Orhan Pamuk: Türkiye Avrupa'dan uzaklaştıkça otoriterleşti

Orhan Pamuk, son romanı Kırmızı Saçlı Kadın'ın Almanya tanıtımında konuştu. Pamuk, "Türkiye Avrupa’dan uzaklaştıkça otoriterleşiyor. Bu kitapta yaptığım şey birazcık bu konulara derinden ve edebi bir şekilde yaklaşmak oldu” şeklinde konuştu.

Demirtaş'ın kitabını cezaevine almadılar

Demirtaş'ın 'Seher'i cezaevine alınmadı. Gerekçe: 'Şifreli ve kontrolsüz haberleşme'.

Yalçın: Türkçeyle evrensel piyasaya çıkmak zor

İlk öyküsü 1989’da yayımlanan yazar ve editör Murat Yalçın'la edebiyata dair sohbet ettik. YKY'nin Türkçe Edebiyat Editörü Yalçın'a göre "Türkçeyle evrensel piyasaya çıkmak gerçekten çileli ve uzun bir yol. Bu yolu kısaltan, kolaylaştıran imkânları yaratmakta Kültür Bakanlığı’na, yayınevlerine, telif ajanslarına, üniversite ve belediyelere de görevler düşüyor."

Frankfurt'ta Gaye Boralıoğlu'nun kitabı okunacak

Frankfurt Kitap Fuarı başladı. Boralıoğlu'nun 'Meçhul' eseri Satırlar Arasında'da okunacak.

Felaket

Felaketi görmeden edemeyenle yalnızca fevkaladeyi gören nasıl bir olabilirmiş. İkisini de görmek sorumluluk, dayanışmaya inanmak Taocu anarşist olmakmış. “Bırak bu din işlerini” dedi bana, “bak devlet o işler için bir başkanlık kurmuş, sana ne!” Nasıl da takır takır söylüyor bütün bunları...

Acıların direkten dönmediği bir şair: Akif Kurtuluş

Şair olarak okurla arasındaki engelden kurtulmuş, mesafeyi kapatmış isimlerden biridir Akif Kurtuluş. Bunu ilk kitabı “Yalan Şiirler”le, hatta yayımlanan ilk şiiriyle gerçekleştirdiğini de söyleyebiliriz. Onun yeni olarak ne yapsa okurunu, giderek takipçilerini sevindirmesini, heyecanlandırmasını galiba böyle açıklamak mümkün...

Dilawer Zeraq: Yaşamımızı edebiyata adama lüksümüz olmadı

Geçen yıl ilk ihraç edilen öğretmenlerden olan yazar-eleştirmen Dilawer Zeraq ile konuştuk. Zeraq, "Kürtçeden Türkçeye yeterince çevirinin yapılıp yapılmadığı sorusunun muhatabı bence Türkçe yazan edebiyatçılardır. Türkiye’de Kürtçe yazan bütün edebiyatçılar zaten Türkçeyi çok iyi düzeyde ve akademik olarak biliyorlar. Bu nedenle Türkçe edebiyatı yeterince tanımak gibi bir sorunları yok" dedi.

Virginia Woolf ve ‘evdeki meleği’ öldürmek

Woolf’un “Benlik Üzerine Denemeler” adıyla bir araya getirilen metinlerinde, benlik konusuna döneminin çok ötesinde yaklaştığını, çağının yazarlarını biçime uyma kaygısıyla ne kendi hakikatlerine ne de karakterlerin hakikatlerine yakın anlatılar ortaya koyamadıkları için eleştirdiğini görüyoruz. Ayrıca metinde Woolf’un kendi yazarlık sürecinde de bu kaygıyı taşıdığına ve üzerinde dolanan “hayaletlerle” nasıl mücadele ettiğine tanıklık ediyoruz. Anladığım kadarıyla Woolf, bir yazar olarak şimdiye önem veriyor ve bunu bir şekilde yazarın kendi şimdisiyle kesiştirmeye gayret ediyor.

Ishiguro'nun en çok etkilendiği yazarlar Dostoyevski ve Proust

Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan yazar ve senarist Kazuo Ishiguro, en çok etkilendiği iki yazarın Fyodor Dostoyevsky ve Marcel Proust olduğunu söylüyor. Kendini İngiliz mi yoksa Japon mu hissettiği sorusuna ise "Mizaç, kişilik ve bakış açısı böyle bölünmüyor" diye yanıt veriyor.

Kazuo Ishiguro kimdir?

Nobel Edebiyat Ödülü İngiltere'de yaşayan Japon yazar Kazuo Ishiguro'ya verildi. Ishiguro atom bombası ile anılan Nagazaki doğumlu ancak çocukluğundan bu yana İngiltere'de yaşıyor.

Nobel Edebiyat Ödülü Kazuo Ishiguro'nun

2107 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi açıklandı. Ödülün yeni sahibi, Nagazaki doğumlu İngiliz yazar Kazuo Ishiguro...