YAZARLAR

Köylülerin helikopterden atıldığı iddiası ülkeyi sarstı!

Böyle bir “iddia” “uzaktan”, Van’dan geliyor. Hastane raporu, köylülerin atıldığını kanıtlıyor. Fakat iktidar bırakın soruşturmaya, yalanlamaya bile ihtiyaç duymuyor. Ne olacak yani, kimin umurunda? Muhalefet, ilgilendiği konular itibariyle zaten Avrupalı! Toplum deseniz, diyemezsiniz. Ne toplumu!

Ağır baskı, sansür, gözaltı, tutuklama, tehditlere rağmen devletin ve ırkçıların Kürtlere yönelik saldırılarını sahadan haberleştirerek nakleden Mezopotamya Ajansı’nın (MA) üçüncü yıldönümünde, günlerdir takibini yaptığı bir haber ülkeyi resmen sarsmış durumda.

Ajansın geçtiği haberde aktarılan iddialar muhalefeti ayağa kaldırırken, parlamentonun olağanüstü toplanarak olayla ilgili bir araştırma komisyonu kurulması istendi.

MA’nın haberi üzerine sivil toplum örgütleri, insan hakları savunucuları olayın gerçekleştiği bölgeye heyetler gönderirken, ulusal ve uluslararası medya da bölgeye yüzü aşkın muhabir yolladı. İddialar Avrupa’nın da gündeminde. Avrupa Komisyonu Delegasyonu’nun bölgeye gönderdiği heyet, iddialarla ilgili bir rapor hazırlayacağını açıkladı.

Yüz binlerce sosyal medya kullanıcısının da tepki gösterdiği ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığını sorguladığı iddia üzerine iktidar da peş peşe basın toplantıları yapıyor. Ülkenin en tepedeki ismi, kendi vatandaşına böylesi bir muamele yapıldığı iddialarını derhal araştıracağını ve köylülere bunu reva görenlerin en ağır şekilde cezalandırılacağını açıkladı. Kolluk güçlerinden sorumlu bakanlar ise olayla ilgili adli ve idari soruşturmanın başlatıldığını, olay yerine hareket ederken havalimanında ifade etti.

Ülkeyi derinden etkileyen ve iktidarı sarsan iddiaya göre askerler, gözaltına aldıkları iki köylüyü helikopterden attı! MA’nın haberine göre hastaneye yatırılan köylülerden biri bilincini kaybederken diğerinin ise hayati tehlikesi sürüyor.

***

Elbette yukarıda ve başlıkta yazdığım gibi bir tepki, sarsıntı filan olmadı.

Bırakın iktidarı veya tepedekileri, mülki amirlikler bile bu korkunç iddia konusunda tweet bile atmaya gerek duymadı. Şimdiye dek ne bir yalanlama, ne bir soruşturma var ortada.

Bırakın muhalefetin ayağa kalkmasını, anamuhalefet partisi lideri başta olmak üzere hiçbiri çıt bile çıkarmadı.

Bırakın anaakım medyayı, alternatif medyada bile bu olay vakayı adiyeden sayıldı veya iddialara şüpheyle yaklaşıldı.

Yani askerlerin iki köylüyü helikopterden attığına dair haberler, köylülerin beyanları, hatta hastane raporu sinek ısırığı etkisi bile yapmadı.

Peki olay neydi?

MA muhabiri Cemil Uğur’un olayla ilgili son haberini olduğu gibi aktarıyorum:

VAN - Van’da gözaltına alındıktan sonra işkence gördüğü ortaya çıkan Osman Şiban ve Servet Turgut’un, helikopterden atıldıkları hastane raporuyla kanıtlandı.

Van'ın Çatak ilçesinde operasyona çıkan askerler tarafından 11 Eylül’de gözaltına alınan ve 2 gün sonra Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesinde oldukları ortaya çıkan 8 çocuk babası Osman Şiban (50) ve 7 çocuk babası Servet Turgut’un (55) helikopterden atıldıkları belgelendi.

RAPOR: HELİKOPTERDEN DÜŞME!

İşkence gördüğü fotoğraflarla kanıtlanan, 17 Eylül’de normal servise alındıktan sonra bugün taburcu edilen Osman Şiban’ın, hastane epikriz raporuna ulaşıldı. Raporda, Şiban’ın “Helikopterden düşme sonrası yaralanma” şikayetiyle Van Eğitim Araştırma Hastanesi’ne getirildiği belirtildi. Raporun şikayet bölümünde “Yoğun Bakım” başlığında “yüksekten düşme” belirtilirken, devamında “Yüksekten düşme sorası emniyet tarafından sağlık ekiplerine bildirilerek 112 tarafından acile getirilmiş” denildi.

İDDİALAR DOĞRULANDI

Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı E.B. imzalı raporun hikaye bölümünde, “yüksekten düşme” şikayetiyle acil servise getirildiği kaydedildi. Şiban’a yapılan müdahalelere yer verilen raporun devamında, “...hasta olay günü acil uzmanınca helikopterden düşme sonrası yaralanma sonrası acile getirildiği belirtilerek yerinde ekonsultasyon (tanı konulmak) istenmiştir. Hasta acilde görülmüştür” ifadelerine yer verildi. Raporla, “Helikopterden atıldılar” iddiası da doğrulanmış oldu. Raporda, Şiban’ın zararların etkisi azalmakla birlikte yoğun bakımdan servise alındığı kaydedilen raporda, dirseğin deri altında biriken kanda azalma, göz etrafında olan morluklarda da azalma olduğu kaydedildi.

ÖZEL HASTANE DE RAPOR VERMİŞTİ!

11 Eylül’de askerler tarafından özel bir hastaneye götürülen Şiban hakkında hazırlanan raporda, helikopterden atıldıklarına dair herhangi bir şikayete yer verilmeden, genel durumu bölümüne “orta kötü” olarak kaydedilmişti. Raporda, Şiban'ın her iki gözünde morluk, baş, boyun ve yüz bölgesinde travmaya bağlı şişlik olduğu belirlenirken, ayrıca Şiban'ın kanlı kustuğu da aktarıldı. Şiban, raporda yoğun bakım ihtiyacı olduğunun belirlenmesi üzerine Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilmişti.

TURGUT’UN RAPORU: YÜKSEKTEN DÜŞME

Aynı operasyonda gözaltına alınan 7 çocuk babası Servet Turgut’un (55) hastanedeki tedavisi ise sürüyor. Turgut’un hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi. Turgut’a dair hazırlanan darp raporunda, askerler tarafından önce özel bir hastaneye ardından Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldüğü, “İsimsiz hasta yüksekten düşme sebebiyle getirildi. Entübe hasta” notu yer aldı.

“Yüksekten düşme” bilgisinin, bilinçleri kapalı bir şekilde 2 kişiyi hastaneye getiren askerler tarafından verildiği ileri sürüldü.

***

“Böyle bir olayın herhangi bir Avrupa ülkesinde yaşandığını düşünün, ne olurdu” gibi klişe bir mukayeseye davete hacet yok.

Hatta “böyle bir olayın herhangi bir batı ilinde, Trabzon’da, Çanakkale’de, Kayseri’de, Çorum’da, Ankara’da, Kocaeli’nde, İstanbul’da yaşandığını düşünün, ne olurdu” sorusunu da sormayacağım.

Ama saydığım bu şehirlerden herhangi birisinde köylülere böyle bir muamele yapıldığının iddia edilmesi bile iktidarı, muhalefeti ve toplumu sarsmaya yetmez miydi? Ziyadesiyle!

Fakat böyle bir “iddia” “uzaktan”, Van’dan geliyor. Hastane raporu, köylülerin atıldığını kanıtlıyor. Bu, HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç’ın tanıklara dayanarak ortaya attığı iddialarıyla da birebir örtüşüyor.

Fakat iktidar bırakın soruşturmaya, yalanlamaya bile ihtiyaç duymuyor. Ne olacak yani, kimin umurunda? Muhalefet, ilgilendiği konular itibariyle zaten Avrupalı! Toplum deseniz, diyemezsiniz. Ne toplumu!

O halde Osman Şiban’ın kanlı gözleri, kaybedilmiş hafızası kime, ne anlatıyor?


İrfan Aktan Kimdir?

Gazeteciliğe 2000 yılında Bianet’te başladı. Sırasıyla Express, BirGün, Nokta, Yeni Aktüel, Newsweek Türkiye, Birikim, Radikal ve birdirbir.org ile zete.com web sitelerinde muhabirlik, editörlük veya yazarlık yaptı. Bir süre İMC TV Ankara Temsilciliği’ni yürüttü. "Nazê/Bir Göçüş Öyküsü" ile "Zehir ve Panzehir: Kürt Sorunu" isimli kitapların yazarı. Halen Express, Al Monitor ve Duvar'da yazıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR