Feda edeceğimiz bir Hasankeyf yok!

Aktüel Arkeoloji'nin Hasankeyf Özel Sayısı çıktı. Pek çok ismin incelemeleriyle yer aldığı dergide bir de çağrıda bulunuluyor.

DUVAR – Aktüel Arkeoloji yeni sayısını Hasankeyf’e ayırdı. Dergide, aralarında Adnan Çevik, Dicle Tuba Kılıç, John M. Crofoot, Banu Aydınoğlugil ve Ahmet Uri‘nin de olduğu pek çok isim tüm değerleri ile insanlığın ortak mirası olan Hasankeyf üzerine yaptıkları inceleme ve araştırmalarıyla yer aldı.

Arkeolojisi, kültürel dokusu, ekosistemi, insanları ve doğal yaşam alanı üzerine sayısız araştırmanın yapıldığı ve raporların hazırlandığı Hasankeyf için “Söylenmemiş ne kaldı” sorusundan hareketle hazırlanan bu özel sayının sunuşunda şöyle deniliyor:

YANLIŞ BİR PROJE

“Her türlü zorluğa rağmen yaşamlarını büyük keyifle sürdüren yöre halkı, soyut ve somut kültürel mirası, arkeolojisi ve ekosistemi ile Hasankeyf’in yok edilmemesi gerektiği birçok kez bilimsel kanıtları ile vurgulandı. Yok etmek yerine korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara insanlığın mirası olarak bırakılması gerekliliği son 20 yıldır sürekli yazılıp, çizildi. Herkes farklı şekillerde ama hep aynı şeyi söyledi: Ortada baraj ya da başka bir proje için feda edebileceğimiz bir Hasankeyf yok! Hasankeyf’i yok etmek yerine, yıllardır incitilen her bir insandan, her bir taştan, her bir canlıdan özür dilenmeli ve daha da zaman kaybetmeden açılan yaralar sarılmalıdır. Hasankeyf’in su altında bırakılmaya değil, onarılmaya, korunmaya ve sahiplenilmeye ihtiyacı vardır. Hem Hasankeyf hem orada yaşayan insanlar hem de biz, Hasankeyf için yıllardır sesini yükselten ve baraj suları altında kalmasın diye çaba gösterenler… Hepimiz, yapılan bu ‘baraj’ projesinin büyük bir yanlış olduğunu, bu yanlıştan bir an önce dönülmesi gerektiğini göstermeye çalışıyoruz. Çünkü… biz bu coğrafyanın düşmanları değil, onu bilen, tanımaya çalışan, seven, önemseyen, kendini bu coğrafyanın sahibi değil parçası olarak görenleriz.”

BU COĞRAFYA İLE BARIŞILMALI

Dergide barış çağrısı da yapılıyor: “Anadolu ile, arkeolojisi, kültürü, doğası ve insanı ile artık barışma zamanıdır! Çünkü gelecek, geçmişin yok edilmesi ile kurulamaz. Gelecek 10 bin yıl önce yapılmış bir heykelciğin toprak altından heyecanla çıkarılmasını önemsemek ile kurulur. Bu nedenle, daha fazla geç kalınmadan, Anadolu’yu anlamalı, sahip çıkmalı ve son 60 yıldır doğası ile arkeoloji ile büyük bir yıkıma maruz bırakılan bu coğrafya ile barışılmalıdır.”

HASANKAYF