Olmayan mahallenin muhtar adayı: Abê de bizim gibi bunalıma girecek!

Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Cemal Yılmaz Mahallesi, 2015 yılındaki çatışmaların ardından yıkıldı ve hâlâ yasaklı bölgede. Bir tek insan yaşamıyor mahallede. Ancak bu mahalle için de muhtar seçilecek. Adaylardan Cengiz Madenli, muhtar seçilirse, Sur’da mağdur olanlar için gönderilen yardımların adil bir şekilde dağıtılması için mücadele edeceğini söylüyor.
Cengiz Madenli.

Vecdi Erbay  verbay@gazeteduvar.com.tr

DİYARBAKIR – Cemal Yılmaz Mahallesi muhtar adayı Cengiz Madenli, küçük dükkanında oturuyordu. Bir elektrikçi dükkanında olması gereken her şey düzenli bir şekilde raflarda sıralanmıştı ama gelen giden yoktu. Elektrik arızası için kendisini çağıran da olmamıştı. İkimiz için istediği çaylar da bir türlü gelmek bilmiyordu. Ortaokul son sınıftaki oğlu, okul çıkışı yanına geliyor, çıraklık yapıyordu. Babasıyla ikimizin konuşmasını sessizce dinliyordu.

“Benim evim yıkıldı” dedi. Evi Cevat Paşa Mahallesi’ndeydi. Suriçi’nde 2015’te yaşanan çatışmalardan sonra yıkılmıştı evi. Ev için devlet bir bedel belirlememişti. Evdeki eşyalar için 7 bin lira verilmişti Cengiz Madenli’ye. “7 bin lira nedir ki?” diye soruyor: “Eşyalarımla birlikte elektrik malzemeleri de vardı evde. Dükkanda yer olmadığı için eve taşımıştım malzemeleri. Hepsi gitti, 7 bin lira verdiler.”

Babasının evi Suriçi’nin tarihi yapılarından biriymiş. Onu da yıkmışlar. “Muhtar olursam bu hakları talep edeceğim” diyor. Sadece kendisinin ve babasının haklarını değil elbette, Cemal Yılmaz Mahallesi’nde adresi bulunan herkesin haklarını isteyecek. “Çünkü bazı insanlara ev eşyaları için 200 lira, 800 lira verdiler. Böyle bir şey olabilir mi? Bir evdeki eşyaların değeri 200 lira olur mu?” Muhtar seçildiğinde bu soruları yetkililere soracak ve haklarını talep edecek.
Cengiz Madenli, Cevat Yılmaz Mahallesi’ne muhtar olmaya aday. Ancak mahalle 2015’ten bu yana yasaklı. “Dünyanın başka bir yerinde bu kadar uzun süren bir yasak yok” diyor Madenli. Dükkandan yolun öbür tarafına bakıyoruz. Evi, karşıdaki dükkanların ardındaydı bir zamanlar. Evinin olduğu yere şimdi TOKİ yeni binalar inşa ediyor. Mahallede tek bir insan bile yaşamıyor.

TELEFONLA SEÇİM ÇALIŞMASI

Peki, bu durumda Cengiz Madenli nasıl bir seçim çalışması yürütüyor? Seçmene nasıl ulaşıyor? “Ben burada doğdum, hep burada yaşadım” diyor Madenli, “Herkesi tanıyorum. Dükkanın önünden geçerlerken bana uğruyorlar, çay içiyoruz, aday olduğumu söylüyorum. İnsanlar başka mahallelere, başka semtlere taşındılar ama ikametleri hâlâ burada. Bazılarına telefonla ulaşıyorum. Bazılarını evlerinde ziyaret ediyorum. Seçim için böyle çalışıyorum. Başka şekilde olmazdı zaten.”
Buradan göç etmiş, bir daha asla eski mahallede oturamayacak insanlar, eski mahallelerine muhtar seçecekler. Biraz garip değil mi? Yani insanlar, “Bana ne artık olmayan mahalle için muhtar seçmekten?” demiyorlar mı? Madenli’nin dediğine göre demiyorlarmış, seçim günü sandık başına gidecek ve artık olmayan mahallelerine muhtar seçmek için oy kullanacaklarmış…

MADENLİ’NİN PROJELERİ

Cengiz Madenli’nin muhtar olmak için yarışacağı bir aday daha var. Mahallenin eski muhtarı Koçer Topdemir. “O da benim gibi çalışıyor” diyor Madenli. Dediğine göre ikisi de birbirlerini rencide edecek bir seçim çalışması yürütmüyor. Madenli, “Herkes ikimizi de tanıyor, Koçer eski muhtar, ben buranın esnafıyım. Tercihlerini kimden yana kullanacaklarını en iyi onlar bilir.”
Sesinde, mimiklerinde kendisini ele veren bir ‘seçilme hırsı’ yok. Mahalle için, mahalleli için yapacaklarını anlatırken hafif heyecanlanır gibi oluyor sadece. Şöyle diyor: “Bakın, Sur için çok yardım geldi ama adaletli dağıtılmadı. Bazıları bu yardımlardan çok aldı bazıları hiç almadı. Bu hiç yardım alamayanların haklarını isteyeceğim yetkililerden. Kira yardımı yapılıyordu ama 5’inci aya girdik, artık alamıyoruz. İnsanların bu paraya çok ihtiyacı var. Bu bin liralık kira yardımının düzenli olarak verilmesi için elimden geleni yapacağım. Bunlar, ikametleri hâlâ Cevat Yılmaz Mahallesi’nde olan insanların en önemli sorunları.”

‘ABÊ BUNALIMA GİRECEK’

Çaylar gelmedi ama ama Cengiz Madenli’nin iki komşusu geliyor. Bunlardan birinin evi de yıkılmış. Dediğine göre tarihi, büyük bir evmiş. Yedi kardeş bu evde çocuklarıyla yaşayabileceği kadar büyük bir ev. Çatışmalardan önce bu evi satın alıp restoran yapmak isteyenler olmuş. O zaman 350 bin lira teklif etmişler ama kabul etmemişler. Devlet, bu evin bedeli olarak 500 bin lira belirlemiş. Bunu da kabul etmemişler. “Biz 7 kardeş bu evde kalıyorduk. Şu sokakta bir kahvehane işletiyorduk ve hepimiz buradan geçinebiliyorduk. Bütün düzenimiz bozuldu, herkes bir yere dağıldı. Bazı kardeşlerim işsiz, diğerleri ne iş bulsa yapıyor. Beni İş-Kur işe aldı, Sur mağduruyum diye. Bir defa aldılar, bir daha da almadılar.”
Komşularının durumunu da anlatıyor ve kendi haline şükrediyor. Sonra susuyor ve “Daha anlatırsak abê de bizim gibi bunalıma girecek” diyor.

AK PARTİ’NİN BELEDİYE BAŞKAN ADAYI

Çaylar gelmeden bir genç içeri giriyor ve “Müsaitseniz AK Parti Sur Belediye Başkan adayı Şafak Yöntürk ziyaret edecek sizi” diyor. “Buyursun” diyorlar. Muhtar adayı Madenli, “Gelsin hele, soracaklarımız var” diyor kendi kendine.
Birazdan Yöntürk yanındakilerle birlikte geliyor. Dükkandakiler daha önce hiç görmemişler kendisini, tanımıyorlar. Hem Madenli’nin hem de komşularının iki talebi oluyor Yöntürk’ten: Kira yardımının bir an önce yapılması ve eşyalarının bedeli. Madenli, “Bunları hallederseniz çok iyi olacak çünkü insanlar çok mağdur durumda” diyor.
Yöntürk dinliyor, ilgileneceğini söylüyor, “Allah utandırmasın” deyip gidiyor beraberindekilerle. “Kazanır mı?” diye soruyorum. Muhtar adayı, “Belli olmaz” derken arkadaşı, “Hile hurda olmazsa kazanamaz” diyor net bir şekilde.

RÜYALARDA KALAN EV

Madenli ve arkadaşlarıyla vedalaşmak istiyorum artık. Ama Madenli’nin çay içirmeden beni göndermeye niyeti yok. Arkadaşları da ısrar ediyor, kendi misafirleriymişim gibi. Çaylar geliyor bir süre sonra. Bu arada Suriçi’nde hayat üzerine konuşuyoruz. Madenli, “Adam günde 10 lira kazansa yetiyordu burada. Şimdi kiraya çıkmışlar, elektrik, su parası ödüyorlar. Hiç geçinemiyorlar” diyor Sur’dan göç edenler için. “Burada bir dayanışma vardı” diyor arkadaşı, “Şimdi hepsi bitti.”
Cengiz Madenli yine Suriçi’nde bir mahalleye taşınmış. “Buradan kopamam ki” diyor. “Bazen rüyamda görüyorum evimi, sokağımı. İşte bu kadar özlüyorum.”