Kültigin Kağan Akbulut
Kültigin Kağan Akbulut

İmgelerin ustası Parajanov, Sarkis ile birlikte Pera Müzesi'nde

Cuma, 14 Aralık, 2018
Pera Müzesi'nde yer alan "Parajanov, Sarkis ile" sergisi iki usta sanatçıyı bir araya getiriyor.

Pera Müzesi şu sıralar heyecan verici bir sergiye ev sahipliği yapıyor. “Parajanov – Sarkis ile” sergisi daha çok filmleriyle tanıdığımız sanatçı Sergey Parajanov’a kapsamlı bir bakış niteliğinde. Sergi ayrıca Sarkis’in Parajanov’a saygı duruşu niteliğindeki işlerini de karşımıza getiriyor.

Parajanov geniş kitlelerce Narın Rengi filmiyle tanınıyor. En son 2015 yılında yenilenmiş kopyasını !f İstanbul’da izlediğimiz film Ermeni halk ozanı Sayat Nova’nın hayatından esintiler taşıyordu. Ancak Parajanov’un sinema üretimi maalesef o kadar geniş değil. Sanatçının başına gelenler SSCB’deki entelektüeller üzerine iktidarın baskısının en tipik örneklerinden. Parajanov, Ukraynalı tarihçi Valentin Moroz’un davası sırasında verdiği ifadede, yazarı suçlu göstermeyi reddettiği için hapsedilir ve çalışma kampına gönderilir. Filmleri “anlaşılmaz ve dekadan” bulunur. Bir dönem film çekmesi dahi yasaklanır. Ancak Parajanov üretmeyi asla bırakmaz. Eşyalar, oyuncaklar, kolajlar tasarlayarak hem hayatını geçindirir, hem de sanatsal yaratıcılığını ortaya koymak için bir çıkış yolu bulur. Pera Müzesi’ndeki sergi sanatçının bir dönem sanat bile sayılmayan bu üretimlerini karşımıza getiriyor. Müzenin dördüncü katını bu sergi oluşturuyor.

Serginin Parajanov kısmının küratörlüğünü Erivan’daki Parajanov Müzesi Müdürü Zaven Sargsyan’ın küratörlüğünde gerçekleşiyor. Bir tarafta arşiv belgeleri eşliğinde sanatçının hayatındaki dönüm noktaları aktarılıyor. Eserlerinin yer aldığı bölümde de oyuncak, kolaj, desen, film sahnesi eskizi gibi sanatçının imge dünyasının parçalarını görüyoruz.

Müzenin beşinci katında da Sarkis, Parajanov’u selamlıyor. Birçok yerde Paris’te Narın Rengi filmini izleyerek Parajanov’u keşfettiğini belirtir Sarkis. Aslında Sarkis’in sanatını gerçek anlamda anlayabilmek ve hissedebilmek için de Parajanov’u bilmek gerekir. Sarkis’in bu selamı Parajanov’a bugünden bakmak ve sanatçıyı yeniden yorumlamak için bir yol açıyor.

Parajanov’un halk masalları, Hıristiyan geleneği gibi köklerden gelen imge dünyasını tek bir coğrafyaya hapsetmek o kadar kolay değil. Sanatçı Rus, Gürcü, Osmanlı, Antik Yunan, Ermeni topraklarına uzanan geniş bir alanın kültürünü oyunbaz bir bakışla yorumlar. Cinsiyetler, renkler, eşyalar sarmallar halinde birleşir. İşleri bir yandan nostaljik ve hüzünlüdür, ancak sanatçının her bir film karesinin, her bir kolajının ya da en basitinden üzerini boyadığı sandalyesinin bile gören herkesi çarpan bir queer enerjisi vardır.

“Sayat Nova’yı (Narın Rengi) ne zaman izlesem, çok çok sevdiğim birinin yüzüne bakıyormuşum gibi geliyor bana. İnsanın bebeğinin, çocuğunun yüzünü seyredalması gibi bir şey. Görüntülerin tazeliği çok etkiliyor beni.” Sarkis’in, Parajanov’un işleri hakkında konuşurken vurguladığı bu düşünceler üzerinden devam edelim.

İletişim araçlarından sokağa kadar adım attığımız her yerde insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar görselle karşılaşıyoruz. Ancak buna rağmen kısır bir imge dünyamız var. Birbirine benzeyen tasarımlar, benzer görsellikler içine hapsolmuş sanat çalışmaları da bunun dışına pek kolay çıkamıyor. Parajanov’un çalışmaları bize bir sanatçının hayal gücünün ne kadar geniş bir imge dünyası yaratabileceğini gösteriyor.

Son olarak da serginin sorunlarına değinmek gerekli. Parajanov – Sarkis ile sergisi Parajanov Müzesi’nin kendi müze binası dışında gerçekleştirdiği en büyük sergi olarak karşımızda. Böyle bir sergiyi İstanbul’da görmenin kıymetli olduğunu düşünüyorum. Sarkis’le yapılan işbirliği de Parajanov’un sanatını nostaljik bir düzlemden çıkarmak için önemli. Ancak Parajanov bölümünün devlet müzesini hatırlatan (ki Parajanov Müzesi de aslında bir devlet müzesi) dili sanatçıya haksızlık. Parajanov’un sanatı günümüze ilham verebilecek, yeni potansiyelleri doğurabilecek bir gücü barındırıyor. Serginin Parajanov bölümü maalesef ki bu olanağı yeterince açmıyor. Umarım ki sergi kapsamında yapılan başka programlarla bu eksik giderilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI