Tersten kurulan düz şeyler!

Cuma, 30 Kasım, 2018
“Yeşil Rehber”, ‘egemenlik ilişkileri’ ile oynayan bir yapıya sahip. Gerçek hikayeyi yalnızca ırkçılıkla ilgili değil, aynı zamanda sınıfsal kodlarla anlamaya çalıştığı ve bunu da bir noktaya kadar başardığı için yılın dikkate değer yapımlarından hiç kuşku yok ki.

Oscar ödülleri adaylıklarında adının sıkça geçmesi beklenen “Yeşil Rehber”in (Green Book), iki çarpıcı özelliği var. İlki, bugüne kadar yazdığı ve çektiği kalburüstü komedi/romantik komedilerle tanıdığımız Peter Farrelly’nin biyografi/drama türünde bir filme imza atmış ve kimi sıkıntılarına rağmen altından kalkmayı başarmış olması. “Salak ile Avanak”, “Ah Mary Vah Mary”, “Ben, Kendim, Sevgilim”, “Alçak Adam”, “Şıpsevdi” ve “Üç Kafadarlar” gibi komedi üzerine kurulu kariyerini, gerçek bir hikayeden yola çıkan, sınıflar arası ilişkiler, ırk ayrımcılığı gibi temaları bir yol hikayesinde birleştiren “Yeşil Rehber”e ustaca bağlıyor Peter Farrelly.

İkincisi dikkat çekici şey ise bugüne kadar ‘patron/işçi’, ‘zengin/fakir’, ‘emir alan/ emir veren’ ikiliğinin özellikle de ırkçılığın yoğun yaşandığı dönemin Amerikası’ndaki bilinen yapısını tersine döndürüyor. Bu film ve karakterler özelinde patronun siyah, işçinin beyaz olduğu tersten kurulmuş bir ilişkiye tanıklık etmeye de çağırıyor film seyircisini. Bu bakımdan hayli ilgi çekici.

Film, 60’lı yılların ünlü Afro-Amerikalı piyanisti Dr. Don Shirley ile İtalyan göçmeni Tony Lip arasındaki ilişkiye odaklanıyor esas olarak. Barlarda fedailik yaparak, bulduğu kısa dönem işlerde çalışarak ailesine bakan Tony Lip, işsiz kaldığı bir dönemde şoförlük fırsatıyla karşı karşıya kalıyor. Politik olmasa da içselleştirilmiş bir ‘ırkçılık’ taşıyan Tony, bir konser salonunun çatı katında dünyanın dört bir yanından getirilmiş eşyaların arasındaki garip bir apartman dairesinde kalan, bir tahtta oturmayı tercih eden Dr. Don Shirley ile tanıştığında bunun pek de iyi bir fikir olmadığına karar veriyor. Muhtemelen iki nedenden. İlki altında çalışacağı insanın bir Afro-Amerikalı olması, ikincisi Dr. Don Shirley’in daha ilk buluşmada Tony’ye sınıfsal konumunu belirtmekten imtina etmemesi. Nihayetinde bu kriz aşılıp şoförlük görevi Tony tarafından kabul edilince ikili için zorlu bir yolculuk başlıyor.

Çünkü Dr. Don Shirley, ırkçılığın yoğun olarak yaşandığı güney eyaletlerine bir turneye çıkmayı planlamaktadır. Bu da Tony’nin yalnızca şoförlük değil, aynı zamanda bir koruma görevi üstleneceği anlamına geliyor. Filme adını veren “Yeşil Rehber” de bu yolculuk boyunca yalnızca ‘renkli insanlar’ın gidebileceği mekânları tarif eden bir kitapçıktan geliyor.

“Yeşil Rehber”, ‘egemenlik ilişkileri’ ile oynayan bir yapıya sahip. Şöyle ki, Günlük rutinde patron/işçi ilişkisi içinde olan Tony ve Shirley arasındaki dinamik akşam olduğunda değişebiliyor. Shirley, sadece ‘renkli insanlar’ için ayrılmış otellerde kalabildiği için Tony ondan daha iyi otellerde konaklıyor. Zengin beyazların kulüplerine gidildiğinde Tony oradaki restorandan yararlanabilirken, Shirley diğer Afro-Amerikalılarla yemek yiyor Filmin bu aksının yani ‘ırkçılık’la ilgili bölümünün seyirci açısından bilinmez bir şey anlattığını söylemek güç. Shirley’in karşılaştığı türden ırkçı davranışların, günlük hayat rutinlerinin konu edinildiği birçok film görmüştük daha önce. Ama toplumsal eşitsizliğin de göreceli olabileceğine dair güçlü bir vurgusu var filmin. Tony’nin yolculuğun bir noktasında, New York’ta ‘kral dairesi’nde yaşayan Shirley’e dönerek kendi mahallesinden bahsetmesi, ikisi arasındaki yaşam ve dünya algısı farkını ortaya koyması filmin çarpıcı anlarından. Tony, kendisi gibi emekçilerden mürekkep mahallesinden bahsederken, İtalyanlarla Afro Amerikalılar arasında yoksulluktaki eşitliğinden hareketle kendisinin bu bakımdan Shirley’den daha fazla ‘zenci’ olduğuna vurgu yapıyor. Shirley ne kadar ünlü ve zengin olursa olsun Güney’de açık ırkçılığın saldırılarına maruz kalırken, Kuzey’de bunu çok daha az hissedip ‘üst sınıfın’ bir parçası olarak özgürce yaşayabiliyor. Oysa Tony, beyaz olduğu için Güney’de ayrıcalık görürken, yoksul olduğu için Kuzey’de ancak üst sınıflara hizmet ederek ayakta kalabiliyor.

Öte yandan her yol filminde olduğu gibi karakterlerin birbirlerini tanıdıkları, iç dünyalarını açtıkları ve giderek karşılıklı güven kazandıkları bir kanal da filmin içinde akıp gidiyor. Ve yine her yol filminde olduğu gibi, yolculuk bitip de başladıkları yere döndüklerinde karakterlerimizin hayatında da birçok şey değişmiş oluyor.

Tony’yi canlandıran Viggo Mortensen’in hem fiziksel dönüşüm yaşaması hem de aksanlı konuşmasıyla Oscar akademisinin gözünden kaçmayacağı kesin. Bu tür performansları çok severler. Benzer şekilde Dr. Shirley’i canlandıran Mahershala Ali’nin iki yıl önce ‘Moonlight’ ile kazandığı yardımcı erkek oyuncu Oscar’ının güçlü adaylarından biri olacağı söylenebilir.

“Yeşil Rehber”, bu gerçek hikayeyi yalnızca ırkçılıkla ilgili değil, aynı zamanda sınıfsal kodlarla anlamaya çalıştığı ve bunu da bir noktaya kadar başardığı için yılın dikkate değer yapımlarından hiç kuşku yok ki.

ORİJİNAL ADI: Green Book
YÖNETMEN: Peter Farrelly
OYUNCULAR: Viggo Mortensen, Mahershala Ali, Linda Cardellini, Don Stark, David An, Sebastian Maniscalco
YAPIM: 2018 ABD
SÜRE: 130 dk.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI