İstanbul neden sular altında kaldı?

İstanbul sabah saatlerinden itibaren yağmura teslim oldu. Çok sayıda ev ve iş yerini su bastı. Trafik felç, yolda mahsur kalan araçlar var. Metro ve metrobüs istasyonlarını da su bastı, seferler rötarlı yapılabiliyor... Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “Türkiye'de subasman seviyesinin kavramının içi tamamıyla boşaltılmış durumda. Bu tür sıkıntılar yaşanmasının nedeni de subasman kavramının Türkiye'de doğru dürüst uygulanmamasından kaynaklanıyor” diyor. Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet Köse de, “Sadece İstanbul değil, Çanakkale'den, Zonguldak'a uzanan bütün il ve ilçelerde benzer sıkıntılar var” dedi.

Hacı Bişkin  hbiskin@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – İstanbul’da sabah saatlerinde başlayan şiddetli yağış hayatı bir anda felç etti. Günlerdir sağanak yağış uyarısı yapılmasına rağmen altyapı yetersiz kaldı. Şiddetli yağmur nedeniyle bir çok yerde su baskını meydana geldi, kazalar yaşandı. İklim değişiklikleri konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Prof. Mikdat Kadıoğlu, “Yağmur drenaj sistemlerinin yeni yaklaşımlarla inşaa edilmesi gerekiyor. İklim değişiyorken bizim de değişmemiz gerekiyor” derken, Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet Köse ise, “Bu tarz şiddetli yağışlar dünyanın her tarafında küresel iklim değişikliği nedeniyle görülebiliyor” diyor.

‘TÜRKİYE’DE BUNA DİKKAT EDİLMİYOR’

Özellikle Avcılar gibi birçok ilçede sel baskınları yaşanmaya devam ediyor. Avrasya Tüneli çift geçişli trafiğe kapatılmış durumda… “Bir yerde bir bina yapılacağı zaman orada yüzyıllık yağışta ne kadar su birikecek ne kadar yükseklikte gibi kavramlara bakılarak hesaplamalar yapılır” diyen Kadıoğlu, Türkiye’de subasman kavramının içinin boşaltılmış olduğunu söylüyor: “Buna göre su basman seviyesi tespit edilir ve binaların girişleri, yani kapıların giriş kısmı ya da bodrum katlarına konulacak pencerelerin en alt sınırı bu subasman seviyesinin üstüne yapılır. Bunlar da yağmur yağdığı ve su biriktiği zaman o binaya su girmemesi için yapılır. Türkiye’de buna dikkat edilmiyor. Çoğu binalar, özellikle dükkanlar sıfır giriş yapılıyor. Bizler de sonra suyu temizlemekle uğraşıp duruyoruz. Belediyeler imar planlarında su basman seviyesinde genellikle bordür taşından 60 cm. yukarı diye planlıyorlar. Yani çukur olan yerde de dere yatağında da bordür taşından 60 cm. yukarıda, tepede de 60 cm. yukarıda. Bu tabi doğru bir yaklaşım değil. Bu tür sıkıntıların yaşanmasının nedeni de subasman kavramının Türkiye’de doğru dürüst uygulanmamasından kaynaklanıyor.”

‘İKLİM DEĞİŞİKLİKLERİNİ DİKKATE ALMAMIZ GEREKİYOR’

Kadıoğlu, yağmur drenaj sistemlerinin yeni yaklaşımlarla inşaa edilmesi gerektiğini belirtirken, aynı zamanda mühendislik uygulamalarında da Türkiye’nin artık iklim değişikliklerini dikkate alması gerektiğini vurguluyor: “5 sene, 10 sene önceki yağışın şiddetine göre değil de gelecekteki yağışın şiddetine göre mazgalların büyüklüğünü, boruların genişliğini tasarlamamız lazım. Eski alışkanlıklarımızı ve ezberlerimizi bir kenara bırakarak iklim değişikliğini artık dikkate almamız lazım. Bizler hep iklim değişikliğini konuşuyoruz ama mühendislik uygulamalarında veya gerçek hayatta bu uygulamaları pek yaşama geçirdiğimiz yok.”

sel

.

‘NORMALİN İKİ KATI YAĞDI…’

Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet Köse ise, İstanbul’da Temmuz ayı ortalama yağışın 32 buçuk kg. yağış olduğunu, bugün yağan yağmurun ise yaklaşık 75 kg. olduğunu ve bu nedenle mevcut sıkıntının yaşandığını söyledi: “İki, üç saat içerisinde İstanbul’a yaklaşık 75 kg. yağış düşünce yani alınan yağışın iki katı nedeniyle sadece İstanbul değil, Çanakkale’den, Zonguldak’a uzanan bütün il ve ilçelerde benzer sıkıntılar var. Dün Amerika’da aynı sıkıntı vardı, önceki hafta Japonya’da bu sıkıntılar yaşandı. Küresel iklim değişikliği nedeniyle bu tarz şiddetli yağışlar artık dünyanın her tarafında görülebiliyor.”