Bu okulda müfredatı öğrenciler belirliyor

Finlandiya modeli Türkiye’de… Oyun saatlerinin fazla olduğu, her öğrencinin yeteneğini keşfetmeye çalışan bir okul kuruldu.

Sadık Güleç  sgulec@gazeteduvar.com.tr

Öğrencilerin eğitim müfredatını belirlediği bir okul olabilir mi… Oyun saatlerinin ders saatlerinden fazla olduğu, her yaştan öğrencinin okula kendi gidip geldiği, not almadıkları, hiç ödev yapmadıkları, öğrenciye özel ders programının yapıldığı, her çocuğun keşfedilmemiş bir yeteneğinin olduğundan hareket eden bir okuldan söz ediyoruz. Eğitimpedia adlı internet sitesinde bir araya gelen öğretmenler bunları tartışıyor. Yaklaşık üç yıl önce kurulan sitede eğitimin sorunlarını tartışan öğretmenler şimdi bütün bunların en azından bir kısmının uygulanabildiği bir okulda bir araya geldiler. İstanbul Maltepe’de bulunan Fide Okulu bütün bu tartışmalardan ortaya çıkan sonuçları uygulamak için kuruldu.

SINAV ODAKLI SİSTEMDE OLMAZ DİYENLER YANILIYOR

Eğitim Pedia’nın ve okulun kurucusu Ali Koç, Türkiye eğitim sisteminde uygulanamaz sanılan birçok konunun aslında zihinlere konan engelden kaynaklandığını düşünüyor. Bunların başında ise bu sınav sisteminde böylesi bir okulun başarılı olamayacağı düşüncesi: “Türkiye’de ne yaparsanız yapın sınav odaklı eğitim var, sınav gerçeği var diyen bir yaklaşım var. Sanki sınav bir tek Türkiye’de var. Akademik başarıyı önemsemek bir tek Türkiye’ye özgü gibi. Siz bu bilgiye sahipseniz o bilgi size çoktan seçmeli mi soruldu, yazarak mı soruldu bir önemi olmaz. Siz zaten yanıt verirsiniz. Odaklanmamız gereken çocuğun nasıl yanıt vermesi gerektiği. Biz sürekli öğrenmeyi ölçmeyi konuşuyoruz.”

Yüksek not odaklı bir sistem ise daha düşük not alan çocukların daha başlangıçta sistemin dışına düşmesine yol açıyor. Ali Koç, bu durumda ortaya çıkan sonucu şu sözlerle aktarıyor; “hayatının en önemli çağlarında çocuğu sistem dışına atıyorsun. Türk eğitim sisteminin çocuklara öğrettiği en önemli başarı öğrenilmiş çaresizliktir.”

OYUN ÇOCUĞUN TEMEL HAKKIDIR

İlkokul ve ortaokuldan oluşan Fide Okulları ilk kayıtlarına bu yıl başladı. Peki Türkiye eğitim sisteminin içinde yer alan bu okulda neler farklı olabilecek. Türkiye’de okuyan çocukların oyun oynayamadığının altını çiziyor Ali Koç; “Fide’de çocuklar oyun oynamanın ne olduğunu anlıyor. Oyun, çocuğun temel hakkı ve temel öğrenme biçimidir. Türkiye’de bütün çocuklara hiperaktif teşhisi konuyor. Çünkü çocuk hareket etmiyor. Teneffüs diğer okullarda beş, altı dakikadır. Biz en az on beş dakika olsun dedik. Türkiye’de çocukların okulda futbol oynama hakkı yok. Futbol oynamak bir hakka dönüşebilir mi?”

Yoğun ilgi gören okulun, gelecek üç yıl için kayıtları dolmuş.

ATÖLYE KURMAYI ÇOCUKLAR TALEP EDECEK

Kurulan okulda en büyük farklılığı kurulan atölyeler yaratacak. Milli Eğitim’in müfredatını takip eden okul bunun yanında çeşitli alanlarda atölyeler kurmuş. İlk olarak birinci sınıftan itibaren çocukların katılacakları felsefe, kodlama, satranç ve ahşap tasarım atölyesi kurulmuş. Bu atölyelerin kurulma nedenini Ali Koç şöyle açıklıyor; “ Felsefe dersi güçlü sorular sordurur. Kodlamayı çocukları yazılımcı yapalım diye öğretmiyoruz. Analitik düşünme becerilerini geliştirmek istiyoruz. Bir problemi zihinlerinde soyutlayabilsinler. Ahşap atölyesini bir şeylere dokunsunlar yeniden tasarlasınlar üretsinler diye açtık.”

Bu atölyelerin dışındaki bütün atölyelerin çocukların talepleri doğrultusunda kurulacağını belirten Ali Koç, “Çocuklar atölye talep edecekler, kendileri kuracaklar, kendileri üretecekler. Yani üç öğrenci ‘hocam biz balık tutmayı öğrenmek istiyoruz, oltayı tanımak istiyoruz’ derlerse onlara bir etkinlik tasarlıyoruz” diyor.

EĞİTİMİ DÖNÜŞTÜRME İDDİAMIZ VAR

Fide’yi Eğitimpedia adlı internet sitesinde üç yıl boyunca tartıştıkları konuların uygulanacağı bir “uygulama okulu” olarak tanımlayan Ali Koç, eski bir tekstil fabrikası olan okulu, depreme dayanıklı olan iskeletini ayakta bırakarak yeniden tasarladıklarını belirtiyor. Dünya’da eğitimin zirvesinde sayılan Finlandiya’ya yaptıkları bir inceleme gezisinde öğretmenlerin “hocam burada bir şey yok” dediklerini aktaran Koç “çünkü akıllı tahtalar, bilgisayarlar, teknoloji görmeyi bekliyorlar” diyor. Koç, Türkiye’de bilinenin aksine öğrenci velilerinin de sürekli öğrenciyi ölçmeye çalışan bu sistemden kaçmaya çalıştığını belirterek “Yıllarca özel eğitim kurumlarında çalıştım. Özel okul danışmanıyım aynı zamanda.. Benim bildiğim kadarıyla ilk defa açılan bir okula bu kadar yoğun talebi ilk defa gördüm. Yoğun talepten üç şube yaptım. Bundan sonraki üç yılın kayıtları da doldu. Hiçbir veli ‘bu nasıl okul’ demedi. Aksine yıllardır Eğitimpedia’da yazdıklarımızı, sektörde benim yaptıklarımı gördüklerinde bu işin, sadesinin en doğal ve doğrusu olduğuna ikna oldular. Bir de bizi daha çok yurtdışında yaşamış ve Türkiye’ye dönmüş aileler tercih ediyor”