Umut Kozay’ı kim öldürdü?

Pazartesi, 2 Ekim, 2017
Yüksekova’daki sıradan sonbahar gününü bir aile için kıyamet günü yapan olay, videonun son üç saniyesine denk geliyor. 44. saniyede küçücük çocukların bir anda toz bulutunun içinde kaybolduğunu görüyoruz. O üç saniye içinde Umut gidiyor, kayıt bitiyor. Sonrası yok.

Savaş bölgesinde yaşayan her Kürt çocuğu tesadüfen hayattadır. Örneğin bu satırların yazarı 1990’lı yıllarda akranlarının arazide bulup köy meydanına getirdiği “cisim” tesadüfen patlamadığı için hayatta. Fakat yine bu satırların yazarının çocukluk arkadaşı, küçük çoban Selami Ak, Yüksekova ovasında bulduğu “cismin” elinde patlaması sonucu hayatını kaybetti. Yanındaki diğer çoban Nizamettin Suel bir gözünü kaybetti ve hayatını felçli olarak sürdürüyor.

Savaşın kendisi öldürdüğü kadar savaşın artıkları da Kürt çocuklarını öldürmeye devam ediyor. Bununla ilgili yıllardır yapılan rutin açıklama ise hiç değişmiyor: “Olayla ilgili tahkikat devam ediyor.”

Pazar sabah erken saatlerde elime, çocukluğumda yaşadığım olayı hatırlatan 47 saniyelik bir video ulaştı. Sanırım bu kayıt, savaş artıklarının çocuklarımızı nasıl katlettiğini gösteren en net ilk video özeliği taşıyor.

Videoda iki küçük çocuğu çarşıya yüz metre mesafedeki bir apartmanın hemen yanındaki boş alanda görüyoruz. Çocukların on metre ötesi ana cadde. Kaydın ilk saniyelerinde caddeden zırhlı bir polis aracının geçtiğini görüyoruz. Arkasından bir dolmuş, sonra bir otomobil geçiyor. Derken kadraja bir kadın giriyor ve iki çocuğun hemen yanından geçip gidiyor. Çocuklar bir-iki defa eğilip bir şeylere bakıyor. Videonun 43. saniyesinde görünen; meraklı ama mütereddit iki çocuk, boş bir arazi, gelip geçen otomobiller ve zırhlı polis aracı. Sıradan bir sonbahar günü.

Fakat Yüksekova’daki sıradan sonbahar gününü bir aile için kıyamet günü yapan olay, videonun son üç saniyesine denk geliyor. 44. saniyede küçücük çocukların bir anda toz bulutunun içinde kaybolduğunu görüyoruz. O üç saniye içinde Umut gidiyor, kayıt bitiyor. Sonrası yok.

İki kardeş doğum gününde.

Videoyu gönderen kişi altına şu notu düşmüş: “Dünkü olay.”

“Dünkü olayı” birkaç haber sitesi rutin haber olarak servis etti. Bazı siteler çocukların isimlerini bile anonimleştirip sadece ad ve soyadlarının baş harfini kullandı: “U.K. ve E.K.” Anaakım medya çocukların fotoğraf albümüne de, “ateş düşen ocağa” dair herhangi bir malumata da yer vermedi. “Olay” sosyal medyada bırakın “TT” olmayı, “timeline”a bile düşmedi. İki Kürt çocuğunun “elinde bir cisim patladı.” Hepsi bu.

Videoyu kimin çektiğine dair net bir bilgi yok ama amatör bir çekim olmadığı belli. MOBESE kaydı olma ihtimali yüksek. Yüksekova kaymakamlığının web sitesine bakıyorum. Cumartesi günü saat 14 sularında, eski askerlik şubesinin çok yakınında, 2016 yılındaki sokağa çıkma yasağı sürecinde büyük ölçüde yıkılmış olan Orman Mahallesi ile Yüksekova çarşısının kesiştiği noktada, yani şehrin göbeğinde meydana gelen patlamayla, patlamada hayatını kaybeden 5 yaşındaki Umut Kozay ve ağır yaralanan 7 yaşındaki ağabeyi Erhan Kozay’la ilgili hiçbir bilgi yok.

KAYMAKAM: DAHA ACISI YENİ ŞEY EDİYOR

Bunun üzerine hemen Yüksekova kaymakamını arıyorum. “Konuyla” ilgili araştırmanın devam ettiğini söyleyen kaymakama nasıl bir ihtimal üzerinde durduklarını soruyorum. “Biz ihtimaller üzerinde konuşmayız” diyor ve ekliyor: “Olay netleştikten sonra resmi açıklamayı yaparız.” “Peki aileyi aradınız mı” diye soruyorum kaymakama. “Daha acısı yeni şey ediyor. Zaten görüşüyoruz aileyle. Bazı şeyler paylaşılmaz” diyor. Peki bendeki video MOBESE kaydı mı? Kaymakamın yanıtı: “Konu ileride detaylı şekilde açıklanır.”

VALİLİK: OPERASYON ZAMANINDAN KALAN MÜHİMMAT

Kaymakamla görüştükten sonra Hakkari Valiliğinin web sitesine bakıyorum. Ana sayfadaki 15 ana başlık içinde “Valimiz Sayın Toprak’ın esnaf ziyaretleri”, “Vali vekili Abacı’dan Kore gazisine ziyaret”, “Hakkarili öğrencilere tatil jesti”, “Hakkâri’de okul güvenliği işbirliği toplantısı yapıldı” gibi başlıklar var ama Yüksekova’da Umut’un hayatını kaybettiği patlamaya ilişkin açıklama yok. Evet, bir şehirde 5 yaşında bir çocuk, bir patlamayla ölüyor ve Valiliğin web sitesinin ana sayfasında herhangi bir açıklama yok!

Umut ve Erhan Kozay

Siteyi kurcalayınca nihayet “konuya ilişkin” açıklamayı “basın açıklamaları” kısmında buluyorum: “30.09.2017 günü saat: 13.50 sıralarında İlimiz Yüksekova İlçesi Eski Kışla Mahallesi Orman Caddesi no:23 önünde bulunan moloz yığını içerisinde operasyon zamanından kalan patlamamış mühimmat olarak değerlendirilen maddenin çocukların oyun oynadığı sırada infilak etmesi sonucu 1 çocuk olay yerinde yaşamını yitirmiş, 1 çocuk ise ağır yaralanmıştır. Yaralı çocuğun tedavisi sevk edildiği Yüksekova Devlet Hastanesi’nde devam etmektedir. Konu ile ilgili adli tahkikat devam etmektedir.”

“İhtimal üzerine” konuşmayan kaymakamın aksine Valilik, patlayan cismin operasyon zamanından kalma mühimmat olduğunu “değerlendirmiş.”

“Operasyon zamanından” kasıt, yine Hakkâri Valiliğinin 13 Mart 2016 tarihinde ilan ettiği ve 78 gün süren sokağa çıkma yasağı dönemi. Yani Yüksekova’nın tarihinin en büyük göçünü yaşadığı, kimliği belirlenen 44, “Erzurum Kimsesizler Mezarlığı”na defnedilen 51 kişi olmak üzere 95 kişinin hayatını kaybettiği, 6.770 evin yakılıp yıkıldığı ve avukatlar dahil kimsenin ilçeye sokulmadığı o “meçhul” 78 gün.

Peki, aradan aylar geçtiği halde, şehrin göbeğinde, operasyon zamanından kalma mühimmat, neden orada kaldı? Yüksekova’da ve sokağa çıkma yasağının uygulandığı onlarca ilçede daha kaç mühimmat, kendisini bulacak çocukları bekliyor? Bu mühimmatlar kasıtlı mı bırakıldı? İnsanlar mahallerine dönmeden önce neden şehirlerin göbeğinde bu mühimmatlar bulunup imha edilmedi? Neden kolluk güçlerine bir mermi bile zimmetliyken, mühimmatları ortalık yerde bırakabiliyorlar? Mühimmatın devlete ait olup olmadığına dair de bir “tahkikat” yapılmakta mıdır? Umut Kozay’ı kim öldürdü? O mühimmatı oraya kim bıraktı ve şu an nerede, ne yapıyor? Bunun izini sürecek bir hukukçu, bir siyasetçi var mıdır?

Bilemiyoruz. Ama “konunun” resmi boyutu şu: “Tahkikat” devam ediyor” ve “ileride detaylı bir şekilde açıklanır.” Tabii o da bir Kürt çocuğunun ölümü üzerine ülkede büyük bir kamuoyu baskısı oluşursa…

UMUT’UMU KİM ÖLDÜRDÜ?

Videoyu izledikten hemen sonra konuştuğum genç baba Cemil Kozay’ı gün içinde ikinci defa arıyorum. İniltiler arasında zar-zor konuşuyor. Kaymakamın aktardığının aksine kimsenin kendisini aramadığını söylüyor.

Baba Cemil Kozay, patlamada hayatını kaybeden oğlu Umut (sağda) ve hastanede yaşam savaşı veren oğlu Erhan’la.

“Burada bir güvenlik zaafiyeti var” diyor. Hayatta kalan ve ağır yaralı olarak Van’da tedavi altına alan 7 yaşındaki oğlunun kendisine söylediği tek cümlenin “yumurta zannettik baba” olduğunu aktarıyor. “Operasyon zamanında köye gitmiştik. Savaş biter bitmez geri döndük. Kiralık evim harap olmuştu” diye ekliyor. Sık sık “ciğerim yandı, başkasının yanmasın” diyor. “Umut ve Erhan annesiyle birlikte teyzesine gitmişlerdi. Çocuklar oynamak için dışarı çıkmışlardı. Orada polis güvenliği var, bir karakol gibi aslında. Panzer zaten 24 saat orada bekliyor. O güvenlik içinde nasıl oluyor bu olay? Bunun sorumlusu kim? Umut’umu kim öldürdü? Mesuliyetini kim alacak, acımı kim dindirecek” diye soruyor. “Ne kaymakam ne vali, kimse beni aramadı. Kimse bana bir şey söylemedi. Kim bana ne diyecek ki? Oğlum küçücüktü. Bu acı nasıl dinecek ki?”

Elimdeki videodan haberdar olmadığını söylüyor, “yayınlayabilirsiniz” diyor. “Ben zaten her şeyi gördüm. Umut’umu ben yıkadım. O kan-revanı ben gördüm. Kendi ellerimle defnettim. Her şeyi gördüm…”

Yapabileceğimiz ne olabilir, diye soruyorum. “Sizin vicdanınıza bıraktım. Vicdanınız ne yapıyorsa, öyle yapın” deyip hıçkırıklar içinde kapatıyor telefonu.

Vicdan mı?

Vicdanımızla ilgili gelişmeleri ileride detaylarıyla açıklayacağız.

OCAK 2015- NİSAN 2017 TARİHLERİ ARASINDA SAVAŞ ARTIKLARI CİNAYETLERİ

Biliyorsunuz, OHAL ilanından sonra çocuk hakları için mücadele yürüten Gündem Çocuk Derneği kapatılmıştı. Umut Kozay’ın ölümünden sonra derneğin eski yöneticilerinden, savaş artıklarının öldürdüğü ve yaraladığı çocukların listesini rica ettim. Son iki yıl içinde yaşanan patlamaların bilinen bilançosu şöyle:

23 Mart 2015 tarihinde Siirt’in Eruh İlçesi’ne bağlı Bayıryüzü Köyü’nde L.B. (16) adlı çocuk, hayvanları otlatırken bulduğu mayının patlaması sonucu yaralandı.

12 Nisan 2015 tarihinde Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’ne bağlı Vargeniman Köyü’nde karakol yakınlarında bulduğu cismi kurcalayan M.İ. (15) cismin patlaması sonucu yaralandı. M.İ.’nin bir kolunu kaybettiği öğrenildi.

13 Mayıs 2015 tarihinde Mardin’in Nusaybin İlçesi ile Rojava’nın Qamışlo Kenti arasındaki sınır hattındaki mayınlı arazide oyun oynayan M.M.B. (6) mayın olduğu ileri sürülen bir cismin patlaması nedeniyle ağır yaralandı.

13 Haziran 2015 tarihinde Elazığ’ın Palu İlçesi’ne bağlı Bozçanak Köyü’nün Hanönü Mezrası’nda el yapımı bombanın patlaması sonucu Çetin Yıldırım (33) ile çocukları Ensar Yıldırım (9) ve Ecrin Yıldırım (3) yaşamını yitirdi.

28 Temmuz 2015 tarihinde Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde Suriye sınırına yakın Hacılar Mezarlığı mevkiindeki buldukları metal parçaları kurcalayan S.A. (12) ve M.G. (15) adlı 2 çocuk, meydana gelen patlama sonucu yaralandı.

28 Temmuz 2015 tarihinde Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde Yafes Mahallesi’nde çocukların oyun oynadığı bir alanda meydana gelen patlama sonucu adları öğrenilemeyen 8 ve 10 yaşlarındaki iki çocuk yaralandı.

10 Ağustos 2015 tarihinde Van’da Hacıbekir Mahallesi’nde oyun oynarken çöpte buldukları patlayıcının infilak etmesi sonucu, Ö.I. (15) ve M.I. (13) ağır yaralandı.

12 Eylül 2015 tarihinde Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde oyun oynarken buldukları bir pet şişeyi kurcalayan 2 çocuk meydana gelen patlama sonucu yaralanmıştı. Çocuklardan ağır yaralı halde Diyarbakır’a sevk edilen Tahsin Uray (9) kaldırıldığı hastanede 13 Eylül 2015’te yaşamını yitirdi.

8 Ekim 2015 tarihinde Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde bir oyun alanında patlamamış mühimmatın infilak etmesi sonucu Hasan Yılmaz (9) yaşamını yitirdi, aynı aileden yine yaşları 10’dan küçük olan 3 çocuk da

20 Ekim 2015 tarihinde Bingöl’ün Ekinyolu Köyü’nde arazide buldukları cismi kurcalayan S.M. (14) ve H.M. (15) adlı 2 çocuk cismin patlaması sonucu yaralandı.

8 Kasım 2015 tarihinde Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’ne bağlı Durak Köyü’nün Üzümkıran Mezrası’nda, arazide buldukları cismin patlaması sonucu M.F. (11) ve S.F. (10) adlı iki kardeş ağır yaralandı.

Diyarbakır’ın Kayapınar İlçesi’ne bağlı Peyas Mahallesi’nde bir cismin patlaması sonucu ağır yaralanan Ferit Kösem (15) tedavi gördüğü hastanede 14 Ocak 2016’da yaşamını yitirdi.

31 Mart 2016 tarihinde Cudi Mahallesi’nde boş arazide buldukları bir cisimle oynamaya başlayan Harun Çağlı (4) ve Ayşenur Geçit (6) cismin patlaması sonucu yaşamını yitirdi.

13 Nisan 2016 tarihinde Şırnak’ın İdil İlçesi’nde Turgut Özal Mahallesi’nde evinin önünde bulduğu cisimle oynayan Hidayet Tek (4) cismin patlaması sonucu yaşamını yitirdi. Patlama nedeniyle evinin inşası için çalışan Şeyhmus Kaya (60) da yaralandı.

7 Mayıs 2016 tarihinde Şırnak’ın İdil İlçesi’nde, Müslüm İlhan (8) adlı çocuk bulduğu bir cismin patlaması sonucu yaşamını yitirdi.

7 Mayıs 2016 tarihinde Van’ın Çaldıran İlçesi’nde S.A. (16-erkek) ve S.A. (15-erkek) adlı 2 çocuk sokakta buldukları bir cismin patlaması sonucu yaralandı.

12 Mayıs 2016 tarihinde Cizre’de mezarlık çevresinde oyun oynayan A.A.’nın (5) bulduğu cismin patlaması sonucu A.A. ile babası T.A. yaralandı.

15 Mayıs 2016 tarihinde Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde Celali Deresi yakınlarında oyun oynayan çocukların bulduğu cismin patlaması sonucu Enes Erdem (10) öldü, S.E. (8-erkek) ve K.K. (2-erkek) adlı 2 çocuk da yaralandı.

19 Mayıs 2016 tarihinde Diyarbakır’ın Yenişehir İlçesi’ne bağlı Şehitlik Semti’nde bulduğu cismin patlaması sonucu R.D. (10-erkek) ağır yaralandı.

16 Haziran 2016 tarihinde Yüksekova’nın Yeşildere Mahallesi’nde bir binanın enkazındaki demirleri çıkaran 15 yaşlarındaki adı öğrenilemeyen bir erkek çocuk meydana gelen patlamayla yaralandı.

27 Haziran 2016 tarihinde Hakkâri’nin Çukurca İlçesi’ne bağlı Ormanlı Köyü yakınlarında 2 kişinin hayvanlarını otlattıkları esnada meydana gelen patlama sonucu Erkan Ölmez (17) öldü, S.Ö. (14-erkek) yaralandı.

9 Temmuz 2016 tarihinde Ağrı’nın Diyadin İlçesi’ne bağlı Taşkesen Köyü’nün Kanîspî Yaylası’nda, Fettah Erdem (15) adlı çocuk askeri operasyonlar ve çatışmalar nedeniyle döşenen bir mayına basarak yaşamını yitirdi. Patlamada S.Ç. (16-erkek) adlı çocuk da ağır yaralandı.

16 Ağustos 2016 tarihinde Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde Midyat Yolu Caddesi’nde çocukların bulduğu bir cismin patlaması sonucu  4’ü çocuk 6 kişi yaralandı.

23 Ağustos 2016 tarihinde Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde, 2 kardeşin ablukanın devam ettiği Zeynel Abidin Mahallesi’ndeki evlerine girmek istedikleri sırada meydana patlama sonucu Fehime K. (12) yaşamını yitirdi, ablası D.K. (13) ise ağır yaralandı.

11 Ekim 2016 tarihinde Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’nde Cumhuriyet Mahallesi’ndeki boş arazide buldukları bir cismi kurcalarken meydana gelen patlamada yaralanan 3 çocuktan Umut Ayvalık (10) yaşamını yitirdi.

18 Ekim 2016 tarihinde Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde Dicle Mahallesi’nde molozların arasında hurda arayan Kadri Barak (14) ve Hamit Çevik (23) meydana gelen patlama sonucu yaşamını yitirdi.

9 Kasım 2016 tarihinde Şırnak’ın Yeşilyurt Mahallesi’nde yıkılan binaların molozlarında meydana gelen patlama sonucu olay yerinde oyun oynayan üz çocuk yaşamını yitirdi, üç çocuk da yaralandı.

12 Nisan 2016 tarihinde Diyarbakır’ın Sur ilçesinde iki çocuk, yerde buldukları cismin ellerinde patlaması sonucu yaralandı. Hastaneye kaldırılan çocuklardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

12 Haziran 2016 tarihinde Silvan ilçesi Tekel Mahallesi’nde arkadaşlarıyla birlikte oyun oynayan 11 yaşındaki A.Ş., mühimmat patlaması sonucu el, yüz ve karın bölgesinden yaralandı.

22 Ocak 2017 tarihinde Şırnak’ın Dicle mahallesindeki evlerinin yakınında, yerde buldukları bir cisim ile oynayan E.B (8) ve V.B (7) adlı iki çocuğun bu cismin patlaması sonucu ağır yaralandığı öğrenildi.

13 Şubat 2017 günü Diyarbakır’ın Dicle ilçesi Yokuşlu köyündeki evinin yakınındaki fidanlıkta, ilçe kırsalında geçtiğimiz hafta düzenlenen operasyonlar sırasında döşendiği iddia edilen bir mayının patlaması sonucu U. Ç. (15, erkek) isimli bir çocuğun bacağından, kolundan ve yüzünden yaralandığı öğrenildi.

25 Şubat 2017 günü Mardin’İn Nusaybin ilçesinin Dicle mahallesinde yerde buldukları metal bir cismin patlaması sonucu Y. M. (12, erkek) ve M. M. (6, erkek) adlı iki çocuğun yaralandığı öğrenildi.

30 Mart 2017 günü Havin Güneş (3) ve Fatih Güneş (5) isimli iki çocuk Nusaybin’in Abdülkadir Paşa Mahallesi’ndeki evlerinin bahçesinde buldukları cismin patlaması sonucu hayatını kaybetti.

8 Nisan 2017 günü Siirt’in Şirvan ilçesine bağlı Yarımtepe köyünde sokakta buldukları metal cismin patlaması sonucu 12 yaşındaki Muhammet Açıkça’nın yaşamını yitirdiği ve 10 yaşındaki Abdülkadir Açıkça’nın yaralandığı öğrenildi.


İrfan Aktan kimdir?

Gazeteciliğe 2000 yılında Bianet’te başladı. Sırasıyla Express, BirGün, Nokta, Yeni Aktüel, Newsweek Türkiye, Birikim, Radikal ve birdirbir.org ile zete.com web sitelerinde muhabirlik, editörlük veya yazarlık yaptı. Bir süre İMC TV Ankara Temsilciliği’ni yürüttü. "Nazê/Bir Göçüş Öyküsü" ile "Zehir ve Panzehir: Kürt Sorunu" isimli kitapların yazarı. Halen Express, Al Monitor ve Duvar'da yazıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI