YAZARLAR

KuirFest’te ütopya, tarih ve aşk

Bu sene dokuzuncusu düzenlenen Pembe Hayat KuirFest dünyanın farklı coğrafyalarından LGBTİ+ hareketinin gündemini karşımıza getiriyor.

2011 yılında Ankara’da yola koyulan Pembe Hayat KuirFest Denizli, Mersin, Eskişehir, Berlin, Amsterdam gibi şehirlere uğradı. Ankara'daki valilik yasakları nedeniyle geçen yıl İstanbul'u merkez alan festival queer sinemanın son dönem örneklerini ve klasikleşmiş yapımlarını karşımıza getiriyor. Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği'nin düzenlediği festival sadece bir film programı olmasının ötesinde film ekiplerinin, aktivistlerin ve sanatçıların katılımıyla queer sanatın tartışılması ve görünürlüğünün artırılması için bir platform işlevi görüyor.

23-26 Ocak tarihleri arasında Fransız Kültür Merkezi, Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi ve Vault34’ü mesken edinen festival Gökkuşağının Altında, Kuir Belgeseller, Kuir Diziler, Ğ, kÜLT bölümleri ve kısa film seçkileriyle geniş bir programa sahip. Perşembe akşamı yapılan Banu Alkan’lı ve Şokopop’lu açılış partisini muhtemelen duymuşsunuzdur zaten. Festivalde seçim yapmakta zorlananlar için Gökkuşağının Altında ve Kuir Belgeseller bölümlerinden öne çıkan dört filmi değerlendirdim.

Dünyanın farklı coğrafyalarından son dönemde çekilmiş kurmaca filmleri ağırlayan Gökkuşağının Altında bölümünde Transonsuz (Transfinite, 2019), Şifa (Chronic, 2017), Greta (2019), Kavak Yelleri (These Peculiar Days, 2019) ve Karanlıkta Parlayan (Tinta Bruta, 2018) filmleri yer alıyor.

Açılış filmi olan Transonsuz festivalin en ilginç ve izleme deneyimi de en “tuhaf” filmlerinden. Trans hikayelerini anlatan ve ufak teyellerle birbirine bağlanan kısa filmlerden oluşan Transonsuz mistik bir ütopya havasına sahip. Bazı filmler klişe bir LGBTİ+ anlatısı izleyeceğimizi düşünürken bir anda yoldan sapıyor. Ya da bazı filmler ana akım bir dile sahipken pek alışılmadık bir hikayeye dönebiliyor. Ancak filmin amatör havası da rahatsız edici olabiliyor.

Kuir Belgeseller bölümü de her zaman en çok ilgimi çeken bölüm oluyor. Çünkü farklı coğrafyalardan LGBTİ+ hareketi içindeki güncel tartışmaların, yaklaşım biçimlerinin ve hikayelerin benzerlikleri ve farklılıklarını görmek izleyicinin perspektifini genişletiyor. Kuir Belgeseller’de bu yıl Geçiş/Uyum (Transitioning: Transgender Children, 2016), Sığınak: Cennet’in Kaybı (Shelter:Farewell to Eden, 2019) Lemebel (2019), Arşivciler (The Archivettes, 2018), Ne Havva’dan Ne Adem’den: Bir Interseks Hikayesi (No Box for Me. An Intersex Story, 2018), Ben Moshanty. Beni seviyor musun? (I'm Moshanty. Do you love me? 2019) ve Ataerkil Ritüeller (Paternal Rites, 2018) yer alıyor.

Mesela Latin Amerika’nın önde gelen queer figürlerinden aktivist, edebiyatçı ve güncel sanatçı Pedro Lemebel’in hikayesini anlatan Lemebel öne çıkan filmlerden biri. 1952 yılında doğan ve 2015 yılında hayatını kaybeden Şilili sanatçı hem Latin Amerikan çağdaş sanatı açısından kritik bir figür hem de LGBTİ+ hareketi açısından. Pinochet diktatörlüğüne, diktatörlüğe karşı mücadeleye ve bütün bunlar içinde Latin Amerikan toplumundaki homofobiye Lemebel’in perspektifinden yaklaşan film Türkiye tarihine yeniden bakmak için de önermeler sunuyor.

Gökkuşağının Altında bölümünde yer alan Kavak Yelleri de aslında tipik bir gençlik filmi. Bir grup genç lise mezuniyetlerini kutlamak için şehir dışında bir kır evine gider ve olaylar gelişir. Ergenliğin tüm karmaşasının, tutkusunun ve deneyim merakının yer aldığı film bir nevi Sex Education’ın Meksikalı yorumu.

Kuir Belgeseller bölümünde yer alan Arşivciler tarihin eril diline karşı lezbiyen kadınların mücadelesini anlatıyor. Bir grup ABD’li lezbiyen feministin kendi arşivlerini kurma hikayesini anlatan film bizde de yakın zamanlı tartışılmaya başlanan arşiv oluşturma gerekliliğine kapı aralıyor. Film en başta arşivin bugünkü durumunu ve bugün yarattığı tartışmaları aktarıyor. İkinci katmanda da arşivler üzerinden ABD’deki lezbiyen hareketinin tarihine eğiliyor. Üçüncü bir katman olarak da arşivlerin geleceğe bırakacağı mirasa dair sorular soruyor. Filmle paralel olarak da 25 Ocak Cumartesi günü Türkiye’deki LGBTİ+ arşivlerine yönelik “LGBTİ+ Arşivciliği Neden Önemli?” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirilecek.

Festivalle ilgili ayrıntılı bilgi almak için: http://www.pembehayatkuirfest.org/index.php

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR