İbrahim Kalın: ABD'nin Türkiye'yi kaybetmeyi göze alabileceğine inanmıyorum

Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD'de düzenlenen bir konferansta Türkiye-ABD ilişkilerinden yaşanan S-400 gerilimini değerlendirdi. Kalın, "Washington'daki diğer karar vericiler ve uygulayıcıların da buradaki büyük resmi görebileceklerine inanıyorum. ABD'nin dost ve müttefik olarak Türkiye'yi kaybetmeyi göze alabileceğine inanmıyorum" dedi. 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, TAİK ve ATC tarafından düzenlenen konferansa katıldı. (Fotoğraf: Yasin Öztürk/Anadolu Ajansı)

DUVAR – Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD’nin başkenti Washington’da Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ile Amerikan-Türk Konseyi (ATC) tarafından düzenlenen 37’nci Ortak Yıllık Konferansa katıldı.

German-Marshall Fund (GMF) bünyesinde Türk-Amerikan ilişkileri üzerine çalışan Joshua Walker’ın yönettiği özel mülakatta iki ülke ilişkilerini değerlendiren İbrahim Kalın, Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceği için ümitli olunması gerektiğini söyledi.

‘ABD’DEN PATRİOT ALMAK İÇİN ÇOK UĞRAŞTIK’

Son dönemde iki ülke arasındaki en önemli mesele haline gelen Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alacak olması nedeniyle yaşanan gerilimine değinen Kalın, daha önce Türkiye’nin ABD’den Patriot almak istediğini hatırlattı.

“S-400 kararı bir gecede alınmadı” diyen Kalın, “ABD tarafından bize sunulan paket ise bizim ihtiyaçlarımızı tam olarak karşılamıyordu. Bu süreçte S-400 sürecini gayet şeffaf bir şekilde yürüttük. ABD’den Patriot sistemlerini alabilmek için çok uğraştık. ABD’den veya bir NATO üyesinden hava savunma sistemi almaya hazırız ancak bunun bizim koşullarımızı sağlıyor olması lazım”  dedi.

‘YAPTIRIM DİLİ GERİ TEPECEK BİR YAKLAŞIM’

Türkiye’nin S-400 alması halinde ABD’nin yaptırım uygulayacağı yönündeki açıklamaları eleştiren İbrahim Kalın, şöyle devam etti:

“ABD’nin Türkiye konusunda yaptırım dilini kullanması geri tepecek bir yaklaşımdır. ABD ile birçok alanda önemli iş birliklerimiz var. Bu tür bir yaptırım dili ikili ilişkilerimize zarar vermektedir. Biz hem Astana hem de Cenevre süreçlerinin parçasıyız. DEAŞ’a karşı verilen mücadelede çok önemli bir rol oynadık, oynuyoruz. İdlib’de durumun kontrol altında olmasında kritik rolümüz var. Bazı farklılıklarımız olsa da Suriye’deki siyasi çözüm konusunda ABD ile aynı sayfadayız. Bu süreçte ABD Başkanı Donald Trump da iki ülke arasında 75 milyar dolarlık bir ticaret hedefine ulaşılabileceğini söyledi. Fakat bu tehdit ve yaptırım dilini sürdürürseniz bu amaçlara nasıl ulaşılabilir?”

‘CUMHURBAŞKANIMIZ HÂLÂ ABD İLE GÜÇLÜ İLİŞKİLERE İNANIYOR’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ile güçlü ilişkileri savunduğunu belirten Kalın, “Tüm bunların yanında Cumhurbaşkanımız hâlâ ABD ile iyi, güçlü ve verimli bir ilişkiye inanıyor. Bu nedenle Başkan Trump ile kişisel ilişkilerimize değer veriyoruz. Washington’daki diğer karar vericiler ve uygulayıcıların da buradaki büyük resmi görebileceklerine inanıyorum. ABD’nin dost ve müttefik olarak Türkiye’yi kaybetmeyi göze alabileceğine inanmıyorum” diye konuştu.

ABD ile Türkiye arasında geçmişte inişli çıkışlı dönemler yaşandığını dile getiren Kalın, “Ancak şimdi, ilişkimize atfedilen tüm kaos ve umutsuzluk göz önüne alındığında daha fazla pozitif değerlere dayalı bir ilişkiye ihtiyacımız olduğuna inanıyorum” dedi.

‘TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİSİ ÜÇÜNCÜ BİR ÜLKE İÇİN TEHDİT DEĞİL’

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerini değerlendiren Kalın, “Türkiye-Rusya ilişkisi, üçüncü bir ülkeye hiçbir şekilde tehdit niyeti taşımamaktadır. Rusya, bölgemizdeki önemli bir ortaktır ve birçok konuda bölgesel iş birlikleri yapıyoruz. Fakat biz NATO müttefiki bir ülkeyiz ve ABD ile ve NATO ile stratejik ortaklığımıza çok değer veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin hâlâ toplam ticaret hacminin yarısının AB ülkeleriyle olduğuna dikkat çeken Kalın, Türkiye’nin özellikle savunma alanında NATO ülkeleriyle çok yakın iş birlikleri içinde olduğunu ve ABD’nin ilk sırada yer aldığını belirtti.

‘TÜRKİYE’NİN DIŞLANIRSA F-35 PROJESİ ZARAR GÖRÜR’

S-400 alınması halinde Türkiye’nin F-35 savaş uçağı projesinden çıkarılacağı açıklamalara değinen Kalın, “Türkiye’nin F-35 projesinden dışlanması Türkiye’nin cezalandırılması değil, tüm projenin zarar görmesi demektir” dedi.

“Suriye’deki savaş yayıldığında ve DEAŞ, YPG/PKK ve diğer terör örgütleri tarafından en çok tehdit hissettiğimiz bir dönemde Obama yönetimi Patriotları geri çekmişti ve geri gelmedi” diyen Kalın, “Daha sonra Almanlar da geri çekti. Şu anda sadece İtalyan ve İspanyol Patriot sistemleri var; bundan dolayı da kendilerine teşekkür ediyoruz. Bunu, Türkiye S-400 kararına nasıl ulaştı onu daha net anlatabilmek için dile getiriyorum” ifadelerini kullandı.

Türkiye-ABD ilişkilerinde en önemli sorunlardan birinin ABD’nin Suriye’de YPG’ye verdiği destek olduğunu söyleyen İbrahim Kalın, “Türkiye topraklarında PKK’ya karşı çok güçlü ve büyük oranda başarılı bir savaş verdiğimiz şu zamanda Suriye’de YPG/PKK’ya verilen herhangi bir destek, doğrudan ya da dolaylı olarak PKK’ya verilen bir destektir” şeklinde konuştu.

‘FETÖ’CÜLER ABD-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNİ ZEHİRLEMEYE ÇALIŞIYOR’

İki ülke ilişkilerin de bir diğer önemli konunun ise FETÖ meselesi olduğunu vurgulayan Kalın, şunları söyledi:

“FETÖ’cü teröristler şimdi de ABD-Türkiye ilişkilerini zehirlemek için ellerinden geleni yapıyor. Şimdi biz burada konuşurken bile eminim, Türkiye-ABD ilişkilerini zehirlemek için bizi izliyorlar ve tweet atıyorlar. Neden buna izin verelim. Ne bizim ne de sizin bu insanlara ihtiyacınız var. Biz onların işledikleri suçlar ve ABD’de suç teşkil eden davranışlarıyla ile ilgili kanıtları ABD’ye sunduk. Ancak ne Barack Obama ne de Donald Trump yönetimleri, Türkiye’nin isteklerini yerine getirecek ya da endişelerini dindirecek bir somut adım attı.” (WASHINGTON/AA)