Önder Algedik
Önder Algedik
  • oalgedik@gazeteduvar.com.tr

G20’nin yıldızı Trump değil, Türkiye!

Salı, 11 Temmuz, 2017
G20 zirvesinde Trump’ın iklim tartışmaları bir yana Türkiye’nin Paris Anlaşması'nı onaylamayacağını açıklaması hem iyi hem de kötü haber. İyi haber çünkü açıkça söylendi. Bizlerin uzun analizler ve politik okumalar yapmamıza gerek kalmadı. İyi haber çünkü dünya siyaseti bunu konuşacak. Kötü haber ise iklim değişikliği hızlanacak, siz seli ve sıcak hava dalgasını daha sık ve daha şiddetli konuşacaksınız. Yani Titanik’te en güzel koltukta oturuyor olacağız.

Hamburg’da gerçekleşen G20 zirvesi bitti. Dünya üretiminin yüzde 80’ini belirleyen bu 19 ülke ve AB’nin oluşturduğu yapının ne konuştuğu çok önemliydi. 7-8 Temmuz’da liderler dünya ekonomisine dair en önemli konuları konuştular. Sonunda da 15 sayfalık bir deklarasyon açıklayarak zirveyi bitirdiler. Deklarasyon ekine de 15 tane ek belge, plan koymayı da ihmal etmediler.

Bu seneki zirvenin ana konusu iklim değişikliği idi. Yıldızı ise Paris Anlaşması’ndan çekilme tartışması yapan ABD idi. Ancak, Trump’ın bu konudaki medyatikliği bir yana bırakılırsa, Türkiye zirvede olmasa da, zirve sonrası en fazla konuşan ülkesi oldu.

ABD G19’U GEÇEMEDİ

Trump, ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilmesini gündeme almak, tartışmaya açmak istedi. G19 bunu deklarasyona “not ederek” geçiştirdi. Düşünsenize ABD bütün iklim müzakerelerine katılıp son halinin her mürekkep damlasında yer almış ve şimdi “çıkıyorum” diyecek ve bütün dünyayı peşinden bu tartışmaya sürükleyecek. Diğer taraftan bunu tartıştırmak istemek bile diplomaside geriye doğru adım atmak demek. Ancak G20’nin deklarasyonunda not edilen paragrafın arkasına “ G20 devletlerinin liderleri Paris Anlaşması’nın geri dönülmez olduğunu belirtirler” demeleri cevap gibiydi.

Aynı şekilde, Trump zirvede Paris Anlaşması’nın yeniden müzakere edilmesi gibi diplomasinin en klasik ve sıkıcı ayak oyunun kullanmak istedi. Beş yıl daha müzakere etsek Paris Anlaşması’nı arar hale geleceğimiz kesin. Böyle bir tartışma metinlere yansımadı. Böylece Paris Anlaşması’nı yetersiz bulan bizler G19 başkanlarının anlaşmayı kurtarmasından dolayı tebrik eder olduk. Ama aslında tam da öyle değil.

ABD, KİRLİ VE YALNIZ ÜLKEM!

ABD deklarasyonda başka ülkelerin fosil yakıtları temiz ve verimli kullanabilmesi, yenilenebilir enerjiyi yayabilmesi için çaba sarf edeceğine dair bir ifade ekletti. Bir anlamda “kömürü ve petrolü temiz ve verimli olmak şartıyla yayarım” mealinde ikiyüzlü bir ifadeydi bu. G20 Hamburg Deklarasyonu’nun eklerinden biri olan “G20 Hamburg Büyüme için İklim ve Enerji Eylem Planı” içine rezerv koyduğuna dair ifadeyi ayrıca not düşürdü.

Çok açık ki ABD dünya liderliği meselesini iklim değişikliğinde tamamen bıraktı. G20 içinde başka hiçbir ülkenin ABD’ye arka çıkmaması, ABD’nin ise bunu tekrar gündeme getirecek olması konuyu güncel tutacak.

G2+G18

İklim değişikliği başlığında en çok konuşulan ülke ABD ise, ikincisi de kesinlikle Türkiye idi. Üçüncüsü geriye kalan 18 ülke dersek yerindedir. Ama bu Anadolu Ajansı İngilizce haberinde “G20 iklim değişikliği konusunda bölündü” başlığı ile verildi. Zirveden çıkan deklarasyon ve ekleri genelde fikir birliği ile alınır. Yani bir ülke istemezse metin o ülkenin de anlaşabileceği noktaya getirilir, burada da olduğu gibi “not alınır”. Yani “Yüzde 51 istedi hadi G20 işleyişini değiştirelim “ gibi bir demokrasicilik oyununu oynamanız hoş karşılanmaz. ABD sözlerini not ettirdi ama Türkiye için bu geçerli değil. Türkiye’nin de onayı ile çıkan deklarasyon başka bir şey, Türkiye’nin sonradan yaptığı basın açıklaması başka bir şey söyledi.

TÜRKİYE GÖZDAĞI VERDİ!

Türkiye belki de ilk defa böylesi bir zirvede iklim değişikliği konusunda tek başına haber oldu. Anadolu Ajansı’nın haberleştirdiği basın toplantısını diğer ajanslar farklı okudu. Mesela AFP haber ajansı haberinin başlığında, “Türkiye Paris Anlaşması’nı onaylamamak konusunda gözdağı verdi” ifadesini kullandı. İçeriğe bakınca AFP’nin daha doğru bir ifade kullandığı söyleyebiliriz.

TÜRKİYE PARİS İKLİM ANLAŞMASI’NI ONAYLAMAYACAK!

Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’nı onaylamayacağını ilk defa resmi bir ağızdan bu zirvede öğrendik. 153 ülkenin onayladığı ve ABD’nin su koyduğu anlaşmaya dair ABD’nin geri adımından sonra Türkiye’nin onaylama sürecini meclise getirmeyeceği zirvede yapılan basın toplantısında ifade edildi. Böylece Türkiye eleştirdiği ABD ile aynı hatta olduğunu bir kez daha gösterdi. Hatta dünya basını verilen sözler yerine getirilmediği sürece anlaşmanın meclisten geçmeyeceğine yönelik açıklamayı eksiksiz geçti.

G20 zirvesinde Trump’ın iklim tartışmaları bir yana Türkiye’nin Paris Anlaşması’nı onaylamayacağını açıklaması hem iyi hem de kötü haber. İyi haber çünkü açıkça söylendi. Bizlerin uzun analizler ve politik okumalar yapmamıza gerek kalmadı. İyi haber çünkü dünya siyaseti bunu konuşacak. Kötü haber ise iklim değişikliği hızlanacak, siz seli ve sıcak hava dalgasını daha sık ve daha şiddetli konuşacaksınız. Yani Titanik’te en güzel koltukta oturuyor olacağız.

TÜRKİYE G20’DEN DE ÇIKABİLİR Mİ?

Türkiye iklim müzakerelerinde gelişmiş ülkeler arasında olmadığını, endüstrileşmiş ülke sayılmayacağını tekrarlayıp gelişmekte olan ülkelerin elde ettiği kaynaklardan yararlanmak istediğini zirvede ifade etti. Hatta G20 sırasındaki basın toplantısında Türkiye cumhurbaşkanı önceki Fransız başkanının Türkiye’nin “gelişmekte olan ülke” olarak iklim fonlarından yararlanacağına dair söz aldığını ifade etti. Hatta toplantıda ismi belirsiz bazı ülkelerin anlaşmayla ilgili problemleri olduğuna dair ifade de yer aldı.

Şimdi kafanız karışmış olabilir. Açıklayalım. Anlaşmaya dair problemleri olan ülkelere bir örnek verelim, mesela Türkiye gibi bir ekonomik güce sahip olup, Etiyopya’nın yararlanabileceği fonları da almak isteyen ülkelerin anlaşmaya dair problemleri var. Türkiye hiç yararlanmıyor mu? Tabii ki yararlanıyor. Bu fonlar sayesinde ülkeye paralar girdi ve bir kısmı HES’lere bile aktı. Bu paralar girdi ama ne oldu? 1990-2015 arası sera gazlarında yüzde 122’lik artış oldu. Şimdi ne için istiyor? Türkiye Paris Anlaşması’na esas olan ulusal niyet beyanında atmosfere daha fazla sera gazı salacağını bildirdi. 1990’da 214 milyon ton sera gazı salarken, 2015’de bunu 475 milyon tona çıkardı. Niyet beyanında ise 2030’da 929 milyon tona çıkaracağı bilgisini verdi. Şimdi 90’da bir köprü vardı, şimdi üç köprü. 2030’da kaç köprü olur? 1990’da hiç ithal kömür santralimiz yoktu. 2016’da ithal kömür santralleri yerli kömürden daha çok elektrik üretir oldu. 2030’de ne olur? 1990’da Haydarpaşa’ya inen bir dizi tren seferi vardı. Şimdi hiç yok ve 2030’da ne olur? Türkiye hem ülkeyi asfalta, betona, ithal kömüre boğacak, bunu halka finanse ettirecek ama iklime gelince fonlardan para isteyecek.

HAMBURG TÜRKİYE İÇİN BİR FIRSATTI

Türkiye’nin 2008’de yayınladığı, Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği ile ilgili pek çok yükümlüğü yerine getirmediğini daha önce anlatmıştık . Nitekim yönetmelik geçenlerde üç yıl ertelendi. Almanya 2011’de parlamentodan Energiewende, yani Enerji Dönüşümü Kanunu’nu geçirdi. Bırakın bir tane enerji kimlik belgesi verme işini tamamlamayı, Enerji Dönüşümü Kanunu’na göre şimdi Hamburg sıfır enerjili evler, mahalleler hatta Çevre Bakanlığı binası ile donatılmış durumda. 2025’ten itibaren kente araba girişinin yasaklanması gündemde.

Türkiye ikim fonuna para vermek değil, hatta fondan para almak istiyor. Bunu da Şili’nin güneşten elde ettiği elektriğe verdiğinin iki katını Çayırhan B özelleştirmesinde kömüre vererek yapmak istiyor. Bunu bırakın köprü kullanmayı, araba bile kullanmayan insanların parası ile köprüleri finanse ederken istiyor. Sadece bizden toplanılan vergilerle oluşmuş Karayolları Holding’in gelirleri bile değil Türkiye’yi, bütün Afrika’nın iklim projelerini karşılamaya yetecek kadar.

G20 zirvesinin görünen yıldızı Trump olsa bile, aslında Türkiye’nin yıldızlığını tescillemek zorundayız. İkisinde de derdi aynı, parayı yüksek karbon ekonomisine akıtmak!


Önder Algedik kimdir?

Proje yöneticisi, enerji ve iklim uzmanı, aktivist. Çeşitli sektörlerde proje yöneticiliği yaptıktan sonra son yıllarda iklim değişikliği ve enerji alanında uzman olarak çalışmaktadır. Tüketici ve İklimi Koruma Derneği yönetim kurulu üyesi olup 350ankara.org iklim aktivist grubunun kurucularındandır. Yaptığı çalışmaları ve değerlendirmeleri daha önce Cumhuriyet Enerji'de kamuoyu ile paylaşırken, aynı zamanda yesilekonomi.com'da da yazmaktadır. Raporlarına ve arşivine http://www.onderalgedik.com/ adresinden ulaşılabilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI