YAZARLAR

Art Basel gün sonu raporu ve Türkiye katılımcıları

Sanat piyasasını yönlendiren sanat fuarı haline gelen Art Basel, Basel’deki evi Messeplatz’da geçen hafta gerçekleşti. Türkiye’deki ekonomik çalkantılara rağmen türlü zahmet ve riskle bu uluslararası alana çıkan ve Türkiye sanatının temsiliyetini yapan İstanbullu galerileri ve başarılı sanatçıları kutlamak gerek...

1970’te başlayan ve bugün dünyanın en ses getiren, sanat piyasasını yönlendiren sanat fuarı haline gelen, Hong Kong ve Miami’de de düzenlenen, Ekim ayında da Paris’te görücüye çıkacak olan Art Basel, Basel’deki evi Messeplatz’da geçen hafta gerçekleşti. 40 ülkeden dünyanın önde gelen 289 galerisi, 300 müze ve kurum, Avrupa, Amerika, Orta Doğu ve Afrika’dan koleksiyonerler, 70 dev ölçekli eser, Parcours bölümünde 23 mekana özel iş, film programları, konuşma programları ile Art Basel 2022, 2019’dan sonra verdiği pandemi arası sonrası 70 bin kişiyi ağırlamış. Fuar sonrası çıkan raporda ve galericilerin verdikleri röportajlarda, oldukça iyi de bir satış grafiği yakalandığından bahsediliyor. Basel’in kalabalığına baktığımızda, herkes geri dönmekten ve tekrar birlikte olmaktan memnun.

Fuar, Feature, Statements, Edition, Unlimited ve şehrin çeşitli noktalarına yayılmış, mekana özel işlerin konumlandığı, biraz define avı da gibi olan Parcours kısımlarından oluşuyordu. Yani hem Messeplatz’daki fuar alanında kat kat, koridor koridor, asla bitiremeyeceğinizi düşündüğünüz dev alanlar hem de şehir içinde eserler… Fuar ünlü olunca, katılımcı galeriler de bir hayli ünlü ve prestijliydi. Öyle galeriler vardı ki 3-4 kuşak ultra zengin koleksiyonerlikten geliyorlar ve dolayısıyla gösterilen işler, Picasso’dan Louis Bourgeois’ya sanat tarihinin en ünlü isimleri. Bir müzelerde, bir de bu dünyanın çok ayrıcalıklı minicik kesiminde anlayacağınız… Ustaların dışında özellikle Londra ve ABD galerinde bugünün yıldızları görülebiliyordu. Eserler kadar fuarı gezen kitle de kadar ilgi çekiciydi. Mesela çok büyük boyutlu heykellerin, resimlerin olduğu, satış yerine daha işin şov kısmına giren Unlimited tarafında daha “normal” insanlar görürken, bahsettiğim yıldız galerilerin standlarında tam da sanat piyasası ile dalga geçen filmlerde gördüğünüz karakterler vardı. Kıyafetlerinden hatta duruşlarından bile statüleri belli olan, renkli çorap-ceket uyumlu beyefendiler ve çanta olarak bir araba maliyeti taşıyan hanımefendiler. Hem eserleri hem insanları izlemek istediğiniz bir fuardı kısacası! Pek hoş, rengarenk çiçeklerle bezenmiş, vegan yiyecekler ve istridyelerin sunulduğu dinlenme alanından girip, kendinizi bu yılda sadece 1 hafta görebileceğiniz farklı dünyaya bırakıyordunuz.  

LİSTE ART FAIR’DE ÖKTEM AYKUT

Elimde olmadan daldığım magazini bırakıp sanat geri dönersek, kısaca “Art” olarak bahsedilen (Dün seni Art’ta görmüşler şekerim.) Art Basel fuarının yanı sıra, küçücük şehir Basel, aynı hafta sonu birçok başka fuar, sergi ve etkinliğe ev sahipliği ediyordu. Örneğin, fuar alanının hemen karşı kapısı, mobilyadan vazoya, mücevhere tasarım ürünlerinin sergilendiği Design Miami’ye ev sahipliği yapıyordu. Herkeste bir görmeden geçmeme ama sona kadar fuar ve serginin yanında biraz sönüktü. Halbuki şehrin başka bir ucundaki Vitra Tasarım Müzesi, Fondation Beyeler’in kendi koleksiyonunun yanı sıra Mondrian sergisi, Kunstmuseum’daki Picasso-El Greco sergisi ve nice hakikaten çok başarılı kurum ve sergi, Basel’e tekrar tekrar gitme isteği uyandırıyor.

Öktem Aykut Galeri fuarın en iyi standlarından biriydi.

Sadece o haftaya özel görebileceğiniz fuarlardan biri Liste Sanat Fuarı (Liste Art Fair) idi. 27 senedir düzenlen bu fuarın amacı, uluslararası genç sanatçıları göstermek ve keşfedilmelerini sağlamak. Bu sebeple, birçok farklı ülkeden genç galerileri seçiyorlar. Havana’dan Romanya’ya birçok ülkeye yer verildiği için ilginç de bir seçki oluyor. Liste Fuarı’na seçilen 20 galeriden biri de İstanbul’dan tek katılımcı olan ve fuara 5. kez katılan Öktem Aykut’tu. Fuar raporuna göre sayıları 25 bini bulan ziyaretçi, Öktem Aykut’un fuarda temsil ettiği İstanbul’da yaşayan, resimlerinin hikayelerini ayrıca çok sevdiğim Toygun Özdemir’in tuval üzerine yağlıboyalarını ve Paris’te yaşayan, mimarlık geçmişine sahip, formlarla oynayan Mesut Öztürk’ün heykellerini görme fırsatına sahip oldular. Fuarın en iyi standlarından olan Öktem Aykut Galeri’nin sanatçıları, yeni uluslararası koleksiyonlara dahil oldu. Koleksiyonerler Art Basel seviyesinde olunca, eserler de oldukça ilginç ve niş koleksiyonlara dahil oldular. Örneğin; Toygun Özdemir’in çizimleri, sadece 25-35 yaş arası genç uluslararası sanatçıların kağıt üzerine çizimlerini toplayan bir koleksiyonerin koleksiyonuna dahil oldu. Böyle özel koleksiyonları ancak yabancı dergi röportajlarında okuyordum, birine dahil olan bir sanatçı tanımış oldum.

PHOTO BASEL 2022’NİN EN İYİ İŞLERİ LİSTESİNDE TÜRKİYE TEMSİLİYETİ

Basel’de aynı hafta sonu gerçekleşen bir diğer fuar Photo Basel’di. İsviçre’nin Almanca konuşulan bölgesinin en önemli fotoğraf fuarı olan Photo Basel, 18 ülkeden 40 galeri, 130 sanatçı ağırlayarak 550’den fazla eseri sanatseverlere sundu. Bu galerilerden bir tanesi de geniş standı ve sanatçıları Ege Kanar, Metehan Özcan, Selim Süme, Yusuf Murat Şen ve Serkan Taycan ile katılan Versus Art Project oldu. 

Versus Art Project, Metehan Özcan.

 Oldukça geleneksel eserler sunan bazı İsviçre galerileri arasında Versus Art Project’in sanatçıları ve bakış açıları kendilerini net belli ediyordu ki İngiliz The Guardian gazetesi de bunu kaçırmamış ve Selim Süme’nin serisini Photo Basel 2022’nin en iyileri arasına seçmiş. Benim kişisel favorim ise, mimari ile fotoğrafı kolajlarla buluşturan Metehan Özcan oldu; en beğendiğim işinin son edisyonu fuar hafta sonundan sonra artık yabancı bir koleksiyonerin evinde. Photo Basel’de yer alan bir başka Türk sanatçı ise geçtiğimiz ay aynı galeri ile Cenevre’de sergi açan, Galeri Analix Forever temsiliyetindeki Gözde Mimiko Türkkan’dı. Gözde, sergisinde de yer alan, sürdürülebilirliğe, kadınlığa, sanat eserlerinin hayat döngülerine işaret eden “How to destroy an artwork” (Bir sanat eseri nasıl imha edilir?) videosu ile fuara dahil oldu. Basel hafta sonuna dahil olan bahsedeceğim son sanatçı ise Basel’de yaşayan ve çalışan Dorian Sarı. Sarı, Swiss Art Awards (İsviçre Sanat Ödülleri) finalisti olarak 500 portfolyo arasından seçilen 55 sanatçı arasında yer aldı ve enstalasyonu Messeplatz’ta, Art Basel Fuar alanının hemen yanındaki alanda gösterildi. Sarı’nın dahil olduğu Swiss Emerging Artist Prize 2022 sergisi, Cenevre Modern Sanat Müzesi’nde devam ediyor.

Türkiye’deki ekonomik çalkantılara rağmen türlü zahmet ve riskle bu uluslararası alana çıkan ve Türkiye sanatının temsiliyetini yapan İstanbullu galerileri ve başarılı sanatçıları kutlamak gerek. Güzel standlar açtılar, iyi projelere dahil oldular ve ilgi çektiler. Bu kadar çok sanatçının dahil olduğu yerel piyasayı ulusal taşımak asıl anlamlı olan adımlardan biri. Umarım önümüzdeki senelerde daha fazla Türk sanatçı ve galeri temsiliyeti ile geçer pek ünlü Art Basel. Herkese son bir tavsiye olarak Art Basel’in sponsoru UBS ile çıkardığı Global Sanat Piyasası Raporu (The Art Basel and UBS Global Art Market Report) sanat sektörü ile ilgili en sağlam raporlardan, bir göz atmayı ihmal etmeyin. Bir fakir ülkenin ihtiyacı olan sağlık harcamasının 3 - 5 katına tek bir eser fiyatı olan bu piyasanın acayipliğini yakından takip etmek gerek!


Irmak Özer Kimdir?

Sabancı Üniversitesi Toplumsal ve Siyasal Bilimler bölümünden mezun oldu. Atina Üniversitesi’nde Güneydoğu Avrupa Çalışmaları, London School of Economics and Political Science’ta Uyuşmazlık Analizi-Karşılaştırmalı Politika yüksek lisansları yaptı. Bugüne kadar hurriyet.com.tr, The Magger, Artisans, Art50 gibi yayınlara kültür-sanat yazıları ile katkıda bulundu. Halen İstanbul Üniversitesi Kültürel Miras ve Turizm bölümüne devam etmekte ve özel sektörde Kamu İlişkileri alanında çalışmaktadır.