TÜİK verileri ekonomi için ne anlama geliyor?

TÜİK'in bugün açıkladığı verileri Gazete Duvar yazarları değerlendirdi: Bu veriler bir bakıma Aralık ayında kredi piyasasının canlanması sağlanamazsa 2018’in son çeyreğinin daralmayla biteceğini de işaret ediyor.

DUVAR – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ekonomide üçüncü çeyrek rakamlarını bugün açıkladı. Ekonominin yüzde 1,6 büyüdüğünü gösteren verileri Gazete Duvar ekonomi yazarları değerlendirdi.

Ali Rıza Güngen ve Ümit Akçay’ın değerlendirmeleri şöyle:

‘Durgunlaşma anlamına geliyor’

Ali Rıza Güngen: Verileri bir cümleyle ifade etmek gerekirse durgunlaşma ve çöküşün resmi verisi geldi, daha fazla daralma bekleniyor. Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,6 büyüme durgunlaşma anlamına gelir. Hatta mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çeyreklik veriye bakıldığında yüzde 1,1 daralma görülüyor. 3. çeyrekte inşaatın çöktüğünü, imalat sanayiinin durduğunu görüyoruz. Devletin nihai tüketim harcamalarında mevcut tempo sürdürülmese durgunluk eğiliminin rakamlara daha fazla yansıyacağı da aşikâr. Gayrisafi sabit sermaye oluşumu büyük darbe yemiş.

İktisadi faaliyet kollarına göre sınıflandırmada mesleki hizmetlerin ve inşaatın en yüksek gerilemeyi gösteren alanlar olduğunu görüyoruz. Bunlar aynı zamanda milyonların istihdam edildiği alanlar. Eylül ve sonraki ayların verilerine baktığımızda işsizlik artışının katlanarak devam edeceğini söyleyebiliriz.

Hanehalkı tüketimini kısmış ve temel ihtiyaçlarla sınırlandırmış. Dayanıklı ve yarı dayanıklı malların tüketiminde bu gerileme kredi piyasası canlandırılmadan ve faizler düşmeden kolayca geride bırakılamaz. Ağustos’ta başlayan kredi çöküşünün Kasım ayı itibarıyla halen atlatılamadığını biliyoruz. Bu veriler bir bakıma Aralık ayında kredi piyasasının canlanması sağlanamazsa 2018’in son çeyreğinin daralmayla biteceğini de işaret ediyor.

‘Dengelenme değil çakılma’

Ümit Akçay: 2018’in üçüncü çeyreğinde GSYH yüzde 1,6 arttı. Bu ‘dengelenme’ değil, ‘çakılmadır’. Zira 2018’in ilk iki çeyreğinde büyüme 7.2 ve 5.3 idi. Büyümenin bileşenlerine baktığımızda, döviz krizinin etkisi ile artan ihracatın sağladığı destek ve devletin tüketim harcamaları 1.6 büyümeyi getirmiş. Hanehalkı tüketim harcamaları GSYH’dan da yavaş artmış: 1.1. İmalat sanayi büyümesi durmuş (0.6), inşaat sektörü göçmüş (-5.3). Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış veriye baktığımızda ise durum daha net görülüyor: Türkiye ekonomisi 2018’in III. çeyreğinde -1.1 daralmış durumda. (HABER MERKEZİ)