Sağ bırakır ama salim bırakmaz

Trafikte “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diye üzerinize mi geliyorlar? Dolmuşta kılık kıyafetinize mi karışıyorlar? Eski/yeni partneriniz sizin için tehdit mi? Toplumsal şiddet yükselirken krav maga ile belki 'süper kahraman' olmazsınız ama eğitmen Mazhar Enis Tayman'a göre 'elinizi korkak alıştırmamayı' öğrenebilirsiniz.

Emel Gülcan  egulcan@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Son yıllarda popüler hale gelen krav maga, farklı senaryolarda alınabilecek aksiyonlarla toplumsal şiddetin hedefindeki kadınlar ve beyaz yakalılar için doğru adres. Çünkü kısa sürede öğreniliyor, belki de birkaç hamleyle güvende kalmanızı sağlıyor.

“Dövüşçü değil, güvende kalacak insan yetiştiriyorum” diyen krav maga eğitmeni Mazhar Enis Tayman, bu yıl Kadıköy Belediyesi’nde Kadınlar İçin Defans Atölyesi’ni (KİDA) kurdu ve 30 kadına beş ay boyunca ücretsiz eğitim verdi. Önümüzdeki yıl da dersleri seminerler halinde sürdürecek.

Gazetecisiniz ama aynı zamanda da krav maga eğitmenisiniz. Krav maga ile nasıl tanıştınız?

2005’te Amerika’da bir krav maga kitabı gördüm. Aradığım dövüş olduğunu fark ettim. Çünkü dojosu (spor salonu/geleneği), kuşakları, müsabakası yok. Hiçbir öğrencisine 70 kiloya 70 kilo, kadın kadına, erkek erkeğe mücadele öğretmiyor. Diğer dövüş sporlarında rakip, krav magada ise saldırgan var.

Krav maga nasıl bir yakın dövüş stili?

Krav maga bir spor değil. Karşıdakini sağ (çoğu zaman) bırakma, ama salim bırakmama üzerine kurulmuş bir dövüş stili. İsrail kökenli; antifaşist mücadelenin ürünü. Imi Lichtenfeld 1930’ların sonunda, Bratislava’da Nazilerle mücadele ederken polis babasının teknikleriyle boksu ve güreşi birleştiriyor; temeli bu.

Kimler yapabilir? Ne kadar sürede öğreniriz?

Yetişkinler temeli toplam 36 saatte, kendini korumayı 72 saatte öğrenebilir (Tabii bir buçuk veya üç günden söz etmiyoruz). Çocuklara da var; ama onlara mesela vurmayı öğretmeyiz. Ben “gerekmedikçe” kimsenin kasıklarına vurmam, ama çocuk vurur.

KRAV MAGA KAVGADAN SOĞUTUR

Mazhar Enis Tayman

Mazhar Enis Tayman

Krav maga bilince hayatımızda ne değişecek?

Bir kere kavgadan soğuyorsun. Çünkü zarar verme ihtimalin yüksek. Kendini savunmayı öğreniyorsun. Mesela ilk olarak “sakin ol şampiyon” duruşu öğretiyorum. Avuçlarını göstererek “sakin ol” diyorsun. Fakat bu pozisyon kolayca iki yumruğa, bir dize dönüşebiliyor.

Amaç etkisiz hale getirip kaçmak mı?

Bazı okulların videolarında, saldırı aletini alıp saldırgana yöneltme hamleleri var. O zaman potansiyel saldırgan artık benim. Saplarsam katil olurum. Bir yerde durmalısınız. Duramıyorsak bu kişilik sorunudur. Tekniği “avcı hayvan” olmak için kullanıyoruzdur. Bu yüzden eğitmenler “avcı hayvan” gördüğünde okuluna almamalı.

‘ELİNİZİ KORKAK ALIŞTIRMAYIN’

Kadıköy Belediyesi’ndeki Kadınlar İçin Defans Atölyesi nasıldı?

Bu projede beş ayda çarşamba ve cuma günleri toplam 30 kadına ücretsiz eğitim verdim.

Kadınların iki temel sorunu var. Kadına karşı planlı şiddet ve kadınların yaşadığı günlük şiddet. Günlük şiddet için kadınlara “elinizi korkak alıştırmayın” diyorum. Zaten bunu öğretiyorum.

Partnerinin planlı şiddetinde ise zaten benim bile yapacağım bir şey yok. Yani tabancayı çekip tetiğe basarsa Trinity veya Neo değilsek kurtulma şansımız çok az.

Bu yüzden krav maga biraz da güvende kalma stilidir. Yani çevreyi süzmeyi, uyanık olmayı, gerektiğinde kaçmayı da öğretir.

Kadınlar kendini nasıl koruyacak?

Kadınlar Türkiye’de aileden ikinci plana itildikleri, ezildikleri için erkeklere vurabileceklerine inanmıyorlar. Erkekler çocukluktan itibaren dövüşüyor. “Küçük asker, küçük asker-küçük Ayşe, küçük Ayşe” gibi cinsiyetçi çocuk şarkılarıyla büyütüldük. O yüzden kadınların pek çoğu “dayak yiyor”.

Kadınlar vurabileceklerine ikna olsalar, kadına karşı şiddetin büyük bölümü gerçekleşmez. Çünkü bardağı alır bam diye adamın kafasına vurur. Tabii sosyal sorunları göz ardı etmiyorum. Yani sonrasında güvencesi olmayan bir kadın o bardağı tabii ki kolayca vuramayacaktır. Ama ben sonuçta krav maga öğretiyorum.

Burada “kadına karşı şiddet kadından kaynaklanıyor” anlamı çıkmasın!

Elbette şiddetin toplumsal sorun olduğunu ortaya koyalım, “erkekleri” eğitelim. Peki, bu eğitim süreci nasıl geçecek? Bir kadın şu anda saldırıya uğruyorsa ne yapacağız? Kendini fiziksel olarak savunması şart. Kadın günümüz dünyasında sokağa çıkıyorsa kendisini nasıl koruyacak? Silah mı alacak? E o zaman katil olur… Sprey, şok cihazları vs. de işe yaramaz. Peki, sokağa mı çıkmayacak? Bence şimdi dövüş öğretelim. Bilim insanları erkek egemen düzene bir çare bulsun bu arada. Sorun çözülünce ben de evde ekmek, kurabiye yapmaya devam edeyim.

ŞİDDETİN NESNESİ BEYAZ YAKALILAR

KİDA'da 30 kadın beş ay ücretsiz eğitim aldı.

KİDA’da 30 kadın beş ay ücretsiz eğitim aldı.

 

Peki bugüne kadar kimlere eğitim verdiniz?

Kadınlara ve beyaz yakalılara

Niye beyaz yakalılar?

Sokakta rahat yürüyebilmek için. Bir kere erkeğin erkeğe uyguladığı şiddeti de ortaya koyalım. Kadına şiddet uygulayan erkek, gözüne kestirdiği erkeğe de uyguluyor.

Krav maga ‘şanını’ başka neye borçlu?

Kolay öğreniliyor, hemen sonuç alıyorsun, beş saniyede birini ekarte etmek mümkün. Bacak esnetmek, “etik vurmak” gibi bir derdi yok. Fast food çağına uygun bir dövüş.

Kulübümün simgesi zehirli ok kurbağası. Üzerindeki zehir 25-30 insanı öldürebilecek güçte, ama kurbağanın boyu yalnız 2,5 santimetre. Biraz buna benziyor, yani tahmin edilemez.

Krav magada senaryolar öne çıkıyor. Gazetecilik geçmişinizin avantajı var mı senaryo üretmekte?

Gazeteciyim, yazarım. İkinci kitabımda krav magayı kullandım. Üçüncü kitabımı yazıyorum, yine bolca kullanıyorum.

Elbette senaryo önemli. Çünkü salonda, kontrollü ortamda, yumuşak zeminde insanlar kendini yere atabilir, saldırabilir, ama sokak farklı. Sokağı yaşatmak gerek. Bazen öğrencilerime tekme atarım, canlarını yakarım, sert zeminde çalışırım. Sokakta düştüğünüzde “ah” dersiniz, o “ah” saldırıyı bertaraf ettiğiniz veya yenildiğiniz andır.

Nasıl senaryolar üretiyorsunuz?

Otomobilden inme, inememe, birden fazla kişiye karşı mücadele, asansörde olabileceklere karşı taktikler… Hepsinin alıştırmaları var.

Örneğin geçtiğimiz günlerde Bursa’da bir kadın asit saldırısı ile tehdit edildi. Aramızda asitli saldırıya karşı ne yapabileceğimizi tartıştık. İşte size bir senaryo.

Peki asitli saldırıya karşı ne yapılabilir?

Yapılabilecek şey az. 1-1,5 metre menzilli bir saldırı. Kişi önceden böyle bir tehdit aldıysa, uyanık olmalı. Saldırgan o maddeyi şişede taşıyacaktır. Saldırganı veya saldırganın elinde şişeyi gördüğü an kişi uzaklaşmalı, asla tartışmamalı. İkincisi büyük gözlüklerle göz korunabilir.

Saldırı engellenemeyecekse alınacak darbeye bakmadan, saldırganın eline hücum etmeli ve eli tutmaya çalışmalı ve o şişeyi bir şekilde yere düşürmeli. Gerekirse o eli ısırmalı vb. Gözünüz şişse hatta bacağınız kırılsa bile iyileşir. Asitli saldırı iz bırakır. Tabii en son yapabiliyorsa karşı saldırı yapmalı. Saldırı gerçekleştiyse hemen 112’yi aramalı, o arada giysiler çıkarılmalı, su konusuna dikkat edilmeli. Çünkü bazı asitlere su iyi gelir, bazıları su ile tepkimeye girer.