Özlem Akarsu Çelik
Özlem Akarsu Çelik

'DEVA'mı nasıl gelecek?

Perşembe, 12 Mart, 2020
Ali Babacan’ın konuşması bir Mustafa Kemal Atatürk dediğinde çok büyük alkış aldı, bir de ‘Para kolay. Dünyada para çok. Türkiye’de de para çok’ diyerek güvence verdiğinde… Babacan, İslami retorikten uzak, seküler bir dil kullandı konuşması boyunca. Bu tercih parti programına da yansımıştı. Partinin kuruluş sürecinde sosyal demokrat isimlerle de görüşüldüğü vurgulanırken kurucular kurulunda bunun izlerini görmek mümkün olmadı.

Siyasi iktidarın toplumun algısını nasıl yönlendirdiği, kendi etki alanındaki medyayı ve sosyal medyayı nasıl kullandığı herkesin malûmu. Bu yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin’in geçen hafta İdlib için el sıkışıp ateşkes ilan ettikleri an, siyaseti yakından izleyen herkes aynı yorumu yaptı: Pazartesiden itibaren (yani bu hafta) tek gündem olacak Corona! O zaman ne İdlib hatırlanacak ne de Babacan’ın partisi konuşulacak…

CORONA AÇIKLAMASININ ZAMANLAMASI TESADÜF MÜYDÜ?

Babacan ve ekibini ketum davrandıkları için korkaklıkla itham edenler olmuştu. Ancak son ana kadar partinin kuruluş tarihini, tanıtım töreninin yer ve saatini paylaşmamakta haklı çıktılar. DEVA’nın, basının önüne çıkacağı ilk toplantıya saatler kala, Sağlık Bakanı gece 00 30’da Türkiye’deki ilk Corona vakasını açıkladı. İşte o andan itibaren tüm Türkiye hastalığı konuşmaya ve kolonya kovalamaya başladı. Şüphesiz bunun böyle olacağı biliniyordu. Yine de Ali Babacan DEVA’nın Genel Başkanı sıfatıyla kameralar önünde ilk konuşmasını yaptığı saatlerde #DEVA , Twitter’ın en fazla okunan başlığıydı.

19 YIL ÖNCE AK PARTİ İÇİN GELDİKLERİ OTELDE DEVA İÇİN BULUŞTULAR

Ankara’da, 19 yıl önce AK Parti’nin kuruluş törenin yapıldığı Bilkent Otel’deydi DEVA’nın töreni de. Ali Babacan’ın heyecanı yüzünden okunuyordu.

Babacan ile eşi Zeynep Babacan’ı AK Parti’nin ilk yıllarında tanımış olanlar şu yorumu yapıyordu, “İkisi de yıllara meydan okuyor. Ali Bey kilo vermiş, daha da gençleşmiş”… Salonda uzun yıllardır birbirimizi görmediğimiz bazı eski bürokratlar ile siyasetçileri tanımakta zorlanınca zaman herkese eşit davranmıyor diye düşündüm(!)

KADIN VE GENÇ KATILIMCI ÇOK FAZLAYDI

Yüzde 35 kadın, yüzde 20 genç, yüzde bir de engelli kotası koyan DEVA’nın tanıtım töreninde gençlerin ve kadınların sayısının fazlalığı da göze çarpıyordu. Boynumuza astığımız “basın” yazan kartları görünce hemen gelip “neredensiniz?” diye soran gençlerin ortak hayali, toplum kesimlerinin farklılıklarıyla beraber yaşamasına saygılı bir siyasi anlayışın iş başına gelmesi… Büyük çoğunluğu üniversite öğrencisiydi. Hiç oy kullandınız mı diye sordum. İlk kez 31 Mart Yerel Seçiminde oy verenler çoğunluktaydı. Birkaç yaş daha büyük olanların ilk seçmenlik tecrübesi ise 2018 Genel Seçimiydi…

MERKEZ MEDYANIN GAZETECİLERİ YOKTU

Merkez medyadan töreni izleyen yönetici veya köşe yazarı düzeyinde gazeteci sayısı bir elin parmakları kadar yoktu. Yazamayacağı için gelmeyenlerden daha fazlası, merak etse de Babacan ve ekibiyle görüntü vermekten korktuğu için törene katılmamıştı. Eski AK Partili bir siyasetçi, “Sadece gazeteciler değil korkup gelmeyen. Bizimle hareket etmek isteyip biraz beklemeyi tercih eden çok sayıda siyasetçi de var. Eminim kısa süre sonra onlar da gelecek” dedi.

Eski bakanlardan biri, “İzleyecek kanal sayısı belli. En fazla Fox TV, KRT, Tele 1, Halk TV izliyorum” diyordu. Bir başka eski bakan ise tebrikleri, “Her şey daha da güzel olacak inşallah!” sözleriyle karşılıyordu.

SİYASETİN İLK GÜNDEM MADDESİ DE CORONA

Corona tedirginliği nedeniyle katılımcılar el sıkmaktan çekinse de siyasetçiler herkesle tokalaşıyordu. Salonda küçük yaşta çocuklar da vardı. Maske takan ise sadece üç kişiyi gördüm. DEVA’nın töreni öncesi görüştüğüm bir CHP’li de nisan ayındaki büyük kongre için kara kara düşündüklerini, izleyicisiz yapmaktan ertelemeye kadar birçok seçeneği düşünmek zorunda olduklarını söylemişti. Anlaşılan Corona, siyasetin de ilk gündem maddesi olarak kendini dayatmıştı.

‘ADI KÜSKÜN DİYE YAZILANLARIN BİR KISMI YÖNETİM ORGANLARINDA YER ALACAK’

Abdullah Gül ile köprülerin atıldığı iddiasını abartılı bulduğumu ama bir takım gerginliklerin yaşanmasının da normal olduğunu ve buna dair bazı duyumlarımın da bunu teyit ettiğini söylediğim bir siyasetçi, “Tepede yani Sayın Gül ile Sayın Babacan arasında hiçbir gerilim yok. Çeperdeki isimlerde ufak tefek sıkıntılar olabilir ama bunlar bizim yolumuzda engel teşkil edecek boyutta değil. Haberlerde ismi, tepki göstererek kurucular kurulunda yer almadı diye geçen arkadaşlarımızın bir kısmını partinin yönetim organlarında göreceksiniz” dedi.

SAĞ-LİBERAL KURUCULARIN ANA DİLDE EĞİTİM KARARI

“Ülkü Ocakları’nın kurucularından, MHP genel başkanlığına üç kez aday olmuş Ramiz Ongun’un kurucusu olduğu partinin programına ana dilde eğitim maddesi nasıl girdi? Kavga çıkmadı mı toplantıda?” diye sorduğum bir siyasetçi, konuyla ilgili tartışma yaşandığını ama bunun pedagojik bir ihtiyaç olduğu konusunda uzlaşıldığını söyledi. Nitekim o madde programda şu şekilde yer aldı, “Demokrasi ve Atılım Partisi olarak, anadilin bir çatışma konusu haline getirilmesini doğru bulmuyoruz. Resmi ve ortak dilimiz olan Türkçe’nin iyi öğretilmesi esas olmakla birlikte anadile ilişkin talepleri, vatandaşlarımızın kültürel farklılıklarının tanınması, temel bir insan hakkı ve pedagojik bir gereklilik olarak ele alıyoruz. Bu itibarla, anadil hakkı kapsamında bütün vatandaşlarımızın anadillerini kullanmaları ve geliştirmeleri için gerekli düzenlemeleri yapmayı hedefliyoruz”.

Salonda tanıştığım ve kendisini “Gerçek Türk milliyetçisi” olarak tanımlayan bir genç, “Bizim kurucularımıza da söyledim, söylemeye devam edeceğim. Kürt meselesi çözülmeden bu ülke düze çıkmaz! Bu sorunun sorumlusu da biz Türkleriz!” diyerek çevresindekileri epey şaşırttı.

KONUŞMANIN EN GÜÇLÜ ALKIŞ ALAN BÖLÜMLERİ

Ali Babacan’ın konuşması bir Mustafa Kemal Atatürk dediğinde çok büyük alkış aldı, bir de ‘Para kolay. Dünyada para çok. Türkiye’de de para çok’ diyerek güvence verdiğinde…

Konuşma doğal olarak uzundu ve Babacan’ın temposu bir süre sonra giderek düştü. Son haftalardaki canlı yayın performanslarıyla göz dolduran Babacan’ın, anlaşılan prompter adı verilen cam ekrana ısınmak için biraz daha zamana ihtiyacı var.

Babacan, İslami retorikten uzak, seküler bir dil kullandı konuşması boyunca. Bu tercih parti programına da yansımıştı. Partinin kuruluş sürecinde sosyal demokrat isimlerle de görüşüldüğü vurgulanırken kurucular kurulunda bunun izlerini görmek mümkün olmadı.

‘AYNILAR AYNI YERDE, AYRILAR AYRI YERDE’

Peki, kurucular arasında yok ama partinin yönetim organlarında solcu isimler yer alacak mı? Bunu da Mahir Çayan’a ait olduğu ifade edilen “Aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde” veciz ifadesiyle yanıtlayalım. DEVA’da solcuların olmaması Millet İttifakına aykırı bir durum değil. Tam tersine CHP’ye gidecek oyları DEVA’ya çekmenin ittifaka matematiksel bir katkısı olmaz. Bu nedenle DEVA’nın CHP, İYİ Parti ve HDP’den değil AK Parti ile MHP’den oy alacağı bir kadroyla kamuoyuna hitap etmesi akla yatkın geliyor.

Programın detaylarına girmiyorum çünkü en yaldızlı programı yazsanız da önemli olan uygulama. Bu başlangıcın “DEVA” mı nasıl gelecek, bekleyip göreceğiz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI