MHP oyları: ‘İktidar hilesi’ mi, ‘muhalefet fırsatı’ mı?

Perşembe, 28 Haziran, 2018
Emekçileri din ve kültürel kimlikten, yarı köylü bir cemaat yaşantısından, niyaza dönüşmüş sosyal yardım ilişkisinin sıkıntılarından çıkarmayı hesap eden, bunu dışsal bir vaat olarak değil bizzat onlarla birlikte gerçekleştirilecek, ekonomik, sosyal ve toplumsal bir proje olarak siyasallaştıran bir muhalefet için, MHP oylarındaki yükseliş ‘önemli bir fırsat’ gibi görünüyor.

Dünkü yazıda, iktidar ve bazı muhalefet unsurlarının seçim sonuçlarına gösterdiği tepkilerin, bu sonuçların oluşmasında ve dahası muhtemel başka sonuçların üretilmesindeki potansiyel payından söz etmiş, ‘zafer’ ve ‘yenilgi’ reaksiyonlarının bile ortaya çıkan siyasal tabloyu okumak için anlamlı araçlar olabileceğini tartışmıştık.

Muhayyel zafer ve yenilgi ruh halleri, toplumu yapay şekilde ‘iki mahalleye’ bölmüş olan (ve kesinlikle her defasında mevcut iktidar blokunun işine yarayan) ‘kimlik siyasetini’ni yeniden üretiyor. Bir tarafı ‘imtiyazlı ve azgın (yer yer vatan haini) azınlığı alt ediyormuş’ yanılsamasıyla; diğer tarafı da ‘halka rağmen halkı kurtarmak’ adına giriştikleri özverilere rağmen cahil yoksulların kalın kafalılığına toslayarak başarısız oldukları yanılsamasıyla kuşatıyor.

Elbette her iki blokta da bu çerçeveye girmeyen toplumsal kesimler ve bireyler var; ama –özellikle de iktidar marifetiyle– daima bunların ön saflarda dizilmesi; ortak sorunları, toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan çalışan sınıfların ortak çıkarlarını gündeme getiren, dini ve kültürel aidiyetlerin dışına taşarak ekonomi-politik bir zeminde ‘iki mahalleyi de’ kucaklayan bir siyaset hattının oluşturulmasını engelliyor.

Hal böyle olunca da ekonomik, siyasal vb. sorunlarla iktidar partisinden uzaklaşan kesimler de ‘muhalefet’in etki alanına taşınamadan, tepkisini ‘kendi mahallesi’ içinde gösteriyor. MHP’nin bu seçimde aldığı ve birkaç gündür bir ‘seçim hilesi’ çerçevesinde izah edilmek istenen beklenmedik yükseklikteki oy bu göstergelerden biri. AKP ve MHP arasında (ve tabii MHP ile de İYİ Parti arasında) yoğun olarak yaşandığı anlaşılan oy geçişleri, bu geçişlerin meydana geldiği kent ve kasabalardaki seçmenin sınıfsal profili ve son dönemlerde yaşanan temel ekonomik gelişmeler bir araya getirildiğinde ortaya anlamlı bir tablo çıkacak mı, birlikte bakalım.

DOĞUDAKİ MHP OYLARI

AKP’yle başlayalım. Zaten tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılan 7 Haziran seçimi sayılmazsa 2007’den bu yana girdiği genel seçimlerdeki en düşük oy oranını alan iktidar partisi 69 kentte gerilerken sadece 12 ilde oylarını artırmış: Edirne, Ağrı, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Kars, Mardin, Siirt, Tunceli, Van, Şırnak ve Ardahan. Bu illerde MHP’nin de gözle görülür oy artışları var. Edirne hariç bu kentler, 2015’ten sonra geri dönülen ‘güvenlik konsepti’ nedeniyle asker, polis, istihbaratçı vb. personel yığılan kentler. Bu personelin oylarının devleti temsil eden iki partiye yoğunlaşması söz konusu artışların gerekçesi olabilir. Zaten HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli de MHP’nin bölgedeki oy artışına ilişkin bir soruyu yanıtlarken ‘garnizon etkisi’ kavramını kullanıyor. MHP’nin bazı Kürt kentlerindeki sıra dışı (ama ülke geneli sonuçları üzerindeki etkisi sınırlı) oy artışları, “bu partinin doğudaki oyları üzerinden yapılan bir seçim hilesi olabilir mi” sorusunun yaygın olarak tartışılmasına yol açtı.

Ancak MHP’nin Türk/Türkmen aşiretleri gibi geleneksel olarak oy alabildiği ya da AKP’ye rakip olabileceği, Adıyaman, Maraş, Urfa, Erzurum, Erzincan, Iğdır, Gaziantep gibi illerdeki oy artışı ihmal edilerek (ki bu kentlerde MHP’nin artışı kadar, hatta yer yer daha çok AKP kayıpları var, bunlara aşağıda değineceğiz) sadece MHP’nin oy artışının ‘anormal’ olacağı illere bakıldığında ise tablo şöyle:

Ağrı: 2.523 oy (0,98 puan)*
Bitlis: 3.812 oy (2,14 puan)
Bingöl: 6.228 oy (4,11 puan)
Diyarbakır: 7.003 oy (0,78 puan)
Hakkari: 3.202 oy (2,26 puan)
Mardin: 7.467 oy (1,84 puan)
Muş: 4.701 oy (2,45 puan)
Tunceli: 1.911 oy (3,14 puan)
Van: 10.823 oy (1,94 puan)
Batman: 1.905 oy (0,58 puan)
Şırnak: 6.708 oy (2,77 puan)

Hepsinin toplamı 56 bin 283 oy yapıyor ve bu da bölgeye yığılan güvenlik gücü ile devlet görevlileriyle en azından büyük bölümü açıklanabilecek, öyle olmasa bile MHP’nin toplam oyu üzerinde anlamlı bir katkı oluşturmayacak bir sayıya tekabül ediyor. (Toplam 5 milyon 564 bin 517 oyun yüzde 1’i.)

AKP’DEN MHP’YE YOĞUN HAREKET

AKP’nin 69 ilde oy kaybettiğini söylemiştik. Oy kaybının en çok yaşandığı iller şöyle:

Adıyaman (%-14,4), Bolu (%-10,7), Çankırı (%-9,9), Elazığ (%-12,2), Erzincan (%-12), Erzurum (%-13,3), Gaziantep (%-10,3), Konya (%-15,1), Kayseri (%-15), Kütahya (%-12,8), Malatya (%-14), Maraş (%-13,3), Niğde (%-13,3), Ordu (%-14,5), Rize (%-11,1), Sivas (%-14), Aksaray (%-15,5), Bayburt’ta (%-16), Kırıkkale (%-18,6), Kilis (%-14,8), Düzce (%-14,7)… Sakarya, Samsun, Tokat ve Trabzon’da da 10 puan civarında kayıplar var.

Orta ve Doğu Anadolu; Batı, Orta ve Doğu Karadeniz; İç Ege; Kilis, Antep gibi güney sınırı kentleri… Buralarda, Erdoğan değil ama AKP hasar görüyor. Parti tüm kalelerinde, hatta Rize’de bile ağır kayıp yaşıyor. Oyları yüzde 10’un üstünde, yüzde 20’ye varan oranda eriyor. Bir başka deyişle muhafazakar kalelerde her 10 ila 5 AKP seçmeninden biri partisini terk ediyor. Ve bu seçmenler, zaten olağanüstü eşitsiz koşullarda gidilmiş bir seçimde, karşılarına çıka(bile)n ikinci seçeneğe, üstelik milliyetçi-muhafazakar geleneklerle uyumlu ve şimdilik iktidar blokunda görünen MHP’ye yöneliyor. İYİ Parti bu bölgelerde bir miktar milliyetçi oyu koparıyor; ama MHP, AKP’den gelen oylar sayesinde ‘zarardan kâra’ geçiyor.

Yukarıda sıralanan, AKP’nin dramatik oy kayıpları yaşadığı tüm kentlerde MHP oyları anlamlı şekilde artıyor. Örneğin tütün yasaklarıyla büyük sıkıntı yaşayan Adıyaman’da AKP oyları 1 Kasım 2015’te 222 bin iken, 24 Haziran’da 191 bine düşüyor. Adıyaman’da daha önce 22 bin oy alan MHP ise 31 bine yükseliyor. Üstelik İYİ Parti de bir kısmı MHP’den olduğu şüphe götürmez 18 bin oy alıyor. Tütün satışı yasaklarını protesto etmek isterken gaza boğulan üretici köylünün, aracıların, küçük esnaf ve tüccarın oluşturduğu Adıyaman ekonomik organizması, başkanlık seçimi için Erdoğan’ı destekliyor ama partisini terk ediyor.

Benzer bir durum, fındık ve çay üreticilerinin önemli sıkıntılar yaşadığı Orta ve Doğu Karadeniz kentlerinde de geçerli. Belli başlı tüm Karadeniz kentlerinde AKP yüzde 10’a varan kayıplar yaşıyor. Buna karşın MHP Düzce’de %10’un, Ordu ve Rize’de %7’nin üzerinde oy artışı yaşıyor.

İŞÇİ SINIFI MAHALLELERİNDE DURUM

MHP’nin oyunun az da olsa düştüğü iller ise genel olarak büyükşehirler ve kıyı şeritleri. İYİ Parti, Ege ve Akdeniz kıyılarında, Trakya’da, büyük kentlerde yüksek oy oranına sahip. CHP’den aldığı bir miktar oyla birlikte, MHP’nin kentli, seküler milliyetçi oylarının önemli bir bölümünü de aldığını düşündürüyor bu durum. Ancak MHP’deki kayıplar İYİ Parti’deki yüksek oranların çok gerisinde. Demek ki buralarda da MHP oylarını AKP’den gelenlerle tahkim ediyor.

İşçi sınıfının yoğun olarak bulunduğu büyükşehirler ve ilçelerinde de AKP’nin ciddi oy kayıpları var. İstanbul’da yüzde 6, Bursa ve Kocaeli’de yüzde 8’den fazla geriliyor iktidar oyları. İstanbul Tuzla’da %51.3’ten %42,5’e düşüyor AKP. MHP ise İYİ Parti’nin 9 puanlık oyuna rağmen 2015’teki 10 puanlık oyunu koruyor. AKP oyları Ümraniye’de 55’ten 48’e, Zeytinburnu’nda 51’den 44’e, Gaziosmanpaşa’da 57’den 51’e düşüyor. Ve bu oylar yine genellikle MHP’ye gidiyor.

Kocaeli’nin işçi havzalarında da durum aynı: Gebze’de 59’dan 50’ye, Dilovası’nda 55’ten 46’ya, Çayırova’da 59’dan 49’a düşüyor AKP oyları. Aynı senaryo işliyor ve 2015’te olmayan İYİ Parti tüm bu işçi mahallelerinde 6 ila 10 puan alırken MHP de yüzde 10’lar civarında olan oylarını koruyor.

Örnekleri artırmak mümkün. Ayrıca bu ilk veriler, mahalle mahalle yapılacak incelemeler ve bölgede yürütülecek araştırmalarla desteklenmeye muhtaç elbette. Ama bu ham verilerle bile ortaya çıktığı üzere, AKP’den MHP’ye doğru gerçekleştiği görülen akış, bu geçişin ekonomik ve toplumsal zeminlerine ilişkin de anlamlı sonuçlar üretiyor. Tüm Karadeniz, İç Ege, Orta ve Doğu Anadolu’nun kent, kasaba ve köylerinde, çoğunlukla küçük üretici, küçük esnaf, mevsimlik işçi, işsiz ve memurlar, büyük kentlerin banliyölerinde de işçi sınıfı ve işsizler, Erdoğan’a sadakati (muhtemelen çeşitli ama yine muhtemelen giderek daha kırılgan hale gelen saiklerle) korumakla birlikte, AKP politikalarının ekonomik sonuçlarından gördüğü zarara tepki veriyor.

Açıkça sınıfsal hoşnutsuzlukların kimlik politikalarına sıkışmış bir ifadesi gibi görünen bu davranışı dönüştürmek, emekçileri din ve kültürel kimlikten, yarı köylü bir cemaat yaşantısından, niyaza dönüşmüş sosyal yardım ilişkisinin sıkıntılarından çıkarmayı hesap eden, bunu dışsal bir vaat olarak değil bizzat onlarla birlikte gerçekleştirilecek, ekonomik, sosyal ve toplumsal bir proje olarak siyasallaştıran bir muhalefet için, MHP oylarındaki yükseliş ‘önemli bir fırsat’ gibi görünüyor.

* Parantez içindeki veriler MHP’nin o ildeki toplam oy içinde 1 Kasım 2015 seçimlerine göre artış puanını göstermektedir.


Hakkı Özdal kimdir?

1975 yılında doğdu. İTÜ Malzeme ve Metalurji Mühendisliği'nden mezun oldu. 1996'dan itibaren, Evrensel Kültür dergisinde, Evrensel, Referans ve Radikal gazetelerinde editörlük ve yazarlık yaptı.

YAZARIN DİĞER YAZILARI