Kültigin Kağan Akbulut
Kültigin Kağan Akbulut

Bir deneyim alanı: Artist 2016

Pazar, 27 Kasım, 2016
TÜYAP Kitap Fuarı içinde bu sene 26'ncısı gerçekleştirilen Artist Sanat Fuarı İstanbul sanat ortamına ihtiyacı olan ancak beklenmeyen bir enerji getirdi.

TÜYAP Kitap Fuarı içinde konumlandırılan Artist Sanat Fuarı 26’ncı senesinde önemli bir dönüşüm geçirdi. Uzun yıllar boyunca İstanbul sanat hayatı içinde önemli bir yerde duran fuar çağdaş sanatın etkisi güçlendikçe ve yeni büyük organizasyonlar gerçekleşmeye başladıkça çapını kaybetmiş, etkisini de yitirmişti. Ancak bu sene Ezgi Bakçay ve Eda Yiğit koordinatörlüğünde, “Umulmadık Topraklar” temasıyla gerçekleştirilen çalışma fuarın dönüşümünü tetikledi ve fuara olan ilgiyi artırdı.

Artist Sanat Fuarı bu sene Ezgi Bakçay ve Eda Yiğit koordinatörlüğünde, “Umulmadık Topraklar” temasıyla gerçekleştirildi.

Geçen senelerde Ali Şimşek küratörlüğünde gerçekleştirilen çalışmalar Artist’in dönüşümünün başlangıç adımları niteliğindeydi. Bu seneki değişikliklerse fuarın tamamını etkileyen bir çalışmaya dönüştü. “Umulmadık Topraklar” başlığı altında çok küratörlü olarak hayata geçen pavyonlar Türkiye’de örneğine az rastladığımız bir kurumsal ve aynı zamanda anti-kurumsal yapı inşa etti. Fuardan önce gerçekleştirdiğimiz röportajda Ezgi Bakçay bu yapıyı şu sözlerle ifade etmişti. “Açıkçası bizim şu an ihtiyacımız olan tek şey bu. Birbirimize sahip çıkmak, birbirimizi güçlendirmek, birbirimize imkanlar yaratmak, düşünsel anlamında birbirimizi beslemek, üretim anlamında alanlar açabilmek. Bunun dışında bir kişinin tek başına fikrini ifade edeceği bir şeydense bu tür bir kolektivitenin ihtiyaç duyduğumuz heyecanı yaratabileceğini düşündük.” İstanbul sanat ekosistemi içinde fuarlar, bienaller, galeriler, müzeler ve diğer sanat kurumları (çok önemli sorunlara rağmen) kurumsallaşma açısından önemli bir eşik atlattılar. Ancak bu yapılaşma beraberinde alternatiflerin de erimesine ya da görünürlüğünü kaybetmesine neden oldu. Artist ise kurumsallaşma dışındaki çalışmaların ne derece önemli olduğunu hatırlattı bize.

“Bu sanat fuarı da güzelmiş aslında” diye duydum bir ziyaretçiden. Muhtemelen daha önce birçok kez kitap fuarına gelmesine rağmen, sanat fuarına hiç uğramamış bir ziyaretçiydi. Artist fuarının sanat ortamına getirdiği önemli bir yenilik de izleyiciyle olan ilişkiye dair oldu. Artist sanatçılarla izleyiciler arasında beklenmedik bir karşılaşma alanına dönüştü. Fuarın son günü Bakçay’la tekrar değerlendirme şansımız oldu. Bakçay, “Buranın asıl meselesi üretim süreçleri ve alımlanma süreçlerine dair oldu. Üretim sürecinde sınıftan geçti, alımlama sürecinde de çok eğlendik.” diye özetledi bu süreci. Fuar katılımcılarının hafızalarında izleyiciyle olan etkileşimden ilginç anekdotlar kaldı. Artist bir nevi, üretimin ve izleyiciyle olan ilişkinin temel motivasyonlarının sorgulandığı bir deneyim alanına dönüştü.

“Umulmadık Topraklar”ın vurgulamak istediğim bölümlerinden biri de Hayal Pavyonu oldu. Göç temasını beden politikaları üzerinden inceleyen işlerin olduğu pavyon queer üretimlerin ilk defa bu kadar kamusal bir alanda gösterilmesine olanak sağladı. Leman Sevda Darıcıoğlu, Murat Alat ve Yekhan Pınarlıgil tarafından birçok sanatçının katılımıyla hazırlanan pavyon fuarın en çok ilgi çeken bölümlerinden biri oldu. Darıcıoğlu fuar sayesinde “Hiçbir şekilde ulaşamayacağımız, sözümüzü dolaştıramayacağımız bir kitle içinde dolaştırdığımızı düşünüyorum.” değerlendirmesini yaptı. Hayal pavyonundaki kışkırtıcı işler izleyiciden sert bir tepki alır mı sorusu akıllardaydı, ancak tam tersine çok değerli bir etkileşim gerçekleşti. Bakçay, Hayal Pavyonu’nun başarısını sanatın dili üzerinden yorumluyor. “Sanatın dili zaten propagandif olmayan, üçüncü bir dil biçimidir. Eğer bu dili başarabilirsiniz umulmadık bir izleyiciyi alabilirsiniz. Hayal pavyonu bunu başardı.”

“Umulmadık Topraklar” ekibi bundan sonra da çalışmalarına devam edecek. Ezgi Bakçay bir yaz okulu projesini gündeme aldıklarını müjdeledi. Bundan sonraki kitap fuarlarında da bu çalışmanın gerçekleşmesi gerektiği konusunda herkesin hemfikir olduğunu düşünüyorum. Artist 2016, İstanbul sanat ortamına beklenmeyen ancak ihtiyacı olan bir enerji getirdi.

YAZARIN DİĞER YAZILARI