Bir kentin farklı renkleri ve sesleri nasıl kaynaştırılır?

Amsterdam Müzesi’nin 2019 yılı için hazırladığı “Mokum/Damsko’yu Temsil Etmek” başlıklı projesi, farklı etnik kökene sahip kent sakinlerinin kültürel üretimleri arasında köprü kurmayı amaçlıyor. Proje kapsamında Yidiş kökenlilerin 19.yüzyılda ürettiği opera türü müziklerin hiphop olarak yorumlanması gibi etkinlikler hayata geçirilecek.
2006’da Amsterdam şarkılarının sergilendiği ‘Geef mij mijn Amsterdam’ sergisinden.

Melishan Devrim  melishandevrim@gmail.com

DUVAR – Kentin farklı etnik kökenli insanları arasında kültürel bir köprü kurmayı amaçlayan Amsterdam Müzesi, 2019 için özel bir proje hazırladı. Amsterdam’ın Yidiş* dilindeki ismi olan Mokum ile Surinamlıların sokak dilinde verdiği ismi olan Damsko kelimelerini içeren “Mokum/Damsko’yu Temsil Etmek” başlıklı proje kapsamında 2019 yılı boyunca çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Müzede bu iki kültüre ait kıyafetler, müzik aletleri ve maddi kültür objelerinin birlikte sergilenmesinin yanı sıra iki ayrı müzikal kültürün çağdaş biçimde yorumlanması da söz konusu olacak. Temsil edilecek müzikal kültürlerden biri, 19.yüzyılda göçmen işçilerin ve zanaatkarların yerleştiği Jordaan mahallesinde İtalyan operasından esinlenerek Fransız gaydası (musette) ile üretilen ve lirikleri Yidiş dilinde olan müzikler. 17.yüzyıldan itibaren Jordaan’da yaşayanların ürettiği bu müzik, proje kapsamında Amsterdam’ın dar gelirli mahallelerinde üretilen hiphop türünde yorumlanacak. Proje için yerel sanatçıların yanı sıra Hollanda’nın bağımsız bir müzik firmasıyla ve akademisyenlerle çalışan müze, Hollanda’nın müzikal kültürünü geliştirerek korumayı ve sanat aracılığıyla sosyal anlamda kaynaşma sağlamayı amaçlıyor.

İKİ AYRI MAHALLENİN ORTAK DUYGUSU: FAKİRLİK

Amsterdam Müzesi’nden tarihçi ve küratör Annemarie de Wildt, Jordaan mahallesinin kentsel dönüşümden geçtiği ve demografik yapısının değiştiği 1950’ler ve 1960’larda ses sanatçıları Johnny Jordaan ve Zwarte Riek’in Yidiş müziklerini yeniden yorumladıklarını ve bu sayede bu kültürün günümüze ulaştığını belirtiyor. Bu dönemde üretilen şarkılarda, geçmişe duyulan özlem, hayatın neşeleri ve üzüntüleri, fakirlik ve polisle yaşanan sorunlar gibi günlük hayata dair sıkıntılar şarkılara konu olmuş. Amsterdam Müzesi, müzikal anlamda farklı türler olmasına rağmen içerik anlamında o dönemin şarkılarının hiphop olarak yorumlanabileceği fikrinden yola çıkıyor. Projenin sergi aşamasının Jordaan ve Bijlmer mahallelerine odaklanacağını belirten de Wildt, Bijlmer’in 50 yıl önce büyük bir değişimden geçtiğine dikkat çekiyor. Hollanda’nın Karayipler ve Afrika’daki kolonilerinden gelenlerin yerleştiği Bijlmer, 1980’ler ve 1990’larda Amsterdam’ın “ghetto”su olmuş. Her iki mahallenin de sakinleri, yaşadıkları mahalleyle gurur duyuyorlar ama turistler açısından her iki mahallenin de negatif bir imajı var. Küratör Annemarie de Wildt, 2017’de başlanan “Mokum/Damsko’yu Temsil Etmek” projesinin, kentin maddi olmayan kültürünü belgeleyerek korumayı sağlayacak projelerden biri olduğunu belirtiyor. Proje kapsamında toplanan ses kayıtları, performansların videoları ve sözlü tarih örnekleri de sergide yer alacak.

AMSTERDAM’IN MÜZİK HARİTASI HAZIRLANIYOR

2006 yılından beri kentin maddi olmayan kültürünü belgelemek üzerine projeler gerçekleştiren Amsterdam Müzesi, bu proje kapsamında bir web sitesi de hazırlıyor. Kentin interaktif müzik haritasının yer alacağı bu site için InHolland Akademisi’nin öğrencileri müzisyenlerle buluşarak Amsterdam’a özgü şarkıları kaydediyorlar. Amsterdam Müzesi, 2006 yılında açtığı başka bir sergide, Jordaan’a özgü şarkıların kaydını çıkarmıştı.

*Yidiş (Yiddish): Eski İbranice, Aşkenaz dili.