Scholz'un Çin ziyareti Almanya'da tartışma konusu oldu: Tek başına hareket ediyor

Almanya Başbakanı Olaf Scholz'un Çin ziyareti Alman medyasında gündem oldu. Eleştiriler, Almanya'nın Çin politikasında AB'den ayrı tek başına hareket etmesinde odaklandı.

Google Haberlere Abone ol

Yunus Ülger

DUVAR - Almanya Başbakanı Olaf Scholz'un Çin ziyareti, öncesinde olduğu gibi sonrasında da tartışma ve eleştirilere yol açtı. Ziyarete geniş yer veren medya, ziyaretin gerekliliği ve getirisi hakkında ikiye bölündü. Ziyareti olumlu bulanlar kadar olumsuz bulup eleştirenler de oldu. Olumlu bulanlar, savaş ve kriz döneminde Çin ile diyalogun gerekli olduğunu savunurken, eleştiriler, Almanya'nın Çin politikasında Avrupa Birliği'nden (AB) ayrı tek başına hareket etmesinde odaklandı. Ayrıca, Sosyal Demokrat Parti (SDP), Yeşiller ve Hür Demokrat Parti'den (FDP) oluşan koalisyonda Çin politikasında uzlaşma olmadığı hatırlatıldı.

'EKONOMİ İNSAN HAKLARININ ÜZERİNDE' İZLENİMİ

Frankfurter Allegemeine Zeitung gazetesi, haberinde ekonomi çevrelerinin görüşüne yer vererek, eski Başbakan Angela Merkel gibi Scholz'un ülkenin önde gelen şirketlerin şefleriyle Çin'e gitmesinin yanlış olarak değerlendirildiğini yazdı. Bunun Çin'de, “Almanya için ekonomi insan haklarının üzerinde” izlenimi uyandırabileceğini belirtti. Yeşiller Partisi'den Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock'un, ziyaret öncesi Scholz'a, 'insan hakları ihlallerini dile getirmesi' tavsiyesinin bir örneği bulunmadığını belirten gazete, bunun SPD tarafından çok sert eleştirildiğini yazdı. Bundan sonra koalisyona tekrar huzurun hakim olmasının şüpheli olduğunu ileri sürdü.

'ZOR DÖNEMDE GEREKLİ BİR ZİYARET'

Süddeutsche Zeitung gazetesi ile Deutschlandfunk radyosu, Scholz'un Çin ziyaretini, savaş ve ekonomik kriz döneminde doğru bir ziyaret olarak nitelediler. Süddeutsche Zeitung, Scholz'un sadece kendisi ve ülkesi için değil, özgür dünyanın elçisi olarak Çin'e gittiği görüşünü savundu. Ziyaretin en önemli yanının, Scholz'un, Rusya'nın savaşı sona erdirmesi konusunda Çin'e sorumluluğunu hatırlatması olduğunu belirtti. Gazete, “Ne var ki, Şi Cinping'in diktatörlüğü devam edecek, Rusya'ya desteği de kesilmeyecek” değerlendirmesini yaptı. Deutschlandfunk radyosu, Scholz'un ziyaretine eleştirilerin yersiz olduğunu belirtip, böyle bir dönemde Çin'i devre dışı bırakmanın yanlış olacağını ileri sürdü. Bunun Putin'in işine geleceğini savunan radyo, Çin'in Rusya'ya karşı tutumu hakkında doğrudan bilgi edinme açısından ziyaretin yararlı olduğunu ifade etti.

'STRATEJİK AÇIDAN YANLIŞ BİZ ZİYARET'

Berlin'de yayımlanan Tagesspiegel gazetesi, AB Komisyonu ile Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron'un uyarılarına karşın Scholz'un Çin'e gitmesini stratejik bir hata olarak niteledi. AB Komisyonu ve Macron'un, birlikte bir Çin politikası belirlemekten yana olduklarını, ancak Scholz'un buna uymadığını yazdı. Gazete, Almanya'nın tek başına hareket etmesinin, Çin'in ekonomik gücünü kullanıp, AB'de kendini eleştiren ülkeleri sindireceğini ileri sürdü. Düsseldorf'da yayımlanan Handelsblatt gazetesi de Scholz'un AB'den ayrı hareket etmesinin Brüksel'de hiç iyi karşılanmadığını, şirket temsilcilerinin katılımının Çin'e boyun eğmek anlamına geleceğini yazdı.

Berliner Morgenpost gazetesi, Scholz'un açık konuşmasını övmekle birlikte, ziyaretin fazla bir getirisinin olmadığını savundu. “Scholz, Çin'in pazarını yabancı yatırımcılara kapatmasını, Tayvan'a tehdidi, ve Uygurlara baskıyı kamu önünde eleştirdi. Merkel bunu kapalı kapılar ardında yumuşak bir sesle yapıyordu. Neye ulaştı? Sadece Biontech aşısının ülkedeki yabancılara yapılmasını” yorumunu yaptı.

'ZİYARET ÇİN POLİTİKASINDA UZUN YOLU BAŞI'

Alman Birinci Televizyonu (ARD) haber kanalı Tageschau'da yapılan yorumda, Scholz'un Çin ziyaretinin Çin politikasında uzun bir yolun başlangıcı olduğu belirtildi. Scholz'un her sorunu dile getirdiği, ancak bunların uygulanması gerektiği, bunun için koalisyonda daha bir uzlaşmanın bulunmadığı hatırlatıldı. Ayrıca, Alman Ekonomisi'nin Çin'e bağımlılığının kolay aşılacak bir durum olmadığı vurgulandı.