Zeydan Karalar: Kızdıysam kızdığımı belli ettim, mutlu olduysam mutlu olduğumu

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, seçimi kazanmasının nasıl mümkün olduğunu, bugüne kadar yaptıklarını ve yapmak istediklerini anlattı: Yoksulluk ve ekonomik kriz, belediyeleri aşan daha makro bir sorun gibi görünüyor ama kent yoksulluğunu azaltmak için belediyelerin yapacağı pek çok şey var.

Güven Boğa

ADANA – Zeydan Karalar, 31 Mart seçimlerinde CHP’ye zafer getiren adaylardan biri oldu. Seçim başarısı kadar üslubu ile de zaman zaman gündeme geldi. 23 yaşında başladığı Oda Başkanlığı ile başladığı mücadelesinde CHP İl Başkanlığı, Seyhan Belediye Başkanlığı yaptı. Adım adım ilerledi ve yıllar sonra CHP’ye Adana’yı kazandıran isim oldu.

Sizi sizden dinleyerek başlamak istiyorum. Kimdir Zeydan Karalar? Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na kadar neler yaptınız? 

Anadolu’da doğmuş bir çok kişi gibi benim de hayatım mücadelelerle geçti. Altını çizip şöyleydi böyle oldu diye kendime övünme vesilesi çıkarmanın anlamı yok. Halkın içinden geldim desem yeterli. Yokluğu da gördüm, çalışarak kazanmanın, ‘yok’u ‘var’ etmenin güzelliğini de… 1958 yılında Adana merkezinde doğdum. Çalışırken okudum Makine Mühendisi oldum. Kendi kişisel mücadelemin yanında ülkemin sorunları da hep aklımdaydı. Çok genç yaşlarda siyasete girdim, CHP Merkez İlçe Gençlik Kolları Başkanlığı yaptım. Nuray Hanım ile evlendim. Biri kız, ikisi erkek üç çocuğumuz oldu. 1981 yılında 23 yaşında, Adana Makine Mühendisleri Odası Başkanlığı yaptım. İşçilikle başlayan çalışma hayatım, yurt içi ve yurt dışında mühendislik ve özel sektörde genel müdürlük, kurucu genel müdürlük seviyelerinde yıllarca sürdü. 2005 yılında kendi şirketimi kurdum. 2010 yılında CHP Adana İl Başkanı, 2014 yılında CHP’den Seyhan Belediye Başkanı oldum. Allah’ın izni ve halkımızın takdiriyle 2019 yılında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı seçildim. 58 yıllık hayatımın özeti budur. Elbette eksiği, fazlası vardır. Bir insanım nihayetinde.

Seyhan’da çok uzun bir süre CHP adına bir belediye başkanlığı elde edilememişti. 2014 ve 2019’a bakıldığında aslında uzun yıllar sonra CHP’ye yeni seçim zaferleri kazandıran isim olduğunuzu görüyoruz. Bunun sırrı nedir?

Şu çok önemli. Ben şu partili, bu partili, falancanın başkanı, filancanın akrabası olmazdan önce Adanalıyım. Burada doğdum, hemşehrilerimle de Adanalılık ortak kimliğinde buluşmaya öncelik verdim. Çocukken nasıldır, sokağa çıkarsın. Bütün çocuklarla arkadaş olma şansın vardır. Onun babası şu partili, bunun babası zengin, bunun babası fakir diye bakmazsın. Bir oyun kurar oynarsın, sokakta kim varsa katılır. Bu nedense büyüyünce yavaş yavaş yok olur. Ben siyasetin de işte insanın o en saf haliyle yapılmasını istiyorum. Kimseye önyargıyla bakmadan, kimseyi ayırmadan önce herkese eşit mesafede durarak. Biz Seyhan adaylığı sürecinde de, Adana adaylığı sürecinde de kazandığımız tüm mevzileri bu bakışla kazandık.

CHP Genel Merkezi’nin son seçimlerde izlediği stratejinin sizin ve uzun yıllardır elde edilemeyen belediyelerin elde edilmesindeki katkısı nedir?

CHP’nin 2019 yerel seçimlerinde izlediği stratejinin bizim kazanmamıza çok katkısı var. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na çok teşekkür ediyorum. Tüm yurtta tam da olması gerektiği gibi pozitif bir kampanya yürüttüler. Bu da belediye başkan adaylarına kazanamadığımız yerlerde dahi artı puan kazandırdı. Adana’yı, Mersin’i, İstanbul’u, Ankara’yı, Antalya’yı geri aldık. Genel Merkez “Martın sonu bahar” dedi. Biz de bahar olsun diye canla başla çalıştık. Tüm partililerime teşekkür ediyorum.

.

Seyhan Belediye Başkanı olduğunuz dönemde sosyal belediyecilik anlamında çalışmalarınız vardı. Bunların da Adana seçiminde etkisi oldu mu?

Benim belediye başkanı olma amacım sosyal belediyeciliği Adana’da uygulamaktı. Adana bütün zenginliğine rağmen sosyal hizmetlerde, sosyal belediyecilikte maalesef çok geride kalmış bir şehirdi. Seyhan nüfusu 1 milyona dayanmış büyük bir ilçe. Adana’nın kalbi. Bu sorunu buradan çözmeye başlarsam bir etki yaratır diye düşündüm. Seymer’ler (Meslek edindirme merkezleri), eğitim merkezleri, kent meydanı, Halkkart, kadın merkezli projeler, portatif yüzme havuzları, kapalı spor tesisleri, çok amaçlı tesisler ve semt pazarları gibi icraatlar yaptık. İsrafı azaltıp tamamen bu çalışmalara yöneldim. Büyükşehir’de de bu amaçla devam ediyorum. Hangi inançla derseniz hakka ve halka inançla derim. Çünkü bu ülkenin insanları hangi siyasi görüşten olursa olsun, gerçekten çalışanın hakkını verir. Buna inanıyorum.

Çalışmalarınız kadar üslubunuz ile de dikkatleri üzerinize çektiniz. Bu tarzınız zaman zaman haberlere de konu oldu…

Kullandığım dil ve sıcaklık konusunda fazladan bir çalışma yapmadım. Hep kendim gibi oldum, hep kendim gibi davrandım. Siyasetin insana yüklediği o samimiyetsiz gülümsemeye teslim olmadım. Kızdıysam kızdığımı belli ettim, mutlu olduysam mutlu olduğumu. İnsanlar aslında bunu istiyor. Karşılarında gerçek bir insan ve gerçek sözler görmek istiyor. Bunu görünce ya da hissedince de umutlanıyorlar. Bu adam bir söz verdiyse yapar diyorlar.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunuz andan itibaren kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri de kurumda yaşanan işçi çıkartmaları.

Adana Büyükşehir Belediyesi’nde göreve başladığımız günden itibaren ilk işimiz mevcut durumun analizini doğru bir şekilde yapmak oldu. Personel giderinin bütçe gelirine oranının yüzde 65 olduğu bir kurumda hizmeti, faaliyetleri sağlıklı sürdürmenin olanaksızlığı son derece açık. Üstelik seçime birkaç ay kala işe alımların yaşandığı gerçeğiyle karşı karşıya kaldık. Öncelikle işe gelmediği halde ücretini alanlarla yollarımızın ayrılacağını dile getirdik. Ardından seçim döneminde bize PKK’lı diyen, iftira atan ve kampanyamızda çalışan arkadaşlarımıza, araçlarımıza yönelik fiili saldırılarda bulunan, pankartlarımızı yırtan, araçlarımıza PKK yazanlarla yollarımızın ayrılacağını söyledik. Bunların dışında, verimli olmayan, bizim çalışma disiplinimize uymayan ve tarzı; hizmet kalitemizi yükseltme prensibimizle örtüşmeyenlerle çalışmayacağımızı da açıkladık. Belediye çalışanlarına karşı sorumluluğumuz olduğu kadar, 2 buçuk milyon Adanalıya da sorumluluğumuz var. Ben çalışanlarına maaş ödeyemeyen bir belediyenin başkanı olamam. Temel amacımız, hemşehrilerimizin ihtiyaçlarına cevap vermek ve onlara verdiğimiz hizmetin kalitesini yükseltmek.

Üstelik personel çıkarırken siyasi görüş ayrımcılığı yapmadığımızı herkes biliyor. CHP’li olduğu halde, çalışma kriterlerimize uymadığı gerekçesiyle işlerine son verdiğimizi söyleyen ve bize sitemde bulunan arkadaşlarımız mevcut. Ben Adana’nın tamamının belediye başkanıyım ve kentimize hizmet vermek için ne gerekiyorsa onu yaptım ve yapmaya devam edeceğim.

Şunun da altını çizmek zorundayım. Belediyeler İş ve İşçi Bulma Kurumu değildir. Halkın en büyük sorunu işsizlikse evet bunu görmezden gelemeyiz. Ancak bunun anlamı bütün işsizleri belediye işe alacak, iş yükünün ötesinde istihdam yapacak değildir. Belediye bu kente yatırım yapılması, bu kentte ticaretin, sanayinin canlanması için çalışmalar yapar. Büyük bir şirketin burada fabrika kurması için gerekli koşulları yaratır örneğin. Biz stratejik planımızı buna göre yapacağız. Belediye kendisi doğrudan istihdam da yapacak elbette ama asıl işimiz bu kentte özel sektörde istihdamı artırmak için çalışmaktır.

Belediyenin ne kadar borç yükü olduğunu ve yapılan yolsuzlukları basın önünde epey detaylı açıkladınız, borç yükü, yolsuzluklar, işten çıkarmalar. Tüm bu olumsuzlukları nasıl aşacaksınız, bu konuda attığınız somut adımlar var mı?

Denetim mekanizmaları iyi işlemediği gibi “işi kılıfına uydurmanın” çok iyi öğrenilmiş olması gibi de bir problem var. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bunu anlatan çok güzel bir romanı vardır. Bir, ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ kurulmuş. İşe göre adam değil, adama göre iş yaratılmış ve bu artık bir kangrene dönmüş. Buna son vermemiz gerekiyor.

Çalışarak aşacağız. Borç yükünü azaltmak için olağanüstü israfı kesme önlemleri aldık örneğin. Yolsuzluklar için zaten denetim mekanizmamızı kurduk. İşten çıkarmalar konusuna gelince, işe göre adam almak yerine önce adam alıp sonra adama göre iş yaratma gibi bir şey alışkanlık olmuşsa, bunun da sebebi siyasetse, işten çıkarmalar olacak. Ancak liyakat temeliyle yeni işe almalar da olacak. Önemli olan işin yapılması. Kaç kişiyle yapılması gerekiyorsa o kadar kişiyle yapılacak.

Kent yoksulluğu Türkiye’nin her yerinde sorun ama Adana’da daha büyük bir sorun… Bu sorunun çözümü için bir belediye neler yapabilir, siz neler yapacaksınız?

Yoksulluk ve ekonomik kriz, belediyeleri aşan daha makro bir sorun gibi görünüyor ama kent yoksulluğunu azaltmak için belediyelerin yapacağı pek çok şey var. Önceki dönem Seyhan’da başarıyla uyguladığımız Halk Kart projemizi Büyükşehir’de daha kapsamlı olarak uyguluyoruz. Adana çok verimli bir bölge ama çiftçimiz yoksulluk çekiyor. Tarıma desteklerimiz var daha fazlası olacak. Kentte yaşamanın bazı gerekleri vardır. İnsanlar yoksulluktan ötürü sosyalleşemiyorsa, kültür sanat faaliyetlerine asla bütçe ayıramıyorsa onları insanlara uygun fiyatlı ya da ücretsiz sunmak gibi de bir sorumluluğumuz var. Bunu da ihmal etmeyeceğiz. Atatürk’ün Cumhuriyet’i tanımlarken söylediği gibi “kimsesizlerin kimsesi” olmak zorundayız. Bu hem cumhuriyetin hem de sosyal demokrat belediyeciliğin, derman belediyeciliğinin bir gereği.

Adana festivaller ile anılan bir kent olma yolunda ilerliyor. Gerçekleştirilen festivalleri tarih ile buluşturmak ve turizm merkezlerinden birine dönüştürmek için neler yapıyorsunuz?

Adana’nın festivaller kenti olma yolunda ilerlediğini görmek, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı olarak beni çok mutlu ediyor. Portakal Çiçeği Karnavalı, Kebap ve Şalgam Festivali, Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Lezzet Festivali ile bazı ilçe belediyelerimizin yaptığı festivaller, Adana’mızın tanıtımına katkı sağlıyor. “Adana bir tarih kentidir. Magarsus, Misis, Şar, Anavarza, Ulu Cami, Yağ Cami, kazı çalışmalarına destek olduğumuz Tatarlı Höyüğü, dünyanın kullanılan en eski köprüsü hep Adana’da. Saymakla bitiremeyeceğimiz tarihi eserlerimiz burada. Festivaller için Adana’ya dışarıdan gelen insanları tarihimizle, doğamızla, lezzetimizle ve diğer güzelliklerimizle buluşturduğumuzda, turizm açısından tanıtımımıza önemli kattı sağlamış olacağız. Festivalleri güçlendireceğiz. Buraya ünlü birkaç insan getirip, birkaç haber yaptırma temelinde değil, kente turist çekme temelinde yapacağız.

Seyhan’daki başarı Büyükşehir’in kapılarını açtı. Büyükşehir’deki başarınız size hangi yeni kapıları açacak?

Bu işi başka kapılar açsın diye yaparsanız baştan kaybedersiniz. Biz sadece Adana’ya ve halka hizmet etmek gözüyle bakıyoruz işimize.