Kaz Dağları'nda 52'nci gün

Kaz Dağları'nda direniş sürüyor. Eylemciler 'Hasankeyf'e Munzur'a selam olsun' pankartı açtı.
Doğal yaşam savunucuları, Kirazlı'nın Balaban mevkiinde nöbet eylemini sürdürdü. Fotoğraf: MA

DUVAR –  Kaz Dağları’nda altın madeni projesine karşı doğal yaşam savunucuları öncülüğünde başlatılan ‘Su ve Vicdan Nöbeti’ 52’nci gününü doldurdu.

Kanadalı altın arama şirketi Alamos Gold ve yerli taşeronu Doğu Biga Madencilik tarafından Kaz Dağları’nda faaliyetlerine başlanmak istenen siyanürlü altın arama projesine karşı yapılan eylem, Kirazlı’da bulunan Balaban mevkiinde sürüyor. Nöbeti Ekoloji Birliği üyeleri, kent merkezinden, çevre kentlerden gelen onlarca yurttaş ziyaret etti. Nöbetin devam ettiği alana, “Altıncı şirket Kirazlı’yı terket”, “Kaz Dağları biziz” ve “Hasankeyf’e Munzur’a selam olsun” pankartları asıldı.

HASANKEYF İÇİN BESTE YAZDILAR

Ziyaret sırasında nöbet gönüllüleri ve ziyaretçiler arasında hayata geçirilmek istenen projeler ve bunların yaratacağı tahribatlar üzerine tartışmalar yürütüldü. Ardından Çan Otoyolu’nun kenarından yaklaşık 200 bin ağacın kesildiği şantiye alanına kadar yürüyüş düzenleyen nöbet gönüllüleri yolda sık sık, “Havana, suyuna, toprağına sahip çık”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganları attı. Şantiye kapısında kısa bir müzik dinletisi gerçekleştiren nöbet gönüllüleri, kendi besteledikleri “Hasankeyf için El ele” isimli parçayı seslendirdi.

KÖYLERİ BİLGİLENDİRDİLER

Şantiye kapısındaki bekleyişlerini sonlandıran kitle buradan altın madeninin faaliyete geçmesi durumunda siyanürün doğrudan etkileyeceği köyleri ziyaret ederek, köylülere aşure dağıttı. Ziyaret sırasında köylülere bilgilendirme amacıyla konuşmalar yapan nöbet gönüllüleri, bölgenin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Havzası’nın altın arama faaliyetleri sona erdiğinde siyanürle dolma riski taşıdığına yönelik bildiriler dağıtıp, uyarılarda bulundu. Daha sonra nöbetin sürdüğü Balaban mevkiine geri dönen yurttaşlar eylemlerine kaldıkları yerden devam etti. (Kaynak: MA)