Önder Algedik
Önder Algedik
  • oalgedik@gazeteduvar.com.tr

Yaz saati çocukları enerji tüketicisi yaptı

Salı, 13 Şubat, 2018
Avrupa Parlamentosu kış saatinde kalmak için bir çalışma başlatmayı oyladı. Sonra raporlara göre karar verecekler. Türkiye ise en az gün ışığından yararlanarak nükleer, kömür ve doğalgaz tüketimini arttırmaya devam ediyor. Her ne kadar hükümet “tasarruf ettik” diye iddia etse de resmî istatistikler tam tersini söylüyor. Gelen tepkiler yüzünden iktidar kalıcı yaz saati uygulamasına 28 Ekim 2018’de son verse bile, bu arada milyarlarca dolarlık kömür ve doğalgaz ithal edildi, milyarca lira yerli kömüre aktarıldı.

Sizler işe gitmek için sabahın karanlığında evden çıkarken geçen hafta Avrupa Parlamentosu’nda yaz saatinin kaldırılması gündeme geldi. AB’de bu işler birisin demesi ile olmuyor. Önce konuya dair raporlar hazırlanıyor, uygun belgeler oluşturuluyor ve sonra süreç başlıyor. Bizde olsa bir Bakanlar Kurulu, olmadı bir KHK ile halledilir. Onlar yavaş. 8 Şubat’ta Avrupa Parlamentosu 152’ye karşı 384 oyla konunun çalışılmasına karar verdi.

AB’DE YAZ SAATİ DEĞİL KIŞ SAATİ KALICILAŞIYOR!
AB yaz saatini kalıcılaştırmayı tartışmıyor. Tartışılan konu yaz saatine hiç geçmeme. Daha anlaşılır olması için buna “kış saatini kalıcılaştırma” diyelim. Zaten uygulamanın adı “Gün ışığından daha çok faydalanma” mealindeki “Day-ligt saving time”. 1’inci Dünya Savaşı sırasında bazı Avrupa devletleri ve ABD’deki fabrikalar daha az enerji kullansın diye bir denenmiş, 2’nci Dünya Savaşı’nda daha fazla ülke denemiş, 1970’lerde ise daha yaygın hale gelmiş bir uygulama.

Şimdi bizim medya “Avrupa Türkiye’ye uyacak! Yaz saati uygulaması için önemli adım” ya da “Avrupa yaz saati uygulaması için Türkiye’yi örnek alıyor” manşetleri ile olayı yanlış yere bağlamış oluyor. Geçelim Avrupa’yı, Rusya bile 2014’te Türkiye’nin tersine yaz saatini komple kaldırmış ve komple kış saati uygulamasına devam etmiş.

Kısaca Türkiye’nin yaptığına “Yaz saatini kalıcı yapmak” ya da “Kış saatini kaldırmak” deniyor.

AB’nin konuştuğu şey ise “Kış saatini kalıcı yapmak” ya da “Yaz saatini kaldırmak”. Tamamıyla tersi!

GÜN IŞIĞINDAN FAYDALANMAMA!

Aslında Türkiye’nin yaptığı bir anlamda gün ışığından daha az faydalanma tanımına giriyor. Bakanlık bunu “enerji tasarrufu” ile alakalı görse de “bilimsel çalışmalar(?) tasarruf edildiğini” iddia etse de gerçekler çok farklı. Sadece elektrik üretiminin yıllık, aylık ve saatlik değişimi bize sorunu veriyor:

  • 2017 yılında Türkiye elektrik üretimini yüzde 5,4 arttırdı. Ama 2016 yılında artış yüzde 13,8 oldu. Neden? Çünkü 2015’te kış saati vardı, 2016 ve 17’de yoktu.
  • 2017 Aralık ayı üretimi bir önceki yıla göre yüzde 1,6 arttı. Ama 2016’da artış yüzde 15,1 oldu. Çünkü 2015’te kış saati vardı, 2016 ve 17’de yoktu.
  • 2017 Aralık ayında sabah 7-8 arası elektrik üretimi yüzde 3,4 arttı. 2016 yılında ise yüzde 18,2 arttı. Çünkü 2015’te kış saati vardı, 2016 ve 17’de yoktu.

Veriler EPİAŞ’tan alınmıştır.

Hadi yanılıyor olalım. Bir de ocak aylarını karşılaştıralım.

  • 2017 yılı Ocak ayında 2016 yılına göre yüzde 5,8 daha fazla elektrik üretilmiş. 2016 yılında ise üretim 2015’in ocak ayına göre yüzde 14,2 fazla. Ocak ayı o karanlık geçen sabah 7-8 arasında durum daha kötü. 2017’de ocak ayı sabah 7-8 arası üretimdeki artış yüzde 8,8 iken bu rakam 2016’da yüzde 14,9 olmuş.

Çok açık ki kışın bile yaz saati uygulaması olan 2016 ve 2017 yıllarında yaz ve kış saatinin uygulandığı 2015 yılına göre elektrik tüketimi ve üretimi çok yüksek artmış. Bu artışlar kış saati uygulanması gereken aralık ve ocak ayı örneklerinde olduğu gibi kış aylarında çok daha fazla, sabah 7-8 arası ise aşırı yüksek olmuş. Böylece kışın gün ışığına uyumlu olmayan saatler yüzünden daha çok enerji tüketmişiz.

Böylece kışın bile yaz saati uygulayarak hükümet iki yılda yüzde 20 üretim artışını sağlamış. Bunda da özellikle kışın sabah 7-8 arası yüksek artış desteklemiş.

ÇOCUĞUNUZ ENERJİ CANAVARI 

İki yılda yüzde 20’lik üretim artışı burada çok önemli. Böylece nükleer santral yapmak için “enerjiye ihtiyacımız var” diyebilirsiniz. Böylece ithal kömür ve doğalgaza döviz ödeyebilir, yerli kömüre de fahiş fiyat verebilirsiniz. Türkiye 17 bin MW kapasiteli kömür santrali varken, iklim değişikliği var deyip lisans sürecindeki 24 bin MW’ı durdurmuyor.

Bu santralleri yapmak için gerekli olan tüketim artışı çocuğunuz karanlıkta okula gitmesi, hepimizin karanlıkta evden çıkması ile mümkün. Siz karanlıkta süründükçe, mutsuzlaştıkça devlet “enerji ihtiyacımız arttı” diyebilecek.

Avrupa Parlamentosu kış saatinde kalmak için bir çalışma başlatmayı oyladı. Sonra raporlara göre karar verecekler. Türkiye ise en az gün ışığından yararlanarak nükleer, kömür ve doğalgaz tüketimini arttırmaya devam ediyor. Her ne kadar hükümet “tasarruf ettik” diye iddia etse de resmî istatistikler tam tersini söylüyor. Gelen tepkiler yüzünden iktidar kalıcı yaz saati uygulamasına 28 Ekim 2018’de son verse bile, bu arada milyarlarca dolarlık kömür ve doğalgaz ithal edildi, milyarca lira yerli kömüre aktarıldı. Kendi politikaları açısından büyük bir başarı, onları tebrik etmek gerekiyor. Kimse bu kadar olağan bir süreçte koca bir halkı boşa enerji tüketir hale getiremedi.

2017 yılında dünyada “Gün ışığından daha çok faydalanma” uygulaması yapan ülkeler (yeşil), kaynak: www.timeanddate.com


Önder Algedik kimdir?

Proje yöneticisi, enerji ve iklim uzmanı, aktivist. Çeşitli sektörlerde proje yöneticiliği yaptıktan sonra son yıllarda iklim değişikliği ve enerji alanında uzman olarak çalışmaktadır. Tüketici ve İklimi Koruma Derneği yönetim kurulu üyesi olup 350ankara.org iklim aktivist grubunun kurucularındandır. Yaptığı çalışmaları ve değerlendirmeleri daha önce Cumhuriyet Enerji'de kamuoyu ile paylaşırken, aynı zamanda yesilekonomi.com'da da yazmaktadır. Raporlarına ve arşivine http://www.onderalgedik.com/ adresinden ulaşılabilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI