Teke Zortlatması’nı bir de onlardan dinleyin

Balboura, pek çok geleneksel Ege yöresi türküsünü viyolonsel, perküsyon ve elektronik gitarla yorumlayan bir grup.  Balboura'yla müzik serüvenlerini konuştuk.
Soldan sağa: Grégory Dargent (Elektrik gitar), Anıl Eraslan (Viyolonsel), Etienne Gruel (Perküsyon).

Elif Türkölmez  eturkolmez@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Elektrik gitarda Grégory Dargent, perküsyonda Etienne Gruel ve viyolonselde Anıl Eraslan’dan oluşan Balboura, İğnem Düştü Yerlere’den Al Yazmalım Zeybeği’ne, Koca Karı Boğazı’ndan Teke Zortlatması’na pek çok geleneksel Ege yöresi türküsünü viyolonsel, perküsyon ve elektronik gitarla yorumluyor. Böyle klasikleri çekiştirip yamultmak riskli iştir, insanın elinde kalıverir. Ama Balboura’nın (Balbura diye okunuyor) yaptığı hiç eğreti durmuyor.

Özay Gönlüm’ü çok severim. Üçlü sazı Yaren’e, Gönlüm’ün ondan bir arkadaş, aileden biri gibi söz etmesine, ona bir canlı gibi muamele etmesine filan bayılırım.

Gönlüm’den sonra ilk kez birilerinin Ege türküsü yorumunu, üstelik daha duyar duymaz, çok sevdim. Strasburg’dan Grégory, Etienne ve Anıl’ın, iç burkan, gönül derinleştiren, iyi gelen müziklerini… Ve gruptan Anıl Eraslan’a bağlanıp bize kendilerini, müziklerini anlatmasını istedim.

Röportaja geçmeden önce kendileri hakkında yazdıkları ve bence ne yapıp ettiklerini derli toplu anlatan iki satırı aşağıya ekliyorum ve onları dinledikten sonra muhakkak bir de Özay Gönlüm’den Hop Diri Diri Dattiri (Elinde Bağlaması) ya da Zobalarında Guru da Meşe Yanıyor dinlemenizi tavsiye ediyorum.

Balboura Teke yöresindeki Dirmil ilçesinin eski Likyalı antik ismidir. Fransa’nın Strasbourg şehrinde yaşayan Burdur doğumlu viyolonselci Anil Eraslan, küçüklüğünden beri kulağında tınlayan teke zortlatmaları, zeybek ve türküleri yeni bir tarzla düzenleyerek bu müzikleri viyolonsel, elektrik gitar ve perküsyonla kurduğu Balboura adlı üçlüyle yorumluyor.

Yaratıcı ve dinamik bir enerjisi olan bu üçlüde Grégory Dargent elektrik bağlama ve rock gitar arasındaki dengeyi kurarken viyolonselci Anıl Eraslan viyolonseliyle kabak kemane ve sipsiyi aratmıyor, Etienne Gruel’in de perküsyondaki ustalığıyla müzik geleneksel degerlerin içinde bambaşka bir boyutta kendini var ediyor. Birbirinden farklı ritmik oyunlar ve yeni düzenlemelerle Balboura dinleyenleri heyecanlı bir serüvene davet ediyor.

Bize bir araya geliş hikayenizi, böyle bir müzik yapmaya başlama maceranızı anlatır mısınız? Kimsiniz siz? Ne yapıyorsunuz?

Ben 16 senedir Strasbourg’da yaşıyorum. Orada konservatuarda klasik müzik ve caz eğitimi aldım. Uzun zamandır pek çok farklı grupla çalışmalarıma devam ediyorum. 2012 yılında bir müzik salonunun üç senelik ‘anlaşmalı sanatçısı’ oldum, yani üç sene boyunca yeni ürettiğim projeleri orada tanıtma imkanım oldu. Bu sayede Balboura üçlüsünü hayata geçirebildim. Baska gruplarda da beraber çaldığım arkadaşlarım Greg ve Etienne’i de davet ederek bu üçlüyü kurdum. Yeni düzenlemelerimizle Burdur yöresi ve etrafındaki zeybekleri çalıyoruz.

Neden Balboura ismini seçtiniz?

Balboura Burdur’a bağlı Dirmil ilçesinin eski ismi evet. O coğrafyanın müziklerini çalıyoruz ve Balboura kelimesinin beni etkileyen bir tınısı var. Içinde ‘bal’ var, ‘bura’ var hatta biraz daha zorlarsak ‘Burdur’ var.

Yaptığınız müziği kim dinliyor sizce? Sayenizde Gaydırı Gubbak Cemilem’i gençler de dinleyecek diyebilir miyiz?

Gaydırı Gubbak Cemilem’i çalmadık henüz. Ama yaptığımız müzikleri meraklısı dinleyecektir sanırım.

Ne dinleyerek büyüdünüz? Örneğin Özay Gönlüm’ü dinler misiniz? Onun Isparta Zeybeği yorumunu sever misiniz? Yaren adını verdiği üçlü sazı hakkında ne düşünürsünüz?

Benim müzik geçmişim biraz karışık. Çocukken evde halk müziği ve sanat müziği dinlenirdi. Sekiz dokuz yaşlarında org çalmaya başladım. Ergenlikteki metal müzik döneminden sonra Ankara Güzel Sanatlar Lisesi’nde klasik müzik ve viyolonsel öğrendim. Büyünce hem özgür doğaçlama hem de Teke yöresi müzikleri yapacağımı nereden bilebilirdim?
Çok daha sonra Türkiye’deki birçok farklı geleneksel müzik türüyle ilgilenmeye başladım. Bunlardan kendimi en yakın hissettiğim tabii ki Burdur yöresi müzikleriydi. Özay Gönlüm’ü küçükken dinlerdim ve televizyonda izlerdim. Onu da daha çok Fransa’ya gittikten sonra keşfettim diyebilirim. Bence harika bir insan, yaptığı isler de enstruman da çok önemli ve değerli.

Teke Zortlatması’nı, Ötme Bülbül Zeybeği’ni ve pek çok geleneksel Ege yöresi türküsünü viyolonsel, elektro gitar ve çeşitli vurmalılarla yorumluyorsunuz. Tepkiler nasıl? İnsanlar ne diyor? Genelde klasik ezgilerin cesur yorumları zor hazmedilir ama sizin icranızda bambaşka bir güzellik var.

Sağolun. Şu ana kadar çok güzel tepkiler aldık. Yerel sanatçılar da bu yorumu genelde beğeniyorlar. Hemen hemen her türküye kendi melodilerimi de katarak epey düzenlenmiş parça yaptım. Bizim yörenin melodileri kısa ve basit bir güzellik içerdiğinden, bu durum müzikal olarak farklı fikirlere çok açık bir özgürlük sunuyor. Avangard müzik ve doğaçlama ile ilgilenen müzisyenler oldugumuz için bu halimiz de müziğe yansıyor. Ortaya çıkan genel ‘ses’ cesur ve biz neysek onu yansıtan bir ses diye düşünüyorum.

Türkiye’de konser verdiniz mi, verecek misiniz? Bir ‘Ege turnesi’ yolu görünüyor mu?

Mayıs’ta bir Ege-Akdeniz turnesi için görüşmelerimiz var. Umarım gerçekleşir.

Albümünüzü kendiniz dağıtıyor, dijital platformlarda kendiniz satıyorsunuz. Müziğin geleceği bu mu sizce? Bir de albümünüzü satın almak isteyenler ne yapsın, size nereden ulaşsın?

Albümü yayınlamak için Türkiye’nin en büyük plak şirketlerinden biriyle görüştüm. İlgilenmediler. Albüm yerine bu müzikleri dizi piyasasında kullanmamızı önerdiler. Bu işlerle de, en azından bu şekilde, ben ilgilenmiyorum. Benim amacım her şeyi ile hazır olan albümümüzü Türkiye’de iyi bir dağıtımla herkesle paylaşabilmekti.  Destek olmazsa kendimiz yaparız dedik ve internetten yayınladık. Müziği bilmem de, birçok müzisyenin gerçeği ve gelecegi bu yönde ilerliyor. Risk almak, yeni islere açık olmak, dinleyiciye onun istediğini zannettiğimiz şeyi vermek yerine farklı seyler önererek, önerdiğimiz şeyi de isteyebileceğini anlamak gibi kaliteli özellikler, bu isin piyasasını elinde tutanlar arasında gittikçe azalıyor. Satın almak isteyenler albüme www.balboura.bandcamp.com adresinden ulaşabilirler.