Boş verin koronayı diğer virüse odaklanalım

Düşünmemiz gereken şey rakamlardan çok insan. Düşünmemiz gereken şey iş yapamayan, işinden olan, ailesini geçindirme sıkıntısı içinde yaşayan binlerce emekçi. Çıkıp parklarda rahatça oynayamayan çocuklarımızın güvenle gezinebilmesi. Ve bunu sağlayacak olan da futbol değil.

Onur Salman salmanonur@gmail.com

Türkiye Futbol Federasyonu’nun ligleri 12 Haziran’ı beklemeden hemen başlatmasını arz ederim. Neyi uzatıyoruz ki? Zira belli oldu ki hiç kimsenin derdi insan, sağlık, falan değil. Bir kez daha görüyoruz ki biz zaten virüs kapmışız. Bir profesör (!) bizim genlerimiz sağlam bize korona işlemez demişti ya. Ne demek istediğini şimdi daha iyi anlıyorum. Meğer o zaten biz bitmişiz, korona gelse ne olur demek istiyormuş.

Yoksa son günlerde olanları ne ile açıklayabiliriz ki? Efendim falanca takımda korona virüsü saptanan oyuncu, yönetici olmuş da Fatih Terim, bu sefer neden konuşmuyormuşmuş. Kendisine olunca feryat figan ediyormuşmuş da neden diğer takımlara olunca bir şey olmuyormuşmuş.

Efendime söyleyeyim, lige havlu atan takımlar birbirlerine geçmiş olsun diyormuşmuş da zaten onlar ayak diriyormumuş. Falanca takımda 8 kişide korona virüsü tespit edilmişmiş de o Liverpool dolaylarından mı gelmişmiş.

Bu ülkede resmi rakamlarla 143 bin küsur insan (perşembe rakamlarına göre) bu hastalıkla tanışmış ve maalesef yaklaşık 4 bin kişi de hayatını kaybetmiş. Ve biz üzüm yemek yerine bağcılar ne alemde diye onu sorguluyoruz.

RAKAM DEĞİL İNSAN 

Belki de balık baştan koktu onu da bilemiyorum. Hatırlayın, hepimizin televizyon başında dört gözle Sağlık Bakanı’nın açıklamalarını beklediğimiz zamanları hatırlayalım. Bahsedilen hep rakamlardı. Ve biz başta bunu önemsemedik. Ama sonradan korona virüsü gerçekliğini rakamlara kaptırdı. Yani, enfekte olanların insan, hayatını kaybedenlerin de birilerinin canı olduğunu unuttuk gitti. Rakamlar algımızı sonsuza kadar değiştirdi. İnsan, hayat gitti yerine rakamlar, havada uçuşan sayılar geldi. Öyle ki ailemize kadar erişmediği sürece, artık virüsü değil de evde ne kadar sıkıldığımızı, sokağa çıkma yasağının bitmesiyle 12’de sokakları nasıl kalabalıklaştıracağımızı konuşmaya ve hatta uygulamaya geçtik.

Sorun kendi minvalinden çıkıp rakamların unsuru haline gelince de dönüşü zor bir yola girdik. Belki bundan sonra virüs çok az insana tesir edecek. Belki çok az insanımız ölümle burun buruna gelecek. Önlemler gerçekten de yeterli belki de. Ama ya diğer ihtimal olursa? Ya enfekte olan insanlarımız çoğalırsa, ya canını yitiren canlar artarsa?

VİCDANINIZ NE DİYOR?

Düşünmemiz gereken şey rakamlardan çok insan. Düşünmemiz gereken şey iş yapamayan, işinden olan, ailesini geçindirme sıkıntısı içinde yaşayan binlerce emekçi. Çıkıp parklarda rahatça oynayamayan çocuklarımızın güvenle gezinebilmesi. Ve bunu sağlayacak olan da futbol değil. Yöneticiler. Lakin onlarında kafası kumda. Dedim ya onlar can değil rakam sayıyor, onlar insanları olmayan futbol, temeli olmayan bir rakip takım düşmanlığı ve bu sayede gündemi değiştirme fırsatı bulanlar.

Hanımlar beyler. Bırakın virüsü, bırakın futbolu. Açın bakın vicdanınız ne diyor? Kendi çocuğunuz olsa klişesine girmeden söylüyorum. Diyorum ki kininizi gömün, insanlığınızı hatırlayın, rakamları değil insan canını bir gözünüzün önüne getirin. İsmini park yaptığınız arenalara saldığınız eski zamanının gladyatörleri değil. Zaten mesela bir futbol maçı da 36 futbolcu, bilmem kaç teknik heyetten ibaret değil. Yüzlerce insan çalışıyor görmediğimiz. Akreditasyon görevlisinden, stat görevlisine, top toplayıcı çocuktan güvenlik görevlisine. Tamam gerekirse unutun koronayı ama bizi insanlığımızdan uzaklaştıran virüsle savaşalım yeter.

Tüm yazılarını göster