Önder Algedik
Önder Algedik
  • oalgedik@gazeteduvar.com.tr

HDP meclisin en belirleyici partisi

Cuma, 7 Ağustos, 2020
HDP geleneğine baktığımızda kendi derdine düşmüş bir parti görmeyiz. Bu, onu siyasetin belirleyici partisi yapar. Ancak bu belirleyicilik 12 vekillik bir meclis katılımı ile mümkün değil, 57 vekillik bir katılımla da mümkün değil. Bu ancak halkı, en azından 6,5 milyonluk seçmenini özne yaparak, diğer partileri ve seçmenini de ortak yaparak mümkün.

HDP meclisin en belirleyici partisi. 1 Ekim 2019’da başlayan ve 29 Temmuz saat 07.14’de sosyal medya sansürü yasasını geçirip tatile giren bu yasama döneminde bunu gördük. HDP’nin rolünü, sorumluluk alması ve almaması arasındaki farkı anladık.

BELİRLEYEN Mİ BELİRLENEN Mİ?

Sadece meclis siyasetinde değil, geçmişte yerel yönetimler siyasetinde de belirleyici olduğunu biliyoruz. HDP’nin öncülü partilerin 2005’de 57 olan belediye başkanlığı sayısını cinsiyet özgürlüğü, toplumsal ekoloji ve doğrudan demokrasi gibi üç esasa dayalı bir seçim çalışması ile 2009 yılında 99’a çıkardığını biliyoruz. Hatta yeni kazanılan 42 yeni belediyenin iktidarı nasıl kızdırdığını hatırlarız. Seçimlerden sonra binlerce üyesi, yüzlerce belediye meclis üyesi ve çalışanı hapse atıldı. Belediyecilik birikimi sıfırlandı ama yine 2014 seçimlerinde 102 belediye kazanmasını bildi.

Belirleyici olmayı bıraktığı an hızla kaybetmeye başladı. 2019 seçimlerinde kazanmış olduğu 65 belediyenin önce bir kısmına mazbata verilmedi, sonra dalga dalga kayyım atandı ve bugün 12 kadar belediyesi elinde kaldı. 2 yıl evvel bir kayyım raporu hazırlanmıştı. O günden bu yana ne kayyımlara karşı mücadele planı, ne kayyımları izleme raporu, ne kayyımları afişe etme ve gayrimeşruluğunu gündem yapma kampanyası yapmadı.

HDP’nin meclis siyaseti de bir belirleyici olma mücadelesidir. Önce seçim barajlarını bağımsız adaylıklarla yıktı. 2007’de 21 vekil soktu ve DTP olarak grup kurdu. 2011’de 36 vekil seçtirdi 7 vekilin vekilliğinin engellenmesi ile 29 vekil ile BDP adıyla grup kurdu. 2015 Haziran’ında parti olarak girdi ve 80 vekil kazandı.

Sadece seçim sandıklarında değil, mecliste de belirleyici bir parti olmayı sürdürdü. O zamanlar MHP ve AKP arasındaki kavgaları ayıran parti idi. İktidarın tasarılarını delen parti idi. Gerekçe değil, çözüm üreten bir parti idi. 15 Temmuz darbesi ardından ülkede OHAL şartları varken iktidar fırsat bilerek torba yasaları kapıya dizmişti. Bu torba yasalardan biri de Varlık Fonu idi. 2 paketlik bu yasada CHP bir tane maddeyi bile durduramazken HDP 8 maddenin çıkartılmasını sağlamıştı. O maddeler geçseydi mesela bugün Hakkari ve Şırnak bir ilçe olacaktı.

Bunu kimse anlatmaz ama iktidar çok iyi biliyor. Halkların hakkını arayan, müzakere eden, siyaset yapan ve belirleyici olanları iktidar hiç sevmez. O yüzden bu sekiz maddeyi çıkartmayı başaran Çağlar Demirel’in hakkında fezleke hazırlandı ve vekilliği düşürüldü. Üretim Reformu Paketi’nden zeytinlik ve meraları betona açan maddelerin engellenmesinde rolü olan o dönemin grup başkanvekili Ahmet Yıldırım’ın da vekilliği de, ilginç bir tesadüf, düşürüldü..

HDP’SİZ MECLİS!

1 Ekim 2019’da başlayan ve 29 Temmuz saat 07.14’de sosyal medya sansürü yasası geçince kapanan 27. yasama dönemi üçüncü yasama yılında tam 118 birleşim düzenlendi. Bunların 21 birleşiminde kanun tasarıları oylandı. 14, 15 ve 28 Ocak ile 7 Nisan’dakilerde sadece uluslararası anlaşmalar oylandı ve bu dört günde toplam 31 uluslararası anlaşma onandı.

Geriye kalan 16 birleşimde 24 kanun, torba kanun meclisten geçti.

Bu 24 oylamada 291 vekili olan AKP vekilleri yüzde 76 oranında 49 vekili olan MHP yüzde 59 oranında oylamaya katıldı. 341 vekili olan iktidar bloku 250 vekillik bir ortalama ile oylamalarda varlık gösterdi.

Bu kadar haksızlık, eziyet ve hukuksuzluğa maruz kalan HDP’nin bütün vekillerinin katılmasını hepimiz bekleriz. Ama öyle olmadı. Bu yasama döneminde mecliste 59 vekili olan HDP bu 24 tasarının oylamasına sadece yüzde 20 oranında katıldı. Yani onları seçen millet yüzde 90 oranında sandığa giderken vekili yüzde 20 ile açık oylamalara katıldı.

Özetli HDP 12 vekili varmış gibi mecliste siyaset yaptı.

HDP BOYKOTÇU MU?

Paralel baro tasarısı meclisten geçtiğinde HDP sadece 42 vekil ile oylamaya katıldı.

İnfaz yasası ile ayrımsız bir af beklerken mafyaya af çıktı. Çünkü HDP 24 vekil ile katılırken MHP 48 vekil ile katılmış, mafyanın hakkını aramıştı.

En savaş karşıtı parti Libya tezkeresine en az ret oyu veren parti oldu, sadece 19 vekil oy kullandı.

En ekolojist partimiz mevzuata aykırı termik santrallere bile sadece 4 (dört) oy ile karşı çıktı.

HALKIN DEĞİL, HALKLARIN DEMOKRATİK PARTİSİ

Genel kurulda oy kullanmak meclis siyasetinin demokratik halkalarında biridir ve değerlidir. Bu aralar “meclis de neymiş?”, “oy kullansak değişmez” diyerek ve bu rejimi inşa eden vekiller var. Ne zaman bu ve benzeri cevaplar verseler hepimiz üzülüyoruz.

Bu tür yaklaşımlar HDP’ye tamamen aykırı. Çünkü HDP halkın değil halkların, bürokrasinin değil demokrasinin partisi!

5 Basklı gencin idamına dair 1975’de İspanya’da çıkan haber.

1973’te Diyarbakır Belediye Başkanlığı’nı Okay Kalfagil kazanmıştı. 1975’de İspanya’da Franko’nun Baskı’lı 5 militanı idam etmesi Türkiye’de çok yankılandı. Sosyal medyanın olmadığı bir dönemde Diyarbakır belediye meclisi konuyu dert edindi. Belediye meclisi bir kınama telgrafı kaleme aldı ve bunu İspanya’nın Ankara Büyükelçiliği’ne çekti. Böylece İspanya devletine karşı Bask halkının yanında yer aldılar.

Ankara Belediyesi ise elçiliğin elektriğini, suyunu ve havagazını keserek protesto etti.

Bu olay nedeniyle Ankara Belediye Başkanı Dalokay DGM’de yargılandı, Diyarbakır Belediye Meclisi ise feshedildi.

HDP geleneğine baktığımızda kendi derdine düşmüş bir parti görmeyiz. Bu, onu siyasetin belirleyici partisi yapar. Ancak bu belirleyicilik 12 vekillik bir meclis katılımı ile mümkün değil, 57 vekillik bir katılımla da mümkün değil. Bu ancak halkı, en azından 6,5 milyonluk seçmenini özne yaparak, diğer partileri ve seçmenini de ortak yaparak mümkün.

Halkların Demokratik Partisi gelenek ve varlık itibariyle iktidara rağmen belirleyici olmasını bilen bir parti oldu. Bugün de meclisin demokratikleşmesinde belirleyici olmak zorunda. Meclise gelen her tasarıda 24 saat içinde halka haber etmeden, komisyon aşamasına kadar halkı örgütlemeden, genel kurulu halka açmadan sadece birkaç vekilin oy kullanması ile olmayacak. Bunları tam yapınca da olmayacağını söyleyelim. HDP bunları yaparken “göstermelik bir planın” ötesinde hazırlık yapan, meclisin halka açılmasını meclisteki bütün partiler ile başaran bir parti olmak zorunda.

 

 

 

 


Önder Algedik kimdir?

Proje yöneticisi, enerji ve iklim uzmanı, aktivist. Çeşitli sektörlerde proje yöneticiliği yaptıktan sonra son yıllarda iklim değişikliği ve enerji alanında uzman olarak çalışmaktadır. Tüketici ve İklimi Koruma Derneği yönetim kurulu üyesi olup 350ankara.org iklim aktivist grubunun kurucularındandır. Yaptığı çalışmaları ve değerlendirmeleri daha önce Cumhuriyet Enerji'de kamuoyu ile paylaşırken, aynı zamanda yesilekonomi.com'da da yazmaktadır. Raporlarına ve arşivine http://www.onderalgedik.com/ adresinden ulaşılabilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI