Börklüce diyarında 11. randevu

DUVAR – 11. Karaburun Bilim Kongresi, Börklüce Mustafa Ayaklanması’nın 600’üncü yılında “Cerrattepe’den Karaburun’a Doğa Mücadeleleri” oturumuyla dün başladı. 4 Eylül’e kadar devam edecek olan kongrenin açılış oturumunun konusu Börklüce Ayaklanması’ydı. Oturumda Börklüce Mustafa’nın kimliği, eserleri, Osmanlı İmparatorluğu’nda ayaklanmanın gerçekleştiği bağlam ve sol ilahiyat çerçevesinde 1416’da Karaburun Yarımadası’nda gerçekleşen ayaklanma tartışıldı.

Şeyh Bedreddin’in fikirleri doğrultusunda Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal’in başlattığı isyanları tema olarak belirleyen kongrede oturum başlıkları da çoğunlukla bu tarihsel isimleri konu alan edebiyat eserlerine atıfla şekillendirildi. Sanat oturumu “Her andıkça yaralarım sızılar” türküsünü anarken, doğa oturumu “En yumuşak, en sert, en tutumlu, en cömert” imgesini, Börklüce hareketinin öncesi ve sonrasını konu alan oturum “Gün akşamlıdır devletlim” dizesini başlık olarak aldı.

10 EKİM UNUTULMADI

Bedreddin oturumu, Radi Fiş’in romanının adıyla “Biz de Halimizde Bedreddin’iz” derken, isyanın sosyoekonomik artalanını konu alan oturum “Tarihsel, sosyal, ekonomik şartların neticesi” başlığını, toplumsal mücadeleler oturumu “Derya dediğin uyur uyur uyanır” başlığının Nâzım Hikmet’in destanından alıyor. İşçi sınıfının güncel sorunlarının tartışılacağı oturum ise Erol Toy’un romanını selamlıyor: Azap Ortakları. Programda 10 Ekim katliamı da bir oturumla anılıyor.

BELGESEL VE FİLM GÖSTERİMLERİ

Kongrede 20’den fazla oturumun yanı sıra sosyal program da önemli bir yer kaplıyor. Kongre çerçevesinde Serdar Doğan’ın Dilovası belgeseli Feride Aksu Tanık’ın kısa filmi Karanlıklar Şehri, Zafer Aydın ve Melih Biçer’in tarihi işçi direnişini konu alan Çoban Ateşlerinin Yandığı Yerde, KAVEL’de belgeseli, Suat Eroğlu’nun ödül töreninde bakan korumalarınca tartaklanmasıyla akıllarda kalan Fıtrat filmi ve üç yönetmenin ortak çalışması 12 Eylül Anneleri belgeseli gösterilecek.

Karaburun Bilim Kongresi, geçtiğimiz yıl “Sermayenin Doğası: Soykırımlar, Katliamlar, Savaşlar” temasına yönelik baskı ve sansür nedeniyle Karaburun yerine İzmir merkezde toplanmak zorunda kalmıştı.