'Yeni Ekonomik Program 13 günde berhava oldu'

Gazete Duvar yazarları yüksek enflasyonu değerlendirdi... Ali Rıza Güngen: Enflasyon rakamları korkutucudur. 2001 krizi sonrasındaki seviyelerdedir. Daha da kötüsü kamuda kemer sıkma dışında ne yapacağını bilmeyenlerin başta olmasıdır. Mühdan Sağlam: Enerji kalemlerinde özellikle küresel olarak petrol fiyatlarında artış devam ederse üretimden tüketime tüm kalemlere etki edecek.

DUVAR – Enflasyonda yüzde 24,5’lik yükseliş olarak gerçekleşen enflasyon Yeni Ekonomi Program’da belirtilen hedeflere ulaşmanın zorlaştığı yorumlarına neden oldu. Gazete Duvar yazarları Ali Rıza Güngen ve Mühdan Sağlam’ın enflasyon rakamları ile ilgili değerlendirmeleri şöyle:

‘RAKAMLAR 2001 KRİZİ SONRASI SEVİYEDE’

Ali Rıza Güngen

ALİ RIZA GÜNGEN: Hem dış ticaret verileri hem de enflasyon, bir stagflasyon döneminin içinde olduğumuzu teyit ediyor. Enflasyonun sene sonunu yüzde 20’nin üzerinde kapatmakla kalmayıp tahminlerin de ötesine çıkabileceği görüldü.

Sadece 13 gün önce açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nda ekonomi yönetimi, öncü göstergeler ve ilk rakamlar elinin altında olmasına rağmen 2018 yıl sonu enflasyon öngörüsünü yüzde 20,8 olarak açıklamıştı. Bugün baktığımızda ilk dokuz ay enflasyonunun yüzde 19,3 olduğunu görüyoruz. Yani YEP’e bakarsak önümüzdeki 3 ay için sadece yüzde 1,1’lik bir fiyat artışı olacağını beklemek gerek. Oysa üretici fiyatlarındaki yıllık yüzde 46,1 artış ve özellikle enerjide aylık yüzde 25,5 artış bunun mümkün olmadığını gösteriyor. Kısacası Yeni Ekonomi Programı’nın göstergelerinden birisi daha 13 günde berhava oldu.

Erken veri açıklama derdindeki TÜİK, bayram sonundaki fiyat artışlarını bir önceki hesaba yansıtmadı. Bunun sonucunda bazı kalemlerde artışların Eylül ayına yansıması da enflasyonun beklenenden yüksek çıkmasına etkide bulundu. Kısa sürede yanlışlanan açıklamalar ve imal edilmiş “beklentiler” ile bir yandan da ekonomi yönetimi vadesinin ne kadar kısaldığını görüyoruz.

Enflasyon rakamları korkutucudur. 2001 krizi sonrasındaki seviyelerdedir. Daha da kötüsü kamuda kemer sıkma dışında ne yapacağını bilmeyenlerin başta olmasıdır.

‘ÜFE’DEKİ ARTIŞ DEVAM EDECEK’

Mühdan Sağlam

MÜHDAN SAĞLAM: TÜİK Eylül ayı enflasyon verileri incelendiğinde ÜFE yani üretici fiyatlarındaki artış dikkat çekici bir boyutta. ÜFE yıllık bazda artış 46.2. Ağustos ayı verileriyle mukayese edildiğinde bu kalemde aylık olarak yüzde 10.8’lik bir artış söz konusu. Ağustos ayında kurdaki yükselişin üretim sektörüne doğrudan yansımasının hiç de yavaş olmayacak bir şekilde etki ettiğini görüyoruz. ÜFE’deki artış yalnızca dolar kurundaki tırmanmayla ilişkili değil. Benzer biçimde elektrik ve doğal gaza gelen zamlar üretim maliyetlerini doğrudan artıran temel girdiler. Eylül ve Ekim ayında her iki enerji kalemine gelen zamlar dikkate alındığında üretici maliyetleri artmaya devam edecek. Buna bir de döviz kurunun geçen yıla nazaran neredeyse iki katına çıktığı dikkate alındığında ÜFE fiyatlarındaki tırmanış devam edecek.

ÜFE fiyatlarındaki artış doğrudan TÜFE’ye etki ediyor. Üreticiler Ağustos ayında ellerindeki stoklardan faydalanarak yüksek oranda zamlar yapmamıştı. Ancak üretim sektörü ekonomideki olumsuz tabloyu bir yere kadar erteleyebildi. Nihayetinde Eylül verilerinde üretimdeki dramatik artış TÜFE’de de karşılık buluyor. Nitekim hükümetin Yeni Ekonomi Programı’nda yüzde 22’lerde gördüğü TÜFE yıl sonu oranı Eylül ayında geçersiz kılınacak bir ivmeyle ilerliyor. 24.5 çıkan TÜFE, YEP’in ilk elden öngörüsünü çürütüyor. Ağustos-Aralık arasında YEP’e göre enflasyonda toplam 7.5 puanlık bir artış öngörüyordu. Sadece Eylül ayında bunun 6.3’ü’lük artış ayağı gerçekleşti. Bu durumda Ekim, Kasım ve Aralık ayında enflasyonun yalnızca yüzde 1.2 artması gerekiyor ki YEP tahmini tutsun…

Gerek enerji kalemlerine gelen zamlar, gerek küresel piyasada petrol fiyatlarının 85 dolarla yaklaşması, ki Ağustos’ta petrol fiyatları ortalaması 73.5’ti, YEP’in hem cari açık hem de enflasyon konusunda sınıfta kalacağını gösteriyor. Enerji kalemlerinde özellikle küresel olarak petrol fiyatlarında artış devam ederse üretimden tüketime tüm kalemlere etki edecek. Sonuç olarak ÜFE’deki artış ve küresel piyasada petrol fiyatlarındaki tırmanış uzun süre TÜFE’nin yüzde 25’in üzerinde seyretmesi demek. Kriz artık normal hayatın tek gündem maddesi haline gelmiştir.