Volkan Ağır
Volkan Ağır

Marka değerini düşüren TFF Başkanı

Cumartesi, 10 Ağustos, 2019
İlk icraatının ülke futbolunun marka değerini arttırmak olacağını açıklayan Nihat Özdemir, Cruyff'u bile kıskandıracak bir bilek hareketiyle herkesin belini kırıp terse yatırarak ülke futbolunun değerini düşüren TFF Başkanı oldu.

1 Haziran’da Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı görevine geldi Nihat Özdemir. Atanmış olarak göreve getirildiğini hatırlatalım mı? Yıldırım Demirören’in bahis ihalesini alarak sessizce, dâhice(!) ve derinden uyguladığı futbol federasyonu başkanlığından ayrılma planı sonrası, yerine gelebilecek tek isim olan Nihat Özdemir tek adaylı seçimde(!) görevi aldı. Federasyon içerisinde Tayyip Erdoğan’a daha yakın başka bir isim yok çünkü. İstanbul Havaalanı’nı yapan, sonra da batırıp çekilen Limak Holding’in Onursal Başkanı Nihat Özdemir, 18 Haziran’da Kulüpler Birliği Başkanı Fikret Orman’la bir basın açıklaması yaptı: “İnşallah Türk futbolunun marka değerini arttırmakla başlamak üzere bütün sorunlarımızı tek tek masaya yatırdık ve bununla ilgili çeşitli komisyonlar kurma kararları vererek yolumuza devam ediyoruz.”

Nihat Özdemir’in ilk icraatı ise ülke futbolunun marka değerini somut olarak düşürmek oldu. Uzun bir süredir, kulüplere ödeme yapamayan, belki de ödeme yapmamakta direterek istediği indirimi elde edene dek ödeme yapmayan BeINSports ile anlaşma sağlanmasına ön ayak oldu Nihat Özdemir. Nihayetinde kulüplere nakit akışını sağlaması açısından olumlu bir adım olarak görülebilir. Fakat ortada çok da olumlu bir durum olmadığını vurgulamak, yaşananın en hafif tabirle, “Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek”le eş değer olduğunu dile getirmek gerek. BeINSports istediği indirimi alana dek, maçlarınız yayınlanmaz restiyle adeta dize getirdi TFF’yi. Zira yerine çıkıp ben bu ligi yayınlarım diyebilecek biri de çıkmadı. TFF de BeINSports’a yayınlamazsan tazminatını ödersin, ayrılırsın diyebileceği bir yayıncı adayı koyamadı önüne. Çünkü yayınlayacak başka biri yok bu ligi, pardon ligleri. Siz pek umursamasanız da BeINSports sadece Süper Lig’in değil, 1. Lig’in de yayıncısı. Yani ilk yapılan toplam 500 milyon dolar + KDV değeri olan anlaşma iki ligin yayını için ödenen paraydı.

6 Ağustos Salı akşamı Nihat Özdemir, NTV’de Rıdvan Dilmen’in yorumcu ve Murat Kosova’nın da moderatör olduğu “Körler sağırlar birbirlerini ağırlar” isimli programda, başkanken ilk vaadi olan ülke futbolunun değerini arttırma hedefini gerçekleştiremediğini itiraf etti. Özdemir, uzun süredir BeINSports’un zarar ettiğini ifade etti. Yani eldeki malzeme para kazandırmıyor. Pazarlanabilir değil, değerlenebilir hiç değil. Özdemir’in bir açıklaması var ki facialardan biri orada ortaya çıkıyor. Söylediklerine göre BeINSports’u Türk futbolunun stratejik bir ortağı kabul etmişler. BeINSports gibi yabancı sermayeli, sadece edeceği kâra ya da minimum zarar etmeye yönelik adımlar atan küresel bir şirketi Türk futbolunun stratejik partneri kabul etmiş Nihat Bey son üç senedir. Beklentisi neydi ve ne tür stratejik partnerlik vardı, bu konuda bir açıklama yok tabii ki. Laf olsun torba dolsun cümleleri bunlar. Biraz da sorumluluğu BeINSports’a atalım da oklar onlara yönelsin.

Türk futbolunun stratejik partneri olmaz, stratejisini belirleyen bir yönetimi olur onun da adı Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’dur. Yayıncı kuruluş sadece stratejik plan içindeki bir araç, bir sıçrama tahtası olabilir. Öyle ki SKY Televizyonu ile dünya futbol yayınlarının en büyük tekeli BeINSports’tan bile kendine bir artı kazandıramayan Türkiye Futbol Federasyonu Yönetimi ile karşı karşıyayız. Zira BeINSports sayesinde tüm dünyada doğal olarak yapılan Süper Lig yayınlarından diğer ülkelere açılarak bile bir gıdım değer elde edilememiş.

Özdemir, yayıncı kuruluş ile indirime gidildiğini söyleyerek de ligin oynanmasının önünü açan, kurtarıcı gibi gösterilse aslında ligin marka değerinin azaldığını kabul eden kişi oldu. Yayıncı kuruluşun ödemeyeceği kısmı, takımlar alacakları sponsorluklarla reklamlarla kapatabilir düşüncesine girenlere hatırlatmakta yarar var: Sadece yayınlanışından bile zarar edilen bir ligin takımına hangi marka yüksek değerli bir sponsorluk kontratı sunar ki? Ligin değerinin düşmesi, sponsorların, reklam verenlerin de önerecekleri tekliflerin düşmesi demektir. Kümülatif bir düşme var yani değerde.

Mevcut yayıncı kuruluşla Kasım 2016’da yapılan ilk sözleşme bile, kur sabitlemesi, yarısını TL yarısını dolarla ödeme opsiyonlarıyla zaten sorunluydu ve gün geçtikçe reelde de ülke futbolunun değerini düşürüyordu. En son yenilenen sözleşme, rakamların revize edilerek ülke futbolunun marka değerinin düşürülmesinin ıslak imzası oldu. Artık 500 milyon dolar + KDV değil, 410 milyon dolar + KDV ediyor bu ülkede futbolun değeri. Dikkat Süper Lig’in değeri 410 milyon dolar + KDV değil. Kasedi biraz daha geri sararak, yukarıda da hatırlattığım gibi, BeINSports 2016’da yayın ihalesini alırken iki ligin yayın hakkını aldı. Yani Süper Lig’in değeri değil düşürülen, iki ligin birden yayın değeri yani marka değeri düşürüldü.

Aynı İstanbul Havalimanı inşaatında bu ülke insanını borçlandırarak işin içinden ayrılan Nihat Özdemir, TFF Başkanı olarak ilk icraatında da bir günde herkesi borçlandırdı…

*İşin ekonomik yönünü iyice anlayabilmek için Ekonomist Tuğrul Akşar’ın T24 için yazdığı makalesine bakmanızı öneririm.

**Üç senedir bu köşeyi bana özgürce yazabilme olanağı sağlayan Gazete Duvar’ımızın da üçüncü yaşı kutlu olsun! Nice yaşlara, nice yazılara!

 


Volkan Ağır kimdir?

1987 İstanbul doğumlu. 2006 yılından bu yana blog yazıyor. 2008 yılında Cumhuriyet gazetesi Spor Servisi'nde muhabirliğe başladı. O günden bu yana yoğunlukla spor muhabirliği yapıyor. Serbest muhabir olarak 2014 yılında Dünya Kupası'nı Brezilya'da, 2015 yılında Copa America'yı Şili'de takip etti. 2011 yılından bu yana Açık Radyo'da her pazartesi günü 19.30'da Efektifpas isimli spor programını sunuyor. Gazete Duvar'da haftalık, zaman zaman da çeşitli yayınlara özel konularda haberler hazırlıyor. Zaman zaman da kendisine dokunan sosyal ve toplumsal olaylar hakkında da yazıları ve haberleri çeşitli medyalarda yayınlanıyor. 2016 Ekim ayından bu yana Almanya'da Köln'de yaşıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI