Üçüncü Dünya: Filipinler'de Duterte diyaloğa çağırdı, komünistler 'samimi olun' dedi

Filipinler’de Devlet Başkanı Rodrigo Duterte yönetimi ile NPA (Yeni Halk Ordusu) arasında yaşanan çatışmaların ardından Duterte komünistlere diyalog çağrısında bulundu. Sürgünde olan Filipinler Komünist Partisi'nin kurucusu Jose Sison ile barış görüşmeleri yapacağını söyleyen Duterte'ye cevap olarak Sison, 'verilen sözlerin yerine getirilmediğini' hatırlattı.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Güneydoğu Asya ülkesi Filipinler'in Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, komünistlere diyalog çağrısı yaptı. Asya'nın en uzun soluklu gerilla hareketlerinden Yeni Halk Ordusu (NPA) ve Filipinler Komünist Partisi'nden yapılan açıklamalardaysa 'samimiyet' çağrısı vardı. Duterte iktidara geldiğinde çeşitli barış süreci deneyimler olmuş, ancak geçtiğimiz Mart ayında müzakerelerin kesin olarak bittiği beyan edilmişti.

Duterte, Hollanda'da sürgünde yaşayan Filipinler Komünist Partisi'nin kurucusu Jose Sison'un yanına barışı görüşmek üzere hükümet görevlilerini göndereceğini belirtti, 'zamanının azaldığını' söyledi. ABS-CBN yayınına katılan Sison, Duterte'nin önce kendi koyduğu engelleri aşması gerektiğinin altını çizdi. Bu engellere örnek olarak, Duterte'nin 'tüm siyasi tutsaklara özgürlük vereceğini' iddia etmesine rağmen yaşanan tutuklamaları gösterdi. Böylesi bir 'genel affın' barış için atmosfer sağlayacağını söyledi. Sison, Duterte'nin barış görüşmelerine son verirken ordunun önde gelen isimlerinden etkilenmiş olabileceğini belirtti, “Evet bazı iyi niyet hamleleri oldu, fakat ordu savaş alanında kazanamadıklarını masada kazanmak istiyor” dedi.

Durterte'nin yeninden barış görüşmelerine başlamasını ise Filipinler Devlet Başkanı'nın 'zamanım azalıyor' sözleriyle anlamlandıran Sison, yakında (2022 yılında) düzenlenecek seçimlerden dolayı, ardında 'barış görüşmelerine devam etti' gibi bir miras bırakmak istediğini ifade etti. Barış görüşmelerine katılım durumları hakkında sorulan bir soru hakkında konuşan komünist lider, sıkıyönetim kanunu, tüm toplumun rejimden yana faşistleşmesine dair umut ve hükümetin askerileşmesi gibi durumların devam ettiği sürece barışın mümkün olamayacağını söyledi.

HİNDİSTAN: 'İŞÇİLERİN UZUN YÜRÜYÜŞÜ' BİR HAFTAYI DEVİRDİ

Hindistan Sendikalar Merkezi'nin (CITU) çağrısıyla 30 Kasım'da başlayan İşçilerin Uzun Yürüyüşü, bir haftayı aşkın bir süredir devam ediyor. Batı Bengal bölgesinde bulunan Chittaranjan Lokomotif Fabrikası'ndan yola çıkan işçiler, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin partisi BJP'nin özelleştirme paketini “Kamu sektörünü kurtar” sloganlarıyla protesto ediyor.

News Click'de yer alan habere göre, Kalküta'da sonuçlanacak yürüyüşün ardından işçiler 283 kilometre yolu arkalarında bırakmış olacak. Yürüyüşe katılan bir gündelikçi işçi News Click'e şunları söylüyor: “Ben 22 gün boyunca çalıştım, hiç ara vermeden, ki bu 11 günlük yürüyüşte yerimi alabileyim. Ben bir inşaat işçisiyim, mücadeleyi biliyorum. Bu nedenle kimsenin bana bu yürüyüşün önemini anlamamı sağlamasına gerek olmadı. Biz kendi rızkımız için gün be gün mücadele veriyoruz. Bu uzun yürüyüş de başka bir kavga yeri. Öyle bir kavga ki bir kere kazanıldı mı tüm devletteki yüz binlerce işçinin yaşamını etkileyecek.”

CITU Kuzey Parganas Bölge Sekreteri Gargi Chatterjee, hükümetin sürmekte olan bu mücadeleyi kabullenmediğini ancak bunun işçilerin cesaretini kırmadığını, aksine daha da öfkelendirdiğini belirtti. Chatterjee, Batı Bengal halkının sahte sözlerden ve halk düşmanı uygulamalardan sıkıldığını söyledi, “Onlar eğitim, istihdam ve sanayileşme istiyor” dedi.

Binlerce işçinin katıldığı yürüyüş Kalküta'da düzenlenecek olan bir miting ile sonlanacak.

BOLİVYA: CUNTACILAR İÇİN İSRAİL'DEN YARDIM TALEP ETTİ

Latin Amerika ülkesi Bolivya'da ülkenin devlet başkanı Evo Morales'i deviren cuntacılar, muhaliflere karşı mücadelede İsrail'den yardım talep etti. Cuntacılar tarafından İçişleri Bilan edilen Arturo Murillo, Reuters'a verdiği demeçte Polis güçlerinin 'radikal solculara karşı mücadele ettiğini' söyledi ve İsrailli yetkileri ülkesine davet ettiklerini kaydetti.

Ülkenin cuntacılarca başa geçirilen Devlet Başkanı Jeanine Anez, Kübalı doktorları ve Venezuela'lı diplomatları ülkelerine göndermiş, Morales döneminin aksine ABD ve İsrail ile yeniden güçlü ilişkiler kurmaya yönelik adımlar atmıştı. İsrail gazetesi Haaretz'de yer alan habere göre, Murillo söz konusu davet üzerine şunları söyledi: “Onları bize yardım etmek üzere çağırdık. Teröristlerle başa çıkma konusunda tecrübeliler.”

Bolivya'nın mevcut hükümeti, ülkedeki muhalif solun arkasında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro olduğu görüşünde. Latin Amerika'da sağ ve ABD yanlısı yönetimlere sıkça kullanılan bir propaganda uzun zamandır her şeyin arkasında bir 'Venezuela parmağı' arama olarak karşımıza çıkıyor. İşin daha da ilginci Murillo, yaptığı açıklamada Arjantin'de yaşanan hükümet değişikliğini eleştirdi. Ülkesinde darbeyle 'içişleri bakanı' olarak atanmasına karşın komşu ülkedeki hükümet değişikliğine dair “Malesef Arjantin halkı onu (Eski Devlet Başkanı ve şimdiki Başkan Yardımcısı Cristina Kirchner) seçti. Bu nedenle hepimiz, tüm demokratik ülkeler alarm halinde olmalı” dedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR