Kültigin Kağan Akbulut
Kültigin Kağan Akbulut

2019 sanat dünyasına neler getirecek?

Cuma, 4 Ocak, 2019
Kutuplaşma artık ülkemizin temel konularından biri. Güncel sanat bu alanın dışına çıkabilecek, belki de kırılmasına yardım edebilecek bir potansiyele sahip. Ancak güncel sanat kurumları bunu ne derece kullanabilecek?

Ünlü “Twitter dayısı”nın da dediği gibi, “kötü günleri geride bıraktık, şimdi daha kötü günler bizi bekliyor.” Kültürel iktidar tartışmaları, yerel seçimler, siyasi ve ekonomik kriz derken 2019 yılı yine gürültülü geçecek. Güncel sanat alanı büyük resim içinde kendine pek yer bulamayacak tabii ki. Ancak yine de ilginç gelişmelerle karşılaşabiliriz. 2019 yılının sanat dünyasına neler getireceğine bakalım.

ZOMBİ GENÇ SANATÇILAR

Son yıllarda BASE, Mamut Art Project gibi genç sanatçı platformlarında gördüğümüz bir akım bu yıl da devam edecek sanırım. Bu tarz genç sanatçı platformları genç sanatçıların görünürlüğünü sağlamak adına önemli adımlar attı. Ancak bir yandan da platformlara gelen alıcı kitlenin beğenilerinin genç sanatçıları benzer üretimlere sürüklediğini görebiliyoruz. Hele bu seneki BASE’de hem Türkiye’de hem de dünyada popülaritesi olan sanatçıların benzerlerini çokça gördük. Birçok seramik çalışma peydah oldu mesela. Bunun Ai Weiwei sergisinden sonra oluşan bir akım olduğunu görmek pek zor değil. Bu can yakıcı bir süreç. Zombi formalizm tartışmalarını hatırlatan zombi genç sanatçı kuşağını bu sene de bolca göreceğiz.

BUNA KARŞI DAHA FAZLA ARAŞTIRMA SANATI

Zombi üretimlerden kaçış olarak birçok genç sanatçı da araştırma bazlı sanata yönelecek. İstanbul Bienali’nin başlattığı araştırma programının ve bu seneki bienalin küratörünün ilişkisel estetik meselesini tekrardan alevlendireceğini görebiliriz. Sosyal bilimlerle, fen bilimleriyle ve sanatın diğer alanlarıyla daha fazla içli dışlı bir sanatçı kuşağının geliyor olması güzel bir gelişme.
Ancak bu sanatçı kuşağının üretimlerini hangi koşullarda, hangi desteklerle gerçekleştirebileceği ayrı bir sorun olarak ortada duruyor. Halihazırda bu alana destek veren birkaç kurum dışında yeni kurumların da bu alana yönelmesi gerek.

DAHA FAZLA İNSİYATİF 

Geçen sene Kasa Galeri’de yapılan inisiyatif tartışmaları birçok sanatçıyı hareketlendirdi. Ayrıca SAHA Derneği’nin inisiyatiflere yönelik desteğini artırması da önemli bir gelişme. Kurumlardan ve galerilerden beklentilerini azaltan birçok sanatçının inisiyatiflere yöneldiğini bu sene daha fazla hissedebiliriz. Bir dönem olduğu gibi gündeme damga vuran inisiyatifler göremeyeceğiz belki de, ancak alttan alta kıymetli çalışmaların yapılacağını düşünüyorum.

OFF İSTANBUL

Son yıllardaki İstanbul’dan doğduğu memlekete taşınanlar akımından sanat dünyası da etkilenecektir. Yakın zamanda daha fazla Off İstanbul etkinlik görebiliriz. Başka Sinema’nın gerçekleştirdiği Ayvalık Film Festivali İstanbul dışında da kaliteli festival yapılabileceğini gösterdi. Güncel sanat alanında da memleketine dönüp üretim yapan, inisiyatif açan sanatçılar kuşağı görmek zor değil. Kültür İçin Alan gibi İstanbul dışını destekleyen kurumlar da bu açıdan etkili olacaktır.

YERLİ VE MİLLİ SANAT YENİDEN GÜNDEM OLACAK MI?

Kültürel iktidar tartışması tabi ki ara ara ortaya çıkacak. Geçen sene gördüğümüz Yeditepe Bienali gibi örneklerin benzerlerini görebilecek miyiz peki? AKP’li belediyeler başta olmak üzere çeşitli kurumlar bu alana yatırım yapacaklardır. Yerel seçimler ne derece etkili olur, bilinmez. Ancak etkili örnekler görebileceğimizi sanmıyorum.

OTOSANSÜR HAYATIN PARÇASI

Her alanda olduğu gibi sanat alanında da otosansür hayatımızın artık bir parçası. Sansür ve otosansür üzerine çalışan Susma24’ün yakın zamanda açıklayacağı rapor da otosansürün boyutlarını görünür kılıyor. Bu nedenle özellikle büyük kurumların daha az riskli işler yapacağını görmek zor değil.
Ancak bundan kaçış olarak daha fazla kapalı etkinlik, eğitim ve atölye çalışması göreceğiz. Bu da geleceğe hazırlanmak açısından güzel bir gelişme.

YENİ ARTER NELER GETİRECEK? 

Bir dönem dillerden dile dolaşan X müze açacakmış, Y şu binayı müze yapacakmış efsaneleri geride kaldı. Bunların bir kısmının zaten en başından yalan olduğu söyleniyordu, o da ayrı konu. Bu yıl içinde açılacağı duyurulan iki müze var. Biri Eskişehir’deki OMM, diğeri de Dolapdere’deki ARTER.

Vehbi Koç Vakfı’na bağlı Arter 2010 yılından bu yana programlarını İstiklal Caddesi’ndeki binada gerçekleştirdi. Vakfın 50’inci kuruluş yıl dönümünde ARTER artık Dolapdere’de bir müze görevi üstlenecek. Halihazırdaki ARTER binası da yine vakfa bağlı bir sanat kurumu olarak işlevini sürdürecek.

Bu listede yer alan tek kurum çalışması olarak ARTER sanırım bu yıl içinde göreceğimiz en büyük çaplı açılış olacak. Nasıl bir koleksiyon göreceğiz, süreli sergiler ARTER’in şu ana kadarki çizgisinden ne gibi değişiklikler gösterecek ve daha önemlisi nasıl bir kamu programı göreceğiz, ben de merak ediyorum. Dolapdere’nin geçireceği dönüşüm de ayrı bir tartışma yaratabilir. Ancak ARTER’in yeni hali başta İstanbul Modern olmak üzere diğer kurumların silkinmesi için itekleyici olabilir.

DİJİTAL İÇERİK YÜKSELECEK

Sanat kurumları neyse ki online alanın sadece pazarlama birimlerinin alanı olmadığının farkına vardı. Kurumlar sosyal medya hesaplarına içerik yüklemenin insanları sergiden kaçırmayacağını öğrendi. Bu yıl içinde Youtube başta olmak üzere birçok mecraya kurumlar yatırım yapacak. Ancak bağımsız online mecralar bu alanda neler yapabilecek, ben de merak ediyorum.

KÜÇÜLEN VE BÜYÜYEN GALERİLER 

Galerilerin büyük bir kısmı zaten yıllardır küçülüyor ya da kapanıyor. Bu yıl da galerilerde işten çıkarmalar göreceğiz. Kalan galeri çalışanları da birden fazla iş yüküyle karşı karşıya kalacak. Ancak buna paralel bir şekilde, Pilevneli Mecidiyeköy örneğinde de gördüğümüz üzere büyüyen, hatta devasalaşan galeriler de görebiliriz.

GÜNCEL SANAT KUTUPLAŞMAYI KIRABİLECEK Mİ?

Soru değil, belki de temenni. Kutuplaşma artık ülkemizin temel konularından biri. Güncel sanat bu alanın dışına çıkabilecek, belki de kırılmasına yardım edebilecek bir potansiyele sahip. Ancak güncel sanat kurumları bunu ne derece kullanabilecek? 2019 yılında sanat dünyasından tek beklentim bu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI