Yüzde 98 engelli ve 'toplum güvenliği için problem'

Serdal Yıldırım yüzde 98 engelli bir mahpus. İyi bir tedaviye, ailesinin bakımına ve sevgisine ihtiyaç duyuyor. Yıldırım’ın sağlık durumunu göz önünde bulunduran ATK raporu tahliye edilmesinde bir sakınca görmedi. Ancak Kızıltepe Emniyet Müdürlüğü “toplum güvenliği için problem teşkil edeceği” yönünde görüş bildirince tahliye edilmedi.

Vecdi Erbay  verbay@gazeteduvar.com.tr

DİYARBAKIR Türkiye’deki bütün hapishanelerde mahpuslar açlık grevinde. Hapishanelerdeki açlık grevi eylemi 4’üncü aya giriyor. Açlık grevini başlatan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in hapiste başladığı ve evinde devam ettiği açlık grevi ise 163’üncü gününde. Güven’in ve bütün mahpusların bir tek talebi var: 2015 yılından bu yana ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmeyen Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması. Aynı talebin karşılanmaması nedeniyle yaşamına son veren tutuklular da oldu bu sırada.

Binlerce insan açlık grevinde ama iktidar, iktidar yanlısı medya bununla ilgili tek kelime etmiş değil. Aylardır, açlık grevleri dünyanın bir uzak, bir bilinmez, haber alınmaz ülkesinde gerçekleşiyor sanki. Ama öyle değil elbette. Abdullah Öcalan Türkiye’nin İmralı Adası’nda ve yıllardır ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmüyor. Bu, Türkiye yasalarına aykırı bir durum. Yine bu hukuksuzluğun kaldırılması için mahpuslar açlık grevlerinde. Türkiye’de. Bu insanların aileleri var. Anneleri, babaları, eşleri, çocukları… Binlerce insan dört duvar arasındaki çocukları açken yemek yiyemiyor, uyku uyuyamıyor, çocuklarının tutuklu bulunduğu uzak şehirlerdeki cezaevlerinin önünde nöbet tutuyorlar. Gebze’de olduğu gibi açlık grevindeki çocuklarıyla yaşıt polisler tarafından uluorta hakarete uğruyorlar, pervasızca itiliyorlar, üstlerine TOMA’lardan su sıkılıyor.

Türkiye hapishanelerinde bir de hasta mahpuslar var. Sayıları binin üzerinde ve ağır hasta olanların sayısı 500’den fazla. 5275 sayılı yasanın 16/6’ncı maddesi, “Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir” diyor.

Yasa böyle diyor ama buna rağmen, bu koşulları taşıyan insanlar serbest bırakılmıyor. Adli Tıp Kurumu (ATK) burada belirleyici rol oynuyor. Yani ATK, mahpusun sağlık durumu cezaevi koşullarına uygun değildir, bakıma ya da donanımlı bir hastanede tedavi edilmeye muhtaçtır kararı verdiğinde, mahpus, sağlık durumu düzelinceye kadar salıveriliyor.

Ancak ATK bu kararı öyle cömertçe kullanmıyor. Sîsê Bingöl olayında olduğu gibi. Birçok hastalığı vardı Bingöl’ün, sağlık durumu cezaevinde kalmasına uygun değildi. Ama bütün girişimlere rağmen Bingöl cezası bitmeden serbest bırakılmadı. Birçok hasta mahpusun ancak cenazesi çıktı cezaevlerinden, bu da biliniyor.

Birçok insan cezaevinde çeşitli hastalıklara yakalandı. İçinde bulundukları koşullar ve kimi zaman cezaevi yönetiminin ‘katı’ tutumu nedeniyle yakalandıkları hastalıkların giderek ağırlaştığı ve zaman içinde tedavi edilemez olduğu da biliniyor.

1991’de Mardin Kızıltepe’de doğan Serdal Yıldırım’ın durumu ise farklı. Cezaevine girmeden önce geçirmiş olduğu kaza nedeniyle belden aşağısı felçliydi. Tedavi görmekteydi. Sağlık raporlarına göre yüzde 98 engelli ve hayatını tek başına idame ettiremeyecek durumdaydı.

Serdal Yıldırım

Avukat Erdal Kuzu, Serdal Yıldırım’ın avukatlığını da üstlenmiş durumda. Kuzu, Serdal Yıldırım’la ilgili şu bilgileri verdi: “Serdal, 21.12.2015 tarihinde ihbar üzerine örgüt üyeliği gerekçesi ile tutuklandı. 29.01.2016 tarihinde Mardin Sulh Ceza Hakimliğince sağlık nedenleri ile tahliye edildi. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 31.05.2016 tarihinde hakkında örgüt üyesi olduğu gerekçesi ile 9 yıl ceza verildi. Cezası Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından onandı. Cezasının onanması ile 2019 Ocak ayında Mardin E Tipi Cezaevi’ne konuldu.”

Serdal Yıldırım, daha sonra Metris R Tipi (rehabilitasyon) Cezaevi’ne gönderildi.

ATK RAPORUNA RAĞMEN

Serdal Yıldırım Mardin, Urfa ve Ankara’daki hastanelerden sağlığıyla ilgili raporlar alıyor. Buna göre kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz durumdadır, fiziki yardıma muhtaç durumdadır ve hastalığına uygun bir hastanede tedavi edilmesi gerekmektedir. ATK de bu yönde bir karar alıyor ancak Yıldırım’ın sağlık koşulları nedeniyle tahliye edilmesi için bir engeli daha aşması gerekmektedir. O da Kızıltepe Emniyet Müdürlüğü’dür. Raporlarla yüzde 98 engelli olduğu tespit edilen Yıldırım için Kızıltepe Emniyet Müdürlüğü’nün hazırladığı rapor, “toplum güvenliği için problem teşkil edeceği” yönünde görüş bildirir.

Kızıltepe Emniyet Müdürlüğü’nün gerekli araştırmaları yapmadan görüş bildirdiğini belirten Erdal Kuzu, konuyla ilgili şunları söyledi:

“İnfaz kanunun 16. maddesine göre cezaevinde kalamayacağı yönünde ATK’den alınacak raporun yanı sıra, savcılık tarafından yapılacak araştırma sonucu, toplum güvenliği için tehlikeli olmadığı yönünde kanaat raporunun bulunması gerekir. Kızıltepe Emniyet Müdürlüğü tarafından Bakırköy İnfaz Savcılığına verilen raporda, araştırmak yapmaksızın, almış olduğu örgüt üyeliği cezasının niteliği baz alınarak tahliye edilmesi halinde toplum güvenliği için problem teşkil edeceği belirtilmiş. Serdal bu gerekçe ile tahliye edilmedi. Bakırköy İnfaz Savcılığı’nın infazın ertelenmemesi yönündeki kararın tarafımızca itiraz edilmesi üzerine dosyaya bakan Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi savcılık kararını onadı. Buna yapılan itiraz halen Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bulunmaktadır.”

‘DURUMU ÇOK AĞIR HOCAM’

Serdal Yıldırım’ın fotoğraflarını gönderen kardeşi: “Durumu çok ağır hocam.”

Erdal Kuzu, Yıldırım’ın cezaevinde tek başına ihtiyaçlarını karşılayamadığını söylüyor. “Halen ATK raporu için götürüldüğü Metris R Tipi (rehabilitasyon) Cezaevi’ndedir ve yanında refakatçi bulunmamaktadır.”

Hastalığının sürekli tedavi edilmesi gerektiğine dikkat çeken Kuzu, “Ancak ailesinin verdiği bilgiye göre durumu gittikçe kötüye gitmektedir” diyor.

Serdal Yıldırım memleketi Mardin’den oldukça uzakta bir cezaevinde ve bu nedenle ailesiyle düzenli görüşemiyor. Mardin Cezaevi’ne nakledilmesi için talep yapıldı. Ama Kuzu’ya göre Yıldırım, sağlık koşulları nedeniyle ancak rehabilitasyon cezaevinde kalabilir.

Serdal Yıldırım’ın fotoğraflarını gönderen kardeşi, tek cümlelik bir mesaj yazdı bana: “Durumu çok ağır hocam.” Mesaj yazılıydı ancak Serdal Yıldırım’ın kardeşinin sesini çok net duydum. Sesi, “Durumu çok ağır hocam” derken titriyordu. Acıdan, çaresizlikten, umutsuzluktan.

Serdal Yıldırım yüzde 98 engelli ve cezaevinde. Tedaviye, ailesinin bakımına, ilgisine ve sevgisine ihtiyacı var.