Müsilaj Marmara Denizi'ne geri mi dönüyor?

İki yıl önce Marmara Denizi başta olmak üzere birçok noktada görülen müsilaj, sıcaklıkların artmasıyla yeniden gündeme geldi. Dr. Erol Kesici, müsilajın yeniden ortaya çıkabileceğini söyledi.

Abone ol

Dilara Yazıcı

KOCAELİ - Marmara Denizi 2020 yılının kasım ayında müsilaj sorunu ile uğraşmaya başladı. Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2021 yılının haziran ayında 22 maddeden oluşan Marmara Denizi Bütünleşik Stratejik Planını hazırladı. Alınan önlemlerle müsilaj sorununun ortadan kalktığı, denizlerdeki canlı çeşidinin arttığı yönünde açıklamalar yapıldı.

Ancak Marmara Denizi için müsilaj sorunu yeniden gündemde. İç su ekosistemlerini inceleyen bilim dalı Limnoloji alanında uzman Dr. Erol Kesici, Marmara Denizi’ndeki aşırı kirliliğin devam ettiğini, denizin dibinde kalan ‘müsilaj’ adı verdiğimiz salyaların tekrar yüzeye çıkabileceğini belirtti.  

Dr. Erol Kesici, müsilaj üzerine araştırmalar yapıyor. 

‘TEMEL NEDEN KİRLİLİK’

Kesici, müsilaj oluşumunun nedeninin küresel ısınmadan dolayı olmadığını söyledi. Kesici, müsilaja asıl sebep olan etmenin suların aşırı kirlenmesi olduğunu ifade etti. Marmara Denizi'nde ‘müsilaj’ adı verdiğimiz salyanın ortaya çıktığını belirten Kesici, bu salyanın ortaya çıkmasındaki en temel neden olarak su kirliliğini gösterdi. Kesici, “Marmara Denizi çevresinde, Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 20'si yaşıyor. Evsel, endüstriyel ve nehirler aracılığıyla hem karasal hem deniz ulaşımından kaynaklanan kirlenme, müsilaj olayının en büyük sebebidir. Arıtma tesislerinin yetersizliği de denizdeki kirliliğin temelini oluşturuyor” dedi. Marmara Denizi’ne günde yaklaşık  5 milyon metreküp atık su deşarj edildiğini söyleyen Kesici, deniz trafiğinin toplam kirliliğe etkisinin yaklaşık yüzde 10 olduğunu belirtti.

‘YÜZEYSEL TEMİZLİK YETERLİ DEĞİL’

Marmara Denizi’nin ölü deniz haline geldiğini vurgulayan Kesici, müsilaj oluşumunun suların aşırı kirliliğinin göstergesi olduğunu ifade etti. Deniz kirliliği sürdükçe salyaların yüzeyi kaplamaya, yayılmaya ve istila etmeye devam edeceğini sözlerine ekledi. Marmara çevresindeki kirletici kaynakların belirlenmesi gerektiğine işaret eden Kesici, derin deşarj sisteminden vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. 'Kademeli arıtma' yöntemlerinin kullanılmasını tavsiye eden Kesici, böylece deniz kirliliğin de önüne geçileceğini aktardı.

Müsilajın bulaşıcı bir hastalık gibi ele alınması gerektiğini söyleyen Kesici, sadece yüzeysel temizliğin yeterli olmadığını, denizin iç kesimlerinde müsilaj olarak adlandırdığımız salyanın varlığını sürdürdüğünü söyledi. Marmara Denizi’nin, denizin dip çamurundan mekanik yöntemlerle toplanması gerektiğini vurgulayan Kesici, bitki ve hayvan popülasyonu dengesinin sağlanmasının oldukça önemli olduğunun altını çizdi.