'Kızıl' bira: Barış süreci bu kapağın altında

La Roja'nın hikayesi barış anlaşmasından sonra savaşçıların gerilla kamplarından getirdiği kap kacağı kullanarak bira yapmayı öğrenmesi ile başlıyor... Neredeyse tüm çalışanları eski savaşçılardan oluşuyor. Biz de bu 'kızıl' biranın hikayesini ve silah bırakma sonrası süreci eski FARC gerillası 'Carlos'tan dinledik. 

Kavel Alpaslan  kalpaslan@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri’nin (FARC) silah bırakmasının üzerinden yıllar geçti. Fakat ülkedeki hükümet değişimiyle birlikte ‘tamamlanmış’ barış sürecindeki anlaşmazlıklar da hızla daha görünür bir hal almaya başladı. Devlet destekli paramiliter güçler, bugüne kadar yüzlerce eski gerillaya ve toplum liderine suikast düzenledi. Geçtiğimiz yıl bu saldırılara karşı ülkede kitlesel gösteriler düzenlenmişti.

Bu kanlı tablo sonrasında FARC ile Kolombiya hükümeti arasında yapılan anlaşmanın geçerliliği tartışma konusu olurken, 2016’da yapılan barış anlaşmasının ardından silah bırakan gerillaların kurduğu bir kurum dikkat çekiyor: La Roja birası! İspanyolca ‘kızıl’ anlamına gelen La Roja’nın neredeyse tüm çalışanları eski savaşçılardan oluşuyor. Hikaye ise, barış anlaşmasından sonra savaşçıların gerilla kamplarından getirdikleri kap kacaklarla bira yapmayı öğrenmesi ile başlıyor…

Dayanışmacı bir ekonomik modele sahip La Roja’nın bugün başkent Bogota’da bir fabrikası bulunuyor. Biz de ‘Kızıl’ biranın hikayesini ve silah bıraktıktan sonra ortaya çıkan güvensizlik ortamının etkilerini, eski bir FARC gerillası ve bira üreten kurumun yöneticisi ‘Carlos’ ile konuştuk.

Carlos: Biz eski savaşçıların makul bir yaşam sürebilmesi için finansal alternatiflere dokunması gerekti…

Öncelikle bize La Roja projesinin nasıl başladığını anlatabilir misiniz?

La Roja fikri barış sürecinin takibinde ortaya çıktı. Kolombiya hükümeti üretici projeler alanlarını tartışmak üzere bize geldi. Aslında bakarsanız bugün finanse edilen ve finansal bir yol haritası çıkarılmış çok az proje var. Böyle olunca, biz eski savaşçıların makul bir yaşam sürebilmesi için finansal alternatiflere dokunması gerekti. Ulaşabildiğimiz iş seçeneklerini değerlendirdik. Köy pazarlarıyla başladık, ama mümkün olmadı…

Ve sonra, uzun yıllardır kişisel olarak tanıdığım bir öğretmen arkadaşımızın, Wally Broderic’in sayesinde bu işi öğrendik. Bize “Ben butik [ev yapımı] bira yapmayı biliyorum, finansal alternatif için bunu öğretebiliriz” diye önerdi. Böylece butik biraya dair en temel şeylerin öğrenilebileceği ilk dersi organize ettik. Silahlı mücadele zamanından kalma tencereler ve sıvı tanklarıyla, plastik gereçlerle öğrenmeye başladık. Öyle ki bunun mümkün olduğunu, o kadar da zor ya da karışık olmadığını, yapabileceğimizi öğrenince, üretmeye başladık. Ve ürettiklerimizden elde ettiklerimizi yeniden projeye aktardık.

Peki an itibariyle projede aktif kaç kişi var?

Biz bir derneğiz. Kapitalizme alternatif, dayanışmacı bir ekonomik model benimsedik. Bugün 24 kişiyiz. Yirmi ikimiz eskiden gerillaydık. İki kişi de bu süreçte dayanışma ile bize yoldaşlık eden diğer arkadaşlarımızdan: Bize bunu öğreten öğretmen arkadaşımız ve onun bir arkadaşı.

‘SADECE KALİTELİ BİRA DEĞİL, AYNI ZAMANDA BARIŞ SÜRECİ’

Teknik meselelerden bahsetmek gerekirse, biranın dağıtımı nasıl yapılıyor?

Şu an itibariyle büyümüş durumdayız. Artık tanklarımız, araçlarımız var… Ve 5 bin litre üretim yapabildiğimiz büyük bir fabrikamız var, burada Bogota’da, 7 Ağustos Mahallesi’nde. Dağıtıma gelince, Covid-19 pandemisi nedeniyle doğrudan evlere teslimat yapıyoruz. İyi bir kabul gördüğümüzü söyleyebilirim, hiçbir sorun yaşamadık. Böylece kazandığımızı yeniden projeye aktarmamız mümkün oldu.

Sizden bira sipariş eden tüketiciler ürünlerinizi FARC ile özdeşleştiriyorlar mı? Ya da bir dayanışma projesi olarak mı görüyorlar? Yoksa sadece ürettiğiniz ev yapımı biradan mı hoşlanıyorlar?

Bence her ikisi de. Birincisi, tüm barış süreci yoldaşlığı… Bu biranın ardında sadece kaliteli bir bira yok, aynı zamanda barış süreci var. Ama diğer taraftan kaliteli bira üretmeye çalışıyoruz ki rekabet edebilelim; insanlar sadece dayanışma için değil aynı zamanda ürettiğimizi biranın özel lezzeti için bizi tercih edebilsin.

İsminizi duyurmayı nasıl başardınız? Belli başlı etkinlikler, fuarlarla mı; yoksa FARC’ın halihazırda sahip olduğu ağlarla mı?

Biz bira üretimi olarak oluşan ilk projeyiz ve medyada çok ve güçlü bir şekilde yer aldık. Resmi medya kuruluşları bizi paylaştı ve böylece yaptığımız iş oldukça geniş bir kesime yayıldı. Böylelikle güçlü bir ağ da örmüş olduk.

‘DEVLET BASKISININ YARATTIĞI BELİRSİZLİKTEN BİZ DE MUZDARİBİZ’

.

Son dönemde Kolombiya’da eski FARC savaşçılarına yönelik paramiliter saldırılar, suikastlar ciddi boyutlara ulaştı. Ülkede böyle hava varken, sizin derneğiniz bundan etkilendi mi? Herhangi bir saldırı ya da baskıyla karşılaştınız mı?

Doğrusu böylesi bir projeye karşı, hayır, karşılaşmadık. Ancak açık ki, eski savaşçılara yönelik yaratılan güvensizlik durumu, tüm proje çalışanları için geçerli bir kaygı. Kolombiya’da durum, hükümetin barış anlaşmasını hiçe saydığı her defa daha da kötüleşiyor. Böylece anlaşmada olmasına rağmen Kolombiya hükümeti yürütülen projelere herhangi bir güvenlik sağlamadı. Kötü bir deyişle ‘paramiliter’ saldırılar -ki bizim için bu devletin baskısıdır- tüm bölgelere gölge düşürüyor. Dolayısıyla biz de bu belirsizlikten muzdaribiz. Çünkü biz de, net bir şekilde savaşçı bir kesimiz.

Geleceğe dair konuşmak gerekirse, projeye daha fazla eski savaşçı katma gibi bir niyetiniz var mı?

Eski savaşçıların makul bir yaşam sürebilme gerçeğini büyütmek, dönüştürebilmek için isteğimiz var. Fakat sadece bu değil, dayanışmacı ekonomi içerisinde yerimizi alıyoruz. La Roja’nın temel bir amacı var, ama bu sadece eski savaşçıları desteklemek değil, aynı zamanda böylesi tüm sosyal projelere bir örnek oluşturabilmek.

.

Peki ürettiğiniz biraları diğer ülkelere ulaştırma gibi bir niyetiniz var mı? Yoksa şimdilik sadece Kolombiya’da mı tüketilecek?

Niyetimiz var. Fakat bugüne kadar oldukça fazla zorluğa göğüs gerdik, fabrikamızı istemeden Bogota’ya taşımak zorunda bırakıldık. Çünkü yasal düzenlemelere göre toprak sorunlarıyla karşılaştık. Bu nedenle şirketi yürürlükte tutmak için gerekli temel izinlere ulaşamadık. Ki bu bizi pek çok bölgeye ulaştırabilecekti. Kolombiya’da bunun için gerekli izinlere sahip olamadık. Bogota’ya fabrikayı taşıyarak da bu izinleri mümkün kılmaya çalışıyoruz. Fakat açıkça ürünlerimizi dünyaya ulaştırmak istiyoruz. Gel gelelim Kolombiya’da bunu gerçekleştirmeyi mümkün kılan sistem oldukça katı, bir sürü ağır bürokratik yük gerekiyor. Ancak eğer geleceğimiz olursa, isteğimiz bu yönde.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Şu an için, diğer kimi ev yapımı bira markalarıyla birlikte kreşler için bir kampanya örgütlüyoruz. Hükümet bu konuda da vardığımız anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirmemekte. ETCR’deki (Dönüş Alanları) çocukların gelecekleri için iyi ve makul bir eğitim seviyesine ulaşabilmesini sağlamak üzere, biz de dayanışmayı büyütmek istiyoruz. Bu nedenle 5 Eylül gibi kampanyaya başlayacağız…