Erdoğan'dan Yeni Zelanda saldırganına: Sen hangi milletle konuşuyorsun

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Zelanda'da camilere saldıran kişinin Türkiye'ye yönelik tehditleri hakkında konuştu. Erdoğan, "Sen hangi milletle konuşuyorsun, neyi konuşuyorsun. Senin her yerin bomba olsa ne yazar. Terbiyesiz, ahlaksız, adi, alçak" ifadelerini kullandı.

DUVAR – Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Zelanda’da iki camiye saldıran kişinin Türkiye’ye yönelik ifadelerine tepki gösterdi. Erdoğan, “Be hey gafil, önce şunu bil… Biz oyuz ki imanıyla övündüğümüz ecdadımız, titretici şeylere hiçbir gün diz çökmemiş. Sen hangi milletle konuşuyorsun, neyi konuşuyorsun. Senin her yerin bomba olsa ne yazar. Sen, orada ibadette olan o masum Müslümanları buldun, elinle silahlarla gittin, onları taradın. Terbiyesiz, ahlaksız, adi, alçak, sen kolayı seçtin” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Gaziantep’te düzenlenen mitingde konuştu.

Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen saldırıda yaralanan 1 kişiyle görüştüğünü söyleyen Erdoğan, “Bu saldırının görüntüleri de canlı olarak yayımlandı. 49 kardeşimiz orada şehit oldu. Bunların dışında 3 Türk var, onlar da yaralı. Ben bir tanesine ulaştım, kendisiyle görüştüm. Cumhurbaşkanıyla da görüştüm” dedi.

Saldırıyı gerçekleştiren kişinin yayımladığı bildiriye işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

KATİLİN BİLDİRİSİ, KAFALARDA YAŞATILAN HEVESLERİN İFADESİ: Bu katil bildiri yayımlamış, tüm Müslümanlarla birlikte ülkemizi, milletimizi, şahsımı da hedef alıyor. Neymiş, Boğaz’ın batısına geçmeyecekmişiz. Yani Avrupa yakasına. Yoksa ne olurmuş? İstanbul’a gelip hepimizi öldürür, bizleri topraklarımızdan sürer, Ayasofya’yı minarelerden kurtarırlarmış. Bu ifadeler kafalarda ve kalplerde yaşatılan heveslerin ifadesidir. Biz, işte bunun için şehadetleri dinin temeli olan ezanlarımıza, onların okunduğu camilerimize, minarelerimize, istiklalimizin sembolü olan bayrağımıza böylesine sıkı sıkıya sarılıyoruz.

SENİN HER YERİN BOMBA OLSA NE YAZAR: Be hey gafil, önce şunu bil… Ben niye girdim içeri, biliyorsunuz değil mi? Ziya Gökalp’in meşhur şiiri vardı. Orada ne vardı? Minareler süngü, kubbeler miğfer, camiler kışlamız, müminler asker, bir şey bizi sindiremez, gökler, yerler açılsa, üzerimize tufanlar, yanardağlar saçılsa… Biz oyuz ki imanıyla övündüğümüz ecdadımız, titretici şeylere hiçbir gün diz çökmemiş. Zaferlerin kapısı, Anadolu’nun tapusu, Malazgirt’ten ta Çanakkale’ye, imanın geçilmez kalesine kadar bizi zaferden zafere koşturan işte o iman birliğidir. Sen hangi milletle konuşuyorsun, neyi konuşuyorsun. Senin her yerin bomba olsa ne yazar. Sen, orada ibadette olan o masum Müslümanları buldun, elinle silahlarla gittin, onları taradın. Terbiyesiz, ahlaksız, adi, alçak, sen kolayı seçtin. Birileri de hala bizim ezan ve bayrak hassasiyetimizi kendince küçümsemeye veya çarpıtmaya çalışıyor. İşte ben bu okuduklarımdan dolayı hapse girdim. Nerede, Türkiye’de… Ama siz ne yaptınız? ‘Muhtar bile olamaz’ dediklerinde aldınız bu evladınızı hem başbakan hem de cumhurbaşkanı yaptınız.

İSRAİL’İN BAŞINDA SOYGUNCU VAR: Bu millet var ya, bu can bu tende oldukça böyle bir şeye asla müsaade etmez, etmeyeceğiz. İsrail’in başındaki soyguncu var ya, yargılanan var ya, her türlü yolsuzluktan yargılanan bir başbakanları var ya, onun oğlu da ‘İstanbul, Bizans’ın başkenti bir Hristiyan şehridir, Türk işgaliyle karşı karşıyadır’ diye tweet atıyor. Be ahlaksız, siz Filistin’in tamamını işgal ettiniz. Siz, 1938-48’de neredeydiniz, şimdi ise neredesiniz? O Filistinli kardeşlerimiz neredeydi, şimdi ise nerede? İşgal ettiniz, elinizdeki o güçle onları bulundukları yerlerden hep kovdunuz.” değerlendirmesinde bulundu.

BU ALÇAKLARIN SEVİYESİNE DÜŞMEYECEĞİZ: İnanıyoruz ve üstünüz. Müslümanlar olarak asla baş eğmeyeceğiz ama asla bu alçakların seviyesine de düşmeyeceğiz. Kökeni, inancı, meşrebi ne olursa olsun günahsız her masum insanın ölümüne karşı aynı ilkeli duruşu sergileyeceğiz. Yeni Zelanda’da, Filistin’de, Myanmar’da katledilen masum Müslümanlara hangi hassasiyeti gösteriyorsak, diğer insanlara da aynı şekilde yaklaşacağız. Gücünü zulümden ve sömürüden değil, imandan, vicdandan, ahlaktan, adaletten alan bir ayetimizle dünyayı değiştireceğiz. Çünkü İslam, insanlık budur. (GAZİANTEP/AA)