İnsan hakları savunucularının 'Leman Teyzesi' anıldı

İnsan hakları savunucusu Leman Fırtına, ölüm yıl dönümünde anıldı. İHD İstanbul Şubesi'nde yapılan anmaya, Fırtına'nın yakınları ve arkadaşları katıldı.

Hacı Bişkin  hbiskin@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – İnsan hakları savunucularının “Leman Teyze”si ölümünün üçüncü yıl dönümünde anıldı. Anmada konuşan avukat Eren Keskin, Musa Anter ve Fırtına’yla yaşadığı bir anısını paylaştı. Kesin, “‘Anter’e ‘Hayatınız boyunca unutamadığınız biri var mı?’ dedim. Kendisi; ‘Ah o Leman Teyzeniz… kocası askermiş ama çok güzel onu unutamam’ dedi. Bu sözleri Leman Teyze’ye anlattım. Leman Teyze de; ‘Bilirim ben o Musayı bilirim’ demişti” diye konuştu.

Eren Keskin

İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı kurucularından Leman Fırtına, ölümünün üçüncü yılında İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde anıldı. “Leman Teyze” ismiyle tanınan Fırtına’yı anmak için ailesi, sevenleri, dostları ve arkadaşları bir araya geldi.

‘GİDERKEN BİLE BİR ŞEY YAPIN DİYORDU’

Anmada konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Fırtına’yı anarken şunları söyledi:

“Bu bir araya gelişle enerjimizin yüksek olacağını düşündük. Leman anneyi kaybettiğimizi öğrendiğimizde büyük bir üzüntü duymuştuk. Onu uğurlamak için camiye gittiğimizde başka bir kalabalık daha vardı. Sedat Peker, Muzaffer Tekin, Tuncay Özkan, Çetin Doğan, Dursun Çiçek gibi isimler gelmişti. Leman anne giderken orada bile sanki ‘Bir şey yapın’ diyordu.”

Gülseren Yoleri

Yoleri’nin konuşmasının ardından 15 dakikalık bir video gösterildi. Videoda Fırtına’nın kendi ağzından anlattığı kesitlere ve gözaltındaki çocukların ailelerinin Fırtına hakkında yaptıkları konuşmalara da yer verildi.

BİR GÜN BİLE YORULDUM DEMEDİ’

Leman Fırtına’ın oğlu Volkan Fırtına, annesinin mücadelesine en yakın tanıklık eden kişilerden biri. Fırtına, “Bir gün olsun bile ‘yoruldum’ demedi. Çok güçlü bir kadındı. O güçlü mizacı hepimizi ayakta tutuyordu. Devrimci yaşantım boyunca anneme her zaman hayran kaldım. Annemin son zamanlarında onunla yaşadım. Son zamanlarını iyiki birlikte olmuşum dediğim bütün devrimcilerin annesini saygıyla anıyorum” dedi.

Volkan Fırtına

‘ONUN ADI BİR UMUTTUR’

İHD Onursal Genel Başkanı Akın Birdal ise Leman Fırtına için, “Leman abla, kadın kimliğine sahip çıkan bir kadındı” dedi ve ekledi:

“Onun adı bir umut olarak adlandırılabilir. Çünkü o bir umuttu. Anneler hâlâ acı çekiyor. Eğer annelerin acısı son bulursa barışın kapısı açılacak. Leman abla ve diğer yitirdiklerimiz rahat olsunlar. Biz mavi gökyüzü altında kendi kimliği, kültürüyle yaşayıncaya dek özgürlük mücadelemiz sürecek.”

‘EN BÜYÜK MİRASLARI MÜCADELE AZMİ’

Birkaç ay önce hayatını kaybeden İHD’nin kurucularından Sacide Çekmeci’nin oğlu Suat Çekmeci de hem annesi hem de Leman Fırtına hakkında, “Onların bize bıraktığı en büyük miras bir mücadele azmi, bir umuttu. İnsan Hakları Derneği’nin ülkemizdeki demokrasi mücadelesinde büyük bir payı var. Yitirdiğimiz anneler başta olmak üzere annelerimize, kardeşlerimize, ablalarımızı hepsini saygıyla anıyorum. Bu mücadele bizim gibi ülkelerde maalesef hayatın bir gerçeği” diye konuştu.

İHD kurucularından Sacide Çekmeci

‘RESMİ İDEOLOJİYE KAPISI KAPALIYDI’

Çekmeci’nin ardından Leman Fırtına’yı İHD sürecinden önce tanıyan, hukukçu ve insan hakları savunucusu Ercan Kanar konuştu. “Kendisi o zamanlar bile sıcak ve içten tavırlarıyla dikkati çekerdi” diyen Kanar, şöyle devam etti:

“Aydın bir kadındı. Aynı zamanda hak ihlallerine karşı, İHD kurulmadan önce örgütleyici bir önderdi. Yaşamın her alanında en önde çırpınan bir kadın kimliğini kazanmıştı. Yenliklere çok açıktı ve yaşamının önemli bir bölümünü askeri çevrelerde geçirmesine rağmen resmi ideolojiye kapısı kapalıydı. Birçok konuda kafası açık bireydi. Her zaman özgürlükçü bir tutumda yer aldı. Kurum bilinci vardı. Muhakemeci biriydi. Çok olgun bir insandı, problem çözücüydü. Leman Fırtına da daha önce kaybettiklerimiz gibi özgürlükler mücadelesinin ebedi kalıcısıdır.”

‘BİLİRİM BEN O MUSA’YI’

İHD Eş Genel Başkanı ve avukat Eren Keskin, gazeteci Musa Anter ve Leman Fırtına’yla yaşadığı anısı anlattı.

Anter’le aynı binada yaşadıklarını söyleyen Keskin, “Leman Teyze arkasında huzur bırakan bir kadındı. Biz Musa Anter’le iki yıl boyunca karşılıklı oturduk. Kendisi bize hep bir şeyler anlatırdı. Bir gün ona ‘Hayatınız boyunca unutamadığınız biri var mı?’ dedim. Kendisi; ‘Ah o Leman Teyzeniz… kocası askermiş ama çok güzel onu unutamam’ dedi. Bu sözleri Leman Teyze’ye anlattım. Leman Teyze de; ‘Bilirim ben o Musayı bilirim’ demişti” diye konuştu.

‘BANA 8 YAŞINDAYKEN ANTER’İN KİTABINI OKUTTU’

Keskin’in bu sözlerinin ardından Fırtına’ın torunu oyuncu Kerem Fırtına söz alarak; “Babaannem, 8 yaşındayken bana Musa Anter kitabı okutmaya çalıştı. Babaannemin harika bir miras bıraktığını gördüm” dedi.

Kerem Fırtına

‘BÜTÜN ANNELERE MÜCADELE SÖZÜ VERELİM’

TİHV’den Şebnem Korur Fincancı ise; “İnsan hakları mücadelesinin nasıl olması gerektiğini öğrettiler bize. Leman ablayı kendisini hep güzel bulurdum. Gençliğinde ne çok kalp kırmışsındır dediğim olmuştur. Bütün annelere mücadele sözü verelim. Bu sözü yere düşürmeyelim” dedi.

Şebnem Korur Fincancı

‘KADIN MÜCADELESİNDE YOL GÖSTERİCİ OLDULAR’

EMEP MYK Üyesi Abdullah Levent Tüzel ise Fırtına’nın kadın mücadelesinde öncü olarak kalacağını belirtti. Tüzel, “Ülkemizin özgürlük tarihinde hep yeri olacak. Günümüzdeki kadın mücadelesine yol gösterici oldular. Bize iyi şeyler verdiler, elimizden tuttular. Onlarla birçok şeyi yaşadık, öğrendik. O gelenek devam ediyor” şeklinde konuştu.

LEMAN FIRTINA KİMDİR?

Leman Fırtına, ilkokulu Isparta, ortaokulu ise Isparta ve Mardin’de tamamladı. İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde üsteğmen eşi ile Kızıltepe’de tanıştı. Eşinin görevi nedeniyle Sivas’tan, Bergama’ya, Rusya sınırındaki Çıldır’a kadar pek çok kenti dolaştı. Sağlık sorunları nedeniyle üç çocuğunu toprağa verdi.

Fırtına, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde kürsüye çıkarak, “Faşist generaller arkadaşlarımızı Kızıldere’de katlettiler. Bu yüzden derslere girmiyor, boykot ediyoruz” sözlerinin ardından gözaltına alınmıştı.

12 Eylül darbesi döneminde, hapishanelerde işkence gören çocukların sesini duyurabilmek için mücadele eden Leman Fırtına, yaşamı boyunca insan hakları mücadelesini sürdürdü. 1986 yılında “Ayrımcılığa Karşı Kadın Sözleşmesi”nin imzacısı olan Fırtına, 1987’de “Dayağa Karşı Yürüyüş”te en önde yer aldı.

Fırtına, 3 yıl önce bugün GATA’da gördüğü iki aylık kanser tedavisinin ardından hayatını kaybetti.