerli toplamalar, bu hazineyi çoğalttı. Sonrasında kataloğa Ruhi Su albümleri de eklendi –ki tadından yenmez!

Ada Müzik, bu hafta şahane bir iş yaptı: Moda’nın yeni mekanlarından Kayıkhane’de Burada Müzik Var başlıklı bir festivale imza attı. 28 Eylül’de başlayan festival 7 Ekim’e kadar sürecek. Aylin Aslım destekli Birsen Tezer performansından Ezhel’le sahne alacak Moğollar’a bol sürprizli buluşmalara imza atacak bir festival bu. Hüsnü Arkan’dan Jehan Barbur’a, Bulutsuzluk Özlemi’nden Fazıl Say’a pek çok ismi bu etkinlik çerçevesinde sahnede izlemek mümkün. Şüphesiz her biri birbirinden değerli isimler bunlar ama Burada Müzik Var bünyesinde sahne alacak bir ekip var ki en başından beri beni en heyecanlandıran konser bu: Mozaik, 35. yılında, 26 yıl aradan sonra ilk kez bir araya geliyor!

Rüya gibi: Ayşe Tütüncü, Saruhan Erim, Mehmet “Kuzu” Taygun, Timuçin Gürer, Serdar Ateşer, Mehmet Tütüncü, Sumru Ağıryürüyen, Levon Balıkçıoğlu, Ezel Akay ve Yağız Üresin’i yıllar sonra sahnede izleyebilmek inanılmaz bir deneyim olacak. Üstelik topluluğa bu buluşmada Gevende’den tanıdığımız, bildiğimiz, sevdiğimiz Gökçe Gürçay eşlik edecek. Kendi adıma şanslı olduğumu söylemek durumundayım zira Mozaik’in sahne performansına iki kere denk geldim. Üçüncü için bir süredir ikamet ettiğim Berlin’den geleceğim, bu heyecanlı hadiseyi yerinde yaşayıp geri döneceğim. Geçtiğimiz hafta konseri izleyemeyeceğimi yazmıştım ama bütün şartları zorladım, başardım: Kayıkhane’de bir daha asla yinelenmeyecek bir “yeniden doğuş”a şahit olacağım.

Az önce Ada Müzik için “hafızamızı tazelediler” demiştim… Yaptıkları en iyi işlerden biri, bir dönem elden ele yayılan ve meraklısı tarafından kapışılan Mozaik kasetlerini yeniden ve tertemiz baskılarıyla piyasaya sürmekti. “Çook Alametler Belirdi”, 1988 yılında Ada tarafından basıldı, sonrasında da iki eski albüm aynı şirket tarafından piyasaya sürüldü: 1983 tarihli konser albümü “Ölümden Önce Bir Hayat Vardır” ve 1985 tarihli ilk stüdyo albümü “Ardından”. Yakın dönemde Mozaik “külliyat”ını bir kutuda toplayan şirket de Ada. Yeniden bir araya gelmeleri elbette onlar sayesinde gerçekleşebilirdi, oldu.

Konserde ağırlıkla “Ölümden Önce Bir Hayat Var” repertuvarından şarkıların seslendirileceğini, bunlara diğer albümlerdeki şarkıların eşlik edeceğini topluluğun hazırladığı basın bülteninden öğreniyoruz. Bültende “Mozaik diyor ki” başlıklı bir bölüm var; bir kısmını aktarmak isterim: “Üç yıllık bir arşiv çalışmasının sonunda 2014 yazında çıkardığımız 6 CD’lik “Külliyat”ımızı kutlamak üzere konserler verebilmek için sonunda bir araya geldik. (…) Bir araya geldik diyorsak yine de somut eksiklerimiz de var; her ne kadar gönüller bir olsa da, mesela Bülent Somay yurtdışında olduğu için konserde olamayacak. (…) parçalarımızı raftan indirdik, tozunu aldık, konserlik şekilde çalıştık. Çok eğlendik gerçekten, zaten biz oldum olası çok prova-sever bir gruptuk, provada denemeler yapmaya bayılıyoruz, deneme yapmak her sefer durup zamanı baştan almak gibi ya biraz da…”

Uzatmayayım, Burada Müzik Var’ın heyecanlı bir festival olduğunu söyleyeyim ve dikkatinizi Mozaik dışında bir başka buluşmaya çekeyim: 3 Ekim’de Ezhel’le birlikte sahne alacak olan Moğollar, bol sürprizli bir repertuvarla karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. “İçeriden” aldığım bilgiler konserin bir hayli heyecanlı geçeceğini işaret ediyor. Sadece Ezhel’in Moğallar’a eşlik etmeyeceğini, Moğollar’ın da iki Ezhel şarkısına eşlik edeceğini söyleyeyim ve sonrasını konsere bırakayım.

Heyecanlı buluşmalar, yeniden yan yana gelmeler, geleceğe dair umudumuzu pekiştiriyor. Mozaik, hayatımdaki en önemli topluluklardan biri. Onlar sayesinde çok şey gördüm, çok şey öğrendim, çok şey yaşadım. 4 Ekim’de yaşayacağım, bambaşka bir heyecan. Kalabalık olmak ümidiyle bitireyim bu satırları. Kalabalık olalım ki gelecek güzel günlere bir an önce ulaşalım.


Murat Meriç kimdir?

1972’de doğdu. Çanakkale ve İzmit’te okudu. Ankara’da kimya mühendisliği eğitimi alırken, dinlediği müziğin tarihine merak saldı ve oradan ilerledi. Kendini bildi bileli plak topluyor; okuyor, dinliyor, dinlediklerini yazıyor, sevdiklerini çalıyor. Kedi gibi meraklı. Rakı, roka, bamya, erik seviyor. İstanbul’da yaşıyor ama Ankaracı. 1996’da Müzük adlı dergiyi çıkartan ekipten. Sonrasında Roll mürettebatına katıldı. Mürekkep, Birikim, Milliyet Sanat, Virgül, Bant gibi dergilerde yazıları yayınlandı. Yeni Binyıl, Radikal ve BirGün'ün yazarlarındandı. Ankara’da Radyo Arkadaş’ın kuruluşuna katıldı ve pek çok radyoda programlar yaptı. Şu anda Açık Radyo'da, hafta içi her sabah Şarkılarla Memleket Tarihi adlı programı hazırlıyor ve sunuyor. Pek çok televizyon programının danışmanlığını yaptı, metnini yazdı. 2002 - 2003 yıllarında hazırlayarak sunduğu Kırkbeşlik adlı televizyon programı TRT’de yayımlandı. Kalan Müzik için bir Tülay German albümü (Burçak Tarlası 64 – 87, 2001) derledi, pek çok albüme yazar ve danışman olarak katkıda bulundu. Pop Dedik / Türkçe Sözlü Hafif Batı Müziği (İletişim Yayınları, 2006) ve 100 Şarkıda Memleket Tarihi (Ağaçkakan Yayınları, 2016) adlı iki kitabı, üzerinde çalıştığı pek çok projesi var. Üniversitelerde ve kültür merkezlerinde müzik tarihi üzerine seminerler verdi, veriyor. Düzenli olarak Gazete Duvar, Vatan Kitap ve Kafa’da yazıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI