Önder Algedik
Önder Algedik
  • oalgedik@gazeteduvar.com.tr

Akkuyu nükleer temel felaketi

Salı, 7 Mayıs, 2019
Akkuyu inşaat sahasına kimse giremiyor. Orada bağımsız denetimci değil, bol miktarda istihbarat trafiği olduğu söyleniyor. Ortaya dökülen bu bilgiler Akkuyu projesinin tamamen politik olduğunu, imar barışı gibi politikalar neticesinde yıkılan Yeşilyurt Apartmanı işinden bir farkı olmadığını gösteriyor.

Akkuyu Nükleer Santrali inşaatında daha temel döküm aşamasında büyük bir skandal yaşandı. Habertürk’te yayımlanan habere (1) göre önce nükleer santralin temeline dökülen beton çatlıyor! TAEK müdahale ediyor ve çatlaklar kırılıp yenileniyor! Bir kez daha çatlak oluyor. Bu sefer temel yeniden dökülüyor. 80 metreye 80 metrelik bir alan düşünün ve bu temelin üstüne 80 metrelik bir reaktör konacağını, bunun üstünde nükleer reaksiyonların olacağı, türbinlerin çalışacağı bir kütle düşünün. Bunların hiçbiri yokken çatlıyor!

Yani elimizde nükleer santral temelinin felaketi var.
Hatırlayalım.
Nükleer santralı olmayan Türkiye, İstanbul İkitelli’de 1999’da meydana gelen olayla “dünyanın en önemli 20 radyoaktif kazası” listesine girmişti.
Sonra geçen temmuz ayında KHK ile Nükleer Düzenleme Kurulu (NDK) kuruldu.
Aradan altı ay geçmedi ve NDK KHK’sı toplam 22 dakikada değişti ve bir nükleer mevzuat felaketimiz oldu (2).
NDK ile ilgili değişikliğin olduğu torba kanun mecliste onaylanmadan NDK üyeleri yemin etti.
Geçen hafta ise Resmi Gazete’de NDK yönetmeliği yayımlandı.
Neden bunları söylüyorum?
Çünkü Akkuyu’daki bu temel çalışması NDK’den önce olmuş. Yani NDK göstermelik. Yani denetleme yok.
Daha kötüsü üzerinde yük olmayan bir beton neden çatlar? Belli ki tasarım uygun değil.

AKDENİZ’E SOĞUK RUSYA SANTRALİ KOPYASI!

Durduk yerde böyle bir santral temelinin çatlaması tasarıma dair soru işaretlerini akla getiriyor. Sonuçta zeminden iklime kadar her şey farklı. Ancak Rosatom tanıtım kataloğunda 2017 yılında hizmete giren VVER 1200 tipi ilk reaktör olan Novovoronezh II’nin tasarımının kullanıldığı belirtiyor (3). Yani Karadeniz’in oldukça kuzeyinde bir coğrafyaya uygun santral Akdeniz gibi güney bir araziye önerilmiş.

Bu durum akla soğuk Rusya koşullarına uygun santralin tasarımı detayları değiştirilmeden Akdeniz’e uygulandığına dair tedirgin edici bir tespit ortaya koyuyor.

DENETİMSİZ NÜKLEER SANTRAL OLUR MU?

Haberde çatlağın temmuz ayında yaşandığı söyleniyor. İlginç olan ise 9 Temmuz tarihinde Nükleer Düzenleme Kurumunun Kurulması ile ilgili KHK’nın Resmi Gazete’de yayımlanması. O kadar oldu bittiye getiriliyor ki insan bağlantısını sorguluyor. Cevabı ise aslında süreçte var. Oldu bittiye getirildiği için şubat ayında “İstanbul Milletvekili Nevzat Şatıroğlu ve altı milletvekilinin Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” adı verilen torba kanun ile NDK KHK’sı değiştiriliyor. Nükleer Düzenleme Kurumu’nun konu ile ilgisinin olmadığını söylemek imkansız. Ama işin kurallarını koyacak bir kurumun temel çökmesi arifesinde kurulması bir denetleme kılıfı olduğu hissi veriyor. Üstüne TAEK’in çatlakları kırıp yerine tekrar beton dökme cinliği denetlemenin bilimden, mühendislikten, teknikten ne kadar uzak olduğunu gösteriyor.

AKKUYU POLİTİK BİR FELAKETTİR, KAPATILMALI

Akkuyu inşaat sahasına kimse giremiyor. Orada bağımsız denetimci değil, bol miktarda istihbarat trafiği olduğu söyleniyor. Ortaya dökülen bu bilgiler Akkuyu projesinin tamamen politik olduğunu, imar barışı gibi politikalar neticesinde yıkılan Yeşilyurt Apartmanı işinden bir farkı olmadığını gösteriyor. Çok açık ki nükleer santral gibi kaza oranı yüksek, Çernobil gibi, Fukuşima gibi örneklerin ortada olduğu bir süreçte denetimsiz, 30 dakikada mevzuatın değiştiği, kanunla değil KHK ile düzenleme kurulunun kurulduğu bir proje kabul edilemez.

Bu haber aslında bir nükleer kaza haberi. Nükleer santrali olmayan Türkiye’nin zaten tehlikeli bir nükleer kazası var. Şimdi denetimsiz, mevzuatı olmayan, hukuksuz, mühendisliğin olmadığı bir proje ile karşı karşıyayız. Bu projenin denetlenmeyeceği, mevzuatının eklektik olacağı, hukukun zaten işlemediği ve projenin politik olduğu ortada. Proje kapatılmalı. Bundan sonraki kaza daha tehlikeli olacak, bunu hepimiz görüyoruz.

(1) https://www.haberturk.com/son-dakika-nukleer-santral-temelinde-catlak-2452726-ekonomi
(2) https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2019/02/22/nukleer-mevzuat-felaketimiz-oldu/
(3) İlgili açıklama için sayfa 20’ye bakınız: https://www.rosatom.ru/upload/iblock/0be/0be1220af25741375138ecd1afb18743.pdf

 


Önder Algedik kimdir?

Proje yöneticisi, enerji ve iklim uzmanı, aktivist. Çeşitli sektörlerde proje yöneticiliği yaptıktan sonra son yıllarda iklim değişikliği ve enerji alanında uzman olarak çalışmaktadır. Tüketici ve İklimi Koruma Derneği yönetim kurulu üyesi olup 350ankara.org iklim aktivist grubunun kurucularındandır. Yaptığı çalışmaları ve değerlendirmeleri daha önce Cumhuriyet Enerji'de kamuoyu ile paylaşırken, aynı zamanda yesilekonomi.com'da da yazmaktadır. Raporlarına ve arşivine http://www.onderalgedik.com/ adresinden ulaşılabilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI