Özlem Akarsu Çelik
Özlem Akarsu Çelik

Kılıçdaroğlu'nun kentli muhafazakârlara ulaşma çabası sürüyor

Perşembe, 9 Ocak, 2020
Kılıçdaroğlu’nun, partisine en uzak kitlelere vermek istediği mesaj nasıl ulaşıyor, bu kitlenin yüzde kaçı CHP’ye olan tutumunu değiştirebilir, bunları da önümüzdeki ilk seçimde daha net göreceğiz. Tutum değişikliği, bu kesimden CHP’ye kayacak oy anlamına gelmiyor çünkü o oyların gitmesi daha muhtemel yeni adresler var. Şimdiki siyasi tabloya göre yeni partilerin, Millet İttifakı içinde yer almaması için bir neden yok.

Son aylarda toplantılarına konuk ettiği isimlerle ve o isimlerin yaptığı açıklamalarla adından söz ettiren Suriçi Grubu, 26 Ocak 2020 Pazar günü konuşmacı olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu davet etti.

İstanbul Suriçi Grubu İstanbul Toplantıları’nın 2020’de muhalefet partilerinin liderlerini ağırlayacağını öğrendik. Yılın son davetlisinin ise Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan olmasını hedefliyorlar. Bütün bunları Suriçi Grubu Derneği Başkanı Nedim Abi ile konuştuk. Ona birazdan geleceğim ama önce bu buluşmanın CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu açısından anlamına değinmekte fayda var.

Cumhuriyet Halk Partisi son seçimlerde kentli muhafazakârlara ve muhafazakâr yoksullara ulaşmaya çalıştı. Bu stratejinin 2011 yılından bu yana yoğun biçimde sürdürüldüğünü ifade eden CHP yetkilileri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun özellikle kentli muhafazakârlara/dindarlara ulaşmak konusunda ısrarlı bir çaba içinde olduğunu sık sık paylaştılar görüşmelerimizde. Hatta bizzat Kılıçdaroğlu 31 Mart Yerel Seçiminin hemen öncesinde eski AK Partili isimlerin kuracağı yeni partilerle ilgili bir soru üzerine şu açıklamayı yapmıştı gazetecilere:

“Kentli muhafazakârlar dediğimiz bir grup var. Bunlar kentte, huzur içinde yaşamak istiyorlar. Bu kentli muhafazakâr grup büyük ölçüde AKP’den kopmuş vaziyette. Onlar da bunu hissediyorlar, görüyorlar. Erdoğan da bu kesimi yanında tutmak istiyor ama bu kesim hem entelektüel birikim itibarıyla hem dünyayı sorgulama dünyaya bakma itibarıyla Erdoğan’dan çok farklı düşünüyor. En azından bu kentli muhafazakâr grubun güçlü bir demokrasi anlayışı var. Düşüncelerinin bir şekliyle ifade edilmesini istiyor. Şu anda kentli muhafazakâr demokrat diye tanımladığımız bu kesim bize yakın bir kesim. CHP’nin en azından samimi olarak demokrasiyi, düşünce özgürlüğünü savunduğunu görüyor, kabul ediyorlar…”

Kılıçdaroğlu’nun sözünü ettiği o kesimin hatırı sayılır bir bölümü, İstanbul seçiminin yenilenmesine tepkisini, 23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu’na oy vererek gösterdi. Sadece bu kesimlerin CHP’ye olan ve derinlerde yatan güvensizlikleri törpülenmedi, CHP de dönüştü, değişti. Bu stratejinin CHP’nin tamamında ne oranda kabul gördüğünü bilmiyoruz ama parti tabanı, seçim sonuçlarının CHP’yi iktidara yaklaştırdığını düşünüyor ve bu durumdan memnun görünüyor.

Kılıçdaroğlu’nun, partisine en uzak kitlelere vermek istediği mesaj nasıl ulaşıyor, bu kitlenin yüzde kaçı CHP’ye olan tutumunu değiştirebilir, bunları da önümüzdeki ilk seçimde daha net göreceğiz. Tutum değişikliği, bu kesimden CHP’ye kayacak oy anlamına gelmiyor çünkü o oyların gitmesi daha muhtemel yeni adresler var. Şimdiki siyasi tabloya göre yeni partilerin, Millet İttifakı içinde yer almaması için bir neden yok. Bu, o partilere oy verecek muhafazakâr/mütedeyyin seçmenin Millet İttifakı’na da evet diyeceği anlamına geliyor. Bu senaryoyu daha da derinleştirmek için henüz çok erken.

Bugüne bakacak olursak CHP Genel Başkanı toplumun farklı kesimleriyle temasını sürdürüyor. Yazının girişinde belirttiğim İstanbul Suriçi Grubu İstanbul Toplantıları’nın yeni yıldaki ilk konuğunun Kemal Kılıçdaroğlu olması CHP açısından anlamlı.

Suriçi Grubu Derneği Başkanı Nedim Abi, 22 Aralık Pazar günü Mehmet Ağar’ı konuk ettikleri toplantıda, Ağar’ın açıklamaları üzerine yazdığım yazıyı okumuş ve hemen aramıştı. Ağar’ın açıklamalarının bazı medya kuruluşlarında ve benim yazımda da yer aldığı gibi yeni partilere bir “tehdit” manasına gelmediğini söylemişti.

Daha önce Doğu Perinçek’i davet ederek de haber olan bu grubun Başkanı Nedim Abi’nin, 2020 toplantılarına neden Kılıçdaroğlu ile başladıkları ve diğer konu başlıklarıyla ilgili görüşlerini kendi ağzından aktaralım:

 

“Özlem Hanım, siz ve bazı meslektaşlarınız farklı yorumladınız ama Mehmet Ağar, ‘Bu arkadaşlarımızı bu işten vazgeçirmemiz lazım’ derken ‘Bu kardeşlerimizi bu sevdadan vazgeçirelim. İstanbul’da bu arkadaşlarla görüşen bir akil insanlar heyeti oluşmuş bu çabaları çoğaltalım’ dedi. Belki Mehmet Ağar kimliğinden dolayı tehditmiş gibi yansıdı medyaya ama ben bunu bir taraf olarak değil davet sahibi ve konuşmacıyı dinleyen, medeni bir insan olarak söylüyorum inanın öyle değildi. Bakın bu ay da Kemal Bey’i (Kılıçdaroğlu) davet ediyoruz. İl Başkanımız Canan Hanım’la da (Kaftancıoğlu) görüştük, en güzel şekilde ağırlayacağız Kemal Bey’i. 2020 yılında, HDP hariç muhalefet partilerini misafir edelim diye karar aldık. HDP Genel Başkanı ‘PKK’yı, YPG’yi terör örgütü olarak görüyoruz’ derse biz onu da çağırırız. Bu konu bizim olmazsa olmazımızdır. Muhalefetle başlayacağız, finalde hedefimiz Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Bey’i (Erdoğan) ağırlamak.”

“Siz AK Parti’den aday adayı olmuş bir iş insanısınız. 30 küsur yıldır bu toplantıları düzenliyorsunuz, önemli isimleri konuk ediyorsunuz. Türkiye çok kutuplaştırıldı. Bu ortamda muhalefet liderlerini ağırlamaktan endişe etmiyor musunuz?” soruma ise şu yanıtı verdi Nedim Abi:

“Hayır etmiyorum. Biz bu buluşmaların topluma faydalı olacağına inanıyoruz. Türkiye’nin buna ihtiyacı var. Ben 12 Eylül’ü yaşamış bir insanım. Kardeş kardeşe düşmandı. Siyasi tercihlerinden dolayı insanlar birbirlerini öldürüyordu. Bunların sıkıntısı çekmiş bir insan olarak yaptığımızın memleket için hayırlı olacağına inanıyorum.”

YAZARIN DİĞER YAZILARI