Tilki Vehbi: Giresunluyum ama herkes Diyarbakırlı bilir

Vehbi Günay ya da daha çok tanındığı ismiyle Tilki Vehbi geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’daydı. Diyarbakırspor’un 3'üncü, 2'nci ve 1'inci lige çıkmasında büyük katkısı olan Tilki Vehbi, “Ben Giresunluyum ama herkes beni Diyarbakırlı bilir” diyerek Diyarbakır’la kopmayan bağını anlattı.

Vecdi Erbay  verbay@gazeteduvar.com.tr

 

DİYARBAKIR – Geçen hafta Diyarbakır’da yayımlanan bazı gazetelerde şöyle bir haber vardı: “O kupalar bir tarihtir, mutlaka korunmalı.” Bu çağrıyı yapan kişi Diyarbakırspor’un efsane futbolcularından biri olan Vehbi Günay, bilinen adıyla Tilki Vehbi’ydi. Haber için kullanılan fotoğrafta Tilki Vehbi ve arkadaşlarının Diyarbekirspor maçı öncesi sahada çekilmiş fotoğrafı da vardı.

Tilki Vehbi Diyarbakır’a gelmiş olabilir miydi? Çünkü Vehbi Günay Giresunluydu ve futbolu bıraktıktan sonra memleketine yerleştiğini biliyordum. Biraz araştırınca Diyarbakır’da olduğunu öğrendim, arayıp buldum onu.

Telefonla arayıp görüşmek istediğimi söylediğimde Ayhan Durağı civarında bir kahvede olduğunu söyledi. Ayhan Durağı’nı bilebilirdi elbette, bunda şaşıracak bir şey yoktu. Oturduğu kahveyi buldum. Mahalle arasında sıradan bir kahveydi. Sohbet ettiği birkaç kişi vardı yanında. Bunlardan biri, birlikte top koşturduğu Sıtkı ile onun deplasman maçlarını da kaçırmamış bir eski Diyarbakırspor taraftarıydı.

Tilki Vehbi, Diyarbakırspor’dan takım arkadaşı Sıtkı (sağda) ve o dönem tamın hiç bir maçını kaçırmayan taraftarla.

“Seni hangi rüzgar attı” diye sorunca, “Ne rüzgarı yahu, ben hep geliyorum Diyarbakır’a” dedi: “Burası benim memleketim. Burada arkadaşlarım var. Sıkıldıkça onları görmeye geliyorum.”

SAHADA HIRÇIN, DIŞARIDA BIÇKIN

Daha konuşmaya başlarken edindiğim izlenim, Vehbi Günay’ın Karadenizli özellikleri taşıdığı. çabuk sinirlendiği için de sahada çok kavga ettiği yönünde oldu. İlk sorduğum sorulardan biri de bu oldu zaten. “Vehbi abi” dedim, “Sahada kavga eder miydin?” Elini salladı gülerek, “Ooo, her kavgada vardım” diye karşılık verdi.

Takımın kaptanlık görevini de vermişlerdi ona. Ama kavgacı birini neden kaptan yaparlar ki? “Beni uslandırmak için kaptan yaptılar” diyor. Cuma gününe kadar gece hayatım vardı, içki içerdim. Sahada kavga ederdim. Bu yüzden ‘Kaptan sensin’, dediklerinde kabul etmedim önce. Kaptan olursam kendimi toparlayacağımı düşündüler ama benim de bildiğim gibi yaşamaktan vazgeçmeye hiç niyetim yoktu. Sonra işte, kabul ettim.”

Tilki Vehbi, cuma gününe kadar gece hayatı olduğunu, disipline gelmediğini söyleyen bir eski futbolcu. Bunu o zaman da gizlememiş elbette. Ama yetenekli bir futbolcu olduğu için Diyarbakırspor onu bırakmamış. Dediğine göre Fenerbahçe, Beşiktaş gibi büyük takımlar istemiş onu. Ama Diyarbakırspor bonservisini çok yükseltince alamamışlar. Bir de Trabzonspor istemiş kendisini. Anlaşmışlar da. Ancak askerlik sorunu vardır. Tilki Vehbi’nin dediğine göre askerlik yapmadığını Diyarbakırspor bir çeşit “ihbar” ediyor. Hal böyle olunca transfer gerçekleşmiyor, Tilki Vehbi bu şekilde Diyarbakırspor’da kalıyor.

GÖRELE’DEN DİYARBAKIR’A

Giresun’un Görele ilçesinde doğan Tilki Vehbi ile Diyarbakır’a gelişini de konuşuyoruz elbette. Tilki Vehbi, futbola başlamasına ve Diyarbakırspor’da top koşturmasına ilişkin şunları söyledi:

“Futbola Görelespor’da başladım. O yıllarda Görelespor birçok futbolcu yetiştirmişti. Görelespor’dan Kırklareli’ne transfer olunca profesyonel futbol hayatım başladı. Diyarbakırspor’a 1974 yılında transfer oldum. Tam 9 sezon Diyarbakırspor forması giydim. Takımı 3. Lig, 2. Lig ve 1. Lig’e çıkaran futbolculardan biriyim. Diyarbakırspor’un 1. Lig’de 7 hafta lider kalıp sezonu ilk 5 arasında bitirdiği 1978-79 sezonunda attığım gollerle büyük katkı sunduğumu düşünüyorum.”

Diyarbakırspor’dan sonra başka takımlarda da oynar Tilki Vehbi ve bu takımların başarısında da rolü vardır. Gençlerbirliği’nin 2. Lig’de  şampiyon eden ekipte, Zonguldakspor’u 1.Lig’e taşıyan futbolcular arasındadır.

GOL KRALLIĞI VE UNUTULMAZ GOLLER

Tilki Vehbi futbol hayatı boyunca 4 kez gol krallığını elde etti. 4 kez gol kralı olmak az futbolcunun gösterdiği başarıdır.
Unutulmaz golleri de vardır elbette. Kritik bir maçta Diyarbakırspor formasıyla Fenerbahçe’ye attığı röveşata gol gibi: “Fenerbahçe 2-0 öndeydi. Sonra ben iki gol atınca berabere bitti maç. Röveşata attığım gol çok konuşuldu o tarihte.”

Gaziantepspor’a attığı son dakika golü ise o deplasman maçını da izlemiş olan eski Diyarbakırsporlu taraftar hatırlatıyor. Tilki Vehbi yaklaşık 45 metreden atmıştır golü. Maçtan sonra takım saldırıya uğramış, otobüsün camları kırılmıştır.

Eski taraftar, “Bilerek mi attın golü?” diye soruyor Tilki Vehbi’ye. “Yok” diyor ve golün hikayesini şöyle anlatıyor: “Maç bitmek üzereydi. Hakemin düdük çalmasını bekliyorduk. O arada top ayağıma geldi. Yaklaşık 45 metreden kaleye doğru vurdum. Maksat top gitsin bizim taraftan. Rastgele vurdum ama gol oldu. Sonra işte olaylar oldu, otobüsün camlarını kırdılar. Ama o maçtan sonra şampiyon olduk.”

‘SAHA ZIMPARA GİBİYDİ’

Diyarbekirspor’un maçını izlemişti. İyi çıkış yapan takım, sonra düşüşe geçti. Takımı nasıl bulduğunu soruyorum. “Çok zayıf takım” diyor, “takımı kurtaracak yetenekli futbolcuları yok. İnşallah düzelir ama ben çok umutlu değilim.”

Amedspor’un bu sezon maçlarını izleyememiş henüz, bu nedenle yorum yapmıyor. Ama şunu eklemeden geçmiyor: “Şimdiki futbolcularda takım olma ruhu, arkadaş olma ruhu yok. Bu şekilde takım olmaz, olsa iyi futbol olmaz. Şimdi sahaları, tesisleri var ama bunlar yetmiyor. Bizim oynadığımız saha zımpara giydi, hepimizin her tarafı yara bere içindeydi. Doğru dürüst ayakkabımız, formamız yoktu. Ama sahaya çıkınca oynardık.”

KUPALAR DİYARBAKIR’IN TARİHİDİR
Yerel gazetelere haber olan kupalar konusunu da konuşuyoruz Tilki Vehbi ile. Diyarbakırspor borçlarından dolayı kapanınca takımın o güne kadar kazandığı kupalar da ‘kaybolmuş’. O kupaların nerede, kimde olduğu bilinmiyormuş.

Tilki Vehbi, Diyarbakırspor’da top koşturduğu yıllardı.

Diyarbakır’a yeni bir stat yapıldığını belirten Tilki Vehbi, kupalar için özel bir yerin yapılması gerektiğini söyledi. Tilki Vehbi, “O kupalar Diyarbakır’ın da tarihidir. Kulüp kötü yönetildiği için dağıldı ama kupalar kimdeyse yeni statta kurulacak yere getirip bırakmalı onları. Futbola meraklı insanlar gidip görebilmeli Diyarbakırspor’un görkemli zamanlarını.”

ÜÇ TİLKİDEN BİRİ

Sohbeti bitiriyoruz ama Tilki lakabını nasıl hak ettiğini de soruyorum. Elini göstererek “İşte bazen böyle hareketler yaparak gol atardım” diyor gülerek. Kimi zaman elle gol attığını anlatıyor. “Bu bir çeşit hile yapmak değil mi” diye sorunca, “Futbol kurnaz insanların oyunudur. Hakem görmeden attıysan golü başarılısın” diyor.

Kendisiyle birlikte top koşturan Sıtkı, “Vehbi’nin böyle kurnazlıkları vardı ama sadece böyle gol kralı olmadı. Başarılıydı, en zor pozisyonda bile gol atacak yeteneğe, kurnazlığa sahipti. Tilki lakabını hak ediyordu” diyor.

Tilki Vehbi, “Bir bana tilki diyorlardı, bir de Cemil (Turan) ağabeyle Trabzonsporlu Ali Kemal’e. Demek ki gol yolunda üçümüz de tilki kadar kurnazdık” diyor gülerek.

Şimdi memleketi Görele’ye yerleşmiş olsa da sık sık Diyarbakır’a geliyor Tilki Vehbi, arkadaşları ve Diyarbakır’la hasret gideriyor. “Futboldaki en güzel yıllarımı burada geçirdim. Gol kralı oldum, üç kez şampiyon olduk, dostluklar kurduk. Özleyince atlayıp geliyorum” diyor.

Diyarbakır’daki dostlarının kapısı da her daim açık ona.