Sporda ilk ve tek; kadın erkek aynı takımda: Korfbol

Kadın ve erkeğin aynı anda oynadığı tek spor olan korfbol. Marmara Üniversitesi Korfbol Takımı kaptanı Hilal Karaş Gazete Duvar'a korfbolu anlattı: "Korfbol sadece erkekler ya da kadınlar arasında oynanan bir branş olmadığı için kuralları doğrultusunda, iyi olmanız için karşı cinsle olan iletişiminizin ve iş birliğinizin iyi olması gerekiyor ki başarı sağlansın. Eşitlik burada ortaya çıkıyor. Oyun içinde her cins kendi cinsine savunma yaptığı için bir diğerinin fiziksel özelliğinden etkilenmiyor."

Işıl Çalışkan  esmaisilcaliskan@gmail.com

Hollandalı beden eğitimi öğretmeni Nico Broekhuysen tarafından bulunan korfbol, basketbol ve hentbola benzetilse de belli özelliklerle ayrışıyor. Ama tabii ki bu sporun en can alıcı özelliği kadın ve erkeğin eşit sayıda oynandığı tek spor dalı olması. Dört kadın, dört erkekten oluşan sekizerli takımlarla oynanan oyunda amaç topu rakip takımın korf denen potasına atmak. Yaş sınırı olmayan bu spor, kapalı alanların yanı sıra çimde, kumda ve suda oynanabiliyor. Türkiye’de henüz yeterli bilinirliğe ulaşmasa da Marmara Üniversitesi Korfbol Takımı art arda üç Türkiye Şampiyonluğu ile hem bu sporu burada tanıtma çalışmalarını sürdürüp hem de uluslararası daha büyük başarılar için çalışıyor. Takımın anrenörü, kaptanı ve oyuncusu Hilal Karaş ile korfbolun inceliklerini konuştuk.

Korfbol basketbol ve hentbola benzetiliyor. Bilmeyenler için korfbolun ayrımını nasıl yaparsınız?

Korfbol, 1902 yılında Hollandalı bir beden eğitimi öğretmeninin bulduğu bir branş. Hollanda dilinde ‘korf’ sepet demek. Korfbol oyun kurallarında temas, topu sektirmek, topla yürümek, topu elden almak yoktur. Amaç paslaşarak ilerleyip topu rakip takımın sepetinden geçirmektir. Korfbolu basketbol ve hentboldan ayıran en büyük özellik kadınlarla erkeklerin bir arada oynaması.

‘BU SAYEDE SOSYAL ANLAMDA KENDİMİ AŞTIM’

Siz bu spora nasıl dahil oldunuz? Size çekici gelen özellikleri neler?

2006 yılında bir arkadaş ortamında şimdiki hocam Lale Güler, korfbol sporundan bahsetmişti bana. ‘Oynamak ister misin?’ diye sorduğunda denemek istediğimi söylemiştim. Videolardan izlediğim kadarıyla çok hoşuma gitmişti. 2007 yılında ilk maçıma çıktım. 2007’den bu yana hala korfbol branşıyla ilgileniyorum.
Bana çekici gelen ilk özellik kadınlarla erkeklerin bir arada oynuyor olması oldu. Diğer özellikse korfbolun çok sosyal olması. Korfbol sayesinde Avrupa’nın çoğu ülkesine gitme fırsatı yakaladım. Hem Avrupa’da hem dünyada birçok arkadaş edindim. Gerçekten sosyal anlamda kendimi aştığımı söyleyebilirim. (Gülüyor)

‘KARŞI CİNSLE İLETİŞİMİNİZİN İYİ OLMASI GEREKİYOR’

Kadın ve erkek eşitliğinin bu spora yansımaları neler?

Korfbol sadece erkekler ya da kadınlar arasında oynanan bir branş olmadığı için kuralları doğrultusunda, iyi olmanız için karşı cinsle olan iletişiminizin ve iş birliğinizin iyi olması gerekiyor ki başarı sağlansın. Eşitlik burada ortaya çıkıyor. Yani saha içinde birbirinizle olan iletişiminiz, iş birliğiniz nasılsa oyuna onu yansıtıyorsunuz.

Bir kadın ve bir erkeğin fiziksel özellikleri bu sporda nasıl dengeleniyor?

Oyun içinde her cins kendi cinsine savunma yaptığı için bir diğerinin fiziksel özelliğinden etkilenmiyor. Ayrıca oyun zekası gerektiren bir oyun olduğu için her cins kendi cinsindeki rakibini yenerek ve kendi takım arkadaşlarıyla işbirliği yaparak oynadığı için fiziksel özellikler dengeli oluyor.

‘SPONSORLARIN EN TEMEL SEBEBİ KADIN ERKEK BİR ARADALIĞI’

Bu dünyada kadın ve erkeğin aynı anda oynadığı tek spor dalı. Türkiye’de nasıl karşılanıyor?

Korfbol nedir diye soranlara, kadınlarla erkeklerin bir arada oynadıklarını anlattığımızda “Aa ne güzelmiş” diyorlar. Sözel olarak anlattığımızda pek bir şey anlamasalar da maç izlettiğimizde ya da gösterdiğimizde şaşırıp çok beğendiklerini dile getiriyorlar. Gün geçtikçe korfbolun tanınırlığı artıyor diyebilirim. İlk başlarda sadece birkaç üniversite takımı ve birkaç kulüp takımı varken, şu an hem üniversiteler, hem kulüpler hem de okul sporlarına kadar inmiş durumda. Korfbol küçük yaş gruplarına indikçe tanınırlığı da bu şekilde artıyor. Kendi kulübüm adına aldığımız geri dönüşler hep olumlu oluyor. Ayrıca sponsorlarımızın bize destek olmalarının en temel sebebi kadınlarla erkeklerin bir arada oynaması. Her geçen gün sevgiyle büyüyen bir aileye sahip olmak çevremiz tarafından mutlulukla karşılanıyor.

‘BELÇİKA’DAN GELEN ANTRENÖRLER SAYESİNDE TANITILIYOR’

Yaklaşık 9 yıldır Türkiye’de var olan bu spor dalının çok bilinmeme sebepleri neler?

Özel Işık Lisesi mezunu Erengül Coşkun mühendis olarak gittiği Belçika’da böyle bir spor ülkemizde neden oynanmasın diye düşünüyor ve 1995 yılında Türkiye bu sayede korfbolla tanışıyor. Belçika’dan gelen antrenörler sayesinde korfbol tanıtılıyor. 1995 yılından 2009 yılına kadar dernek bünyesi altında ve birkaç takımla varlığını sürdürmeye çalışırken 2009 yılında gelişmekte olan spor branşları federasyonuna bağlanıyor. Bu federasyon çatısı altında milli takım olsun kulüp takımları olsun birçok uluslararası turnuvalara katılınıyor.
Eskiyle şimdiyi kıyaslarsak bence güzel bir gelişim söz konusu. Daha yaygın olamaz mıydı? Evet, olabilirdi ama ne yazık ki ülkemizde ön planda olan tek branş futbol. Basketbol ve voleybol da sıradan gelen branşlar. Haberlerde, gazetelerde, televizyonlarda her branşa gerekli önem verilse, o zaman her şey çok daha farklı olabilirdi.
Mesela Korfbol Milli Takımı olarak çok güzel başarılarımız oldu, kulüp takımları olarak yurt dışında ülkemizi çok güzel temsil ettik ama bundan sadece bizim çevremizin haberi oldu. Medya tarafından gereken değer verilirse, ülkemiz açısından da çok daha güzel başarılara imza atacağımızı düşünüyorum.

Üç senedir art arda Türkiye Şampiyonluğu elde ettiniz. Bir antrenör, takım kaptanı olarak bu istikrarı nasıl sağlıyorsunuz?

Başarımızın sırrı gerçekten çok çalışmak. Hem bireysel, hem takım olarak elimizden geldiğinin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Hem fiziksel antrenman yapıyoruz, hem Hollanda lig maçlarını takip ediyoruz. Aramızda maçlar hakkında değerlendirmeler yapıyoruz. Bunların yanı sıra diğer bir özelliğimiz de çok güzel bir aile oluşumu sağlamamız. Takım birlikteliği başarının temel taşlarından biri. Biz bu birlikteliği en başından beri sürdürüyoruz.

Marmara Üniversitesi Korfbol Takımı kaptanı Hilal Karaş.

‘ZİNCİR GİTGİDE BÜYÜYOR’

Bu sporun yaygınlaşması için öncü olmanın size nasıl dönüşleri oluyor?

Bundan birkaç sene önce biz insanlara ulaşmaya çalışırken şimdi insanlar bize ulaşmaya çalışıyor. Son zamanlarda hem başarılarımız hem de sosyal medyayı aktif kullanmamız sayesinde tanınabilirliğimizin arttığını düşünüyorum. Birileri bir şekilde bizim varlığımızdan haberdar oluyor ve bize ulaşıyor. Bu bizim için harika bir şey. Çünkü her dokunduğumuz insan bir diğerine anlatıyor ve bu zincir gitgide büyüyor.

‘KORFBOL ETKİ-TEPKİ OYUNU’

Korfbol analitik düşünmeyi gerektiren bir spor dalı. Size hayatta nasıl katkı sağlıyor?

Korfbol etki-tepki oyunu diyebiliriz. Rakibimizin yaptığı aksiyona karşı vereceğimiz reaksiyon önemli bir faktör. Rakibin hamlesine ne kadar çabuk çözüm üretebilirsen o kadar başarılı olursun. Hayatımızda da karşımıza çıkan engellere her zaman bir çözüm aramaz mıyız zaten…

Bu sporda başarı ne gibi kriterler gerektiriyor?

Bu sporda başarılı olmanın en önemli kriteri takım olarak çalışmak, çalışmak, çalışmak. Beraber ne kadar çok çalışırsanız, oyununuza o kadar çok yansıtırsınız. Fiziksel çalışmanın yanı sıra zihinsel olarak da antrenman yapmak gerekir. Takım birlikteliğini güzel bir şekilde sağladığınızda başarının olmaması gibi bir şey söz konusu değildir.

‘HERKESE KAPIMIZ AÇIK…’

Bu sporu yapmak isteyenlere nasıl önerileriniz olur?

Marmara Üniversitesi Spor Kulübü olarak korfbol sporunu merak eden herkese kapımız açık. Diledikleri zaman bize sosyal medyadan ulaşıp bilgi alabilirler. Yetenekli, dinamik, kendine güvenen herkes korfbol oynayabilir.

‘EYLÜL’DE ÜKEMİZİ FRANSA’DA TEMSİL EDECEĞİZ’

Korfbol adına önümüzdeki projeleriniz neler?

Marmara Üniversitesi Spor Kulübü olarak 8 takımın mücadele ettiği 3 haftalık deplasmanlı lig sonrası 8-9 Haziran’da playoff müsabakalarından başarıyla ayrılıp Türkiye Şampiyonu ünvanını elde ettik. Eylül ayında Avrupa Şampiyonası ön elemesi için Fransa’da ülkemizi temsil edeceğiz. İlk 2 takımda yer almamız durumunda Ocak ayında Avrupa şampiyonasına katılmaya hak kazanacağız. Aynı zamanda 28-30 Haziran’da 7. Uluslararası plaj korfbol turnuvasına katılacağız.
Kendi adıma projelerden bahsedersem de tüm bunların yanı sıra Uluslararası Korfbol Federasyonu’nda jüri üyesi olarak yer alıyorum. Ekim ayında Çek Cumhuriyetinde yapılacak olan U21 Avrupa Şampiyonasında görev alacağım. Gördüğünüz gibi korfbola her bir koldan sarılmış biri olarak tanınması için, güzel başarılar sağlanması için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Çünkü uzun zamandır korfbol benim için bir yaşam tarzı oldu.