Önder Algedik
Önder Algedik
  • oalgedik@gazeteduvar.com.tr

Çanakkale Köprüsü Van ile Seul halkını birleştiriyor!

Çarşamba, 22 Mart, 2017
Çanakkale Köprüsünün sözleşmesi imzalandı ve temeli atıldı. Temel atma töreninde başbakan o meşhur ifadesini yine kullandı ve “Bu eser 'Çanakkale geçilmez' diyen ecdadımız için. Çanakkale millet için her türlü geçilir. 1915 Çanakkale Köprüsü ile de geçilir.” dedi.

Çanakkale Köprüsünün sözleşmesi imzalandı ve temeli atıldı. Temel atma töreninde başbakan o meşhur ifadesini yine kullandı ve “Bu eser ‘Çanakkale geçilmez’ diyen ecdadımız için. Çanakkale millet için her türlü geçilir. 1915 Çanakkale Köprüsü ile de geçilir.” dedi.

Gelecekte geçme ihtimalinizi satan modelin örneklerinden biri de bu köprü. Öyle bir model ki Van’da oturan bir vatandaşımız geçmese bile, hatta arabası olmasa bile bu geçiş garantisinin eksik kalan kısmını ödüyor. 1915 Çanakkale Köprüsü’nde bu durumu daha önce tartışmıştık. O yazıda geçiş ve otoyol ücretini bildiğimizi, ancak araç geçiş garantisinin açıklanmadığını söylemiştik.

Geçen hafta, Çanakkale Köprüsü’ne verilen araç garantisinin günlük 45 bin adet olduğu ortaya çıktı. Devlet, geçen araç sayısı yetersiz olursa farkı ödeyecekti. Ödeyeceği miktar ise araç başına 15 € değil, kafanız karışmasın. Çünkü “köprü geçişi” denilen ifade köprü ve köprüye varmak ve çıkmak için kullandığınız otoyolu da kapsıyor. Bu durumda köprünün otoyolunu baştan sona kullanacağım deseniz 352 km otoyol uzunluğu ile bugün yaklaşık 140 TL, sadece bir 70 km’lik kısmını kullanıp köprüden geçeceğim deseniz 80 TL ödemeniz gerekiyor.

Bu hesap canınızı sıktı değil mi? İyi haberi vereyim, ortaya çıkan bu garanti sayısı aslında meselenin en hesaplanabilir, görülebilir kısmı. Asıl mesele, gerçek fatura başlıklarını ortaya koymak. Bunu 7 kalemde yapalım isterseniz:

1- Boğaz geçiş ücreti en az ikiye katlanacak. Otomobil 35 TL, kamyon 70 TL , otobüs 135 TL ödeyerek bugün Çanakkale Boğazı feribot ile boğazı geçebiliyor. Bütün araçlara göre oranladığımızda, ortalama araç geçiş geliri köprünün araç geçiş fiyatının çok altında. Bu durumda köprü ile araç geçiş ortalamasının artması gerekiyor.

2- Her geçen araca karşılık geçmeyen 10 aracın parası bizden çıkacak. 2012 yılında feribot ile günde ortalama 4 bin araç geçiş yaptı. Geçen yıl bayram tatilinde ise günde 16 bin geçti. Ama o zaman kent kilitlendi. 4-5 bin araç geçse bile geride 40 binlik geçiş garantisi farkı olacak. Bu durumda her geçene karşılık 10 aracın parası halkın cebinden çıkacak.

3- Toplum fakirleşecek. Şimdi günde 1 birim ödeyerek 4-5 bin civarı araç geçerken, şimdi geçen 2 birim ödeyecek, geçmeyen ise her geçen için 10 tane parası kadar geçiş garantisi ödeyecek. Böylece geçen 2 katını, geçmeyen ise geçenin ödediğinin 10 katını ödeyerek fakirleşecek.

4- Yatırım garantisi masraflarını Koreliler ve Avrupalılar ile birlikte ödeyeceğiz. Yanlış duymadınız. 13 banka finansman için garanti mektubu vermiş. Bunların içinde İş Bankası, QNB Finansbank, Garanti Bankası, DenizBank, Yapı ve Kredi Bankası gibi Türk bankaları var. Bankalar bu finansman garantisini nereden veriyorlar? Tabii ki o bankadaki senin benim parama dayanarak veriyorlar. Ayrıca Koreli Hana Bank, Shinhan Bank, Woori Bank, kamu bankası K-Sure ve K-Exim gibi bankalar Güney Kore halkının birikimlerini buraya aktaracak. Resme bir de Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası, EBRD’yi koyarsak tam olacak. EBRD Türkiye’de bir taraftan yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğine verdiği krediyi bununla dengeleyecek.

5- İşsizlik artacak. Mevcut feribot firmasının köprüye rakip olacağı ortada. Konsorsiyum şirketleri paralarını çıkarmak için bu rekabeti istemeyecektir ve bunun imzalanan sözleşmede yer aldığını çok rahat iddia edebiliriz. Bu durumda boğaz geçişinde kullanılan feribotların seferden kaldırılması ve Gelibolu, Lapseki, Kilitbahir, Eceabat gibi iskelelerin atıl duruma düşerek burada çalışanların işsiz kalması, çevre esnafın ise kepenkleri kapatması olası hale gelecek.

6- Bölge yanacak, iklim değişecek! 6 şerit ve 352 km mesafesi ile tam 10 kilometrekare alana asfalt dökülecek. 10 kilometrekare orman ile 10 kilometrekare asfalt arasındaki yazın oluşan sıcaklık farkını, yağışlarda ortaya çıkan su baskınını öğrenmeyen artık kalmadı. Bir de üstüne 31 viyadük, 5 tünel, 30 köprülü kavşakla 143 alt ve üst geçit köprüsünün betonunu da hesaplayın. Üstüne de yolun getireceği rant artışı ile tarım arazilerinin betona teslim olmasını ekleyin. Üstünden geçen arabalar ile iklim değişikliğini garanti etmiş olursunuz. Nitekim daha şimdiden 100 milyon TL’lik gayrimenkul el değiştirdi bile.

7- Türkiye bir Hollanda kadar olamayacak! Türkiye’nin 20’de biri kadar alana ve beşte biri kadar nüfusa sahip Hollanda, demiryolu ile neredeyse Türkiye’nin taşıdığı kadar yolcu taşıyor ve trenlerini ise yüzde 100 rüzgar enerjisi ile çalıştırıyor. Türkiye bunu yapamaz mı? Tabii ki yapar. Sorun para değil. Ulaştırma Bakanı, Ray Life Dergisinde Türkiye’nin son 14 yılda demiryollarına 54,7 milyar TL yatırım yaptığını söyledi. Hem de övünerek. Koca demiryollarına 14 yılda yapılan yatırımın beşte birini bir köprüye yatıracaklar. Çanakkale Köprüsü’ne ayrılacak para demiryollarına ayrılsa hem Hollanda gibi daha çok yolcu taşıyabilir, hem de trenlerin elektriğini Çanakkale’deki rüzgardan karşılayabiliriz.

Bizim ödeyeceğimiz fatura ortada. Onlar içinse durum çok daha farklı. Bir taraftan daha çok araç geçtikçe petrolden elde ettikleri vergi gelirleri artacak, diğer taraftan Çanakkale’nin bu köprü ile imara açılması sonucu 2 yılda 7’ye katlanan arsa fiyatları, oluşan ekonominin getirisi olacak. Bir de üstüne hesap tutmasa bile araç garantisi ile eksik geçiş ücretini halk ödeyecek.

Çanakkale boğazını neredeyse iki kat pahalıya geçmek, geçmeseniz bile her geçişin 10 katını vergilerimizden ödemek, yatırım garantisini Türk, Güney Kore ve Avrupa halklarını sömüren bankalardan vermek ve bütün bunu daha fazla işsizlik, daha fazla fakirlik, daha iklim felaketleri uğruna yapmak. Sadece bu hali ile Çanakkale Köprüsü’nün faturası Van ile Seul’u birleştiriyor.

 


Önder Algedik kimdir?

Proje yöneticisi, enerji ve iklim uzmanı, aktivist. Çeşitli sektörlerde proje yöneticiliği yaptıktan sonra son yıllarda iklim değişikliği ve enerji alanında uzman olarak çalışmaktadır. Tüketici ve İklimi Koruma Derneği yönetim kurulu üyesi olup 350ankara.org iklim aktivist grubunun kurucularındandır. Yaptığı çalışmaları ve değerlendirmeleri daha önce Cumhuriyet Enerji'de kamuoyu ile paylaşırken, aynı zamanda yesilekonomi.com'da da yazmaktadır. Raporlarına ve arşivine http://www.onderalgedik.com/ adresinden ulaşılabilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI