Bodrum, Bodrum Kadın Dayanışması ve KöyBox

Salı, 23 Nisan, 2019
Bodrum Kadın Dayanışma günümüzün en aktif feminist örgütlerinden birisi. Gönüllü emeklerle kadınların hayatına dokunarak, şiddetsiz yaşam sürmeleri için destek sunuyor. Danışma desteğiyle birlikte şiddetle mücadelenin her aşamasını, kadınlarla yan yana yürütmesi, BKD’nin gücünü ve etkisini arttıran çalışma yöntemi.

Hafta sonunda Bodrum’daydım. Bir kısa kaçamak değildi ama günlerce süren tatillerin kazandıracağından bile çok daha fazla pozitif enerji yüklenmiş halde döndüm. Kışın, heybesindeki son soğukları attığı Nisan günlerinde, ülkenin büyük kısmı, çok bulutlu, yağmurlu, karlıyken, Bodrum’un payına sadece birazcık kuzey rüzgarı düşmüştü. Hatırlı üşüten rüzgar dindiğinde ise yazdan haber taşıyan güneşi iliklerimde kemiklerimde hissetmek bile tek başına mutlu etmeye yetiyordu. Elde taşınan montların gün içinde birkaç kez giyilip, çıkarıldığı Nisan havası, yaşanmaya değer. İki Yaka Festivali’ne denk gelmek de tam bir şans. Bodrum ile Kos/İstanköy arasında her yıl düzenlenen İki Yaka Festivali, yüzme ve yelken gibi spor aktivitelerinin yanı sıra konserlerle hayli şenlikli iki gün yaşattı. Hepsinden kıymetlisi de el emeği ürünlerin sergilenip satıldığı stantlar. İki yakadan, birbirinden marifetli kadınların, sanatçıların el emeği göz nuru, özgün eserlerindeki estetik tasarım görülmeye değerdi. İyi ki gördüm. Ve tabii stantlarda yer alan lezzetleri tatma şansı da buldum.

.

Her şeyden önemlisi, sadece bizim değil Akdeniz havzasının en önemli tatil beldelerinden birisi olan Bodrum’da insanların, zevk ve sefa içinde sadece lay lay lom yaşamadığını görmek oldu. Ülkenin geri kalanına belki daha yerinde bir ifadeyle kendi mahalleme dönüp “uzaktan bakarak ezbere Bodrum’u öbürsüleştirmeyelim” yazısı bu. Sevgili Arkadaşım Figan ve Bodrum Kadın Dayanışma beni davet ederken feminist mücadelenin farklı biçimleriyle Bodrumlu kadınların tanışmasını hedeflemişlerdi. Yüzleşmeler çünkü ön yargıları kırmanın biricik yolu. Müslüman bir kadın feminist olabilir mi? İslami feminizmin kadınlar için yararı olası mı, şeklindeki sorular ezber kalıplardan kaynaklanıyordu. Arzu edilen, kadın dayanışmasına katkı niyetine bu kalıp yargıları kırabilmekti. Oradaki varlığım ve şahsen çok keyif aldığım sohbetimiz, arkadaşlarımın hedefine katkı sağladı mı, bunu kestirmem şu an pek mümkün değil.

Ancak Bodrumlu kadınların, benim önyargılarımı yıktığını açık yüreklilikle söylemem gerek. Evet, lafa gelince her birimiz kolaylıkla önyargılarımız olmadığını söyleyebiliriz. Ben de öyle derdim. Hiçbir kesimi, grubu, hiçbir farklılığı ötekileştirmediğimi düşünür ve buna samimiyetle inanırdım. Ancak Bodrum’a gidip döndükten sonra şöyle bir kendimi dinleme, duygu ve düşüncelerimi tartma fırsatı bulunca idrak ettim ki, Bodrum’a ve Bodrumla sembolize edebileceğimiz hayli geniş bir kıyı şeridine karşı önyargı taşıyormuşum. Bir avuç mutlu azınlığın eğlence mekanı ve tatil anlayışı olarak ötekileştirip kendimden uzağa attığımı fark ettim. Galiba sırf bu nedenle şimdiye kadar hiç Bodrum’a gitmeyi düşünmemişim. Hem kendimle hem Bodrumla yüzleşmeme katkı sunmuş oldu BKD’li kadınlar. Sadece doğal güzelliğe, sadece eğlence yerlerine değil aynı zamanda çok canlı bir kültürel dokuya sahip, ufku açık bu şehir, insanlarının sıcaklığıyla buz kırıcı etki yaratarak, önyargıları yıkabiliyor. Farkında olarak veya olmayarak benim gibi düşünenlere bir gidip, görün, havasını teneffüs edin derim. Turistlerin tatillerini güzelleştiren hizmet sektörü emekçilerinin sorunlarına, haklarına duyarlı insanlarla tanıştım. Ücret-emek dengesinin adaletli olmadığı ülkemizde bir de emekçilerin ücretlerini zamanında alamayışı ve haksız işten çıkarmalar, başta gelen ve BKD’li kadınların ilgisiz kalmadığı sorunlardan. Sokaktaki canları da kendi canı gibi aziz bilen insanlar çok. Ki hayatımda Bodrum’daki kadar besili sokak köpeği görmemiştim. Her biri tosuncuk hükmündeki sokak köpekleri, gıdaya olduğu kadar sevgiye de doygun.

Bodrum Kadın Dayanışma günümüzün en aktif feminist örgütlerinden birisi. Gönüllü emeklerle kadınların hayatına dokunarak, şiddetsiz yaşam sürmeleri için destek sunuyor. Danışma desteğiyle birlikte şiddetle mücadelenin her aşamasını, kadınlarla yan yana yürütmesi, BKD’nin gücünü ve etkisini arttıran çalışma yöntemi. Aynı zamanda farkındalık ve bilinç yükseltme atölyeleriyle Bodrumlu kadınları feminist mücadeleye kazandırma başarıları övgüye değer. Ana Tanrıça Kültünden aldıkları ilhamla: Ninelerimizin dediği gibi “BİZ VARIZ” diyor Bodrum Kadın Dayanışması. Bu yıl 8 Mart’ta çıkardıkları derginin, tek cümlelik manifesto misali kapak sloganıyla şimdilik veda ediyorum BKD’ye: ‘Bağzı’ feministler var olmaya devam edeceğiz.

.

İyi ki varsınız. Birlikte güçlüyüz ve biz birbirimize iyi geliyoruz selamıyla Bodrumdaki bir başka güzellikten bahsetmek istiyorum. Cafe KöyBox, KOSGEB desteğiyle güçlenen bir kadın işletmesi. Nagehan, mekanını ölü sezonda, sınırlı çeşitle açarak temkinli adımlarla büyümeyi seçen bir işletmeci. Önce çocuklarının çok sevdiği cheesecake ve çay sunumuyla girişmiş işe. Ev ortamı sıcaklığı, lezzetli ve güvenli ikramlarıyla sevilmiş hem kendisi hem KöyBox. Daha sonra çocukluğundaki lezzetler düşmüş aklına. Trakya köy mutfağının anneler, nineler mirası tarifleri eklenmiş, mönüye. Açıldıktan yedi ay sonra hemen yakın günlerde bir başka kadına istihdam yaratacak güce erişince de Gaziantep mutfağından, kadınların ev toplantılarındaki ikramlıklarına gelmiş sıra. Farklı yörelerin mutfak kültürüne ait ürünlerin aynı tabakta mezcedilişini görmek, tatmak ve Nagehan’la tanışmak için Bodrum’a gittiğinizde yolunuzu KöyBox’a düşürün derim.


Berrin Sönmez kimdir?

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi mezunu. Aynı üniversitede araştırma görevlisi olarak akademiye geçti. Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşı’na giriş süreci üzerine yüksek lisans tezi yazdı. Halkevi ve kültürel dönüşüm konulu doktora tezini yarıda bırakarak akademiden ayrılıp öğretmenlik yaptı. Daha sonra tekrar akademiye dönerek okutman ve öğretim görevlisi unvanlarıyla lisans ve ön lisans programlarında inkılap tarihi ve kültür tarihi dersleri verdi. 28 Şubat sürecindeki akademik tasfiye ile üniversiteden uzaklaştırıldı. Dönemin keyfi idaresi ve idareye tam bağımlı yargısı, akademik kadroları “rektörün takdir yetkisine” bırakarak tasfiyeleri gerçekleştirdiği ve hak arama yolları yargı kararıyla tıkandığı için açıktan emekli oldu. Sırasıyla Maliye Bakanlığı, Ankara Üniversitesi, Milli Eğitim Bakanlığı ve Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde ortalama dört-beş yıl demir atarak çalışma hayatını tamamladı. Kadın, çocuk, insan hakları, demokrasi ve barış savunucusu, feminist-aktivist Berrin Sönmez’in çeşitli dergilerde makale ve denemeleri yayınlanmıştır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI