Depremin 6. ayında Urfa: Hasarlı binalar şehrin yeni sembolü mü oldu?

Depremlerin üzerinden 6 ay geçmesine ve yetkililer tarafından sözler verilmesine rağmen, hasarlı binaların çoğunun yıkımı gerçekleşmedi. Binalar, çevre için tehdit olmaya devam ediyor.

Haliliye ilçesinin merkezinde bulunan hasarlı binaların önünden yayalar geçiyor.
Google Haberlere Abone ol

Fatma Keber

URFA - 6 Şubat’ta meydana gelen Maraş merkezli iki büyük depremin etkilediği 11 ilden biri olan Urfa’da, hayat ‘normale’ dönse de depremde hasar gören ağır hasarlı binalar henüz yıkılmadı.

Depremlerden sonra yıkılacağı söylenen ve pek çoğu henüz yıkılmayan bu binalar, hem etraflarındaki sağlam binalar için hem de önünden geçen yayalar ve araçlar için tehlike saçıyor.

Binaların yıkım işlemleri olsa da oldukça ağır ilerliyor, bu da halkın tepkisine neden oluyor. 

‘İNSANLAR BU SEMTE GİRMEYE KORKUYOR’

Pek çok kente göre yıkımın az olduğu Urfa’da, depremlerin yarattığı enkazın kalktığını söylemek mümkün değil. Geçtiğimiz ay konuyla ilgili yetkililer hızla yapılaşmanın olacağını, ağır hasarlı binaların yıkılacağını söylemesine rağmen kayda değer bir adım yok. Ağır hasarlı binaların önünde bulunan emniyet şeritleri yırtılmış durumda, kimi binaların altında seyyar satıcılar tezgah açıyor. Yine bazı ağır hasarlı binaların altındaki dükkanları esnaf, depo olarak kullanıyor.

Depremden en çok etkilenen ilçelerden biri olan Haliliye'nin Bahçelievler Mahallesi'nde kuaför dükkanı olan Metin Yıldıztaş, ağır hasarlı binaların yarattığı endişeye dair şunları söylüyor: “Bu ağır hasarlı binaların yıkımını bir türlü gerçekleştiremiyorlar. İnsanlar bu semte girmeye korkuyor. Burası aslında Urfa'nın kalbi durumunda, tüm çarşıya gidenler buradan geçmek zorunda ama maalesef kaderine terk edildi.”

Yıldıztaş’ın anlattığı bir olaya göre ağır hasarlı binalara, itfaiye erleri de yaklaşmaya çekiniyor: “Geçtiğimiz günlerde, ağır hasarlı bir binanın üst katında yangın oldu, itfaiyeyi çağırdık ama itfaiye ‘ağır hasarlı binalara yaklaşmıyoruz’ dedi. Biz mahalleli olarak bu durumdan çok endişeliyiz.”

Bu binaların madde bağımlılarının yerleşkesi olduğunu da sözlerine ekleyen Yıldıztaş, bu nedenle mahallede huzursuzluk olduğunu ifade ediyor.

HASARLI BİNALARIN YÜZDE 41'İ YIKILDI

Son durumu öğrenmek üzere ulaştığımız Şanlıurfa Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdür vekili Halis Tekiner, kentte TOKİ tarafından 10 bin 958 tanesi afet konutu olmak üzere 13 bin 375 konutun yapıldığını söylüyor. Tekiner şunları söylüyor:  “Bunlardan 4 bin 469 adedinin ihalesi yapıldı. İhalesi yapılanlardan 3 bin342 tanesi afet konutu. Planlanan köy evi konutu 6 bin 436 olup, 917 tanesinin ihalesi yapıldı. 120 tanesinin yapımına başlandı. 2 ay içinde tamamlanacak.” Tekiner’in aktardığına göre 6 bin 303 binanın yıkım ihalesi yapıldı, 2 bin 590 binanın da yıkımı tamamlandı. Yani geçen 7 ayda hasarlı binaların yüzde 41’i yıkılmış oldu. Yıkımın gecikmesinin nedeni olarak Tekiner, hukuki itirazları gösteriyor.

İlyas Aslan, ailesi ile kolonları çatlayan evde yaşamaya mecbur kaldığını belirtti. 

AĞIR HASARLI BİNA 'AZ HASARLI'YA DÖNDÜ

Urfa’daki bir diğer sorun da barınmayla ilgili. Hasarlı binalar nedeniyle görece ‘sağlam’ olarak nitelendirilen binalara talep arttı. Bu da kira ve satılık ev fiyatlarının ikiye ya da üçe katlanmasına neden oldu. Bu durum, dar gelirleri pek çok kişiyi hasarlı binalarında kalmaya mecbur bıraktı. Bu isimlerden biri de Eyyübiye ilçesi Hacı Bayram Mahallesi’nde yaşayan İlyas Aslan… Depremler sonrası Aslan’ın oturduğu bina hasar almış, denetimler sonrası bina ‘ağır hasarlı’ olarak kayıtlara geçmiş. Aslan, artan kiralar nedeniyle ev bulamamış, bu süreçte akrabalarının yanına gitmiş ve devletten de 10 bin liralık yardım almış. Ancak akrabalarının yanında kalmak sürdürülebilir bir durum olmadığı ve barınma sorununu çözemediği için evinin durumuna itiraz etmiş. İtiraz sonrası evinin durumu, ‘az hasarlı’ olarak değiştirilmiş. Aslan ve ailesi, hasarlı evinde yaşıyor, yoldan geçen her araba ile evin salladığını anlatıyor: “Depremde evimiz ağır hasar gördü, mühürlendi. Yaklaşık 50 gün mühürlü kaldı. Biz akrabalara sığındık. Kiralık evler pahalıydı. Evin durumuna itiraz ettik mecburen. Ama şu anda kolonlar patlamış durumda, araba geçerken bile ev titriyor. Yapacak bir şey yok, kiraya da çıkamadık, yokluktan ağır hasarlı evde oturuyoruz. Can güvenliğimiz hiçbir şekilde yok.”

Urfa’da pek çok kişi, fahiş bir şekilde artan kiraları ödeyemediği için ağır hasarlı binalarını az hasarlıya döndürmeye çalışıyor.

‘NE OLACAK BİZİM HALİMİZ?’

Zeliha Yolcu, aylarca kiralık ev arayanlardan sadece biri. Ev sahiplerinin deprem fırsatçılığı yaptığını söyleyen Yolcu, günlerce, sokak sokak ev aradığını ancak üç katına çıkan kiraları karşılamanın mümkün olmadığını söylüyor.

Yine günlerce ev arayan ve şimdilik derme çatma bir evde kalan bir depremzedenin söyledikleri de durumu anlatıyor: “Şimdilik bir yer bulduk ama korku içindeyiz. Kiralar her gün artıyor, zamlar her gün gelmeye devam ediyor. Ne olacak bizim halimiz? Gerçekten bu konuda çözüm bulunması gerekir. İnanın, gece hesap yapmadan yatamıyoruz.”

TURİZM SEKTÖRÜ YARA ALDI

Urfa’da deprem nedeni ile turizm de sekteye uğramış durumda. Depremde yıkılan tarihi evler henüz onarılmazken, kimi turistler deprem korkusu ile kente gelmeye çekiniyor. Gelen turistler de tarihi sokaklarda yıkıntılarla karşılaşıyor. Urfa’daki turizm sektörü temsilcilerinin aktardığına göre, bayramda oteller ve turistik yerler boş kaldı.

Depremin izlerinin silinmediği kentte, aradan geçen 6 ayda hala pek çok çalışma bitirilmiş değil. Her şeye rağmen normale dönmek zorunda olduklarını aktaran Urfalılar ise yetkilileri harekete geçmeye çağırıyor.