Panahi’nin avukatı Niyaz: Ramin değil İran yönetimi günahkâr

Salı, 4 Eylül, 2018
İran İslam Cumhuriyeti’ni yıkmaya teşebbüs iddiasıyla geçtiğimiz yıl tutuklanan ve her an idam edilme riskiyle karşı karşıya bulunan 24 yaşındaki Kürt aktivist Ramin Hüseyin Panahi’nin avukatıyla konuştuk. Geçen her gün idam riskinin arttığını aktaran avukat Hüseyin Ehmedi Niyaz, “Şunu açıklıkla vurgulamalıyım ki, Ramin günahsızdır ama İran yönetimi günahkârdır. Çünkü bu gence atfedilen suça ilişkin hiçbir delil sunabilmiş değiller. Bu dava hukuki değil, siyasidir” diyor. Panahi’nin bir kardeşinin de yıllar önce aynı suçtan idam cezasına çarptırıldığını, ancak altı yıl tutuklu kaldıktan sonra suçsuz bulunarak serbest bırakıldığını aktaran Niyaz’a göre müvekkiline idam cezası verilmesinin sebebi, politik bir aileden geliyor olması.

Geçtiğimiz yıl Süleymaniye’den İran’daki Sine kentine doğru giden ve içinde 24 yaşındaki genç bir politik aktivist olan Ramin Hüseyin Panahi ile üç arkadaşının bulunduğu araç İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (Pasdaran) silahlı saldırısına uğradı. Saldırıda, İran’daki muhalif Kürt partisi Komala’nın üyesi üç kişi hayatını kaybederken, Panahi de yaralı olarak gözaltına alındı. Panahi’nin silahlı olduğuna ve Pasdaran’la silahlı çatışmaya girdiğine ilişkin hiçbir delil yoktu. Fakat Panahi, İran İslam Cumhuriyeti’ni yıkmaya teşebbüs etme, Pasdaran’a silahlı saldırıda bulunma suçundan idam cezasına çarptırıldı.

İstikrarlı bir biçimde Kürt gençlerini, muhaliflerini vinçlerle asan İran yönetimi, Panahi hakkında verilen ve tüm dünyada tepki çeken idam cezasını uygulama konusunda kararlı görünüyor. Ancak bu korkunç karardan dönülüp dönülmeyeceğine ilişkin kamuoyuna somut bir malumat verilmiyor. Haliyle Pahani’nin durumuna ilişkin başta sosyal medya olmak üzere çeşitli mecralarda muhtelif spekülatif iddia dolaşıyor. Kimi iddialara göre cezanın infazı ertelendi, kimine göre Perşembe günü infazın gerçekleşmesi söz konusu. Bu spekülasyonlara birincil kaynaktan yanıt almak üzere Panahi’in Tahran’da bulunan avukatı Hüseyin Ehmedi Niyaz’a telefondan ulaştık ve müvekkilinin hikâyesini, son durumunu, idam cezasının infaz olasılığını sorduk.

Müvekkiliniz olan Ramin Hüseyin Panahi kimdir?

Ramin, 24 yaşında, genç bir politik aktivist. Kürdistan Komala Partisi’nin bir üyesi. Bundan bir yıl dört ay önce, Komala’nın üç üyesiyle birlikte Süleymaniye’den çıkıp İran’ın batısında, Kürdistan bölgesinde bulunan memleketi Sine kentine doğru, anne-babasını görmeye geliyor. Fakat Sine’ye yakın bir bölgede Pasdaran’ın (İran Devrim Muhafızları Ordusu) pususuna düşüyorlar. Pasdaran, Ramin’in de bulunduğu araca ateş açıyor ve yanındaki üç Komala peşmergesini öldürüyor. Ramin ise yaralanıyor. Ramin’in elinde silah yoktu ve silahla yakalanmadı. Fakat Ramin, İran İslam Cumhuriyeti’ni yıkmakla, ceza kanununun 182. maddesini ihlal etmekle suçlanarak tutuklandı. İran’da İslam Cumhuriyeti’ni yıkmaya silahlı teşebbüsün cezası ise idamdır.

Ramin Panahi silahlı bir mücadelede ve olay sırasında mukavemette bulunmadığı halde nasıl bu cezaya çarptırıldı?

Avukat Hüseyin Ehmedi Niyaz

Ramin’in avukatlığını üstlendiğimde mahkemede yaptığım savunmanın özetini size olduğu gibi aktarayım: Bir: Ramin, kendi aleyhine ifadelerde bulunması için işkenceye tabi tutuldu. İki: Elinde silah yakalanmadı. Üç: Ramin kimseyi öldürmedi. Dört: Ramin aleyhine şikâyetçi olan hiçkimse yok! Ezcümle, Ramin günahsızdır.

İran’da Komala üyesi olmanın cezası nedir?

Yasaya göre Komala üyesi olmanın cezası 5 yıl hapis. Eğer yakalanan kişi silahlı bir militansa, bunun da cezası 10 yıla kadar hapistir, idam cezası değil. Ramin’in iki kardeşi Komala üyesiydi. Erşin isimli kardeşi halen Sine’de bu suçtan dolayı zindanda tutuluyor. Diğer kardeşi Enver ise yıllar önce, tıpkı Ramin gibi idam cezasına çarptırıldı. Fakat suçsuz olduğu ortaya çıktı ve 6 yıl hapis yattıktan sonra tahliye edildi. Ramin’in idam cezasına çarptırılmasının temel nedeni politik bir aileden geliyor olmasıdır.

Peki mahkemenin idam cezası verirken somut dayanağı neydi?

Ramin’in Komala üyesi olduğu, İslam Cumhuriyeti karşıtı olarak silahlandığı ve Pasdaran’a karşı silahlı direnişte bulunduğu iddia ediliyor. Fakat demin de söylediğim gibi Ramin’in yakalandığı çatışmada herhangi bir İran askeri ölmedi ve Ramin silahlı değildi. Şunu açıklıkla vurgulamalıyım ki, Ramin günahsızdır ama İran yönetimi günahkârdır. Çünkü bu gence atfedilen suça ilişkin hiçbir delil sunabilmiş değiller.

Geçtiğimiz günlerde Panahi’nin cezaevinde çektirdiği ve kendisine destek verenlere teşekkür ettiği bir video yayınlandı. İdam cezasına çarptırılan bir kişi nasıl bu videoyu çektirebildi?

Bu, gizli bir biçimde çekilmiş bir videodur. Kim olduğunu bilmediğim bir kişi tarafından çekilip dışarı çıkarıldı.

Komala Partisi’nin İran’daki hedefi nedir?

Komala kırk yıllık bir siyasi parti. Öte yandan Komala’nın değil, Ramin’in avukatı olduğumu hatırlatmalıyım. Mahkemede yargıçlara aktardığım gibi, Komala, Kürdistan bölgesinde, Kürdistan Demokrat Partisi’yle (İKDP) birlikte iki güçlü siyasi partiden biri. Ramin, üç yıldır bulunduğu Süleymaniye’den 2017 yılında İran’a gelirken silahlı değildi. Bunun hilafına herhangi bir delil bulunmuyor.

 

Bugün (4 Eylül) sosyal medyada yayılan, Panahi’nin idam cezasının ertelendiğine ilişkin iddialar doğru mu?

Hayır, bu iddiaların aslı-astarı yok. Mahkeme idamın tarihine ilişkin bize net bir malumat vermiş değil. Bugün annesi, babası ve kardeşi Recayişar zindanında Ramin’le bir görüşme gerçekleştirdi. Ramin şu an açlık grevinde ve sağlık durumu kötü. Avukatı olarak Ramin’in hastaneye sevk edilerek tedavi altına alınmasını talep ettim. Fakat bu talebimiz kabul edilmedi. Açlık grevindeki bir idam hükümlüsünün sağlığına ilişkin tedbir alınmaması ayrı bir işkencedir. Bugün kendisiyle görüşen ailesi, Ramin’den açlık grevine son vermesini istedi fakat kendisi bu isteği reddetti.

Uluslararası kamuoyunda büyük tepkiyle karşılanan bu davanın avukatı olarak İran’da herhangi bir baskıyla karşı karşıya kalıyor musunuz?

Elbette bu davaya baktığım için çok iyi bir vaziyette değilim. Öte yandan avukatı olduğum halde, hukuksuz bir biçimde Ramin’le iki defadır görüştürülmüyorum. Bakın, Ramin’in Komala üyesi olduğunu inkâr etmiyoruz. Fakat bu üyeliğin cezası zindandır, idam değil. Kürtler, Farslar, Türkler, uluslararası kamuoyu, tüm dünya bu çocuğun suçsuz olduğunu bilerek özgür bırakılmasını talep ediyor. Fakat İran hükümeti bu talebe gözünü-kulağını kapatmış durumda. Ramin’in dosyası kesinlikle hukuki değil, siyasi, politik bir dosyadır. Biz bu çocuğun günahsız olduğu gerçeğini aktarmaya ve hakkında verilen cezanın iptal edilmesi talebini dillendirmeye devam ediyoruz. Ramin idam edilme riskiyle karşı karşıya ve bu risk, geçen her gün daha da yaklaşıyor.


İrfan Aktan kimdir?

Gazeteciliğe 2000 yılında Bianet’te başladı. Sırasıyla Express, BirGün, Nokta, Yeni Aktüel, Newsweek Türkiye, Birikim, Radikal ve birdirbir.org ile zete.com web sitelerinde muhabirlik, editörlük veya yazarlık yaptı. Bir süre İMC TV Ankara Temsilciliği’ni yürüttü. "Nazê/Bir Göçüş Öyküsü" ile "Zehir ve Panzehir: Kürt Sorunu" isimli kitapların yazarı. Halen Express, Al Monitor ve Duvar'da yazıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI