Üçüncü Dünya: Dünya solu Barış Pınarı Harekatı'nı nasıl gördü?

Fransa'dan Filistin'e, Kolombiya'dan Pakistan'a: Dünya solunda Barış Harekatı'na tepkiler nasıl oldu?.. Hepsi Üçüncü Dünya'da...

Kavel Alpaslan  kalpaslan@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Geride bıraktığımız hafta dünyada en çok konuşulan gündemlerden biri şüphesiz Türkiye’nin Suriye’de düzenlediği harekattı. Dünyadaki çeşitli sol, sosyalist, komünist partiler ve hareketler de konuyla ilgili açıklamalar yaptı. Yer yer birbirlerinden farklılıklar gösteren bu paylaşımlardan bazılarını derledik.

ELN: ABD KÜRTLERİ SIRTINDAN BIÇAKLAMIŞTIR

Kolombiya’da uzun yıllardır silahlı mücadele veren Marksist Leninist çizgideki Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN), ‘Kürt halkıyla dayanışma mesajı’ başlığıyla bir video yayınladı. FARC’ın aksine hükümetle barış görüşmeleri yarıda kesilen ELN’nin Diyalog Delegasyonu’ndan Pablo Beltran’ın konuştuğu video, ‘Kolombiya’dan Kürdistan halkına enternasyonalist dayanışma mesajımızı göndermek istiyoruz’ ifadeleriyle başladı. Beltran, Kürtlerin ABD tarafından ihanete uğradığını, ABD’nin onları ‘sırtlarından bıçakladığını’ söyledi.

Beltran ‘bu agresyona karşı verilen uluslararası tepkilerin Türkiye’yi barışçıl ve müzakere yönüne doğru itmesini ve Kürtlerin haklarını tanımasını umduklarını’ ifade etti.

ÜRDÜN: KÜRT LİDERLER VE SURİYE YÖNETİMİ SORUNLARINI ÇÖZMELİ

Ürdün Komünist Partisi ise, internet üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye’nin müdahalesinin doğru olmadığını, “Suriye’nin egemenliğini tehdit ettiğini” belirtti. Parti açıklamasında ayrıca “Kürt makamlarının Şam yönetimiyle anlaşması gerektiği” ifadesi yer aldı.

Suriye ordusunun Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolündeki topraklara girmesinden önce ÜKP’nin yaptığı açıklamada Kürt liderlerin ciddi, hızlı ve yapıcı şekilde Suriye yönetimiyle görüşmesi, sorunlara çözümler bulması gerektiği ifade edildi. ÜKP, Türkiye saldırısına karşı Kürt halkının güvenliğini sağlamak üzere Kürt liderlerin Suriye ordusunun Fırat’ın doğusuna geçmesi konusunda izin vermesi gerektiğini söyledi.

IRSP: DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ

2009 yılında resmen silah bırakan İrlanda Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun (INLA) ideolojik olarak beslendiği sosyalist cumhuriyetçi İrlanda Cumhuriyetçi Sosyalist Partisi’nin (IRSP) açıklamasında da NATO vurgusu vardı. IRSP yayınladığı metinde, ‘Rojava’daki devrimci yoldaşlarımız IŞİD’e direnerek ölümüne savaştı. Aynı zamanda feminizm, demokrasi ve ekolojik yenilenebilirlik üzerine devrimci bir sürece başladılar’ ifadelerine yer verilerek Türkiye’nin harekatına tepki gösterildi.

Geçtiğimiz hafta parti üyeleri, IRSP ve INLA kurucusu Seamus Costello’nun mezarı başında bir anma düzenledi. Etkinlikte söz alan partinin Belfast Sekreteri Joe Matthews, ‘Rojava’nın sosyal ve ekonomik adalet temelinde ilerici bir deneyim olduğunu’ belirtti ve IRSP olarak Rojava halkı ile dayanışma içinde olduklarını söyledi.

‘YEMEN VE UYGURLARA SESSİZKEN PAKİSTAN’IN KARARI UTANÇ VERİCİ’

Pakistan Başbakanı Imran Khan, Barış Pınarı Harekatı üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak gelişmeleri öğrenmiş, ülkesinin ‘her zaman olduğu gibi tam destek ve dayanışma ile Türkiye’nin yanında yer aldığını’ ifade etmişti. Pakistan solu içinde de Khan’ın bu açıklamaları tartışma yarattı.

Haqooq-e-Khalq Hareketi’nden Dr. Ali Ammar Jan, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada Khan’ın açıklamalarını ‘ikiyüzlülük’ olarak değerlendirdi. ‘Pakistan’ın Yemen ve Uygurlara sessizliğiyle birlikte bu suçu destekleme kararının utanç verici olduğunu’ söyleyen Jan, ‘insanlığa karşı işlenen suçları desteklerken insan hakları çağrısı yapmanın zamanımızın ikiyüzlülüğü olduğu’ tespitini yaptı.

NATO HESABININ SİLİNEN TWEET’İNE ELEŞTİRİ

İspanya Komünist Partisi (PCE) de internet üzerinden 6 maddelik uzun bir açıklama yayınladı. Harekatın kınandığı bu metinde NATO’nun bir müdahalede bulunmasına da karşı çıkılıyor.

Fakat bundan daha farklı bir yorum daha var. Kendi ülkelerinin Suriye gündeminde takındığı siyasi tavrı eleştirenler yalnız Pakistan’da değil. İspanya ordusunun NATO hesabı, Twitter üzerinden harekatın başladığı ilk anlarda ‘müttefiklerine destek ve Adana’yı korumak için 7/24 çalıştıklarını’ belirten bir açıklama yapmıştı. Her ne kadar gönderiye artık ulaşamasak da partinin uluslararası ilişkiler sorumlularından Manu Pineda yine Twitter üzerinden İspanyol ordusunun tutumunu eleştirdi ve ‘neden bu tweetin silindiğini’ sordu.

Ülkedeki bağımsızlıkçı sosyalist partilerden de harekatı kınayan açıklamalar geldi. Eski ETA’cı Arnaldo Otegi, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada ‘desteğinin Türkiye saldırısına karşı mücadele edenlerden yana olduğunu’ ifade etti. Partisi EH Bildu da benzeri açıklamalar yaparken Katalonya’daki sosyalist bağımsızlıkçı CUP da ‘Kürt halkıyla dayanışma mesajı’ yayınladı.

MACRON’A ‘ERDOĞAN’IN MAL VARLIĞI’ ÜZERİNE AÇIK MEKTUP

Fransa Komünist Partisi’nin (PCF) çeşitli üyeleri televizyonlardan meclise konuyla ilgili çeşitli açıklamalar yaptı. PCF Milletvekili Pierre Dharreville mecliste yaptığı açıklamada ‘Fransa’nın Türkiye saldırısını durdurulması için güçlü ve özgün sesinin duyulmasını gerektiği’ ifadelerini kullandı, ülkesinin NATO’daki rolünü sorguladı.

Parti Sekreteri Fabian Roussel tarafından da Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron’a açık mektup kaleme alındı. Partinin paylaştığı açık mektupta yaptırımların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kişisel mal varlığına yönelik olması gerektiği belirtildi. Roussel katıldığı bir televizyon programında Rusya’nın Ukrayna müdahalesinde ambargo uygulayan Fransa devletinden aynı hamleyi şimdi de beklediğini söyledi.

FHKC AÇIKLAMASINDA 1939 DETAYI

Filistin’deki hareketler tarafından yapılan açıklamalar HAMAS’ın Türkiye’ye destek açıklamasının ardından yeniden gündeme gelmişti. Ülkedeki sol örgütlerin önemli bir kısmı harekatı kınadığı açıkladı. Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) de bunlar arasında yer aldı.

FHKC’nin yayınladığı basın açıklamasında Türkiye’nin Suriye topraklarına müdahalesinin şiddetle kınandığı belirtildi. Öte yandan FHKC’nin açıklamasında dikkat çekici bir detay daha yer aldı. “Türkiye’nin Suriye topraklarına yönelik müdahalesinin Hatay’ın 1939’deki ilhakından başladığı” belirtilerek, bugünkü harekatın “ABD ile koordineli biçimde yürütülmesi”ni kınandı.